31 Aralık 2025 Çarşamba

2025 Yılının En'leri Kitaplar^^





Selamlar^^
Bir yılın daha sonuna geldik ve yılın okunan enleri sizlerle.
Geçen senelerde hedefimi tamamlayınca dedim ki bu sene hedefi yüksek tutayım, daha çok okuyayım ve son ayda sıkışmayayım dedim ama gelin görün ki yine ve yeniden son ayda ittire ittire hedefi tamamladım. :D Neden böyle yapıyorum yaa, her ay klasik okumaya da gayret ettim ama son ayda iki ayağımız bir pabuca girdi.
Ama çok şükür 70 kitap okuyarak yılı bitirip, hedef tamamladım çok şükür^^
Yeni yılda inşallah aynı hedefi koymak istiyorum inşallah, demek yapılabiliyormuş dedim kendi kendime. Sadece biraz daha hızlı okumak lazım, böyle her ay altı kitap okuyarak, dinleyerek olmuyor yaa :D
Bu sene okumanın yanından çok fazlada kitap dinledim, ücretsiz TRT Dinle'den dinliyorum ben. Reklam değil, öneridir^^
Sonrasında yeni bir hobi edindim bulmaca çözüyorum. Favori olarak sudoku çözüyorum. Sudoku bana her zaman zor geliyordu ama öğrendikten sonra o kadar kolay ve eğlenceli geldi ki her daim yanımdaydı. Sadece bu aralar çözemiyorum, yazın daha güzel çözüyordum. :/
Sizin hedefler ne alemde?
Hedeflerinizi tamamlayabildiniz mi? Yoksa siz benim gibi yapmayıp, hedefsiz mi kitap okuyorsunuz??
Ve gelelim yılın enlerine^^
Bu arada o kadar kitap okuyup, wooww, harika, işte yılın kitabı dediğim çok az kitap oldu. :/ Niye böyle oldu ki? :/





