Gülben Sakar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gülben Sakar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2026 Cuma

Yedinin Nabzı//Gülben Sakar Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Şu yorumu erken yazmak bir türlü kısmet olmadı ve şu an yazarken Icardi'nin vedasını öğrenerek yazıyorum. Yani kalbim kırık, aşırı kızgınım, kırgınım.. Ne bileyim hiç böyle beklemiyordum.
Son birkaç senedir fanatik şekilde maç takip ediyorum. Icardi'yi izleyelim derken büyük sakatlık yaşadı, aile sorunları oldu. Geçen sene erkenden geldi ama Osi geldiğinden iki dakikada iyi gün taraftarı sattı.
Yerden bitme oynatmadı, adamı hem futbola hem taraftara küstürdü. Ahh be şu yorumu böyle başlamak ne kadar zor anlatamam.
Ve bu kitapta o kadar çok Icardi geçti ki o zaman bile sonu ne olacak diye üzülüyordum. Sözleşme devam etse de yine birileri oynatmayacaktı, son 85.dakikada alacaktı sonra çok iyi performans bekleyeceklerdi.
Önümüzdeki sezon Galatasaray Icardi'den önce ki gibi 13.sırada bitirirse hiç şaşırmayın tamam mı...
Neyse, yazacak çok şey var ama ben şimdilik kitaptan devam edeyim.
Yazarın Doksan Artı Dört serisinden sonra bunu da alıp kitaplıkta beklettim. Sonra ikinci kitap uyguna alınca artık başlamak lazım dedim başladım ama elimde o kadar kaldı ki neden böyle oldu anlamadım. Tabii ki okumadığım zamanlar oldu ama ne bileyim elimde kalması üzdü beni.



Spor medyası şirketinde sosyal medya editörü olarak çalışmaya başlayan Lara Güneş Yazgan’ın tek amacı, geçmişin izlerini silerek kendi ayakları üzerinde dimdik durmaktır. Eski defterleri kapadığını sanmaktadır ancak o geçmişte hatırlanmayı bekleyen bir ışığı tekrar bulmasıyla hayatı tamamen değişecektir.
Doğduğu andan itibaren kendisini futbol sevdalısı bir ailenin içinde bulan ve her daim hedefi bir gün çok başarılı bir futbolcu olmak olan Utku Deniz Has, tek başına tırmanmıştır kariyer basamaklarını. Yeni sezonda Galatasaray’a transfer olmasıyla o güne dek yaşadığı tüm zorluklardan daha fazlasını görecektir fakat o, tüm zorluklara tek başına göğüs gerip vazgeçmeyen bir adamdır.
 Üstelik artık tek başına da değildir.
Çünkü güneş yıllar önce onun için doğmuştu, batsa dahi ışığını asla kaybetmemek üzere…



Lara çok sevdiği futbolun içinde işi yapmaktadır. Bir spor medya şirketinden sosyal medya editörü olan Lara ekibiyle Galatasaray futbol ekibine atanınca çok sevinmiştir. Yıllardır tek arkadaşı olan Atlas'ın takımı olan Galatasaray onun için iyi gelecektir.
Bir gün hiç ummadığı bir an ve zamanda Galatasaray'a yeni transfer olan Utku Deniz ile karşılaşınca onunla hemen kaynaşır ve çantasında her zaman bulunan Kağır helvayı ona uzatır. O günden sonra Utku Deniz ile çok iyi arkadaş olurlar ama Utku Deniz çok farklı davranmaktadır.
Lara çok farklı bir karakterdi. Her zaman dışa dönük karakteri okuduktan sonra çok az arkadaşı olan, hiçbir derdini kimseye anlatmayan karakteri okumak yeni bir deneyimdi.
Yaşadıklarından sonra dik durması, babaannesi ile zorlu hayat yaşamalarına rağmen yine de hayatına devam etmesi çok güzeldi. Bunu okumak güzeldi, çok kalp kırsa da güzeldi.
Sadece bir mevzu vardı, o mevzuyu sonradan yazacağım çünkü iki karakteri de ilgilendiriyor.


