Mahalle Kurguları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mahalle Kurguları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2026 Salı

Elzem-Leyla Gecesi//Hümeyra Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Mahalle kurgularını seviyorum, ne zaman böyle bir kitap bulsam hemen okumak istiyorum. Varsa önerileriniz, ben çok sevdim sen de seversin dediklerinizi öğrenmek isterimm^^
Kitabımız ilk duyulduğunda çok ilgimi çekti. Konusunun yanından kapak tasarımı, renkleri harikaydı. Yani konusundan sonra sırf bu tasarımın kitaplığınızda olmasını istersiniz. :)
Yazarla ilk tanışma kitabımü ilk defa okudum. Kalemi güzel, beğendim ama öğrendiğime göre bu kitabı bir tık eh işteymiş, diğerleri daha güzelmiş. Merak ettim doğrusu. :)
Kitabımız dediğim gibi mahalle kurgusu ama beklediğim gibi değildi. Ben böyle curcuna olan mahalle kitaplarını seviyorumü bütün mahalle sakinlerinin aile gibi olduğu ama burada işler farklıydı. Nedeni devamındaa :)



"Leyla!"
Günlerin yer değiştirdiği o saatlerde, gecenin en karasında, bir ruhun kilitli kalmış sokaklarındaydık.
"Burada ne arıyorsun?"
Başkası için kül olan bir yüreğin yeniden yanacağını düşünmezdim ona kadar.
"Seni tanıdığım o günden beri açılan kapıların, çıktığım yolların sonu hep sana varıyor." Bir tebessümün kıyısında var olup orada yok oldum. "Belki benim de çıkmazım sensin. Leyl`im, Leyla`m, gecemin karanlığı, çıkmazım..."
Onun kurduğu anlamların benim cümlelerimin üzerini örttüğünü hissettim.
O çıkmazda onunla kalmaya gönüllü gibi, "Benden ne istiyorsun?" diye sordum.
"Seni," dedi.

Konuya Not: Başka açıklayıcı konu bulamadım. Konu için karakter tanıtımlarını okuyabilirsiniz. :)



Leyla atanamadığı işi yüzünden evde annesine yardım etmektedir. Evlilik konusundan çok baskı olmasa da annesi illa ki görücü vs söylemektedir. Yine öyle bir zamanda annesinin söylediği isime çok takılmıştır ama onundan geçmişte başından geçen ilişki yüzünden bütün mahalle gibi Leyla'da haberdardır.
Bir gün yakın arkadaşı Merve'nin yanına gittiğinde Akın ile karşılaşınca hem şaşırır hem de istemsizce aklı onda kalır. Sonrası ise kader. Bir de bakmış ki Akın ile evlenme arefesinde ama bu süreç o kadar zor ve meşakkatli olur ki çiftimiz yine de aşkından vazgeçmez.
Leyla tatlı bir karakterdi, tabii öyle tatlı dediysek o klasik iyi karakterlerden değildi. Bu tavrını çok beğendim. Dişe diş, kana kandı. lafının altında kalmaması en sevdiğim yönüydü. Biraz böyle dişli karakterler okuyalım ya. Böyle karakterler yazmaları istek değil ihtiyaç. :D Ama böyle durduk yere tripli değil. Okuyanlar anladı beni. :)


Akın, yıllar önce herkesin dilinde olan sevdası yüzünden evlilik konusunu hiç açmaz ama bir gün beklediği ismi duyduğu an annesine olur der. Tabii o kabul etmeden sonra hemen işler isteme vs. olmaz ama yine de Leyla'dan uzak duramaz.
Akın tam hayallerdeki erkek ama işte hayaller diyoruz. Böylesi var mıdır? Varsa yorumlara yazııınnnnnnn :D
Geçmiş yüzünden Leyla'nın sürekli diken üstünde durmasını o kadar iyi anladım ki. Tam mutlular, hoop bir tane abuk subuk şey çıkıyor güven yerle bir. O yüzden hak verdim.
Yine de o kadar güzel sevdi ki bebek gibiydi. :) Bu yüzden kitabı gerçekten çok sevdim. 