Yılın EN Beğendiğim İlginç ve Duygusal Kitapları^^



İkinci Bir Şans//Melissa Wesner^^



Aramızdaki Yedi Yıl//Ashley Poston^^



Bir Adım Arkanda//Mark Edwards^^



Bronz//Özge Naz^^



Zehr-i Bal//Sezgin Irmak^^



Tek Dileğim Sensin//Lauren Asher^^




Merhaba Yabancı//Katherine Center^^





Yılın EN Beğendiğim Fantastik, Distopya Kitapları^^


Yalnızlığın Kara Laneti//Bridig Kemmerer^^



Aramızdaki Yedi Yıl//Ashley Poston^^



Revelle//Lyssa Mia Smith^^



Ölü Şeyler Bize Aslında Çok Daha Yakın//Robin Wasley^^




Yılın EN Duygusal Kitaplar^^


İkinci Bir Şans//Melissa Wesner^^



Aramızdaki Yedi Yıl//Ashley Poston^^



İlk Kitapta Aşk//Jenn McKinlay^^



Ebedi Rekabet//Rebecca Ross^^




Merhaba Yabancı//Katherine Center^^





Yılın EN Hayal Kırıklığına Uğrattığı Kitaplar^^


Efsane//Lauren Asher^^



Sonsuz Sevgilerimle//Julia Quinn^^



Asil Aşk//Rachel Hawkins^^



Bitiş Çizgisi//Lyla Sage^^



Katil Kalpler Şehri//Elif Melissa^^



Kuantum Öpücüğü//Amy Noella Parks^^



Deli Divane//Nehir Erdem^^




Yılın Kararsız Kaldığım Kitapları^^


Daydream//Hannah Grace^^



Sana Ulaşmaması Dileğiyle//Ann Lian^^



Bülbül Kapanı 2//Loresima^^





Yılın Beğendiğim Kitapları^^


Roma Tatili//Sarah Adams^^



Hayal ve Hakikat//Ahmet Mithat Efendi&Fatma Aliye Hanım^^



İkinci Bir Şans//Melissa Wesner^^



Sarı Puantiyeli Şemsiye//Betül Güçlü^^



Bronz//Özge Naz^^



Aramızdaki Yedi Yıl//Ashley Poston^^



Revelle//Lyssa Mia Smith^^



Revista//Gamze Çelik^^



Aşk Bahsi//Lynn Painter^^



Ebedi Rekabet//Rebecca Ross^^



Spectacular//Stephanie Garber^^



Doksan Artı Dört 2//Gülben Sakar^^



Aşk ve Şans Oyunu//Ashley Poston^^



İlk Kitapta Aşk//Jenn McKinlay^^



Operatöre Bağlanıyorsunuz-Ufukta Aşk Var 3//K. Kübra Berk^^



Pumpkin Spice Kafe//Laurie Gilmore^^



Sana Ulaşmaması Dileğiyle//Ann Lian^^



Bülbül Kapanı 2//Loresima^^



Zehr-i Bal//Sezgin Irmak^^



Merhaba Yabancı//Katherine Center^^







Yılın En çok Heyecanlı Kitapları^^



Aramızdaki Yedi Yıl//Ashley Poston^^



Revelle//Lyssa Mia Smith^^



Ebedi Rekabet//Rebecca Ross^^



Bronz//Özge Naz^^



Bir Adım Arkanda//Mark Edwards^^



Operatöre Bağlanıyorsunuz-Ufukta Aşk Var 3//K. Kübra Berk^^



Ölü Şeyler Bize Aslında Çok Daha Yakın//Robin Wasley^^



Bülbül Kapanı 2//Loresima^^



Tek Dileğim Sensin//Lauren Asher^^






Yılın En çok Kızdığım Kitapları^^


Efsane//Lauren Asher^^



Sonsuz Sevgilerimle//Julia Quinn^^



Asil Aşk//Rachel Hawkins^^



Katil Kalpler Şehri//Elif Melissa^^



Ben Ölmeden Önce//Meryem Nart^^



Sana Ulaşmaması Dileğiyle//Ann Lian^^


Deli Divane//Nehir Erdem^^




Yılın En çok Eğlenceli Kitapları^^


Ev Erkeğinin Yolu^^



Toktiker//Kader Arvas^^



Sarı Puantiyeli Şemsiye//Betül Güçlü^^



Doksan Artı Dört 2//Gülben Sakar^^



Ecmel 2-3//Merve Özcan^^



Horimiya 8^^





Tekrardan Okuduklarım^^



Sarı Puantiyeli Şemsiye//Betül Güçlü^^




Gençlik Yolculuğu 1-2^^





Yılın En Sevdiğim Hobisi^^




Maxi Yayıncılık//Çengel Bulmacalar^^





Geçen sene en azından birkaç tane Webtoon falan okumuştum ama bu sene bir tane başladım, bir türlü bitmedi gitti.
Bir de nedense bir türlü okumak içimden gelmedi.
Kitap okuma konusunda bu sene tercih ettiğim diğer şey ise e-kitap oldu. Ciddi ciddi e-okuyucu almayı düşünüyorum. Göz yormayanlardan ama almak istediklerim ne yazık ki boykot. Diğeride çok pahalı. İkinci el mi bakıyorum ama ona da nasıl güven olacak.
Bakalım, kısmet olursa alırız bir tane. :)
Ve enlerimiz böyle, seçerken zorlandım açıkçası ama en iyiler arasından, beğenmediklerimi şak şak yazdım. :D
İnşallah yeni yılda sağlıkla, hayırlısıyla ve kolaylıkla güzel bolca kitaplar okuruz^^







Önceki yılların En'lerini okumak için buyurun;

2012 yılının En'leri, Kitaplar^^ Tık Tık!!
2012 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^ Tık Tık!!

2013 yılının En'leri, Kitaplar^^ Tık Tık!!
2013 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^ Tık Tık!!

2014 yılının En'leri, Kitaplar^^ Tık Tık!!
2014 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^ Tık Tık!!

2015 yılının En'leri, Kitaplar^^ Tık Tık!!
2015 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^ Tık Tık!!

2016 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2016 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!

2017 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2017 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!

2018 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2018 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!

2019 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2019 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!

2020 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2020 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!

2021 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2021 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!

2022 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2022 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!

2023 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2023 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!

2024 yılının En'leri, Kitaplar^^Tık Tık!!
2024 yılının En'leri, Kore, Film, Dizi^^Tık Tık!!



Diğer En yazısında görüşmek üzere^^






Buralarda da varım^^






30 Aralık 2025 Salı

Hiç Bitmeyen Masal//Stephanie Garber Kitap Yorumu^^

 Merhabalar^^
Yılın son ayında nasıl ve ne kadar kitap okuyacağımı şaşırdım. Hedefi arşa(bana göre) çıkardığım için hedefi tamamlama derdindeyim. :D Uzun zamandır fantastik okumuyordum, bu seriden de azıcık korkuyordum açıkçası. Sonu kötü bitme ihtimali var gibi sanki, tabii olmayabilir ama olabilirde. :D O yüzdendir okumak için acele etmedim ama kitap öyle bir sonla bitti ki şok oldum.
Kitap harika, harikaaaa^^
Tamam halen daha korkuyorum ama öyle bir kitap yazmış ki yazar hemen üçüncü gelebilir mi lütfen dedim. 1000 Kitap'ta yorum yapanlar daha erken okuduğu için henüz üç çıkmamış, nasıl bekliyorlar anlatamam. Ben şanslıyım, kitap elimde. :D
Birinci kitabı okumadıysanız devam etmemenizi öneririm, birinci kitaptan spoiler var çünkü.



Caraval serisinin sihirli evreninde geçen lanetli bir aşk masalı Kupa Prensi’nin ihanetine uğradığında Evangeline Fox, bir daha ona asla güvenmeyeceğine yemin etmişti. Hem artık kendi büyüsünü de keşfetmişti, Prens’in ondan çaldığı mutluluğu kendi bulabilirdi. Fakat ne yazık ki, işler hiçbir zaman sizin planladığınız gibi gitmez. Şimdi Evangeline, korkunç bir lanet yüzünden yine Kupa Prensi ile ortak olmak zorunda. Hatta bu sefer güvenebileceği tek kişi de o. Yeni düşmanlar, eski arkadaşlar ve hem akıllarla hem kalplerle oynayan sihirlerle dolu muhteşem bir macera. Her zaman kalbinin sesine güvenebilir misin?