Utku Deniz çok sevdiği Galatasaray oynamak çocukluk hayaliydi ve bu hayali gerçekleştiğinde çok mutlu olur ama ne yazık ki önce ki takımıyla sorunlar yaşamaktadır.
İşte bu zorlu süreçte yeni geldiği takımının spor medyası editörüyle karşılaştığında eski anılar üst üstte gelir. Yıllarca aradığı kişi o muydu yoksa?
Utku aşırı tatlıydı. Tabii yazarımız ilk bu kitabı yazdığında Galatasaray'ın yedi numarı belliydi. Tabii bu seri yazıldığından herkes onu biliyordu ama takımı satınca, hatta çok fazla konuşunca Galatasaray tayfası onu da sildi tabii. Bu kitabı okuyunca Utku Deniz o değildi tabii ki, tırnağı olamaz dfghjkl Ama işte yedi numara olunca akla Sallai gelmiyor ne yazık ki. :D
Yine de okurken karakterimiz çok farklı olduğundan akıllara o gelmedi şükür. O yüzden daha çok sevdim. Utku Deniz'in de geçmişi sıkıntılı tabii ki. İki yaralı kalbin birleşimi diyebilir miyiz? Evet. :)


Kitabımızda tabii ki de eğlenceli karakterler vardı. Alperen en sevdiğim oldu. İkinci kitapta umarım sevdiğine kavuşur ama yaşadıkları ve sonradan olanlar can sıkıcıydı ya.
Tabii iyi karakterlerin yanından kötülerde vardı. Lara'nın yakınlarına aşırı kıl oldum ki Lara'nın buradaki duruşuna hayran kaldım, yürü beee Lara!!!!
Sonradan olanlar için umarım ihanete uğramaz, Lara'dan sonran bizimde kalbimi çok kırılır.
Kitabımız daha çok Lara ve Utku etrafında gerçekleştiği için fazla bir karakter yoktu, olanlarda zaten çok spoiler olacak kadar değil.
O yüzden çok detaya gitmeye gerek yok.

Şimdi kitabı ne kadar sevsem de şu sıkıntı vardı, karakterlerimizin arasında bir duygusal bağ var ama henüz adı konulmamış bir şey yok. Ufak tefek yakınlaşmalar, duygusal anlar vs. bunlar çok güzeldi ama son kısımlarda artık şu itiraf etme ve sevgili olma mevzusu olsaydı dedim. Hayır yaptıkları, davrandıkları her şey bir çiftin yapacağı şeyler ama adı yok ki ikisi de birbirinden hoşlanıyor.
Geçmişte yaşananları düşününce aşık olmaları kaçınılmaz ama 584 küsur sayfalık kitabın sonundan bir şeylerin olması cidden olmadı ya, sıktı hatta. Tek sıkıntı buydu bana göre, onun dışından gerçekten çok sevdim ama bir Doksan Artı Dört kitabı değildi.
Futbolcu okumak çok güzel ama taraftarı okumak ondan daha da güzeldi bence. O yüzden okumak isterseniz ilk Doksan Artı Dört ile başlamanızı öneririm.


