Artemis Milenyum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Artemis Milenyum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2026 Çarşamba

Merhaba Yabancı//Katherine Center Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Yılın kitap hedefini tamamlamanın verdiği güvenle başladığım kitabı yeni yılda da okurum kafasıyla rahatça okuyordum. Yarıya bile zar zor geldiğim kitapta dün gece birkaç saatte resmen iki yüz sayfayı okudum. Ben dün gece dedim ama yorumun düzenlenmesi ve yayımlanması baya bir geç olacak gibi. :D
Kitabın başlangıcı biraz sakindi, anca kitabın içine giriyorsunuz zaten.
Bu sebeple okumaya başladığınız zaman eğer tam olarak kitaba girmedim, bırakacağım falan demeyin ve devam edin.
Bir yerden sonra öyle şeyler oluyor ki, yukarıda son iki yüz sayfayı bu yüzden bir gecede okudum işte. :)



Sadie Montgomery, hayatının en büyük başarısını kutlayacakken talihsiz bir olay sonucu kendini hastanede bulur. Yüz körlüğü olarak bilinen bir hastalığı vardır artık. Baktığı her yüz birbirinden bağımsız parçalardan oluşan karmakarışık bir yapboz gibidir.
Sadie bu hastalıkla baş etmeye, ailevi sorunlarını halletmeye ve sevgili köpeği Peanut’la ilgilenmeye adamıştır kendini. Bir de annesinden miras kalan portre ressamlığını devam ettirmeye… Kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışırken tepetaklak olan hayatını yaşanabilir kılmak için üstün bir çaba gösterse de bir noktadan sonra yardım istemek zorunda kalacaktır ve işe bakın ki kapı komşusu tam bir Yardımsever’dir.
Bir tarafta ön yargıları bir tarafta sıkı sıkıya bağlı olduğu hayalleri olan Sadie’nin hayatında hiçbir şey net değildir çünkü zaten herhangi bir şeyi net görmesi imkânsız gibidir. Fakat hayat, bakmasanız da görebileceğiniz onca güzellikle doludur. Sadie’nin hiç beklemediği anda karşısına çıkan insanlar gibi… Üstelik, görmenin her zaman başka yolları da vardır. Tıpkı Sadie’nin denediği yollar gibi… 


Sadie babasının karşı çıkmalarına rağmen okuduğu güzel sanatlardan sonra portre konusunda çok iyidir ama para konusunda ve sürekli katıldığı yarışmadan bir türlü istediğini alamaz.
Bir gün gelen haberle o çok istediği yarışmadan dereceye girmiştir ve birincilik için potre çizmesi gerekiyordur ama kader bu ya, annesinin yaşadıklarının aynısını yaşayacaktır.
Beynindeki sıkıntıdan sonra yüz körü olan Sadie bir süre ne yapacağını bilemez.
Babası, üvey annesi ve üvey kız kardeşi de sürekli karşısına çıkınca işler daha da karmaşık hale gelir.
Bunların üstüne bir de köpeği rahatsızlanınca hayatı daha da zorlaşır ama bunun en iyi tarafı ilk defa tanıştığı karizmatik veterinere vurulur.
Bunların yanından yarışma için çalışması lazımdır ama işler çokta istediği gibi gitmez.
Sadie çok garip bir karakterdi. Çok çabuk her şeye anlam yüklüyordu. :D Mesela hemen veteriner aşık olması çok komikti. Sonrasında sadece duyduklarından çıkarımlar sağlaması. :D
Ama güçlü bir karakterdi ve yardım almak istememesi cidden hayatını cehenneme çeviriyordu.
Yine de acılarla bir şekilde başa çıkması, yalnızlığı falan çok kötüydü.
Sadie için ağladığım yerler çok oldu, o yalnızlığı, gururuna ve yardım istememesine rağmen bir şekilde yalnız kalmaması için yalvarma noktasına gelmesi derinden üzdü beni. Bu kısımları gece okuyordum ve iç çekmemek için zor durdum resmen.
Bu mevzuyu azıcık spoiler olarak yazacağım bu arada, içimi dökmem gerek.


Erkek karakter için bir şeyler yazsam spoiler olur. O yüzden bu kısmı es geçiyorum, zaten okuduğunuz üzere Sadie için baya bir yazdım. :)
Sadie'nin Koreli arkadaşı ve onun ailesi çok tatlıydı. Sadie'ye manevi bir aile gibiydiler resmen. Tabii sonradan arkadaşının bazı mevzuları oldu. Bence Sadie başta kötü falan dese de çok iyi olmadı mı?? :D
Okuyanlar ne demek istediğimi anladığından bayıldılar, bayıldıııı :D
Bu kadar iyinin yanından bir de nalet bir karakter vardı. Sadie gerçekten sen nasıl dayandın bu kardeşe? Bir de üstte çıkmıyor mu, çıldırırsın!!
Yani Sadie zaten zor zamanlar geçiriyor, bir de gelip sürekli Sadie ile uğraşması, hakaretler etmesi beni benden aldı. Hayalde olsa tam bir kaşık suda boğmalık bir karakterdi. Tahammül sınırlarımı tamamen aşa bir kötü karakterdi ve neyse ki Sadie olması gereken yerde iyi cevaplar verdi.