Eva kocasının büyü yüzünden baygın yatmasını Kupa Prensinin onu kandırmasından sonra olduğunu öğrenir. O yüzden Kupa Prensinden nefret etmeye başlar ve güvenmez. Kocasının uyanması ve krallığı başa geçmesi gerekmektedir. Bu yüzden büyüyü bozmak için her yolu dener ama tek çaresi Kupa Prensidir.
Eva'nın şu mutlu son zırvasından usandım. Bu yüzden sürekli Jacks'e güvenmemesi, her şeye bir kulp bulması baydı gerçekten. Tamam kendince haklı, adam bunu kandırıyor ama sürekli mutlu son demesinden gına geldi yani. Al senin olsun o sondan sonra mutlu son, çok mutlu olursun şimdi. Yılın en sinir olduğum karakteri sen olabilirdin eğer bazı yerlerde mantıklı şeyler yapmasaydın.


Jacks hakkında ne yazsam ki bilemiyorum. Herkes Tella’yı unutmadı diyor ama bir sahnede öyle bir şey söylüyor ki, okuyanlar hep yanlış anlamış. Bence olması gereken kişi olmadığından onu yapmak istiyordu ama tabii onu yüzden de Eva’nın yaptıkları işleri sarpa sarıyor.
Kısacası Jacks ne çekiyorsa Eva’nın akılsızlığından dolayı çekiyor.
Devam kitabından neler olacak bu yüzden merak ediyorum.
Doğrusu ben seriye Jacks yüzünden başladım ama maşallah adamı hiç okuyamadık iki kitaptır. Şöyle her yerden çıkan bir Jacks bütün saralarımızı sarabilirdi ama biz oturduk Eva’nın mutlu sonuna nasıl gideceğini okuduk.


Kitapta hiç ummadığımız kişilerden yardım alıp, ihanete uğruyoruz. Tabii ki isim vermiyorum ama şaşırttı mı? Hayır, fantastik kitaplarda farklı bir şeyy beklemiyorum açıkçacı. O yüzden yapılanları, yardımları vs haklı buldum.
Spoiler olmasın diye çok şey yazamıyorum ne yazık ki.
Sadece Eva bir yere gidiyor, orası o kadar güzeldi ki sonranda olanları yaparken hiç mi kalbiniz kırılmadı beee dedim.
Tabii yine bununda altından Eva çıkıyor. Bu ne zaman adam gibi yardım edecek kitaba yaa, hep dert ya hep dertttt asdfghjklş
Onun dışından Eva’nın o çok koruduğu kocasının başına gelenler. Bıraksaydınız kendisine yaa, sonradan yaptıklarının hiçbir izahı yok arkadaş. Nalet gitsin böyle karaktere. :D


Şöyle ufaktan bir spoiler verip sonra yorumu sonlandırayım. Kitabı ne kadar sevsemde diyorum ya ne desem spoiler olacak. Aklımda kalan son 20-30 sayfada kitap uçtu zaten, aklımda kalanlarda onlar olunca diyorum yaa yazacak bir şey bulamadım.



-spoiler başlangıcı-

Şimdi bu Eva olacak karı sürekli mutlu son dedi durdu gitti mutlu sonunu resmen çöp etti. Jacks diyor yaa geçmişe gidip değiştireceğim şet Tella’nın gerçke aşkım olmasını engellemek. Bunu neden istiyor? Tella’dan önce Eva’yı bulmak ya da kendini Eva’ya saklamak için. Çünkü yaşananları Jacks hatırlayacaktı. Ama Jacks gitti Eva için kullandı, kocası olacak o boyu posu devrilesi adamda geldi hafızasını sildi gitti. Şuraya güzel bir özlü söz yakışırdı ama yakışmaz bana. O bütün güzel sözleri! Hak ediyor!
Hemen üçüncü kitabın konusuna ve başlangıcına baktım, bu akıllı Eva kocasının yanında uyandı diye çok mutlu. Offf aşırı merak ediyorum ama mutsuz sonsa(Tella mevzusu bitmediği sürece) ne yaparım bilmiyorum. Jacks her türlü mutlu sonu hak ediyor.


-spoiler sonu-


Kitapta bazı sırları öğrendik sayılır ama halen daha ortaya çıkmamış bir sürü şey var. Yazarın kalemi çok akıcı, seviyorum hem kitaplarını hem kalemlerini. Ama bu kavuşturmama ya da çiftlerin sahneleri az yazmasına aşırı kıl oluyorum. Caraval serisinde de aynısını yapmıştı. Yazarımızın erkek karakterle bir alıp veremediği var bence.
O yüzdendir Jacks kesinlikle mutlu sonu hak ediyor.
Kitabı okumaya başladığımda kısa sürede bitiririm dedim ama birkaç güne biter diye düşünmedim ki yeri geldi bir günde sadece 10 sayfa falan okudum. Gece azıcık okuyup yatarım dedim, baktım az kaldı bitmesine, heyecanlı da devam ediyor hop bitirdim. Bu kadar akıcı işte kitap. :)
O yüzden kesinlikle öneriyorum ve her yaştan okuyabilirsiniz. Yetişkin içerik yoktur. ;)




Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^



Evangeline genelde, Sonsuza dek mutlu yaşarlar, derdi. Onca badire atlattıktan sonra çoğu karakterin bunu hak ettiğine inanıyordu.


*****


Kupa Prensi'ni hiç öpmemişti ama onunla pazarlık yapmanın da ölümcül öpücüğünden farksız olduğunu öğrenmişti; sihirli ve son derece yıkıcı.


