31 Ağustos 2026 Pazartesi

My Royal Nemesis//Kore Dizi Yorumu^^

Selamlar^^
Yılın en sevilen denilen dizisi diye başladığım dizinin neden bu kadar iyi olmadığını söylemediniz bana? :D Dizi ilk duyurulduğu zaman erkek oyuncu için izlenir dedim. Kadını ilk defa izleyecektim. Doğrusunu isterseniz çok enerjimin tuttuğu bir kadın değil kendisi. Nedense çok fazla ısınamadım kendisine ama dizi sevilince dedim güzeldir deyip başladım.
Başları güzeldi, haa öyle kendine bağlamıyordu ama merak edilesiydi, izleniyordu.
Sonra adamın anından aşık olması, herkes tarafından dışlanan, dik başlı adamın bir anda aşık olması beni diziden soğuttu.
Kadın karakterimiz ise olması gerektiği gibi sinirliydi. Nedense bundan rahatsız olmadım. Genelde kadın karakterin gereksiz siniri beni aşırı sinir ediyor, hele bir de o sinir saçma sapan önyargı ileyse daha da sinir ediyor beni ama burada kadın zaten geçmişten gelmiş, orada da kraliçe. Ee bir zahmet bu kadar sinir olsun.
Onun dışından gerçekten diziyi sevemedim. Bir şey dizi soğuttu ya da dizinin enerjisi düşüktü bilmiyorum ama 12 bölüm diye sevinirken 14 bölüm olduğunu öğrenince hiç izlemek istemedim resmen. Hatta son 2 bölümü atlayarak bitirdim. Ne zaman başladığımı bilmiyorum bile, o kadar izlemek istemedim ki araya bir sürüde dizi aldım düşünün yani. :D




Konusu;

Adı bilinmeyen bir oyuncu olan Sin Seo Ri, Joseon döneminin ün salmış ölümcül bir kadının ruhu tarafından ele geçirilince zalim bir karaktere dönüşür. Bir zamanlar ülkenin baştan çıkarıcısı olarak anılan, en yüksek rütbeli saray cariyelerinden biri olan bu kadın, zehirle idama çarptırılmıştır. Ancak ruhu 21. yüzyıla savrulur ve burada bambaşka bir hayat kurmaya başlar.


Web Drama Turkey'den alıntıdır.



Heo Nam Jun//Cha Se Gye^^
Ülkenin sevilmeyen ve sürekli üstüne saçma sapan iftiraar atmalarına rağmen fikrinden taviz vermeyen biridir. Bir gün arabasının önüne atlayan kadınla sürekli karşılaşınca ve başındaki belaları bir şekilde öğrenip buna engel olunca başlarda yanında istemez ama sonrasında şirketinin yeni reklam yüzü için onu seçince sürekli yan yan gelirle ve bir anda aşık olur.
Kendisinin izleidğim ikinci dizisi, ilk dizisini sevmiştim. Zaten o diziden baya yükselerek bu diziye başlamıştım ama beklentim yüksek olunca ne yazık ki beğenmedim.
Bir de saç şekili bu dizide hiç iyi değildi, önce ki dizisinde daha da iyiydi.
Hatta Perfect Crown dizisinde konuk oyuncuydu, orada bile iyiydi. Burada neden böyle oldu ki. :D
Umarım yeni dizisinde daha iyi olur, güzel çıkış yaptı.



Lim Ji Yeon//Kang Dan Sim^^
Geçmişte, idamına karar verilen zalim kraliçe olan Dan Sim zehirli ilacı içtikten sonra kendini 21.yüzyılda, silik bir oyuncunun bedeninde bulur. İlk başlarda çok bocalar ama ne olduğunu anladığını ve ikinci şans olduğunu düşündüğü için bunu değerlendirmek ister.
Bu sürede oyunculuk kariyeri içinde elinden geleni yapmak ister ve Kraliyet dizisinde oynamaya devam ettiğinde bir anda dizinin parlayan yıldızı olur.
Kendisini ilk defa bu dizide izledim. Oyunculuk iyi hoşta ne bileyim bu kadına bir türlü ısınamadım. Sanki böyle geçmişinden ya da arka planda bir şeyler çıkacakmış hissi veriyor. O yüzden çok ısınamadım kendisine.
Burada ne kadar sert bir karakter olsa da ben sevdim karakterini ama gerçekte bilemedim. :/ Benim gibi düşünen? :D