Diğer önemli karakterlerden doğru düzgün ortada kimse yoktu. Leyla'nın yakın arkadaşı Merve çok uyduruk mu desem, destekçi mi desem bilemiyorum çok garip yazılmıştı. Hani genelde kitaplarda kızın ya da erkeğin yakın arkadaşı aklı başından olur ya yazar Merve karakterini bir garip yazmış. Doğrusu o Akın'ın kuzeniyle olan mevzu hoşuma gitmedi. Yani neden böyle bir karakter yazar ki? Ve tamam kitabımız mahalle kitabı ama neden çok fazla mahalle sakinleri yoktu. Bu kitabımız mahalle kitabından çok bir çiftin görücü usulü ile tanışması, görüşmesi, aşık olması ve evlenmesini konu alıyordu. Haa 478 sayfalık dolu dolu bir kitaptı ama genel mahalle kurgularına bakınca çok fazla mahalle kurgusu değildi diyebiliyorsunuz.
Aileler çok iyiydi, yaptıkları ve söyledikleri şeyleri düşününce mantıklıydı. Tam bir Türk ailesinin vermesi gerektiği tepkilerdi.
Mesela Akın'ın Leyla sebebiyle olan mevzusunda Akın'ın annesinin tepkisine haklı diyorum. Tabii Leyla'nın babasının geçmiş yaşananlar yüzünden söyledikleri de o kadar haklıydı ki. Sonradan annesinin falan. Yani dediğim gibi aileler tam bir Türk ailesiydi, beğendim.
Sadece Akın'ın kız kardeşi mevzusu aşırı uzatılmıştı, sonradan aklı başına geldi mi? Tartışılır. Sevmedim onu ama kitabı heyecan katmıştı. :D


Kitap ilk önce watty'de yayımlanmış, ben de geceleri okumak için oradan okudum ama kitapla kıyaslanınca çok fazla değişimler vardı. Üzerinden çok oynanamamış, konular aynı ama kitap genel okurken watty'de yayımlanan kitapta yetişkin içerikler vardı. O yüzden kitabı genel okura, watty'yi +18 yaş üstüne öneririm. :D Ve böylece yazarın yetişkin içerik yazdığını öğrenmiş oldum. Gerek var mı? Hayır. Basılmış halinde güzeldi, o aşkları, masumlukları çok tatlıydı. Yani yetişkin içerik yazmadan her türlü yazılabiliyormuş diyorsunuz. Hazır yazar demişken kaleminden bahsedeyim. İlk okumama rağmen sevdim ben. Akıcı, merak edilesi bir kaleme sahip.

Mahalle kurgusu değil de, tatlı, akıcı, güzel bir aşk hikayesi okumak isterseniz öneririm. Ne kadar beklediğimi bulamasam da çiftimizin o bakışmaları, buluşmaları, sonrasından olanlar falan derken ben çok sevdim. Hatta öyle bir heyecanla, merakla okumaya devam etmiştim ki sabah namazını kıldım, hava aydınlandı öyle bırakabildim kitabı.
Masum, güzel aşk kitapları sevenlere öneririm ama mahalle kurgusu olarak okumak isterseniz öyle bir beklentiye girmeyin. :)




Kitaba Puanım 5/4^^




Alıntılar^^



"Çünkü Leyla..."
"Seni görene kadar sana ihtiyacım bilmiyordum. Öylece yaşayıp giderim sanıyordum ama sen bir ihtiyaçmışsın."


*****


Ona geç kalışım, bana geç kalışı neden dedirtti. Ah dedirtti, diz dövdürttü. Akın'ın beni böyle güzel seveceğini bilsem Gözde'den kalan o seneleri de ne kendime ne de ona heba ederdim.




"Elimden geleni yapıyorum, yemin ederim. Ama yapamadıklarım yüzünden seni kaybetmeyi de yüreğime anlatamıyorum."



*****


"Öyle başkasın ki seni sadece bana saklayasım geliyor. Sonra da diyorum ki herkes görsün Leyla'yı. Görsün ki bir hayat nasıl yaşanır öğrensinler. İkilemimsin sen benim."