*****

Oysa şimdi aşkın sürekli yeni düşmanların ortaya çıktığı ve bitmeyen çatışmaların yaşandığı bir savaşa benzeyip benzemediğini düşünüyordu.


*****


"Beni hala sadece bir araç olarak mı düşünüyorsun?"
"Seni hiç düşünmemeye çalışıyorum."


*****


"O zamandan beri, öptüğüm her kız öldü, biri hariç. Ve o kız sen değilsin."


*****


Ama Evangeline aşkın mantıklı olanını değil, hissedebildiği, içinde mücadele etme isteği uyandıran ve imkansızı oldurma umudu yeşertenini istiyordu.







Diğer yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle ve sağlıcakla kalın^^











Tek Dileğim Sensin//Lauren Asher Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Geçenlerde BCP yazısından 2025 yılının enlerini yazdım, onu yazarken okuduğum kitapları bakınca çokta ahım şahım kitap bulamadım, bu da beni üzdü açıkçası. Sonra şöyle tam zamanına uygun, kısa bir kitap ararken buna denk geldim. İlk çıktığından okuduğum bir yorumda çokta güzel olmadığı söylenmişti ama ilk satırları okurken neden olmasın dedim ve o gece başladım. Kitap 220 sayfa ve ben o gecesi tam tamına 110 sayfa okudum. :D Buna mı övünüyorsun diyebilirsiniz. Arkadaşlar ben günde elli sayfa kitap okuyorsam öüpü başıma koyuyorum, bu benim için çok güzel bir gelişme. :D
O yüzden konamayalım lütfen :D
Çok fazla geç olunca bıraktım ama kitapta aklım. İkinci gece kitabı direkt bitirdim ve bayıldımmm


Eski sevgilimle evleniyor olsa bile kız kardeşimin nedimesi rolüne bürünmek kolaydı.

Ama sağdıcıyla iyi geçinmek? Geçmişimizi düşününce bu neredeyse imkânsız görünüyordu.

Elbette, Luke Darling inanılmaz derecede yakışıklı, inadı inat biriydi ama onun kibar ve yardımsever hâlleri bende şüphe uyandırıyordu.

Her ne kadar beni aksine inandırmak için elinden geleni yapsa da buna kanmayacaktım.

Ona, eski sevgilimin yakın arkadaşı olduğunu hatırlatmak gerekiyordu.
Kendime de içten içe onunla ilk tanışan kişi olmayı dilediğimi…
Luke
Sağdıç olarak görevim epey basitti.

Fakat küçük bir sorun vardı.

Gelinin nedimesi Catalina Martinez’den köşe bucak kaçarken bir anda onun yanında olmayı isteyeceğimi hiç düşünmemiştim.

Kardeşinin düğünü sebebiyle bir aylığına Wisteria’daydı ve yeni yılla beraber buradan gidecek olması onu elde etme planlarıma taş koyuyordu.

Onu benimle çıkmaya ikna etmek için bir Noel mucizesi gerekse de benim hedefim daha büyüktü.

Onu kendime âşık etmeye kararlıydım.

Noel âşık olma mevsimiydi… Bu konuda risk girmeyi göze alan tek kişi ben olsam bile.


Catalina, kısacası Cat gezgin hemşiredir. Kasabasına kardeşinin düğünü için gelince bir süreliğine de burada çalışmak durumunda kalır. Aslında düğüne katılmak ona zor gelecektir, çünkü kardeşinin müstakbel nişanlısı Cat'in eski sevgilisidir. Kardeşi ile aralarında ne yazık ki soğukluk vardır ve Cat'i üzmektedir.
Düğün için hazırlıklar yaparken bir de damadın en yakın arkadaşı Luke ile uğramak zorunda da kalacaktır. Cat'in mizacı sert olduğu için kimse yanına yaklaşmaz ve sürekli yalnızdır. Buna rağmen Luke'un tavırları onun o sert halini yumuşatırken beraber bir yola girebilecek midir?
Cat yazdığım gibi çok soğuk bir karakter ve eski sevgilisi yüzünden nasıl davranırlar diye sürekli diken üstünde olması beni üzdü. Annesi de destek olmayınca tek kalan Cat bu yüzden gezici hemşire olmuş mesela. Bu arada bu eski sevgili mevzusu çok abartacak bir şey değil. Sadece ufak bir flörtleşmeden ileri gidilmemiş bir şey olduğunu zaten arada söylüyor yazar. Bu yüzden bu tarz tabularınız varsa bu kitap çok abartacak kadar değil, o yüzden rahatlıkla okuyabilirsiniz. :)


Luke arkadaşının sağdıcı olduğunda her şeyin rahat geçeceğini hiç düşünmemiştir, çünkü ona sürekli sert davranan, onunla atışan Cat gelinin ablasıdır.
Ne zaman onunla konuşsa iş atışmalara kadar gitmektedir, bu seferde işi ne kadar zor olsa da yine de Cat'in büyüsüne kapılmaya devam eder.
Luke çok tatlı bir karakterdi, hem arkadaşını düşünüp hem de Cat ile nasıl randevulaşır onu çözmeye çalışırken ki çabaları çok tatlıydı. En çok şu lego mevzusu beni benden aldı.
Sırf Cat ile beraber lego yapmak için çok pahalı ve büyük bir lego alır.
Yani arkadaşlar seven insan her türlü çabalayıp, sevdiği belli ediyor.
Sonrasında da zaten Cat için çok fazla şey yaptı. Bir de sırf görüşmek için dinlenme odasına kahve makinesi olması>>>>>
Daha ne olsun arkadaşlar, DAHA NE OLSUNNN!!!! <3


