15 Ekim 2026 Perşembe

İmera Fera//Payelll Kitap yorumu^^

Selamlar^^
Bazen insan kesin kes yapamam dememeli. O dedikleri sonra hop diye önüne çıkıyor. Ha işte bu kitap ve yazarda tam öyleydi. Birkaç yıl önce yazarın merak ettiğim bir kitabını okumuştum ama hiç beğenmemiştim. Cidden elimde sürünmüştü. Sonradan E okuyucum için kitap ararken bu kitaba denk geldim, konusu güzel diye başladım. Pdf olarka okurken bir anda ikinci el olarak aldım. Diyorum ya okumam daha demeyin, bir bakmışsınız okurken eğleniyorsunuz. Bu sebeple ikinci şans verilmeli.


Ünlü fenomen youtuber Esme Derin içerik üretmek için gittiği Rize’de gülüşü güzel bir adamın fotoğrafını çekti. Günler sonra evine döndüğünde aklından çıkmaya adamın fotoğrafını hesabında paylaştı ve altına şu notu düştü.
“Kimsin, neredesin, beni bul gülüşü güzel bey.”
Çakır Efe Ataoğulları Ordu ilinin çikolata ve fındık kralıydı. Sosyal medyadan anlamaz, fenomen sevmezdi ama bir anda tanımadığı bir kadın tarafından ülke gündemine oturdu. İş adamı Çakır’ın fenomen ve genç bir kadınla ne işi olurdu? Ama Esme onu aklına koymuştu bir kez.

 Esme ünlü bir fenomendir ve bu sebeple ülkenin ya da dünyanın bir çok yerini gezmektedir. Bir gün karadeniz turuna çıktığında uzaktan aşırı yakışıklı bir adamla karşılaşır. Sonrasında fotoğraflara baktığında adamı birkaç kez objektife yakalandığını fark eder ve bir çılgınlık yaparak milyonluk hesabında ‘Gülüşü güzel bey’ diye paylaşınca işler karışır.
Takipçileri ya adam evliyse diye ortalığı karıştırırken kendiside yaptığından az çok pişman olur ama sonrasında sosyal medyasına gelen mesajla birlikte Ordu’ya gider.
Esme çok tatlı bir karakterdi, deli cesareti vardı ve resmen fenomen hayatı herkesin istediği türden. Yani kitap o kadar uçuk ki bi paralar döndü, yav anasını diyorsunuz.
Yine de sevdim ben bu uçukluğu. :D Hayal değil mi arkadaşım, biraz uçsa nolmuşkine? :D


Çakır Efe ailesinden gelen zenginliği daha fazla büyüterek Ordu’nun en zengin adamlarından biri olur. Sert mizacı sebebiyle karşı tarafa korku salarken kendi yeğenleri bile ondan korkar ama yine de sadece bu dıştan böyledir. İçten ise yeğenlerine kıyamayan bir dayıdır. İşte o yeğenleri kısmeti için ellerinden geleni yapınca başta kızsada sonradan kader ağlarını örer.
Kendisini ettiği büyük beddua ile tanınır. :D Okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Çakır Efe iyi hoştu ama inat halleri, kibiri, son kısımda ben merkezci halleri aşırı sinir etti. Yani tamam sevgi için bir şeyler için fedakarlık yapılabilir ama bu ısrar saçmaydı. Bu ısrarın sonucunda Esme’nin ezik gibi durmasıda ayrıca saçmaydı. Bırak adam gelsin ayağına, sen neden gidiyorsun hayırdır?
Bu sebeple Çakır Efe eh işteydi bana göre.