Ben yazarın önceden Özel Koruma kitabını okumuştum. Hem çok akıcıydı hem de konusu vs güzeldi. Romcom gibi dursa da içinde üzücü şeylerde vardı ama güzeldi.
Orada da kalp kırıcı şeyler vardı ve o zamanda çok üzmüştü beni kitap.
Ama buradaki daha da fenaydı.
Ve Özel Koruma'nın filmi geliyor, hatta oyuncular çok tanıdığımız oyuncular. Sadece ben yaş olarak daha genç oyuncuları seçmelerini isterdim.
Oyuncularımız Leighton Meester ve Jared Padalecki. Olmuş mu? Bir de siz yorumlayın!^^

Spoiler kısma geçmeden önce hazır yüz körlüğü ile alakalı kitap okumuşken harika bir kdramada önereyim^^
The Secret Life of My Secretary tam da bu kitap gibi olan bir dizi. Tabii ikisinin de konusu farklı ama yüz körlüğü vs hepsi aynı. İzlemenizi tavsiye ederimm.
Yorumuma da buradan ulaşabilirsiniz^^



-Spoiler başlangıcı-

Sadie'nin yarışma sergisinde tek başına kalması ama Joe'ya yalvarmasına rağmen onu yalnız bırakması. Sergide resmini en kötü yere asmaları ve kötü yorumlar. Kız kardeşinin tam bir yelloz olması ve yaptığı bütün zorbalıkları Sadie'nin üstüne atmasına aşırı sinir oldum. Bu kız sana ne yaptı şerro karı dfghjklş Çizgimden de çıkarıyor beni resmen.
Joe ve Veteriner olayını hemen çaktım tabii ki. Sadie ben başkasını seviyorum dediğinden Joe'nun geri kaçması ve ona imalarda bulunması dedim tamam bu Joe ve o ilk gerçekleri öğrenme sahnesini okuyayım diye gecenin dördü, beşine kadar kitap okudum ve okuduğuma inanın değdi. <3
Sadie'nin kıskandırması, Joe'nun fena halde kıskanması ve onu pür dikkat izlemedi. Offff ne sahnelerdi beee, işte böyle sahnelerle gelin arkadaşlar. Ben böyle şeylerin hastasıyımdır. Bayılırım kıskanan ve kıskandıran sahnelere.
Ve mutlu son.
BAYILDIMMM

-Spoiler Sonu-


Spoiler kısmı yazarken inanın açıp bir kez daha okuyasım geldi, o kadar muhteşem bir kitap. Ve itiraf edeyim bu kitap elimde birkaç gün dolandı durdu. Dedim yılın son günleri, daha kısa bir kitap okuyayım ama baktım akıyor kitap devam ettim.
Bu yorumdan sonra daha ne diyeyim canlarım???
Şu an yazardan elimde olmayan sadece iki kitap kaldı, onları da en kısa zamanda kitaplığıma eklemek istiyorum inşallah. Eğer yazarın bir sürü kitabı varsa hemen çıkabilir mi lütfennnn!!!
Bu kadar beğendikten sonra neden bir puan kırmamım sebebi ise çok fazla gereksiz detaya girmişti yazar. Yani Sadie sürekli bir şeyler düşünüyor ya da bir sürü detaya giriyordu. Buralar sıktı ki zaten başlarda böyledi. Yine de siz oralarda sabırlı olun ve okumaya devam edin. :)





Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


Sık sık olduğu gibi bütün emeklerim, dışarıdan gelen tamamen alakasız bir güçle heba oldu. Ama her şeye rağmen, ne olur ne olmaz diye dışarıdan gelen kişiye bir film yıldızı gibi gülümsedim.


*****


“Sana kim olduğunu söylememi ister misin?” diye sordu. Transa girmişim gibi dudaklarını izlerken başımla onayladım.
Sonunda, “Sensin,” dedi.
Bunu söylemesini ummuştum.
Ama sırf teyit etmek için sordum: “Ben miyim?”
Son zam anlarda dünyayı okumak iyice zorlaşmıştı. Hani sanki kahve dükkânındaki Hazel bile diyebilirmiş gibi geliyordu.
Ama benmişim.


*****


İkimiz için bir umut varsa şayet, bu çaresizliğimi, ona gerçekten ne kadar çok ihtiyaç duyduğumu hisseder ve beni son bir kez kurtarırdı.


*****


“Benim de sana hayatımı kurtardığın için içtenlikle teşekkür etmem gerek.”





Alıntılara not: Aslında çok güzel alıntılarım vardı ama spoiler olmasın diye yazamadımm :(








Yeni yazarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^





29 Eylül 2025 Pazartesi

Operatöre Bağlanıyorsunuz 3//K. Kübra Berk Kitap Yorumu^^

Selamlar^^
Bu arala kitap yorumları yine yerlerde, şu kitabı bitireli on beş günden fazladır ve daha yeni paylaşmam şaka mı? Ve  yorumu paylaşmayı bırakın daha yazmadım bile. :D İkizim il dışına çıktı, bilgisayar ondaydı, gelir gelmez hemen aldım ve yorumu yazmaya başladım.
Kitabımız baya bir olaylı. İlk olarak yazar üçüncü kitabın duyurusunu yaparken başka bir yayınevindeydi ama kitap başka bir yayınevinden çıktı.
Sonra ben seriyi çok beğendiğim için dedim ayrı yayınevi olsa da alayım. Aldım ve cildi resmen fiyaskoydu. Tabii ben bunu çektim, tiktok ve instagramda yayımladım ve olanlar oldu.
Devamı yorumun devamında. :D


Serce Sevinç bir sabah annesinin düğününe doğru yola çıktığında başına gelecek tüm bahtsızlıklardan habersizdir. Bir zamanların en hızlı çapkını Ceyhun'u öyle bir hizaya getirmiştir ki biricik sevdiceği de annesinin köyüne erkenden varmış, Serce’yi beklemektedir.
Peki sonra ne mi olur?
Ayrılmaz ikili belaya bulaşmadan nasıl durur? Avni ve Ufuk ikilisi, köye giden otobüste birtakım saçmalıklara bulaşırlar! Avni otobüs molasında dinlenme tesisinde unutulur, Ufuk ise kendini hayranı olduğu Grup Zıbar'ın şarkıcısını kaçırırken bulur!
Üstelik artık peşlerinde günlük belalarının yanı sıra büyük bir mafya aşireti de vardır. Sırma ve Ufuk'un imkânsızlıklarla örülü doludizgin dünyası, Serce ve Ceyhun'un kahkahaya boğan şakaları, Avni'nin bayılmaları ve...
Bir dakika! Onları kim unutur?
Nüfusları artan kedilerin diyarı: Paris, Miyavsu, İskender ve İntikam.
Haseki ve Haydut'un kendileri kadar karakteristik doğan belalı yavruları!