Kitaba ilk başladığım zaman dedim kız kardeşi sevmeyecek gibiyiz belli ki. Çünkü konuyu okuyunca sanki ablasından sevgilisini çalmış gibi geldi, neyse ki öyle değildi. Yukarıda da dediğim gibi tam adam tam kız kardeşle olacakken tesadüfler derken Cat ile oluyor ve yine dediğim gibi aralarındaki ilişki uzun boyutluda değil zaten. Bu yüzden kız kardeş ve nişanlı beyi çok sevdim. Zaten Cat'in sürekli tetikte kalması ve onları gözlemesi ve sonunda onların aslından birbirlerini nasıl sevdiğini görmesi hem kendisini hem de bizim içimizi rahatlattı. :D
Bu yüzden önyargılı başlamamanızı öneririm^^

Yazarın diğer serilerini ve diğer serinin ilk kitabını okudum. Milyarder serisini severim, kalemi o kadar akıcı ki düşünün 500 küsurluk sayfası kısa sürede okumuştum. O yüzden bu kitabı da iki günde bitirmiş olabilirim. Zaten geç olmasaydı zaten bir günde bile biterdi kitap, o derece akıcı aa dostlar. :D
Tabii yazarın diğer serisini sevmediğim. Dedim F1 kitabı, güzel olur falan ama yok ya beğenmedim.
Ama Dreamland Milyarderleri serisi güzeldir. :)
Burada da ilk defa bu tarz bit kitap yazmış, smut falan yazmayacakmış ama yine yazmış. Yazmasaydı daha tatlı olurdu ama azıcık var işte. Ona göre okuyun derim. :)


Tam puanlık bir kitap değildi ama çok sevdim. İlk kötü yorum okudum dedim ya, gittim 1000 kitaptan yorumlara baktım, çoğu okuyan hiç sevmemiş. Pardonda ne bekliyordunuz? :D Yaa tamam yılbaşı kitabı ama kitapta o tarz yok, ondan sevmediniz ama adamın aşkı için yaptıkları, hiç olmasın o lego mevzusuna var yaa bayıldımmm. Neden sevmediklerini cidden anlamayacağım. :D
Bu kadar yorumdan sonra alırsınız artık. Ve itiraf ediyorum, kitabı ilk e kitap olarak okudum, sonra hemen ikinci elde uyguna bulup aldım. :) Sonra gittim bir takipçime sıfırını aldım ve hediye ettim. :D Canı sağ olsun, keyifle okusun^^
Not: Neden bir puan kırdım diye sorabilirsiniz. Sebebi çiftimizi daha fazla yazabilirdi, ben onları daha böyle lego yaparken, beraber randevuya çıkarken okumak isterdim. Çok çabuk o kısımlar geçti. :/




Kitaba Puanım 5/4^^




Alıntılar^^


“Bana hayranlık duyduğunu tahmin etmiştim.”
“Öyle olmayan biri var mı ki?”
Evet. Sen.


*****


Bu gece Catalina Martinez’i sadece bir kez değil iki kez gülümsetmiştim ve bunu tekrar yapabileceğim zamanı iple çekmeye başladığıma göre hapı yutmuşum demekti.


*****


“Bu kötü bir fikir mi?”
“İlk buluşma için yedi yüz dolarlık bir LEGO seti mi aldın?”


*****


Hiç tereddüt etmeden, “Ben de katılabilir m iyim ?” diye sordum. Bu parranda denilen şey Catalina’yı böylesine mutlu ediyorsa sırf onun için bunun bir parçası olmak isterdim.







Başka yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^








23 Aralık 2025 Salı

Deli Divane//Nehir Erdem Kitap Yorumu^^

 Merhabalar^^
Bu yaz sonu arkada ses olsun diye izlediğim Türkçe yaz dizisi sayesinde aldığım kitabı sonunda okudum. Evet, evet o dizi İnadına Aşk. Yıllar önce yayınlanan ama kıymeti bilinmediği için kısa sürede yayından kaldırılan güzel dizi. İşte o diziyi izlemeye başladıktan sonra bir yerde kitabın aynı İnadına Aşk'a benziyor dedi. Hemen sepete ekleyip aldım, uygundu da o zaman. Hatta ben dayanamadım gittim yazarın diğer serilerini de aldım. Meğer bunlar bağlantılıymış, gittim ikinci el başka kitabını aldım. Kısacası aldım da aldım. :D Ama gittim Deli Divane kitabından başladım, meğer asıl kitap Huysuz ve Ruhsuz kitabıymış. Onu da sonra okuruz artık, azıcık spoiler yedik ama idare ederiz artık. :D



"Susmadığın her an, seni öperek susturacağımı söylemiştim Yeliz! Ve bunu yapmaktan asla çekinmeyeceğimi biliyorsun, aksine bu bir zevk olacak..." Bir yanda Karadeniz gibi bir adam: Hırçın, öfkeli, mert… Diğer tarafta başına buyruk bir deli kız: İnatçı, sevimli, çenebaz… "Benim ilk aşkım sensin Memet... Kalbim ilk defa sana attı ve Allah şahidimdir en son yine sana atacak..." Ve doludizgin giden bir aşk: Karadeniz kadar hırçın, yaylalar kadar özgür, İstanbul kadar tutkulu…