Yukarıda dediğim gibi yeğenler çok iyiydi, hepsi bir olup Esme’yle plan kurmaları, diğer yengelerini plana dahil edip onunda bu işte yer alması aşırı komik ve eğlenceliydi. Bu sebeple kitabı daha çok sevdim. Genel ve kısa yorumumda eğer sadece Esme ve Çakır Efe olaydı belki yine sevmezdim ama yeğenler, diğer dayının karısı, Ordu, Çakır Efe’nin annesi falan derken hikaye daha canlanmıştı.
Kitapta her karakterinde kendine çift bulması ayrı bir olaydı. Hepsi de zengin ve yakışıklı, güzel ve zengin. :D Gerçekten fazla uçarı bir kitaptı, yine de okurken eğlendirdi mi, eğlendirdi. :D


Yazarın yine sevmediğim şeyleri oldu. Yukarıda Çakır Efe için yazdıklarımı yazarın tam bir ataerkil toplumu sevdiğini anlıyorum. Yani orada aşkı için Çakır Efe’yi daha anlayışlı gösterseydi daha güzel olabilirdi. Ne kadar sevse de saçma inadı ve Esme’yi düşünmeden silip atması aşırı sinirimi bozdu. Ve yine ne oldu? Erkek karakterin istediği oldu!
Bir de kitapta geçen bir karakter vardı, Hale. Kadın mafya babasının kadın versiyonu gibi ama bu daha iyi olanından. Sert oluşu güzel ama yazarın kadın hakkından yazdıkları rahatsız etti. Mesela çok komik bir yer var, herkes normal gülerken yazarın Hale karakteri için anırarak gülüyor demesi cidden rahatsız edici. Bu tabiri kimseye söylememek lazım ama bir kadına yakışmıyor. Bu sebeple konu güzel olsa da yazarın kalemi yine ve yeniden beni rahatsız etti.

Bu tarz kitapları seviyorsanız öneririm. İkinci el olarak aldım ama bitirdiğimde alır mıydım? Bilemiyorum. Yukarıda ki rahatsız edici şeyler sebebiyle almak istemezdim ama yine de okuduğum için pişman mıyım? Hayır. En azından ikinci şans vermek lazım. Bazen o ikinci şansta işe yaramıyor ama olsun, bunda yaradı gibi.
Yorumumdan sonra okumak isteyip, istememek size kalmış. :D




Kitaba Puanım 5/4^^




Alıntılar^^


"Bir zaman sonra aklından ne geçeceğini bilmiyorsun sen," dedi Çakır.
"Ama ben biliyorum."
"Ayakkabı ayağına uyarsa giyersin prenses, uymazsa gidersin. Arkanda bırakacağın enkaz umurunda olmayacak. Bu hikayede tek suçlu da sen olmayacaksın, sana uyduğum için ben daha çok suçlu olacağım.







Diğer yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^











7 Ekim 2026 Çarşamba

Eylül Ayı Raporu^^

 Merhabalar^^
Bir ay daha biter. Bu ayla yeni mevsime geçtik, soğuklarla tekrardan tanıştık, grip olduk. Şu an Ekim ayının başında olmamıza rağmen sobaları yaksak yeridir. Ben senelerdir köy evimizde yaşıyorum, bu aylarda soğuk olurdu ama elektirikli soba yaktığımızı ilk defa görüyorum. Kaç gündür yağış var, güneşi özledim. :( Yine de rabbim hayırlısını versin^^




Hastalığım nedeniyle çok kitap okuyamadım. İki roman, bir manga, bir çizgi roman(Türk yazar ve çizer) bir harlequin okudum.
Ayın kitabı ise kısa ve çerezlik olan Harlequin kitabımız^^
Beğenmediğim bir kitap olmadı açıkçası, hatta önceden kitabını sevmediğim yazara bir şans verdim ve kitabını beğendim. :D


   



Dizi olarak sonunda yeni bir Kore dizisine başladım. The Mentalist dizisine devam ediyorum, Kore dizisi de çok güzel ama gribim yüzünden o da bir türlü ilerleyemedi gitti.
Oysa ki güzel dizi. Şu an çok merak edilesi bir bölüm değil, kız idolü seçti ama bakalım ne olacak dfghjklş
İzleyen var mı?