Chae Seo An//Mo Tae Hee^^
Diziye ilerleyen zamanda girip, sonradan yardım eden ikinci karakter diyebilirsiniz. Karakteri bildiğimiz param var, para yüzünden esas erkeği alacağım, güç ben de tavırları vardı. O kısımları hiç sevmedim ama sonradan iyiydi.
Kendisini ilk Perfect Crown'da izledim. Orada da görümceyi oynuyordu. İki dizide de ikilemde kalmış kötü mü olsun iyi mi? :D



Jang Seung Jo//Choi Mun Do^^
Dizinin kötü karakteri ama öyle böyle değil. Hatta geçmişte de çok kötü kendisi. Hayır para nasıl gözünü kör ettiyse elinden gelen her şeyi yaptı adam. Çok fenaydı ve aşırı sinir oldum. Hatta bunları yapacağını bilmelerine rağmen başroldekilerin hiçbir şey yapmaması aşırı sıkıcıydı. Uyanık olun kardeşim, azıcık şu algılarınızı açın.
Kendisini bir yerde ya gördüm ya da benzetiyorum bilmiyorum ama sanki tanıdık geliyor. Oynadığı dizilere bakınca hiçbirini izlememiş ama yabancıda gelmiyor. :D Ne bileyim. :)


Bir sürü oyuncu var ama bu kadar yeterli. Diğerleri çokta olaylara katkı sağlamadı yani. :D



Resimler^^


İlk karşılaşma.




Tarihi dizi sevmem ama bu dizinin direkt tarihi olmasını isterdim. Geçmişteki halleri daha güzeldi.


Şunu ilk editten izlemiştim, olay bir sahneydi. :D


Ya bence yakışıyorlar, kimya var gibi ama ne bileyim bence konudan ya da işleyişten sınıfta kaldı.





Şu sahnede çok iyiydi. Kadın iyi para falan kazandı :D



Kıyafet olarak bence olması gerektiği gibi giydirmişlerdi kadın karakteri. Geçmişten gelip saçma giyseydi dizi daha da saçma olurdu. :D



Böyle daha iyiler :D
İki başta ki oyuncuları tanımışsınızdır. Kadın dizide oyuncuydu, neden vardı bilemedim. Soldaki adam ise kadının menajeriydi. Başta ki yaptıkları dayaklıktı ama sonradan toparlandı ama yine esas karakterlere faydası olmayan yan rollerdi.




Gifler^^




İyi birbirlerini yediler. :D



Adam burada, yeter! tozlu derede değilsin dese ne iyi olurdu haaa sdfghjklş




Düşmana güven, dosta korku salan adam sdfghjklş






Sevseydim şu kısımlar daha anlamlı olurdu. :/


Buralarda iyiydi yaa sdfghjklşi







Senaryo okuma kısmı vardı, kıskandığı. Yani dizi bu kısımlar haricinde neden sönüktü ki yani. :D




Ve Son^^

Yukarıda da dediğim gibi sevemedim, zor bitti. Bir de ikinci sezon gelecekmiş. Hayır neden yani???
Bir de sonları böyle yapacaktınız Moon Lovers'ın suçu neydi?
Seveni için güzel dizi olabilirdi ama neden sevdiği sormak isterim? Hayır cidden neyini beğendiniz. Yani yıl sonun en sevmediğim dizi olarak listeye girebilir. Hayır yarımda bırakabilirdim ama gelmişim sekizinci bölüme, zaten 12.bölüm diyebiliyorum bitsin dedim. Bir de merak ettim o son nasılmış diye.
Öğrendim başım göğe erdi. :D
Kısacası sevmedim, daha iyi diziler var. 2026 dizileri izle olur dedikçe neden böyle hayal kırıklığı oluyor ya.











Yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^






29 Ağustos 2026 Cumartesi

Gilded//Marissa Meyer Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Geçen sene Ephesus yayınları Karpuzun diyarı için yardım kampanyası yapmıştı. O zaman bu kitabı almıştım. Okumak için baya bekledi ama sonunda okudum. Keşke biri deseydi ki yazarın kalemi güzel ama bu kitaba ya başlama ya da beklentin çok düşük olsun. Diyen olmadığı için neredeyse üç hafta elimde süründü. Başlarken çok güzeldi, heyecanlandım doğrusu. Ama sonradan öyle bir hal aldı ki bilemiyorum sevmedi, zor bitirdim. Çok süründü elimde. Ay Günlüğü serisini bu mu yazdı dedim bitirirken.