Yeliz yeni ayrıldığı işinden sonra ailesi ile vakit geçirmek isterken bir anda abileri kendisini gaza getirip önemli bir anlaşma için il dışına gönderir. Orada işleri halledip hemen dönmeyi düşünürken bir anda odun patronlar denk düşünce işler karmakarışık olur.
Yeliz tam bir Defne'ydi. Onun gibi çok konuşuyoruz, onun gibi çok güzel seviyor ve dibine kadar gururlu. Hemen gaza gelip başka bir ile gitmesi ve hemen her şeye inanması aşırı komik ve bazen saç baş yolduruyordu.
Ama Yeliz'e çok üzüldüm, en çokta çooooook sinir olduğum yerde.
Sonradan çektiriyor birilerine ama istediği kadar çektirsin umurumda bile değil. O hiçbir şeyi hak etmiyordu.


Mehmet, Trabzon'un en iyi otellerini işleten Mehmet yakın zamanda yapacağı yeni yer için bir inşaat şirketiyle çalışması için yetkililerle görüşmek zorundadır.
Sürekli bozulan arabasıyla yolda kaldığında, oraların halkından olmayan, sinirli bir kızla tanışır. Baştan onunla eğlenmek isterken bir anda kendini ona kaptırmış olarak bulur.
Keşke kaptırmasaydı.
Malakas Mehmet, yaptıklarından sonra ne yaparsa yapsın hiçbir şeyi hak etmiyordu. Salak sadece özür dileyecekti ama halen daha beni anla, ben özür dilemem ama seni anlıyorum falan filan dedi durdu. Yani kitap romantik olduğundan illa ki mutlu sonla bitmesi gerek ya bir yerden sonra işler düzeldi ama, amaaaa yeminle sinirim tepeme çıktı da çıktı.
O yüzden Mehmet hakkında güzel bir şey yazamayacağım.

Diğer karakterlerden Yeliz'in yaylada tanıştığı arkadaşının kitabı yok, onunda ilişkisini okumak isterdik am yazar gösterdi ama okutmadı. :D Onlar daha iyiydi sanki. Yazarın kitapları çok karışık, o yüzden hangi kitap neyi anlatıyor bilmiyorum.
Yeliz'in abileri İnadına Aşk dizisindeki Toprak ve Çınar gibi ama değil de. Çünkü burada Yeliz İstanbul'lu, Mehmet Trabzon'lu.
O yüzden abiler daha açık fikirliydi ki zaten bazı şeylerde yapılmış gibi gibi. Orası aşırı saçmaydı yaa, ne gerek vardı? :D

İlk olarak yazar watty'nin o en meşhur zamanında yazdığı o kadar belliydi ki, yani argodan geçilmiyordu kitap. Tamam bir yere kadar dayanılırdı ama her yerde de olmaz arkadaşlar. Bir de bu karadeniz yaylasında kalan nenelerin hepsinin mi ağzı bozuk olur be?
Hem çok komikti hem de aşırı rahatsız ediciydi. Bir de aşırı rahattı yaa, o kadar çok açık seçik konuşuyordu ki yeter dedim be yeteeeer -_-
Zaten nenemize çok kızdım, torunundan bir farkı yoktu, başta dedim tamam nenede bizden ama sonra bir şey dedi beni benden aldı.
Torununun kime çektiği belli.


Kitabı o hatayı bir şekilde daha güzel şeye bağlayıp, en azından özür dileseydi tamam der kitaptan aşırı keyif alırdım ama o kısımdan sonra cidden kitap istediği kadar baş yapıt olsun ama yok yani o olay beni kitaptan aşırı soğuttu?
Peki neden yarım bırakmadım?
Çünkü malakas Mehmet sonlara doğru özür dilemedim, zaten kitabın bitmesine az kalmıştı.
Yani bakın o mevzuyu halen daha atlatamadığım için kitabın güzel olan yerlerini yazmıyorum bile.
İnadına Aşk'a benzemesi çok güzeldi mesela, tamam onun gibi değildi ama okuduğunuzda aa bak burası diziye benziyor diyorsunuz. Bu çok güzeldi. Eğer malakas Mehmet malakaslık yapmasaydı kesin kitaba tam puandan bir eksik verebilirdim bile, sonradan güzel sevdi mesela.
Evlenme olayları da çok güzeldi.

Kitaba genel yorumum böyle, o kısma kadar sevdim derken kitap tam tersi oldu. Yani bu ahlaka bile tersken yazarın böyle yazması aşırı saçma geldi bana. Neden yani neden böyle bir sahne yazıp sonunu saçmalığa bağlarsın. Bir de bir kadının bu kadar argo yazması hiç hoş değildi.
İnşallah diğer kitapları bunun gibi değildir.
Ve yazara aldanmayın, kitapta smut sahneler vardı. Ona ayrı şaşırdım. Tamam İnadına Aşk'a baktığımızda kitap normal geliyor ama o zaman çok nadirdi böyle yazmak.
Şimdi yazmazsan kitabın çıkmaz.