Serce ve Ceyhun gizli işler çevirmektedir ve bunu en yakın arkadaşları Ufuk ve Avni'ye söylemezler. Ceyhun'un askere gitme zamanı yaklaşırken bu sırada Serce'nin anne ve babası evliliklerini yenilemek isterken köye gitmeleri gerekir ama bu süreçte başlarına o kadar çok şey geliyor ki Serce yine ben neyin içine düştüm kafasına giriyor.
Serce ve Ceyhun'u bir yazdım, artık ayrı düşünemeyiz. Serce yine bildiğiniz gibi. Kendisine yapılan her türlü saçma harekete anında tepki verme derdinde ve bu neyse ki bu sefer fazla gözüme batmadı ama arkadaşlar kitap zaten absürt komedi, normal bir şey bekleyemem.
Mesela Serce'nin kedilerinin çok zeki olduğuna, her denileni anladığına inandığını kabul ediyoruz. Neden mi?
Çünkü kitap mantık çerçevesinden ilerlemiyor sdfghjm
Ceyhun garibim askerdeyken çok yalnızdı yaa ama Serce'de çok şey çekti. :D


Ufuk ve Avni.
Her şey Ufuk'un sosyal anksiyetesinden sonra başlıyor. Ne zamanki Avni unutuldu işte o zaman başa belalar gelmeye devam etti.
İşte konumuzda burada başlıyor.
Ufuk'un peşine takılan ve bu mantık dışı hareket eden arkadaş grubuna yeni belalar açan bir kızımız kitaba dahil oluyor. Tabii başta grubun saçmalıklarına far görmüş tavşan gibi yaklaşsa da zamanla o da bu grup gibi oluyor.
Bir de tabii arada duygular falan araya giriyor ve işler daha çok karışıyor.
Konuyu okuduysanız baya baya mafyaya bulaşıyorlar ve bizim bitirim ve korkak ikili bu işe nasıl bulaştıklarını kara kara düşünürken tehlikeli(kendilerince) işlere haliyle daha çok bulaşırlar.
İlk iki kitapta cidden kafadan çatlak karakterlerdi Ufuk ve Avni. Burada Serce'nin bu ikiliye sahip çıkmasına şaşırdım açıkçası dfghjklş
Ufuk yine iyiydi ama Avni cidden çevresi kadar beni şaşırtan saçma ve imkansız şeyler yapıyordu. :D


Seride en sevdiğim kitap bu olabilir. Çok komikti, düşününce bu daha iyiydi. Herhalde yazarın kalemi gelişmiş bununla beraber. Çokta iyi olmuş, bence seriye güzel veda edildi, tabii son kitapta. Yazar istese bu konuyu 10-15 kitapla devam ettirir. Mesela bu kitapta mafya mevzusunu konu aldıkları için onun üstünde devam ediyorlar, o yüzden devam etse her kitapta farklı kitaplardan bahsedebilir. Bilemiyorum artık, yazarı takip etmiyorum haberlerden bir bilgim yok. :D

Evet gelelim asıl mevzuya.
Şimdi kitap elime ulaştığı zaman inceledim ve ben şok. Bu kitabın fiyatı 298₺, ve yazar yerli. Yabancı olduğu için sürekli bir telif mevzusu ortaya atıyorlar ya, eee bunlar neden bu kadar pahalı o zaman?
Neyseeeeee
İşte ben kitabı inceliyorum ve kitabın şömizin kalitesizliği ilk dikkatimi çeken bu oldu ve olması gereken gibi bunu sosyal medayada paylaştım. 
Sonra bu paylaşımıma öyle yorumlar geldi şok oldum.
"Şömizi mi okuyacaksın?"
"Abartmaya gerek yok."
"Sen de almasaydın."
vs vs vs diye bir sürü yorum geldi.
Hatta Instagram hesabıma bakarsanız saçma sapan videolar çektim(para ile ilgili). Yani zannediyorlar ki parayı ağaçtan, kolayca toplıyoruz. Onlara klasa dandik, kalitesiz ürünleri alalım ama ses çıkarmayalım. Ve bu yorumlar halen daha devam ediyor. Sırf buna bu kadar saçma yorumlar geldiği için ben de haliyle sakin kalamıyorum, bunun içinde linç yedim tabii ki. :D
Tabii ki destek olan bir sürü arkadaşım, takipçim oldu. Çok şükür akılları başlarında olan insanlar var. Ve daha geçen gün kalitesiz şömizle, kaliteli şömiz kıyaslaması yaptım.
Neden yani, haklı olmama rağmen neden haksızmışım gibi yorumlar yapılıyor inanın bilmiyorum ve bu tarz insanları hiç anlamıyorum. 
Uzun lafın kısası, kitabın içeriğini beğensemde tasarımı, parasının hakkını vermeyen bir kitapla karşılaştım. Buna rağmen okurken süreklide kitabın güzel olduğundan bahsettim.
Kesin bu videom yüzünden arkamdan baya konuşmuşlardır, işime gelir sdfghjkl