Kitabın sonu çok fena bitti, acaba neler olacak diye aşırı merak ediyorum ama arayı biraz açmakta fayda var. Bu seri bittikten sonra yine Merdan Efe, ay pardon Doksan Artı Dört serisini okumak istiyorum.
Galatasaray kitaplarına zaafım var artık, bildiğiniz varsa yazın okuyayım. :D
Ve spor kitapları çok güzel oluyormuş, ben listeye alayım birkaç tanede. :) Bunda da bildikleriniz varsa yazınız efenimm^^
Son olarak ne kadar başta yoruma çok kırgın bir şekilde başlamış olsam da bir şekilde yazmaya çalıştım. Halen daha o kırgınlık ve kızgınlık devam ediyor. Bir devir kapandı resmen. Herkes bitti diye üzülme, yaşandı diye sevin diyor ama böyle olmamalıydı. Bir Muslera ve Mertens gibi veda edilmeliydi. Adam artık sözleşme olmayacağını nasıl öğrendiyse bir veda mesajı bile atamadı ve bu yüzden bile linçleniyor. Hak ediyorlar. Adam 13.sıradayken takıma geldi, zamanında 100 milyon değerinde olacak 40 milyonu reddedip Galatasaray'da kalıp Aşkın Olayım dedi ama iyi gün ve nankör taraftarlar neler neler diyor. O yüzden adam bir açıklama yapmasa da, ben gelmiyorum vedanıza dese de sonuna kadar haklı. İkinci Wesley Sneijder vakamız hayırlı olsun...
Ve bu adamda Sneijder gibi kariyerini çok sevdiği Galatasaray'da bitirmek istiyormuş. Çok koydu bu beee... 💔






Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


Dertlerinin ortasına güneş gibi doğuyor muydum, yoksa doğan güneşini batırıyor muydum meçhuldü.


*****


"Biz rakip değiliz." Diye fısıldadı yüzüme doğru.
"En başından beri aynı takımdayız, yalnızca ikimiz."



*****


Aslında kendim alabilirdim ama... Onun aldığı kağıthelvanın tadı her zaman daha başka geliyordu.
Bana kağıthelva almasını seviyordum.


*****


Kitaplarımı okurken değil altını çizmek, yanlışlıkla sayfanın bir kısmı kıvrılır diye bir korkan bir insandım ancak onun adı bir kitapta geçseydi altını çizmekten geri durmayacağım tek yer Utku Deniz Has olurdu.


*****


"Deniz'den öncesi, Deniz'i kaybettiğim o yıllar ve Deniz'den sonrası...
Lara Güneş Yazgan'ın hayatı üçe ayrılıyordu. Kendi güneşime kavuşabildiğim tek vakitler onu bulduğum andan sonrasına aitti.







Yeni yazılarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^











28 Ekim 2025 Salı

Doksan Artı Dört 2//Gülben Sakar Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Fanatik Galatsaray'lı olarak sonunda geçen sene başladığım serinin sonunda ikincisini okuyup, bitirdim. Geçen aylarda sürekli okumak için elime aldığım zaman sürekli erteledim. Kitabın değişik bir aurası var, akıcı, güzel ama oku oku bitmiyor. Eylül ayının sonunda başlayıp, hemen bitirmeyi düşünüyordum ama ne yazık ki Ekim'in başında baya saldım. Hem ben okuyamadım hem de kitap bir türlü bitmiyordu.
Kötü değildi, okumaktan aşırı sevk aldım tabii.
Sadece yazarı bir garip. Yani ben merak etmişim, almışım senin kitabını. Bu zamana kitabının dahil olduğu bir sürü reels çekmişim ama ne bir yorum, beğenme ya da paylaşım var.
Sonra kitabı okurken hikayede paylaşımlarım oldu ve yazarı da birkaç kez paylaştım. Ama ne oldu biliyor musunuz? Tenezzül edip bir beğeni yine olmadı.
Yabancı yazarlardan beklemiyorum, zaten etiketlemiyordum da ama kendi yazarlarımız olunca insan bir beklenti içine giriyor.
Tabii benim başka bir tahminin var ama onu da artık devamında yazarım.
Bu sebeple Instada kitap hakkında detaylı bir yorumda bulunmadım. Burada da çok fazla detay girmeden yorum yapıp geçeceğim.