Diğer yeni yazılarımda görüşmek üzere sevgiyle kalın^^








27 Temmuz 2024 Cumartesi

Mor Salkımlı Sokak//Payelll Kitap Yorumu^^

Selamlar^^
Bu sefer ki yorumumuz merakla beklenen bir kitaba yapıyorum hazır olun!!!
Çünkü bu yorumdan sonra ya linçlenirim ya linçlenirim dfghjkö 
Bayram öncesi yorumlara güvendiğim birinden bu kitabı görüp hemen aldım, mahalle kurgularına bayılıyorum. O yüzden mahalle kitapları dendi mi ve güzel olduğunu duydum mu hemen sepete ekler, direkt almaya çalışırım. Bunu da öyle yaptım ve gelene kadar o kadar heyecanıydım ki okumak için elimdekileri neredeyse bırakacaktım ama gelin görün ki everestte olan beklentim kitabı okumamla yere çakılmam bir oldu.
Daha ilk sayfadan anlamam lazımdı ama açılırdı, daha güzel olurdu diye diye okudum ama hayır, o beklenti vs derken cidden beklediğimi bulamadım.


Beyoğlu’nun arka sokaklarından birinde yaşıyor Ahu, Mor Salkımlı Sokak’ta. Komşuluk bağlarının hâlâ canlı olduğu, annelerin her mecliste oğullarına kız baktığı, yirmi beş yaşında olan kızların evde kaldı sayıldığı o sinir bozucu ama tatlı insanların bir bütün olduğu mahallelerde… Ahu’nun annesi Naciye Sultan kızını her fırsatta görücüye çıkarır ama Ahu her seferinde kaçmanın bir yolunu bulur. Hiç âşık olmadı. Bay doğru karşısına yirmi beş yaşına kadar çıkmadı. Ta ki alt katına taşınan abisinin en yakın arkadaşı Poyraz’a kadar… Annesine göre Ahu doktorlar, mühendisler ile evlenmeliydi, bir taksi şoförüyle değil. Ahu aşkını hem annesi hem de üç abisinden nasıl saklayacak? Her şey ortaya çıktığında başına neler gelecek?


 Ahu mahallenin en sevilen ve mütevazi kızlarından biridir. Mahallede terzi dükkanı olan Ahu her olayı bilmekte ve müdahalede etektedir.
Bir gün dükkanın kapısına dayanan birini görünce yabancı olduğunu anlar ve o gözleri unutamaz. Eve gittiğinde ise o adamın yeni komşuları olduğunu anlar. O günden sonran onunda kendisine karşı bir şey hissettiği anlar ve iş mahalle aşka dönüşür.
Ahu tam o mahallenin en sevilen, her şeyde söz sahibi olan, herkesin sırrını bilen biri. Severim böyle karakterleri. Zaten karakterlerle ilgili bir sıkıntım yok, sıkıntı mevzusu devamında gelecek. :D


Poyraz kardeşinin okulu için bütün evi İstanbul'a taşır ve asker arkadaşının apartmanına taşınır. O gün mahallede gördüğü kıza vurulunca aslında onun en yakın arkadaşının kız kardeşi ve üst kat komşusu olduğunu fark eder. Aslında arkadaşından çekinmez ama onun ailesini ve mütevazi hayatını görünce her şeyi zamanından yapmak ister.
Poyraz normal mahalle abisi işte, sert, dürüst, yakışıklı, herkes tarafından sevilir diye uzar gider.
Bu klasik karakterlerden ama işte bu arkadaşından olaylarla ilgili sıkıntısı vardı, karakter olarak olması gereken gibilerdi işte. :D

Kitapta yan karakterlerimizde çoktu, ana çiftimiz dışından iki çift daha vardı. İsim vermeyeceğim spoiler olur diye ama ikisi de kendince bir yere kadar güzeldi.
Mesela platonik olan mevzuda erkek karakterimiz biraz daha sürünebilirdi, hemen bir şeyler anladı hop aşık oldu. Yani bir de böyle kabullenme süreci falanda yoktu, ne ara aşık oldunda kızı hemen sahiplendi. Sevmedim bu ikiliyi.
Diğerlerinin hikayesi güzeldi ama o da çok havada kalmıştı, yani o duyguyu alamadım ya. Ne bileyim yıllarca sevmiş ama kavuşamamış mevzusunu okurken az da olsa o hissi yaşamak isterdim ama yok yani. Belki de sorun duygulardır? Olabilir yani. :D