Çok uzatmadan başka detaylardan da bahsedip bitireyim.
Şimdi gerçekten sevdiğim bir kitap oldu ama, bazı yerlerini o kadar abartı şekilde yazmış ki baygınlık geçirecektim. İlk olarak Serce'nin aşırı feminist tavırları. Yani bu diğer kitaplarda da çok ön plandaydı. Evet Ufuk ve Avni çokta ssevilecek insanlar değil ama bu kadar abartmaya gerek yok. Yani Serce için düşündüklerine hak veriyoruz mesela. :D
Sonrasından kaydırak mevzusu vardı, o kadar çok uzattılar ki midem bulandı artık.
Başka şey olsaydı mesela, şu an detay veremiyorum ama o olmasaydı keşke. Hadi yaptın ne gerek var bu kadar uzatmaya?
Komiklik olsun diye yazılmış ama cidden mide bulandırıcı bir durum olmuş.
Kitaptaki tek hatalar bunları, onun dışında her olay bir diğerinden komikti. :D
Ve şu mafya mevzusunun bu kadar oldu bittiye gelmesi de ayrı bir olaydı ama onun üstünde çok durmak istemiyorum, güzel deyip geçebiliriz. 

Başta da dediğim gibi kitap tam bir absürt komedi, yani bu tarz absürt olayları, konuları sevmiyorsanız sizlik değil ama kafam dağılsın, beni kahkahaya boğsun. Saçmalıklar silsilesi dolu olsun diyorsanız işte o kitap ve seri budur.
Ben okurum, buna da bayılırım diyorsanız alın aldırın. Bu arada ayrı okunur mu bilemiyorum. Baştaki olaylar daha da farklı, bütün seriyi okumanızı öneririm.



Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


Ceyhun öfkeyle enseme bir şaplak attı. "Niye vahşi yaşam belgeseli sunar gibi ürkütücü konuşuyorsun, oğlum? Kendine gel!"
"Ceyhun, çocuk nasıl rahatsa öyle devam etsin, ben etkilendim. Bırak."


*****

"Aşk sonsuza kadar aynı heyecanla defalarca tanışmak değil midir, Sırma'm?



Not: Alıntılar çok yok ama çok eğlendiğim, sevdiğim kısımlar oldu. Onları da uzun uzun yazamazdım. :D






Başka yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^



27 Eylül 2024 Cuma

Güneş Tutulması//Sezen Aksın II Esnaf İşi Aşk #2 Kitap Yorumu^^

Selamlar^^
Son zamanlarda mahalle kitaplarına baya tutuldum, çok seviyorum arkadaşlar. Bir de güzel yazıldı mı tadından yenmez. Zaten son zamanlarda daha çok sevmeme neden olanda bu seriydi. İlk kitabın yorumuna buradan bakabilirsiniz ve bundan sonra spoiler olacağı için ilk o yorumu okuyun derim. Bundan sonrasını okumayın. ;)
Birinci kitabımızın sonunda Fatih her şeyi açıklıyor ve Nil artık bir çıkmazda. Yıllardır abi gördüğü insan nasıl böyle şeyler söyler derken bu sürede olaylar oluyor. Mahallenin sorunları, hırsızlar, Fatih'in Nil'i ikna etme çabaları olarak dolu dolu bir kitaptı. Bir de güneş tutulması var ve herkesi etkileyecekmiş diyorlar :D Konu böyle devam etti. İki kitapta çok güzeldi ama ilk kitapta Bursa hakkında o kadar çok bilgi vardı ki belli yerlerde sıkıldım yalan değil ama burada çok az bahsettiği ve olaylarla devam ettiği için ilk kitaba göre daha çok sevdim, bir de Fatih mevzusu var...
Kaç para ulan bu Fatihler????? -_-


Fatih’le yaşadığı yüzleşmede öğrendikleri, Nil’in dengesini altüst etmiştir. İçinde uyanan kaosa rağmen Nil, sevdiklerinin üzülüp incinmesini istemediğinden, tutulma gecesi ve sonrasında olanları kimseyle paylaşamaz fakat Fatih’in yaptıklarının cezasız kalması düşüncesine de katlanamamaktadır. Misilleme yapmakta kararlıdır ancak atacağı her adımda gizlilik esas olacaktır.
Ne var ki esnafların çok iyi bildiği üzere, evdeki hesap çarşıya uymaz.
Mahallede kaynayan dedikodu kazanları, sinsi görücüler ve Bursalılara dadanan arsız hırsızlar üçgeninde işler sarpa sarmaya başlar. Fatih’in öfkeyle kalkıp zararla oturmasıyla kalbinde ansızın filizlenen kitap sevgisi ve Kürşat’ın kendi kişisel hesapları da kargaşayı körükler.
Ay’ın gölgesi Dünya’nın üzerine düştüğünde Güneş ortadan kaybolur ve aydınlık aniden karanlığa gömülür. Gökyüzüne bakan insan hem korkar hem de büyülenir. İnsanı insan yapan da çelişkileri değil midir zaten?
Doğru zannettiği yanlışları, tutulmamak için çırpındığı açmazları vardır insanın. Kusursuzluğun tuzağına düşmeyip kendisiyle barışabildiğinde, kalbinin kapıları aralanabilir ancak.