Efsaneye göre, her dolunayda hayalet kral Erlking ve avcıları, insanları yataklarından çıkararak onları av partisine katılmaya zorlardı. Bu av partilerinden birine kurban olacağından korkan insanlar dolunay gecelerinde yatağa korkuyla girerdi.  Hikâye on dokuz yıl önce kış gündönümünde nadir görülen bir Sonsuz Dolunay sırasında başladı… Doğduğu zaman yalan tanrısı tarafından lanetlenen Serilda’ya büyüleyici ve tamamen gerçek dışı hikâyeler uydurma yeteneği bahşedilir. O artık köyünde uydurduğu tuhaf hikâyelerle bilinen bir genç kızdır. Bir dolunay gecesi kötü kalpli kral Erlking ve onun ölümsüz avcılarıyla karşılaşan Serilda, kralın elinden kurtulabilmek için ona bir yalan söyler. Bu yalan sonucunda hayaletlerin, gulyabanilerin ve ürkütücü kuzgunların kol gezdiği bir kâbusun içine tutsak edilir.  Kral, ona imkânsız bir görev vererek samandan altın eğirmesini ister. Genç kız tutsak edildiği zindanda çaresizlik içinde kara kara düşünürken ortaya gizemli bir genç adam çıkar ve Serilda’ya yardım teklif eder. Ancak bu yardımın bir karşılığı olacaktır.

Serilda köyünde lanetli kız olarak anılmasına rağmen kendi hayatını yaşayan bir kızdır. Babası ile tek yaşayan Serilda köydeki okulda yardımcı olarak çalışır ama orada bile baş öğretmen tarafından sürekli dışlanır. Yine de kendi halinde takılan Serilda korkulu geçen dolunay gecesinde babasıyla geceyi atlatmak isterken dışardan duyduğu sesler yüzünden uyanır ve yaptığı yardım sonucu çok ağır olur.
Bir diğer dolunayda söylediği yalanın sonucu çekecek olan Serilda ilerleyen günlerde başı daha çok sıkıntıya girer. Yine de bu sıkıntıların içinde bir de ne olduğu belli olmayan Gild ile tanışır ve söylediği yalandan bir şekilde sıyrılır.
Serilda karakteri çok güçlü bir karakterdi, şu dilini tutabilseydi her şey farklı olabilirdi ya da yazar böyle güzelim bir konuyu daha güzel yapabilirdi.
Karakterle bir alıp veremediğim yok ama yazarı sinir etmedi değil.


Diğer karakterlerden erkek karakter için bir şey yazabilirdim, eğer yazarda okumamızı sağlasaydı sdfghjkl Ciddiyim aşırı saçma şekillerde okuduk, sonra bir şeyler oldu ve boom! Aşık oldular :D Yok arkadaş çok saçmaydı. Hele bazı mevuzlar daha da saçmaydı, kız ne çabuk dedirtti. :D
O sebeple romantik mevzuda çok saçmaydı.
Ama bu fantastik kurhuya güzel bir romantik çift, sahne koysaydı onda bile tadından yenmezdi ama bomboş bir kitap yazmış yazar.
Spoiler olur diye erkek karakterimizin ismini vermiyorum ama bilin ki çok az gözüküyor yazmaya gerek yok.

Sonradan eklenen karakterlerde bazısı için yazdığı ilişki mevzusuna şok oldum. Bu kadın Ay günlüğünde bunlara tenezzül bile etmemişti, sırf çağa ya da popülerliğe ayak uydursun diye eklemediyse ben de bir şey bilmiyorum. Bence bu kitabı başka biri yazmış, başka açıklaması olamaz. Sen bu değilsin Marissa Meyer, kendine gel!!!!


Kısacası kitabı beğenmedim, sırf bitsin diye son yüz sayfayı atlayarak okudum ve bu sıra bir-iki kitap okumuş olabilirim. :D Çünkü neden olmasın? Zaten bu bitmiyor, neden başka kitap okumayayım ki dedim ve okudum. Ama korktum ya, kitap okumak istemiyordum bu yüzden okuyamama durumundan korktum ve diğer kitapları okuyunca şükür dedim sorun ben de değil, kitaptaymış dedim.
Sözün özü daha güzel fantastik kitaplar var, bunları es geçin ve başka kitaplar okuyun.
Bu arada yetişkin içerik yok. Bu sebeple kitabın güzel olmaması üzdü beni. :/
Ve ikinci kitabı merak ettiğimden yapay zekaya sorup öğrendim, çokta değişen bir şeyler yokmuş. :D