Kitaba Puanım 5/3^^




Alıntılar^^


“Harika…”
“Güzel…”
“Kapa kapıyı…”
“Çıkarsan kapı’ycam…”
“Bırakırsan çıkıcam…”
“Tutan mı var?”
“Var…”
“Kim?”
“Gözlerin…”


*****


"He he yaladım yuttun, birak birak... Şimdi sakun ağlama...
Ben tek başina bir bombayum. Sen tek başina bir bombasun. Şimdi bi düşün... Senlan ben bir olursak n'olur?" Kıkırdayan Yeliz yanaklarını kaşındıran yaşlan silerek sordu.
"Ne olur benim tontişim?"
"Deli misun kızum? Ortalukda toz duman kalmaz, savrulur. Sonra bi bakmişuk bizum uşak uçayi havada fir fir tir..."




Başka yorumlarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^








22 Aralık 2025 Pazartesi

Zehr-i Bal//Sezgin Irmak Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Bundan yıllar yıllar önce ilk çıktığından konusundan, kapaklarından dolayı çok almak istemiştim.
Aradan yıllar, yıllaaar geçti ve sonunda çok iyi indirimden aldım.
Kitapların tanesini 40-45₺'ye aldığımı düşünün, ha işte öyle bir indirdi. Şu an indirim devam ediyor mu bilmiyorum ama linki eklerim^^
Kitap beklediğim gibi güzeldi, heyecanlıydı, akıcıydı ama kitabın bazı yerleri çok şaşırttı beni. Bu kadar beklemiyordum açıkçası ve keşke olmasaydı dedim.



Aşk... Tarih... Polisiye...
1870 yılında başlayan çarpıcı ve sürükleyici bir aşk hikâyesi...
Dönemin Üsküdar Kadısı Rauf Efendi'nin güzeller güzeli biricik kızı Gülpare ile ailesini çocuk yaşta kaybetmiş, bıçkın bir delikanlı olan Kalaycı Hamza'nın yolları bir adakla kesişir. Aşkın zehri ilk görüşte onları sararken hesaba katmadıkları bir şeyler vardır: Sultan karşıtı bir isyan, gizli bir aşk ve acı kayıplar.
Sultan'a sadakatiyle bilindiği için başı belada olan Rauf Efendi'nin hayatını şans eseri kurtaran Hamza da artık topun ağzındadır. Kadı'nın gözüne girmeyi başaran Hamza, yanına aldığı yeni dostu Rıfkı, Gazi Berber Selim ve Turşucu Bekir ile bu olayı gün ışığına çıkarmaya çalışacak ve Kor Cevat ile adamlarını alaşağı etmek için savaş verecektir.
Bir yanda yüreğini kuşatan Gülpare'nin aşkı; diğer yanda ortasında kaldığı bir isyan...
Ancak kader zaten en başından yazılmıştır.


Karakteri ayrı ayrı yazmayı düşünüyorum, çok fazla detay yok çünkü. O yüzden toplu halde, kısacık yorum yapmayı düşünüyorum. :)
İlk olarak Gülpare. Evin tek çocuğu olduğundan annesi, babası ve teyzesi sayesinden el bebek gül bebek büyütülmüştür.
Bir gün yapmak istediği şeyin olması dolaysıyla bahçesindeki bütün güllerden gül şerbeti yapar ve Cuma namazından sonra dağıtacağını söyler.
Güzel bir adak olması için içecekleri bardakları da özel yaptırmak isteyen Gülpare çarşıda gittikleri kalaycıda gördüğü delikanlıya il görüşte aşık olur.
Annesi ve babasını bir yangından kaybeden Hamza kulakları duymayan çırağıyla beraber kalaycıda yatıp, kalkar. Bir gün hiç ummadığı bir güzellikten sipariş alınca sırf onunla daha fazla vakit geçirmek isterken bir anda kendini sorguda bulur.
İlçesini ve sultanının seven Rauf Efendi nereye gitse orayı güzelleştiren kadıdır. İyi işler yaptığı için sürekli hedef halindedir ama bu sefer işler daha da karışacaktır.


Esas karakterlerimiz bu üçlü ama başka karakterlerde vardı. Yine de olaylar bu karakterlerin etrafında geçince sadece onlardan bahsetmek istedim.
Tabii bazı karakterimizin de çok önemli yerlerde, çok önemli olayları oldu. Onları şimdi yazmayayım, spoiler olur falan. Sadece bazısında çok şaşırıp, bazısında olmaz olsaydı diyeceksiniz. :D


Kitabımız hem aksiyonu bol tutmuş, hem sevdayı. Ama Hamza'nın önceki zamanlarda yaptığı şeyi çok onaylamadım açıkçası. Tamam o zamanın babayiğitleri, uçarı delikanlıları ama bu da bir kitap, hayal ürünü. Hamza'yı bazı şeylere bulaştırmasaydı yazar Gülpare olan sevdaları daha güzel işlenebilirdi.
Haa yine çok güzel işlendi ama o kısımları düşününce gereksiz buldum açıkçası.
Bir de Gülpare'nin pimpirikli ailesi kitabı çok boğdu ya. Tamam o zaman yaşananlar şimdi ki gibi değil, çok sıkılıyormuş kız çocukları ama bunlara sırf aşık oldu diye karalar bağladılar. Aşırı gereksiz tepkilerdi. Bir de Gülpare'ye yaptıkları(falcı vs) Tam annesi ve teyzesinden çektik derken bazı yerlerde Rauf Beyin saçmalaması ise komikti. Hamza ikide bir suçlanır konuma geldi, yazık. :D
Yani bu kısımları atarsak kitap gerçekten güzeldi.