Film olarak neredeyse bir senedir beklediğim Aşk Hipotezini izledim. Beklediğim gibi değildi ya. Kitabıda çok sevmedim ama filmde Adam karakteri çok dışarda kalmıştı. Kitapta daha ön plandaydı. Film daha çok arkadaşlık, aşk olarak devam etti gibi.
O yüzden beklediğimi bulamadım.








Okuduğum en iyi Türk Yazar ve çizer çizgi romanıydı. Hem konusu güzeldi, hem çizimler. Devamını merakla bekliyorummm :)


Bahçede son kahve içmeleriydi. Nasılda güneşli günler. Şu an üşüyerek yazıyorum bu satırları sdfghjkl


Çok rahatsız olmadan ve havalarda soğumadan önce İkizle bol bol badminton oynamaya çalıştık. Dutlarımız olduğundan fileler yer kaplıyordu, çok alanımız yoktu. Bu sebeple bir yazdır bekle bekle yeni oynadık. :D


Gecenin 11'de kalktık dondurma yemeye gittik, arada çiğ köfteyi de götürdük. :D
Reklam değil bu arada. :D


Klasik yaz Aşk-ı Memnu'sunun son bölümleriydi. O güzel havalarda izlendi dfghjklş


Tabii ki klasik son bahar kış hazırlıkları yapıldı. Sizlerde durumlar nasıl? :D Bu başlangıç bence :D


Bu ayda evimizde yeni şeylerde oldu. Mutfağa kahve köşesi yaptık. Sonrasında yeni fırın aldık. Onda uzun zamandır kötü yaptığım(nazardan) trileçemi yaptım, daha da kötü oldu. :D Hayır yani ne yapmam gerek anlamyorum.
Fırına attığım anda elektrikler gitti. Kabarmıştı, hooop diye söndü.
Ama devam edeceğim inşallah. :)






Bir ayda böylece geçti, Ekim ayı hayırlı, afiyetle geçsin hepimizin^^
Sizin Eylül ayınız nasıl geçti?






Diğer dizilerde görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^






6 Ekim 2026 Salı

Sonbahar Kore Dizi Önerileri//Blogları Canlandırma Projesi Eylül Ayı^^

Selamlar^^
Eylül ayı BCP için ne yazsam diye düşünürken aklıma tam bu mevsimde izlenilecek diziler geldi. Bazı dizilerin havası tam bu mevsimi hatırlatıyor bana. İnşallah ne demek istediğimi anlaşmışsınızdır. :D Yani sanki böyle hava hafif soğuk, elimizde sıcak içeceğimiz, battaniyemizin altında bilgisayardan, tabletten açmışız bir dizi izliyoruz. Haa işte tam bu haldeyken izlenilecek diziler bunlar. :)
Böylece hem dizi önerisi, hem BCP yazısı yazmış olacağım inşallah^^
BCP eylül teması Yaza Elveda, Norveç ve İsveç Rüzgarı^^ Ben yaza elveda olarak bu tarz bir yazı yazıyorum. :) Umarım beğenirsiniz^^



Destined With You^^

Şu dizi buram buram sonbahar kokuyor. Diğer diziler değil ama bunu izleyince resmen sonbaharı yaşıyorsunuz. Böyle bir şey sizde de oluyor mu bilmiyorum ama ben bunu hissediyorum. Dizide ayrıca güzel. Dizinin fantastik yönü de var, sevenlerine öneridir. :)



Crash Landing On You^^

Bu diziyi izlemeyen kalmadı diye düşünüyorum, yine de öneri listemde. Kendisi Kuzey Kore konulu olduğundan, orada geçmiş gibide gösterdiklerinden tam o havayı yansıtıyordu. Konuda güzel. Hem dram hem komedi dizisi ama dram daha ağır sanki. :D



Can This Love Be Translated?^^

Verdiği havadan çok konusundan dolayı şu an izlenilecek bir dizi. Kanadaya gidiyor karakterlerimiz. Orası da tam böyle yaprakların döküldüğü, her yerin turuncu olduğu zaman. Bu sebeple şimdi izlenebilir. :D
Konusu da çok güzel, biraz psikolojik bir dizi. O yönü de çok güzeldi. :)



Would You Marry Me?