Nil duyduklarından sonra artık eski hayatı geride kalmıştır, çünkü abi dediği adam senden hoşlanıyorum demiş nasıl devam etsin hayat. Tabii başta inkar ediyor ve Fatih'ten bu mevzuyu unutmasını istiyor ama nafile. Fatih Nuh diyor Peygamber demiyor.
Çünkü çok aşık ama Nil inanmıyor. Haklı kız şimdi, yıllardır nasıl bir insan olduğunu, kızlarla nasıl mevzular olduğunu biliyor. Aşık değildir, unutur deyip yüz vermiyor ama Fatih hiç oralı değil.
Nil'e hak verdim ama zamanla Fatih'in davranışlarından sonra yumuşaması, değişimlerini birebir fark etmesi ve sonunda söylediklerinden sonra işte bu be dedim. <3
Çünkü bir anda ayy tamam ben de senden hoşlanıyorum dese çok saçma olacaktı, bu kitap alışma süreciydi diyebiliriz. :)
Bakalım üçüncü kitapta neler neler olacak. :)


Fatih aylarca içinde biriktirdiklerinin artık Nil'inde bilmesinin verdiği rahatlıkla bundan sonra ne yapacağını düşünürken bir de görücüler gelir. Nil'inde karşı çıkmalarından sonra yeni damat adayıyla görüşür ve olanlar olur.
Fatih'in Nil için değişmesine BA YIL DIM!!
En çokta kitap mevzusu kısmı beni benden aldı. <3 Bu kadar sevmek suç olmalı bee sdfghjk
Bakın normalde ben böyle çiftlerimizin sürekli yan yana, sevgi pıtırcığı olmasını isterim ama burada en sonda zar zor bir şeyler oluyor ben buna tamamım. Niye, çünkü Fatih'in o aşk sözleri, Nil'i yavaştan aşkına inandırması çoook güzeldi.
Devamında tabii ki bol Fatih&Nil sahnesi görürüz belki ama buradakiler bile şu anlık hoşuma gitti.
O yüzdendir aşkına hayran kaldım, sadece başta yaptıkları aşırı komik ve saçmaydı sdfghjkl


Normalde başka karakterler bahsetmeyecektim ama Kürşat az da olsa hakkında konuşmayı hak ediyor. :D
Şimdi ortalık karıştığından ardından gelen itiraflara aşırı şaşırdım asdfghj Ve sonradan yaptıklarına aşırı kızdım. Tamam haklı ama Fatih'e söylediklerine aşırı kızdım. Bence o kadarını hak etmedi ki Fatih'te açıp ağzını bir şey demedi. O normal anlıyoruz ama olmadı bence. :D Üzüldüm açıkçası.
Şimdi şu yorumdan ne olacağını anlamışsınızdır ama spoi değil, sadece olaylar farklı gelişti. Ben okurken şok oldum. :D


Başlarda biraz durağandı, hele şu Samet mevzuları beni aşırı sinir etti(Aynı Fatih gibi sdfghjkl) ama sonradan olanlar, mahallenin toplanıp karar vermeleri, o kadar adam içinden bir tanesinin sorgulamaması ve bununla beraber verdikleri karar ve cezaları aşırı komikti. :D
İşte bu mahalle kitaplarının en iyisi olmasına sebep. Mahalle olarak zaten aile gibiler, bir de olayları beraber çözmeleri çok güzeldi. Şimdi çevremizde öyle güzel mahaller dostlukları yok ne yazık ki. Zaten biz köyde bahçeli evde oturuyoruz, bize en yakın evde kuzenimler oturuyor ve onlardan da yakın olan komşularımızı birkaç yol ayırıyor. Yok komşuluk yani. :/
O yüzden bu tarz kitapları çok seviyorum, kitap çıkarsam kesin hepsi mahalle kitabı olur. :D

Nil'in annesi aynı bizim annelerimiz, yine Nil iyi cevap vermedi ben kesin pat pat cevap verirdim sonra hazır cevap olurdum asdfghjk Ama annesi birden odaya giriyor, pat diye ışığı açıyor, ikide bir mevzu Nil olmasa bile Nil'in sağlık vs. hakkından yorum yapıyor. Çok güldüm ama böylede yaşanmaz g*tle don gibi sdfghjkl
Şaka bir yana tam bir aile kitabı, bizden bir kitap ama bir Fatih yok yani. :/

Genel olarak çok sevdim, sıkılmadım sadece hemen okuyup bitiremedim. Biraz sindire sindire okudum, zaten üçüncü kitap geç çıkacak bir de bunu hızlı okursam üzülürdüm. :/
Yine de çok bekleyecek gibiyiz. Yazar en son diğer kitabın ikincisini yeni yazdı, üçüncü kitapta şu an ne alemde hiç bilmiyorum. İnşallah yazması bitmiştir, en azından editöre gitmiştir diye dua etmemiz lazım. Kalemi birinciye göre daha güzeldi. Orada çok çabuk konulardan atlıyordu, yani bölüm sonundan olanlardan sonra devam bölümde farklı şeyler bekliyorsun ama farklı şeyler oluyordu. Ama burada öyle değildi. O yüzden gelişme açısından çok iyiydi. Olayları hızlandırmaması, en son ki olayda işleri daha fazla karıştırmaması benden tam puan aldı. :)


Bu kadar yorumdan sonra artık alırsınız değil mi ama :D Mahalle ve arkadaşın kız kardeşi-abinin arkadaşı mevzularını seviyorsanız öneririm. Ben çok eğleniyorum okurken, sadece genel konulara değinmesini geçtim eğlendirmesi daha önemli. Yani ayy dur okuyayım hemen, boş vaktim olsa da okusam dediğim bir kitaptı, işte bu kitaplara aşığım aşıkkk :D
Şimdi İkize ilk kitabı önerdim, okuyor. Biraz sıkılacak gibi ama olsun devam et dedim. Şimdi üçüncüyü bekleme zamanı. İnşallah en kısa zamanda çıkar. :/



Kitaba Puanım 5/5^^



Alıntılar^^


"Dünya senin etrafında dönmüyor, Fatih abi!"
"Çünkü senin etrafında dönüyor..."