Beklemediği bir anda hayatına giren Merdan Efe’yle tüm dengeleri bozulan İzgi’nin, artık en büyük savaşı kapattığını sandığı ancak hâlâ izleri süren geçmişiydi. Merdan Efe’den kaçtıkça ona daha da tutulan İzgi, hissettiği tüm kötü duyguları ve endişeleri erteleyip dursa da ertelenen her şey günü geldiğinde ortaya çıkacaktı. Bazen sevmek yetmezdi; güven, sevgiyi ayakta tutan yegâne duyguydu.
İzgi’yi gördüğü ilk andan itibaren sevgisini içinden tutamayan Merdan Efe, onun duvarlarını aştığını düşünürken aslında o duvarların dışında kaldığını geç de olsa fark edecekti. Aşk dengeleri bozardı, sevgi büyütürdü, güven ise sonu olmayan bir hayatın kapılarını aralardı.
İki beden, tek kalp; İzgi Gökyel ve Merdan Efe Yüceer. Birbirlerinin dönüm noktaları olmuşken tüm engellere karşı sırt sırta mücadele edebilecekler miydi?
Onların doksan dakikalık maçında bir kazanan yoktu. Beraberlik iki kalp için tek bir galibiyetti.
Maç, uzatmaların dördüncü dakikasında sonlanmış, beraberlikle birlikte asıl kazanan belli olmuştu.


Buradan sonrasını birinci kitabı okuduysanız okuyun, spoiler olabilir.
İzle ve Merda Efe kazadan sonra daha çok bağlanırlar ve İzgi artık aşkından emindir.
Ama geçmişin sırları, çaresizliği ortaya çıkınca iki aşıkta sınanacaktır.
Merdan Efe yine bildiğiniz gibiydi. Adama yürüyen Galatasaray resmen. Tabii aile, aşk, evlilikler derken kitabımız akıyor gidiyor ama en sevdiğim kısımlar Merdan Efe'nin maçları izlemeye gitmesiydi.
Sadece birinci kitapta geçen Merdan Efe'nin evindeki müzeyi daha çok ziyaret etmek lazımdı. Yazık oldu o kadar sahne bence. :D
İzgi birinci kitaptan çok farklıydı. Çok şükür şu etik değilden kurtuldu, bu kitapta çok nadir geçti ki onlarda zaten dokundurma diyebiliriz.
Ama karakter olarak aşırı yumuşak huyluydu. Tamam eski sevgilin psikopat ama arkadaş sen avukatsın, iki üç sosyal medya yorumlarında bu kadar düşersen nasıl avukat oluyorsun?
O zaman dava kaybedince işler değişiyor mu?
Garipti bu kısımlar, yani avukat olan karakterin bu kadar cıt kırım olması saçmaydı.
Sonradan bazı şeyler oluyor, bunlar hemen neden olmadı kafasında. Ablasım bir sabır yaaaa.
Ama onun dışında ailesi ile olan gelişmeleri sevindim.



Diğer karakterlerde Medih ve Ebrar hem çok azdı hem de olunca sürekli didişmeleri sıktı. Yani o benim avukatım, o benim abim, kardeşim. Yani bu mu aile sevgisi, saadeti?
Tamam çok iyi anlaşıyorlar, çok iyiler ama hep laf atma. Hele Gökdeniz'e sürekli sataşmaları yetti yani.
Onun olayı da ayrıca garipti. Tabii gerçeklik olması güzel olmuş ama sonradan olan?
Kitap birinci kitaptan daha duygusal, olaylardan çok karakterlere yoğunlaştığı için böyle bir yorum yapıyorum.
İzgi'nin arkadaşı Sevcan bir an patlayıp, kardeşim benimde dertlerim var biliyor musunuz? diyeceke diye bekledim asdfghjklş
İzgi'nin sıkıntıları Sevcan'ın sıkıntılarından çokta önemli değildi mesela.