Anlaşmalı evlilik, aynı evde yaşama zorunluluğu falan derken hem eğlenceli, hem çiftin uyumu falan en sevdiğim dizilerden biri olmuştu. Tam şu zamanda izlenilecek komedi dizilerinden^^



Undercover High School^^

Öğrenci kılığına giren ajanın hikayesini anlatıyor. Çoğunluğu komedi ve macera. Devamı gelmeli dediğim dizilerden. Sıcak çay, kahve yanında ve battaniye altından izlenilecek o dizilerden biri bu^^


A Good Day To Be A Dog^^

Kızımız ailesinin geçmişinden gelen lanet yüzünden erkek kişisini dudağından öptüğünde geceleri köpek olarak değişime uğruyor. Bir gece iş yemeğinde, iş arkadaşlarından hiç sevmediği adamı yanlışlıkla öpünce bu laneti nasıl çevireceğini bilemez. Öyle farklı bir dizi, webtoonuda güzel bu dizinin, öneririm. :)





Şimdilik böyle öneriler ile geldim^^
Umarım beğenirsiniz. Ben hepsini severek izledim. :)
Şu an Ekim ayı temamız belli değil, olunca güncellerim inşallah^^ Ve BCP yazılarım için de  tık tık^^





Yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^









30 Eylül 2026 Çarşamba

Beğendiğim Çerezlik Kitaplar//Harlequinler^^

 Selamlar^^
Blogla ilgilenirken bir sürü kitap okumama rağmen neden fazla yorum yapmadığımı düşünürken aklıma okuduğum kısa kitaplar, klasikler geldi. Gerçi klasikleri ayın raporunda bahsetmiştim ama son zamanlarda okuduğum ve sevdiğim Harlequinleri sizlerle paylaşmak istedim. :)
Hepsine başlarken bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim ama çok beğendim ve sizlere de önermek istedim^^



Peri Masalı^^

Şirkette kısa sürede çalışan kadın karakterimiz kendine bakmaktansa parasını biriktirip miras olarak kalan göl evini yapıp orada kalmak ister ama parası bir türlü denkleşemez. Şirkette başka bir yetkilinin yanından geçici olarak yardım etmek için gittiğinde patronunun bu kadar yakışıklı ve cana yakın olmasını beklemez. Zamanla iyi anlaşan patron, çalışan ilerleyen zamanda başka yerlerde karşılaşırlar ve zamanlar birbirlerine karşı bir şeyler hissederler.
Çok sevdim. Çok tatlıydı. Kendi halinde çalışan birinin bir anda patronu ile aralarından bir şey olması kitap dünyasından normal ama böylesi daha güzeldi. :)
Öneririm^^
Yetişkin içerik bulunmamaktır. :)





Tatlı Sert^^

Patron&sekreter hikayesi kendisi. Sert sekretere yıllarca şirkete uğramayan cıvık patron gelince başlarda onunla baş edemeyeceğini düşünür. Zamanla kendisini tanıyınca aslından çok farklı biri olduğunu düşünür. Bir de işin içine sahte sevgililik girince daha işler karışır.
İkinci bir patron, çalışan kitabı ama diğerinden farklı ve yine çok güzeldi.
Roman olmasını çok isterdim, gerçekten güzel bir konusu vardı. Afrika gezisi, orada yaşananlar ve anlamlı anlar falan çok sevdim. :)
Yetişkin içerik yoktur^^