*****


Başına parantez içinde bazen düşünceli yazdım. Bazen düşünceli odun. Ama odun. Ama düşünceli. Bazen.

Alıntıya Not: Fatih odun evet ama düşünceli odun sdfghjk


*****


"Aslında kimseye gerek yokmuş bir şeylerin farkına varmam için. An meselesiymiş. Deniz gözlerinin içine uzun uzun bakmam gerekiyormuş sadece..."


*****


"Tereddüt ettin?" diye sordu abim hevesle. "Sanki çok da emin değil gibisin. Düşünmek ister misin üç beş yıl kadar?"

Alıntıya Not: Bir anda kardeşci olan Kürşat'ı kaç kız tokatlamak istedi asxdfghjklş





Yorumum bu kadar, başka yazılarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^




Buralarda da varım^^












31 Ağustos 2024 Cumartesi

Özel Koruma//Katherine Center Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Geçen sene yazın bu kitabımız çok popülerdi, ben de indirimden almıştım ama neredeyse bir ay boyunca elime çekememişti. Sonunda geçtiğinde bir türlü okuma kısmet olmadı ama bu yaz okudum çok şükür. Yazarın başka kitapları bile çıktı, bu kitabı okuyup ondan sonra alırım diyordum. Büyük ihtimal alırım da kalemini sevdim. :)
Tek kitaptan oluşuyor ve kitabın en çok önerilme sebebi de smut olmaması. Kimin yorumunu okusam ya da kitap hakkından bilgi alsam sürekli smut yok falan diyordu. O yüzden daha çok merak ettim. :)



Adamın arkasını kolladı. Hannah Brooks sizi bir tirbuşonla, tükenmez kalemle ya da kumaş peçeteyle bile öldürebilecek biri gibi değil de bir anaokulu öğretmeni gibi görünüyor. Fakat işin aslı, o bir özel koruma ajanı ve yıldız aktör Jack Stapleton’ı takıntılı bir hayranından korumak için görevlendirildi. Kadının kalbini çaldı.
Jack Stapleton şöhret sahibi bir adam. Paparaziler tarafından dünyanın dört bir yanındaki kumsallarda görüntülenirken, diğer özelliklerinin yanı sıra, üstüne yapışan sörf şortuyla dalgaların arasından çıkması ve bir Roma tanrısı gibi ışık saçmasıyla ünlü. Fakat birkaç yıl önce yaşanan bir aile trajedisinin ardından göz önünde olmamayı tercih edip ortadan kayboldu. Bir sırları vardı.
Jack, annesi hastalanınca, ailesinin Teksas’taki çiftliğine geliyor. Yalnız minik bir detay var: Ailesinin “takıntılı hayran” konusunu ya da özel koruma meselesini öğrenmesini istemiyor. Böylece Hannah mantıklı olmadığını düşünse de kendini Jack’in sevgilisi gibi davranırken buluyor. Hem de eski erkek arkadaşının, tıpkı bir pislik gibi, kimsenin buna inanmayacağını söylemesine rağmen.

Hannah özel bir şirkette ajan olarak çalışmakta ve genelde özel koruma olarak görev almaktadır. Annesinin vefatından sonra boşlukta olan ve patronunun dinlenmesi gerektiğini söylediği sürede evde tek takılır. Eski sevgilisi onu en ummadık bir anda terk edince de bu süreç daha da zor olur.
Dinlendikten sonra işe dönünce hiç ummadığı bir işte çalışması gerektiğini öğrendikten sonra başta yok dese de sonunda kabul eder ve işe başlar ama işi gerçekten çok zordur çünkü dünyaca ünlü, herkesin sevdiği(kendisinin de sevdiği) aktörü koruyacaktır.
Hannah'ı sevdim ama sürekli her şeye hayır demesi gına getirtti. Bir de kendine sürekli çok iyiyim bu işte falan diyor ama yok yani sürekli hayır demesi yordu beni. Hayır bir de inat edip yok diyor, patronu yapacaksın deyince sesi çıkmıyor. Dursana sözünün arkasında. Tamam kendisi haklı, bütün filmlerini izleyip, sevdiği, hayranı olduğu bir aktör ama iş yapıyorsun sen, hani işimde çok iyiyim deyip, övüyorsun ya kendini, kanıtla işte asdfghjk
Eski sevgili mevzusundan kendisine aşırı üzüldüm, o karakterler hakkından belki spoiler yazarım ama Hannah iyi cevap vermesine rağmen diğerlerinin halen daha konuşma hakkına sahip olması çıldırttı. :D


Jack geçmişte yaptığı kazadan sonra evinden ve işinden uzaklaşıp sakin bir hayat yaşadığı sırada eve geri dönmek durumunda kalır. Ama bu geri dönüşün bir bedeli olacaktır. Eski takıntılı hayranı yüzünden şirketi kendisini koruma atar ama bu başka bir korumadır.
Annesinin eve gel kal demesiyle ise Hannah'tan çok istediği bir şey ister ama el mahkum yapmak zorundadır.
Jack'i de sevdim ve ilk dakikadan Hannah olan tavrını hiç rol olarak görmedim. Yani yazar öyle güzel yazmış ki Hannah rol mevzusunu ortaya atmasa aklıma dahi gelmeyecek, öyle tatlı bir karakterdi.
Son kısımdaki kapı önü sohbetinde kalbimi bıraktım ama yazarın daha duygusal yazmasını çok isterdim. Bu tarz şeyleri ne yazık ki seviyorum asdfghjklş