Klasik kitap okurum, az çok nasıl kitaplar ya da olaylar olduğunu bilirim ve kitapların tam o zamanda yazılması da ayrıca bu kitaplardan farklı ama bu kitapta sanki o zaman yazılmışta, günümüze gelmiş gibiydi. Ben çok sevdim bu olayı, keşke nasıl yabancılar hsitorical tarzda çıkarıyor, biz de Osmanlı zamanlarında geçen kitapları çıkarsak. Yani azıcım bilgim olsa ben yazarım :D
Şaka bir yana cidden sektörde olması gereken konular bunlar. Ve bu tarz bildiğiniz varsa öneri olarak bekliyorumm
Kitabımızın sonu fena bitti, arayı fazla açmadan devam etmek istiyorum inşallah^^




Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


"...Müslüman kadının zevcesine verebileceği en büyük armağan, kimseye lütfetmediği samimi gülüşüdür."


*****


"Nimetlerin üzerinde her faninin adı yazar ve sadece o kişi nimetten faydalanır,"


*****


"Sana tek söyleyeceğim söz şudur ki bir kovada sadece tek bir kraliçe arı olur. Yürekte ikincisine yer yoktur," dedi Halim Efendi.
"yoksa..."
"Yoksa bal olmaz değil mi?"
"Bal zehirlenir evlat!"







Diğer yeni yorumlarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^

















17 Aralık 2025 Çarşamba

Çikolataca Konuşur Musun?//Cas Lester Kitap Yorumu^^

Merhabalar^^
Normalde böyle kısa, çocuk ya da klasik kitaplara yorum yapmıyorum. Bunları Instrada paylaşıyorum ama bu kitaba özellikle, kısada olsa bir yorum yapayım dedim.
Yıllardır, kimden aldığımı bilemediğim kitap kitaplıkta duruyordu, konusu hoşuma gidiyordu ama sırası gelmiyordu. Sonunda, Bülbül Kapanının yanında okuyayım dedim. Hızlı okunan, çocuklar ve gençler için on numara kitaptı.



Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!  
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.  
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.  
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi. 


Çocuk kitabı olduğu için çok fazla karakter detayı vermeyeceğim. Yani klasik yorumlarım gibi olmayacak.  Jaz tam yaşına göre okul hayatı ve arkadaş dertleriyle uğraşırken sınıfa yeni öğrenciye yardım etmek ister. Çünkü yeni öğrenci İngilizce bilmiyordur. Jaz’de bir şekilde iletişim kuramaya çalışır ama hem sınıftaki arkadaşların söyledikleri yüzünden bocalar hem de nasıl iletişim kuracağını bilemez. O yüzden o da çikolata vererek arada bir arkadaşlık başlatır. Nadima ise bilmediği bir ülkeye, okula ve sınıfa girince bocalar ama Jaz ile tanıştıktan sonra bir şekilde yeni yaşamına adapte olur.
Ama başlarına neler gelir neler.
Burada bazı kısımlarda Jaz’i o kadar iyi anladım ki ona yapılan haksızlıkta bile onun kadar sinir oldum.
Mesela bir stand açıyorlar, hemen gelip ceza veriyorlar. Ya bi uyar, bir de ki yapamazsınız. Yazar böyle bir müdüre yazmayı neden istemiş anlamadım.
Bu sadece tek vukuat değildi, sonrasında soy ağacı mevzusunda da Jaz haklı olmasına rağmen yine uyarısı çok saçmaydı. Bu yüzden Jaz’in yalnız kalmasını o kadar iyi anladım ki okurken cidden delirdim.
Sonra iyi göstermeleri çokta umurumda değil açıkçası.


Jaz disleksi, bunun üzerinde durması ve iyi taraftını göstermesi çok güzeldi. Bu konuda sıkıntı çeken herkesin bu kitabı okumasını öneririm.
Bir diğer şey ise Nadime’nin göç etmesi ve yaşadıkları.
Şu an dünyada olan o kadar olaylardan sonra o kadar anlamlı geldi ki kitap iyi ki şimdi okumuşum dedim. Bu yüzden de herkese öneriyorum.

Kitapta geçen Türk lokumu, onun yapılışı ve sonda onunda tarifini vermesi çok tatlıydı. Dostlukları çikolata ile başlayıp, Türk okumu ile mühürlenmiş oldu.
Sadece biraz daha Nadime’ye ne oldu öğrenmek isterdim. Devamındaki gelişmeleri merak etmedim değil.
Kısacası severek okuduğum, bazı yerlere kızdığım ama genel olarak anlamlı bulup, sevdiğim bir kitap oldu. Ve iyi ki şimdi okumuşum. :)



Kitaba Puanım 5/4^^




Alıntılar^^


Arabada cadde  oyunca giderken diğer evlere baktım ve bunun garip olduğunu düşündüğümü hatırladım. Onlar da herkes gibi sıradan bir caddede, sıradan bir evde yaşayan sıradan insanlardı. Ama herkes gibi değillerdi, değil mi? Nadima'nın hikayesi sıradan değildi, değil mi?
Ve kimse bilmiyordu.







Yeni yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^