Kitaba Puanım 5/3^^





Alıntı yok, olsaydı şaşırırdınız bence asdfghjkl





Yeni yorumlarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^




Buralarda da varım^^











28 Ağustos 2026 Cuma

Aristokrat//Penelope Ward Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Beni sosyal medyadan takip ediyorsanız günlerdir Gilded kitabını okuduğumu bilir. Ha işte o kitap bitmeyince okuyamam durumu olur diye korktum ve öylesine, önüme çıkan kitabı okudum. Ama böyle denk gelişleri sevdim ben ya. Kitap o kadar güzeldi ki okurken iyi ki okumuşum dedim.
Neyse ki okuyamam durumundan değilmişim. :D Zaten bu sürede Gilded'de bitti şükür. Bir oh çektim yani. :D
Gelelim kitabımıza. kısa ama dolu, dolu bir kitaptı. Hem eğlenmiş hem de azıcık göz yaşı dökmüş olabilirim. Bu yüzden sevdiğim kitaplardan biri oldu.



Herkesin hayatında unutamadığı birisi vardır. Benim­ki bir yaz boyunca dünyamı altüst eden yakışıklı bir İngiliz aristokrattı.
Leo'yu ilk kez sahilde gördüğümde büyülenmiştim. Birlikte geçirdiğimiz günler çılgın, heyecanlı ve unutulmazdı. Ben ona ada hayatını göstermiştim, o da bana gerçek gücün ki­birden ibaret olmadığını öğretmişti.
Zıt kutuplar gibiydik ama kalplerimiz çoktan birbirine bağ­lanmıştı. Fakat hayat bizi farklı yönlere sürükledi. Geriye sadece tek bir his kaldı: Ruh eşimi arkamda bırakmıştım.
Yıllar geçti... Hikâyemizin sonsuza dek bittiğini sanıyor­dum. Ta ki beklenmedik bir olay kalbimi yeniden parampar­ça edene kadar...
O yaz aşkı sadece bir başlangıçtı. Ve asıl fırtına şimdi ko­pacaktı.


Felicity yaz tatili için geldiği evinde bir gün güneşlenirken körfezin karşısındaki eve yeni gelenleri dürbünle izler ama bir anda işler karışır ve adamlar kendisini fark eder.
Sonrasında markette karşılaşınca Leo ile aralarında bir çekim oluşur ama ikisi de geri durur.
Zamanla aralarındaki çekime karşı gelemezler olay arkadaşlıktan aşka dönüşür.
Felicity yaz sonunda kendini geliştirmek için yüksek okula gidecektir, Leo'nun da geldiği yerde işler karışık olduğundan yaz sonundan ayrılmaları gerekir. Ama bu çok zor olacaktır çünkü ikisi de hayatlarının aşkını bulduklarına inanırlar ama ne yazık ki hayatın zorlukları da kapıdadır.
Felicity çok tatlıydı. Yaşadığı zorluklara rağmen düşünce yapısına hak verdim ve Leo'nun arkadaşı ile olan didişmesi çok komikti. Onun yanında doğru yerde, doğru kararlar vermesi sonucunda en sevdiğim karakter olabilir.



Leo, ailesinin ona dayattığı hayat sebebiyle onlardan mühlet ister ve bu sırada yaz tatilini başka bir ülkede geçirir. Sakin bir tatil beklerken karşı komşuları olan Felicity'den hoşlanmaya başlar ama ülkesine döndüğünde başka hayatı olacağı için işleri ağırdan almak ister. Yine de bu hoşlanma aşka döndüğünde Felicity'yi bırakmaz istemez ama onunda hayatı vardır ve zorunlu bir ünvanı tabii olmasını istemez. Bu sebeple ayrılmak zorunda kalır.
Leo çok tatlıydı, zaten hem Leo'yu hem de Felicity'nin gözünden okuduk kitabı ve inanın çok tatlıydılar. Leo'nun sonradan Felicity için yaptıkları, unutamaması falan bence kitapta en iyisi Leo'ydu.
Favori karakter olsun be Leo <3


Diğer karakterlerde Leo'nun kuzeni çok fazla kitapta geçti. Başlarda yaptıklarından sonra başına gelenlere üzüldüm ya. Neden böyle dramatik şeyler yazdın ki Penelope?? Çok gerek yoktu yani, bizimde kalbimiz var ve çok kırıldı.
Leo'ya akıl verenlerde çok komikti ya, baştan yok yapma, sonradan keşke yapsaydın. Neden bunu baştan söylemiyorsunuz ki?
Neyse kitap kendisi, hep böyle şeyler olur. :D