Ben yabancı kitaplardaki karakter isimlerinden kız mı erkek mi anlamıyorum. Mesela Hannah'ın patronu erkek miydi? İnanın bilmiyorum, sonradan diğer karakterler içinde bir şey söylendi de tamam dedim kadın ya da erkek asdfghjkl Yani kitap bitti halen daha o patron ne öğrenemedim iyi mi -_-
Genel olarak okuması kolay, çerezlik güzel kitaptı. Smut olmaması artı puanında artı puanını aldı ama
 işte aması var.
Zaten tek kitap, biraz daha uzun olup çiftimizi daha fazla okumak isterdim. Neden yani azıcık sahneler koydunuz. Eski sevgilisiyle daha çok sahnesi var diyeceğim ama abartı olur bu sefer sdfghjkl
Ama bana göre azdı, hatta yazar teşekkür kısmında ben ekleyebilirdim falan demiş, ee neden eklemedin abla??
O yüzden diğer kitaplarını alırken buna dikkat edeceğim, ben romantik kitaplarda çift okumak istiyorum arkadaşlar. :D



-Spoiler başlangıcı-

Hannah'ı annesinin vefatının ikinci gününden terk eden eski sevgili hiç bir şeyi hak etmiyordu zaten ama sonradan bir de en yakın arkadaşla çıkması, yetmeyip işlerine karışması, o da yetmeyip bir de ben sana haksızlık yaptım hadi gel kaldığımız yerden devam edelim(özgüvene gel! -_-) demesi sinir etti beni.
Tabii karakterimiz hakkından geliyordu ama patronun böyle hiçbir şey dememesi daha da beni sinir ediyordu. Gerçi adam mı kadın mı artık her neyse kendisi diyor baştan ayrılırsanız hiç uğraşamam diye. Haklı ya neyse.
Ondan sonra aşktan gözleri kör olmuş en yakın arkadaşın sarf ettiği sözler, ulan benim bile kalbimi kırdı. Yine de Hannah iyi yaptı, ben okurken affediyordum falan sdfghjkl
Son kısımda Jack'in evine gidip, ilk karşılaştığı manzarada şok oldum. Ayy ama benim bile kalbim kırılmasına rağmen o geçen sahneye çok inanamadım ki zaten mevzuda sonradan çıktı ortaya. Güzeldi evet orası ama kurtulma anını çok hızlı geçtiğimiz doğrudur. İşte burada çiftimizin hemen sarılıp, ayy ben sana öyle demek istemedim vs. demesi çok tatlı olurdu ama yazar o kadar sonrada koydu ki konuşma mevzusunu o mevzudan istediğim hissi alamadım ne yazık ki.
Buna rağmen güzel bir sonda. Evli, mutlu ve bol kariyerli. En sevdiğim^^

-Spoiler Sonu-

Çerezlik, hemen okuyayım bitsin kafasından istiyorsanız tavsiye ederim. Ben sevdin, evet eksikleri vardı ve konuyu daha da güzel yazabilirdi. Farklı bir konu olması hoş ama çokta yazamamış gibi. O yüzden bir tık hayal kırıklığı. Yine de heyecanlı ve okunabilir bir kitap.
Smutsuz olması yüzünden öneririm. Şimdi (inşallah insta açılınca) diğer kitaplara gelen yorumlara bakıp, ona göre alırım artık. Hep böyle smutsuz ve tatlış yazacaksa alırım yani. Sadece daha fazla çift sahnesi lütfen!!!




Kitaba Puanım 5/4^^


Alıntılar^^

Robby beni hafife almıştı. Çünkü zor birini sevmek, kolay birini sevmekten çok daha zordu.


*****

“…Çünkü bazı şeyler kırıldığında asla onarılamaz.”


*****

Seni ne kadar iyi tanırlarsa canını o kadar yakabiliyorlardı.


*****

“Gülmesene,” dedim.
“Güldürmesene,” dedi.


*****


Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Önemli olan, yanımıza aldıklarımız.


*****


“Sen etrafta olmadığında, kısa süreliğine bile gitmiş olsan seni bulmam gerekiyormuş gidi hissediyorum.”


*****


Ve en sonunda, diğer insanları sevmenin, aslında kendinizi sevmenin hakiki bir yolu olduğunu mutlaka anlarsınız.




Çok güzel alıntılar değil mi? <3
Başka yorumlarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^



Buralarda da varım^^


30 Haziran 2024 Pazar

Bir Kabusa Dalmak//R. Ayça Kavraz Kitap Yorumu^^

Selamlar^^
Yeni ykitap yorumuyla geldim, bu kitap çok farklı bir kitap. Ramazan bayramı harçlığı niyetine aldığım kitaplardan biriydi. Konusu çok ilgimi çekince almak istedim.
Düşünün ki her şey tersine dönmüş, erkekler kadın, kadınlar erkek gibi davranmaya başlamış. Yani ataerkil bir toplumla karşı karşıyayız.
Olaylar tabii ilk başta Dervim'in yaptığı hatalardan sonra başlıyor ve kitabın çoğunluğunu her şeyin nasıl eski haline gelmesi için çalıştığına ve kadınların neler çektiğini ilk saniyeden anlamasını okuyoruz.