Onun dışından nadir olan GS maçları cidden çok güzeldi. Bazı maçlarda oynama yapılmış, yani başka bir evrende GS, canım takımım 21-22.sezonda şampiyon oluyor. 13. değil. :D
O sezon normalde Trabzonspor oluyor ve keşke kitapta da olsaydı. Gökdeniz çok sevinirdi. :D
Gökdenizcim, gerçek evrende hayallerin gerçek oluyor. :D
Kitapta en eğlendiğim Merdan Efe geçen aylarda GS'mize nankörlük yapan kişiyi baya övüyor, o kısımlar birinci kitapta çok güzeldi ama nankörlük yapmadan önce. Hatta keşke yaz içinde okusaydım dedim, üzüldüm açıkçası.
Ama Merdan Efe övdükçe ben baya saydım sdfghjkl
Sonra şampiyonluk olayında yapılan şeye bayıldımmm
Gerçekte öyle bir şey olduğunu düşünsenize, bayıldım, bayıldımmmm


Eğer sizde benim gibi fanatik Galatasaray taraftarı iseniz öneririm, yazarını boşverin artık. Hak etmiyor aslında ama olsun, güzel ve sevdiğimiz kitapları öneririm^ ^
Instagramda kalitesi kötü diye paylaştığım kitabı okuyup, sevip ve önerdim. O yüzden bunuda öneririm yani.
Yazarın başka bir kitabı daha var, o da elimde. Okumak için erken ama zaten ikinci kitapta çıkmadı. O yüzden beklemedeyimm.



Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^

İzgi: Bebeğim... Yarın nikahta görüşeceğiz.
Merdan Efe Yüceer: Gelin ve damat olarak mı?


*****


"Yine bilmediğim adamlar hakkında konuşmaya başladın, Merdan Efe."
"Yavrum Melo'yu da bilirsin ama... Bir ara konuşalım mevzuyu. Bak takım değişecek diye kadro ezberlemeni ağustos ve eylül ayına bıraktım."


*****


"Galatasaray'dan başka takım tutulmasına anlam veremiyorum İzgi, ne yapayım?"
"Ne kadar da her görüşe açık bir bey..."


*****


Varlığı hayatımda çok büyük yer kaplarken değil bir hafta, ondan bir gün bile ayrı kalmam artık mümkün değildi. Hep bir nefes kadar uzağımda olmalı, kalbi kalbii tamamlamalıydıç


*****


Merdan Efe'ye karşı bir merhabam, hayatıma karşı tüm olumsuzluklara hoşça kal dememi sağlamıştı.


*****


Benzetmesine karşı sırıttım. Kırmızısı olmayan sarı, Fatih Terim'i olmayan Galatasaray Muslera'sı olmayan bir kale...


*****


"Nasıl da seni hem körkütük aşık yapıp hem hovardalıktan hem de karakollardan kurtardım ama?"






Böylece bir yorum daaha biter^^
Diğer yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^












2 Ekim 2024 Çarşamba

Doksan Artı Dört//Gülben Sakar Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Yazın oynanan Milli takım maçından sonran herkeste bir maç sevdası oldu. Ben önceden de GS maçlarını izliyordum ama şu an öyle böyle değil. Instagram hesabıma bakarsanız her maç günü paylaşım yapıyorum. Kerem Aktürkoğlu favorim ama artık kendisi Avrupa'da oynuyor. Kalbimiz ve desteğimiz onunla. Şimdi diyeceksiniz bu maç konusu nereden geldi. Tabii ki şu an okuduğum kitaptan. :D
Öylesine Insta keşfette dolanırken GS taraftarı erkeğin, FB'li kız aşkı deyince kesin çok kavga olur diye yorum yazdım ama baktım benim yorum yazarın gruplarından dolanıyor hemen mesajlar geldi kitap çok iyi diye. Tabii ben de ekledim sepete, almak istediğim kitaplar sıralamasından en baştaydı bu kitap ve aldım, ve okudum. :D Çünkü daha fazla bekletemezdim. :D
Kitaba bayıldım <3 Tam bir fanatik GS için yazılmış bir kitap ki ne zaman maç olsa, eski oyunculardan falan bahsetse böyle kitaba olan ilgim çok arttı.
Ben çok sevdim kitabı, ama akıcılığı, son ve devamı hakkında bazı şeyler söyleyeceğim. :/