                                                  
Bir de Ahu'nun annesi vardı ki evlerden ırak. Yani o kadar karaktersiz bir karakter olur sdsdfghjk Bu biraz ağır oldu ama okuyunca öyle sinir oldum ki. Tamam gerçekte bundan daha beter anneler var ama ben okurken gerçeklikten uzaklaşmak istiyorum, tam gerçeğin ortasına düşmek istemiyorum. Kapişşş asdfghjkl
O yüzden anneyi hiç sevmedim, tamam sert abiler var ama sahip çıkıyor en azından, yine beklenen karakterler ama tam bir kaynana, anne modeli yazmış yazar ama olmamış ne yazık ki.

Şimdi asıl olaya gelelim, ben neden sevmedim?
Yukarıda da dediğim gibi duygu sıfır, yani o kıskanmalar, kavuşmalar, kısacık notlar vs. okuyunca o duyguyu alamadım. İnanın öyle bir raddeye geldim ki kitabı bitirince kitap okuyamama durumuna mı girdim dedim. :/ Şu an bir şu yorumu yazınca bile o hissi hissettim resmen ve böyle olmasın bir daha diye de dua ediyorum.
Yani ne beklentiler içinde okumaya başladım neler çıktı.


Şimdi gelelim linç mevzusuna.
Bir okur kitabı okumuş, övmüş baya ama yazarın kalemi için basit demiş. Yani basit, çabuk okunan, çerez bir kitap demeye getirmiş ama yazar sen bunu al hikayesinde paylaş ve sen nasıl basit bir kelime yazarsın de. Ona eğer o kadar ateş püskürttüyse benim beğenmememe, basit değil de duyguyu vermediğini söylememe ne der acaba sdfghjkl
Ama arkadaşlar ben bu kitaba para verdim, Pr grubundan değilim, o yüzde istediğim kitaba , istediğim yorumu yaparım. Bu tarz kalemlere alışık olanlar sevebilir ya da yazarın başka kitaplarını okuyanlar alışmıştır ama benden geçmedi yaa. Başka kitabı belki, belkiiiii denk gelirsem okurum ama bilemiyorum ya. :D
O son sayfaları okumak için kendimi nasıl zorladım anlatamam sdfghjklş Yani bir de kitapta çok çift yokmuş gibi o on sayfaya da bir çift daha eklemesi. :D Şok oldum yaa :D

Uzun lafın kısası, beğenmedim. Dili basit değildi, ne kitaplar okudum bundan daha beter. Çift karmaşası, duyguyu verememe falan olmasaydı cidden güzel olurdu ama daha ne olduğunu anlamadan esas çiftimizin hemen aşık olması, daha iki çift laf etmeden oğlanın kıza güzelim demesi vs vs bunlar hep eksi puandı.
İlk kitabı elime alırken neden bu kitap ince, daha uzun bekliyordum dedim ama okurken niye bitmedi, bitsin artık şu kitap dedim. :D
O derece ters köşe oldum anlayacağız, ne yazık ki kötü bir deneyimdi. :/
Şu yorumdan sonra tavsiye kısmını es geçiyorum arkadaşlar. :D



 Kitaba Puanım 5/3,5^^



Alıntılar^^

Kalbindeki duvardan bir tuğla daha düştü. Adam duvarlarını yıkıyordu.
Alıntıya not: Söylediği adam kitap okuyor…😍😍


*****


Ufacık bir şeyi saklarsa bir gün ayağına dolanması o kadar basitti ki en iyisi anlatmasıydı.


*****

“…Bazen ilk görüşte seversin, bazen seversin de anlamazsın, bir an gelir, fark edersin. Bazen de yıllarca tanıdığın birine durduk yere aşık olabilirsin.”


*****

“Seni sevmek tüm çaresizliklerin içinde bile güzeldi. Kalbime söz geçirebilseydim, yine de seni severdim.”





Başka yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^



Buralarda da varım^^