Devrim, ataerkil toplumun dogmaları altında yetişmiş, yakışıklı, zengin bir genç adamdır. Günün birinde,şoförü olmak için başvuran Bade’ye söyledikleri yüzünden Büyücü Kadın tarafından lanetlenir ve bambaşkabir dünyaya uyanır. Artık yaşadığı dünyaya anaerkil bir toplum hâkimdir ve her şey tersine dönmüştür.
Üstelik bu garip dünyada Devrim, hayatına devam edebilmek için Bade’ye muhtaçtır.
Devrim bir yandan içinde bulunduğu çıkmazdan bir an önce kurtulmak için türlü yollar denerken bir yandanda kendini önceki hayatında sıkı sıkıya bağlı olduğu değerleri sorgularken bulur.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bir tepki niteliğindeki bu kitap, sizi bazen hüzünlendirecek bazen de acı acıgüldürecek ve toplumun size biçtiği rolleri sorgulamanızı sağlayacak.

Devrim çok ünlü bir ailede doğmuş, bütün istedikleri önünde olan, şirkette önemli bir pozisyona sahip biridir. Bir gün iş başvurusunda bulunan bir kadınla anlaşamayınca Büyücü kadın tarafından uyarılır ama dikkate almaz. Eve gittiğinden başka bir olay yüzünden yine yanlış karar verince büyücü kadın bu sefer rahat durmaz ve Devrim'i ataerkil bir dünyaya uyandırır. Başta rüyada olduğunu düşünen Devrim gerçekleri acı bir şekilde öğrenir.
Gerçekte sert olan babası şimdi annesi olmuştur ve aynı babasının kararlarını vermektedir, hatta kendisi ablasının kaderini yaşamaya başlar. Öyle olunca işler daha da karışır.
Çözümü ise gerçek hayatta işe almadığı Bade'de bulacağını düşünmektedir.
Daha fazla detaya gerek yok.
Devrim'in ataerkil toplumda başına gelenlere üzüldüm ister istemez ve bunu kadınların sürekli yaşaması ayrı olay. Deneyerek öğrenmesi Devrim için zor olsa da hak etti yani. Bence bu sürüm bir süre bütün erkeklere işlenmeli. :D


Bade hakkında çok bir şey yazmak istemiyorum. Sadece gerçek hayatta olanlara şok oldum, böyle bir şey olduğu için devamında neler olacak merak ediyorum. Biraz fevri bir karakterimiz, en sonda yaptığı şeye şok oldum. Kız biraz dur dinle, dinlemeden hop yeter bee sen hep böylesin dedi şak bir şeyler yaptı.
Yani aradan ne kadar zaman geçmiş, istese zaten bu zamana kadar yapardı, ne bu fevrilik.
Neyse, zaten olması gerekiyordu yazar yapmış ama böyle olmasaydı güzel olurdu.


Ablası adına sevindim ama gerçekte neler olacak onu daha çok merak ediyorum. Umarım diğer türlü olan neyse o olur. Devrim'in babasının yer değiştirdikten sonra gündüz kuşağı programları izlemesi peki. Oraları okurken kahkaha attım resmen. Gözünüzün önüne gelince daha farklı oluyor çünkü. :D
Bu kısımlar sayesinde kitap hem güldürdü hem düşündürdü, bu yüzden sevdim.
Ama şöyle bir sıkıntımız var. Bu kitabı biz kadınlar okuduğumuzda sıkıntı yok, zaten gerçek hayatta yaşanılanları biliyoruz, yaşıyoruz ya da anlıyoruz. Bu kitabı bizden çok erkeklerin okumasını öneririm. Onların okuyup eğer böyle olursa böyle olur bak demesi gerek. Yoksa ben on kere okusam ya da okumasam bile kitapta geçen olayları, korkuları biliyorum.
O yüzden kitabı daha çok erkeklere tavsiye etmenizi öneririm.
Mesela eşinize okutun, sevgilinize, erkek kardeşinize hatta ve hatta okuyorsa babanıza.
Öyle öyle elden ele yayılır bu kitap. :)


Yazarın kalemi hem çok iyiydi hem de çok acemiydi. Bazı yerleri okurken çok iyiyken bazı yerleri o kadar acemiydi ki keşke editörü biraz daha ilgilenseydi dedim.
Sadece yazım açısından değil, mesela Bade'nin yaptığı bir şey var. Yazara bunu daha iyi bir hale getir diyebilirdi, çünkü aşırı aşırı hızlı ve gereksiz bir çıkış oldu. İnanın okurken ne oluyoruz dedim.
O yüzdendir ikinci kitapta daha iyi bekliyorum.
İkinci kitapta işler biraz daha farklı olacak gibi. Bade'nin durumunu daha çok merak ediyorum, bakalım yazar o kısımları nasıl yazmış. 

Bu tarz kitapları sevenlere öneririm ama beklentiyi çok yüksek tutmayın. Ben okumaya başlarken temizlik yapıyorduk o yüzden hemen bitiremedim. Çok kısa, hemen okuyup bitecek kitaplardandı. Hatta vaktiniz varsa bir günde bitecek bir kitaptı. Benim temizliğe denk gelince azıcık elimde sürünmüş oldu.



Kitaba Puanım 5/3,5^^




Alıntılar^^ 

Oysa lütfeden değil, lütfedilen tarafta olmak nasıl da farklı hissettiriyordu.


*****


Bugün önemli bir ders almıştım. Tüm dünya benim iyiliğimi düşünüyordu. 
Yani tüm dünya benim düşmanımdı.


*****


İçimdeki bir ses, bu görüntüyü zihnimde milyonuncu kez izlerken şöyle fısıldıyordu: Bu dünyada senin bin sözün, bir kadının bir sözü etmiyor.


*****


Birlikte olan iki insanın birbirini desteklemeye karar vermiş olması insanlar için neden hiçbir zaman yeterli olmuyordu? 


*****

"Küçük değişiklikler dünyayı hepten değiştirmez ama iyileştirir evladım."




Başka yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^



Buralarda da varım^^