Yüceerler ile çalışan başarılı Avukat İzgi Gökyel, bir Galatasaray maçında yaşanan mağlubiyet sonucu karakola düşen müvekkilini kurtarmak için Ankara’ya gider ve müvekkilinin fanatik Galatasaraylı erkek kardeşi ile tanışır.
Galatasaray fanatiği genç işadamı Merdan Efe Yüceer, yaşadığı öfke problemleri ve derin fanatikliği nedeniyle maç sonralarında kavgalara karışır. Ankara’daki maç sonunda gerçekleşen bir kavga nedeniyle bu kez abisiyle birlikte karakola düşer. Abisinin avukatı olan İzgi’yi de ilk kez orada görür.
Aşktan olabildiğince kaçıp, güven problemi yüzünden kalbinin kilidini yıllarca en derin kuytulara iten İzgi ve hayatında o zamana dek aşka dair hiçbir kırıntı bulunmamış, tamamen futbola odaklanmış Merdan Efe bu tanışmalarının aslında hayatlarının dönüm noktası olacağından habersizlerdir.
Maç doksan dakika, top yuvarlaktı.
Belki maçın skoru uzatmalarda değişecekti, belki de onlar için asıl galibiyet beraberlikte gelecekti.


İzgi Yüceerlerin avukatlık şirketinden çalıştığı zaman ailenin abisi olan Medih'in avukatıdır. Bir gece aldığı telefonla gittiği Ankara'da koyu fanatik olan Merdan Efe ile tanışır. Zamanla sürekli yan yana geldikçe Merdan Efe'nin ona olan ilgisini anlar ama geçmişte yaşadığı güvensizlikten dolayı her şeyi yavaştan almak zorundadır.
İzgi'ye baştan aşırı kıl oldum, sürekli etik değil diye diye kafa şişirdi ama sonunda -Yüceer ailesi sayesinde- bu etik mevzusunu rafa kaldırdı. Bundan sonra ise sevdim çünkü ne zaman Merdah Efe sen GS'lisin dese hayır FB'liyim diyor ama yine de bıyık altı gülüyor. Yav kız GS Müzesine gitti ya daha ne olsun. :D
Güven konusundan haklı buluyorum, yine buna rağmen duygularını ön planda tutması sonunda işleri yoluna koydu ama o son olmadı be. Devamını az çok tahmin ediyorum ama, aması var işte. :/


Merdan Efe, gecelerin yakışıklı prensi ve çapkınıdır ama en çok tutkusu Galatasay'dır. Defans maçlarını bile izlemeye giden Merdan Efe hayatının tek aşkı GS olacağını düşünürken bir gün hayatına İzgi girer. O günden sonra hem İzgi'yi aşkına ikna etmek hem de GS'nin şampiyon olmasını kafaya takmıştır. Bu süreçte önüne engeller çıksa da kader bu ya sürekli yan yana geliyorlar ve İzgi artık etik demekten vazgeçmeye başlamıştır.
Merdan Efe aşkı için elinden geleni yapmasına hayran kaldım ama en çokta GS hayranlığına hayran kaldım. <3 Bu kadar mı sevilir ama İzgi'den sonra kendine gelmesi, biraz daha usturuplu maç izlemesi(kavga vs. yok) :D O yüzden çok sevdim Merdan Efe'yi. Tabii kıskanç halleri falan derken olaylar daha farklı oluyor, hoş oluyor. :D
Şeyi beğendim mesela, kız kardeşine karşı daha duyarlı olması, onu kısıtlamaması, destek olması, giyimine karışmaması çok tatlıydı. Tabii bu giyim mevzusundan İzgi'ye de karışmadı, o da çok tatlıydı.
Kısacası kavga vs. anları haricinden harika bir karakterdi. Böylesi bizi bulmaz yav. Bir de zengin yaa sdfghjkl Adam deplasmana özel uçağıyla gidiyor. :O Daha ne olsun neee???? :D


Diğer yan karakterlerdekilerin hepsini sevdim. İzgi'nin arkadaşı Sevcan bu aşk için çok şey yaptı. Her insana bir Sevcan lütfennn. Medih ve nişanlısı Ebrar'da çok tatlılardı. Sonrasında Ebrar'ın kararı biraz abes kaçtı, neden böyle bir dip not eklediler anlamadım. Belki ikinci kitapta yazar yazar.
Gökdeniz ve Sabi. Gökdeniz Merdan Efe'nın Trabzon Sporlu arkadaşı. Bu kadarını desem yeter. :D
Sabi ise Yüceer ailesinin tek kızı ve onunda kalbi kırık tabii.
Hepsi birbirinden güzeldi anlayacağınız. Tabii saçma karakterlerde vardı, neyse ki işler karışmadı.