Yazardan okuduğum ilk kitap. Kendisi Vi Keeland ile kanka. Onun gibi güzeldi kalemi, hatta beraber yazdıkları bir tane kitapta var. Onu da listeye alayım en iyisi.
Kitabı iki günde bitirdim, o kadar akıcı. Aslında ikinci günde az okur bırakırım dedim ama işler öyle bir gitti ki merak ede ede baktım son sayfalara gelmişim. Bu sebeple iki günde bitti.
Kitabı ne kadar sevsem de keşke şöyle olmasaydı dediğim yerler oldu tabii ki.
İlk olarak mektup mevzusu çok fenaydı. Şok oldum okurken ama asış mevzu sonradan oluyor tabii ki. O kısımda keşke Leo için başka türlü hikaye yazılsaydı. Burada spoiler olarak yazacağım, içimde tutamam. Instagramda kanalda yazdım ama burası ayrı.
O kısımı daha farklı yazsaydı çiftimizin unutulmaz aşkı daha güzel olurdu.
Yine de ben çok sevdim, aşkları, imkansızlıkları, yaptıkları çok güzeldi. Başka ne diyebilirim.



-Spoiler Başlangıcı-

Leo lord olacağı için bütün gözler Felicity'de olacaktır ve üstüne çok gidecekler diye onu bu kurtlar sofrasına atmak istemez. Zaten Felicity'de kariyeri için eğitim alacağı okula gideceği imkansız gibi olsa da yine de teklif eder ama Felicity haklı olarak kabul etmez.
Haa işte çiftimizin yolları neredeyse beş sene ayrı kalır. Felicity ece döndüğünde ona gelen mektupla Leo'nun evleneceği öğrenir ama daha evlenmesine birkaç ay vardır. Eğer unutmamışsa onu aramasını ister. Felicity'de aramak yerine kalkar yanına gider ve bir şok yaşar.
Meğer tarihi yanlış okumuş. 2023'ü, 2025 olarak anlar ve Leo'yu karşısından görünce evli olduğunu öğrenir. O saniyeden sonra hayatı tepe takla olur ve oradaki imkansızlık çok fenaydı. Baya üzüldüm.
Ama burada Leo'nun evli olması, eşiyle normal bir evlilik yaşaması ve Felicity'nin gelmesiyle her şeyin tepe takla olması ve evliliklerinin sarsılması çok can sıkıcıydı.
Bu kısımda Leo ya anlaşmalı evlilik yapsaydı ya da kadın mevki, para göz biri olsaydı da Leo'nun boşanması daha mantıklı olsaydı. Bu kısımda evli çiftin arasına giren Felicity olmuş oldu. Bu kısmı beğenmedim açıkcası. Tamam Leo her şeyi anlatmış ama ne bileyim böyle olmasaydı güzel olurdu.
Bu kitabın güzelliğine gölge düşürmüştü. Bunun dışında on numara kitaptı.

-Spoiler Sonu-



Kısacası güzel kitap, öylesine okumaya başladığım kitabın güzel çıkması ayrı bir güzel bence. O yüzden bu tarz kitaplar okuyorsanız öneririm.
Ve artık yazarı Vi Keeland kadar sevdim diyebilirim. Başka kitaplarına şans verebilirim.
Kitapta yetişkin içerik mevcut. Ona göre okumanız öneririm.
Bunu da sıkıntı etmiyorum derseniz yine öneririm. Konu olarak ve eğer bu tarz seviyorsanız gerçekten seveceğiniz bir kitap bana göre.




Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^



"Bir hayal panon olsaydı," diye sordu.
"Oraya ne koyardın?"
Şu anda mı? Yüzünü. Hepsi bu.



*****



Onu havaya kaldırıp öpmek isterdim ama o anda nutkum tutuldu. Onda ne mi bulmuştum? Bunun kısa bir cevabı yoktu. O etrafımdayken başka hiçbir şey göremiyordum.



*****


Birbirimizi sadece birkaç haftadır tanıdığımıza inanmak zordu çünkü onun hayatım olmadığı bir zaman dilimini hatırlamakta zorlanıyordum.



*****


Onu hala her zaman ki kadar çok seviyordum. Kesintiye uğrasa da aşk aşktı. Sadece bir gün acımın ve özlemim azalacağını umuyordum.







Diğer yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^




Buralarda da varım^^