Bu kadar güzel olmasının yanından tabii ki hataları vardı. Mesela kitap nedense akıcı değildi, yani bir sayfayı o kadar zor okuyordum ki bu kitap ne zaman bitecek diye baya düşündüm. Bakın Gökçen kalın, punto küçük falan derken akıyordu kitap ama bu hiç akmadı ya. Başlarda çok akıcıydı ama. Aslında olaylarda o kadar karmaşık değildi ama neden zor okundu ki okuyan birkaç takipçimde aynısını söyledi. İlginç.
İkincisi bence kitap tek kitapta bitirmeliydi, yani olmuş zaten dört yüz küsur sayfa, yap beş yüz bitsin. Devamından ne yazacak merak ediyorum açıkçası ve büyük ihtimalle ikincide en sevdiğim yerler yine maçlar olacak gibi.
Bu arada Merdan Efe maçlara gittiğinden bende youtubedan özetini izliyordum, başta 21-22 sezon sandım ve o zaman GS ligde 13.olarak bitirmiş, dedim tamam Merdan Efe ortalığı inletir ama ben yanlış bakmışım. 20-21 sezonuymuş ve orada da bir golle şampiyonluğu kaçırıyoruz. :D Ve o sırada ortalık karışıyor ama ne anlamda acaba??? :D


Genel olarak gerçekten sevdim, elimde çok uzun kalması beni yordu ama fanatik GS mevzularını okumak çok eğlenceliydi ve UltrAslan'la beraber maç izlemek. Vay anasını sayın seyirciler. Kısacası böyle sonuna kadar GS fanatikliği yaşıyorsunuz, eğer sizde benim gibi bu tarz kitaplara tav oluyorsanız hemen hemen alın okuyun :)
Bu arada İzgi'nin FB'li oluşu çokta göze batmadı çok şükür. Yani yazarda koyu GS'li olunca herhalde böyle kavgalı, gürültülü şeyler olmazdı. Eğer fanatik olmasaydı olurdu belki. :/
Şimdi ikinci kitabı almak var sırada, bu arada yayınevinden ve yazardan okuduğum ilk kitap ve ben ilk okumama rağmen yazar yayınevinden ayrıldı sdfghjkl
Şaka mı??? :D



Kitaba Puanım 5/4^^



Aslından tam puan hak ediyordu ama hem ağır okunmasından hem de gereksiz(bence) uzaması yüzünden bir puan kırdım. Yoksa GS mevzuları tam puanı hak ediyor. :,(





Alıntılar^^



"Medih'in Ebrar'a, senin de Galatasaray'a olan aşkın imrenilesi."


*****


"Kırmızının sarısı eksik ama olsun," dedi bakışlarını kırmızı kazağından çekip gözlerime çevirirken. "Bende sarı var. Sarım kırmızını tamamlar."


*****


"Gerçek taraftar görmek istersen Ali Sami Yen Spor Komleksi'ne, başarı ve kupa görmek istersen de Galatasaray Müzesi'ne gelirsin o zaman İzgi."




Bana çok güzel demişti, ne kadar güzel olduğundan habersiz.


*****


"Doksan artı dört seni kazandım. Bu saatten sonra mağlubiyetin bile bir önemi yok."


Kerem'i eklemeseydim olmazdı. :/




"Geçmişi düşünecek vaktim yok, çok güzel bir gelecek yazmakla meşgulüm."




Başka yorumlarda görüşmek dileğiyle^^



Buralarda da varım^^