Kaçak Gelin^^

Yıllar önce aynı kasabada yaşayan çiftimiz nişanlılardır ama kadın karakterimiz kariyer için nişanı attıktan sonra yıllar sonra kasabaya döner ama hiç kimse bıraktığı gibi değildir.
Aslından ben kitabı isminden dolayı normal kaçan bir gelin falan sanmıştım ama hiç öyle değildi. Kaçak gelinden kastı nişanlısını bırakıp gitmesiymiş. :D Bu da tatlıydı. Aynı şekilde roman olsaydı çok sevilirdi. Tabii saçmalamadığı sürece.
Son kısımda ortaya çıkanlara çok şaşırdım ve iki karakterde kendince haklıydı, kendince aşırı haksızdı. Güzel bir sondu, ne yazık ki kısa olduğu için fazla oldu  bittiye geldi ve fazla polyannacaydı :D Ne demek istediğimi anlamışsınızdır. :D
Yine de öneriyorum, çok güzeldi^^
Yetişkin İçerik fazla yok. :)



Bunları okurken eskiye gitmiş gibi oluyorum. O zamanları almak durumundaydık, şimdi çoook eskileri bile pdf olarak bulabiliyorsunuz. Resmen Harlequin pdf cenneti var. :D
Bu tarz çerezlik kitaplar okumak isterseniz güzel kitaplardır.
Bir gün de bitecek, genel olarak 100-130 ya da daha fazla olan kitaplar. Bir günde bitecek türden.
Bunlar da önerdiklerim. :) 
Daha fazla öneri isterseniz takipte kalınız^^ :)






Yeni yazılarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^ 













Akıl ve Mantık-Bütün Romanlar//Jane Austen Kitap Yorumu^^

 Herkese Merhaba^^
Uzun zaman sonra Jane Austen kitabı okudum ama sorun bakayım nasıl okudum :D Ve yorumum bu zamana kalmasının sebebi aklımdan tamamen çıkması. Bu aralar fotoğraf falanda çekemiyorum, ondan da aklımdan çıkınca daha yeni yorumunu yazıyorum.
Zaten çok fazla detaya gitmeyeceğim, ne okudum ki detaya gireyim. :D
Şimdi şöyle ki, ben kitabı aldım elime. Bir yirmi sayfa okudum. Sonra baktım sarmıyor gittim özet geçilmiş, bütün romanların olduğu kitaptan okudum. Pişman mıyım? Hayır tabii ki. :D İyi özeti okumuşum dedim hatta. Özet dediğimde öyle 30-40 sayfa değil bu arada yanlış anlaşılma olmasın, baya uzun bir özetti.



Dashwood kız kardeşlerin yetişkinliğe adım attığı yılları ve bu yılların duygusal çalkantılarını konu alan roman, yazarın kendi kız kardeşi Cassandra’yla ilişkisinden de izler taşır. Beyazperdeye defalarca uyarlanan Akıl ve Tutku, dönemin edebî eğilimlerinin tersine Austen’ın karakterlerini kadınlardan seçmesiyle de çağdaşlarından ayrışır.
Akıl ve sağduyu timsali on dokuz yaşındaki Elinor ve tüm duyguları en yoğun haliyle yaşayan, duyarlılığıyla çoğu zaman en çok kendini harap eden on yedi yaşındaki kardeşi Marianne babalarının kaybının ardından yabancısı oldukları yeni bir hayata adım atarlar. Paragöz abilerinin onları sürüklediği yoksulluk, annelerinin kimi zaman hastalıklı bir hal alan duygusallığı, sonradan görme akrabalarının sığlığı ve karşı cinsin neden olduğu kalp kırıklıkları arasında genç birer kadına dönüşen iki kız kardeşin hikâyesi, zengin karakter çözümlemeleri ve Austen’ın zekâ pırıltısıyla süslenince edebiyat tarihinin en sevilen eserlerinden biri haline gelir.


Kitabı tam okumadığım için karakterler hakkından yazamayacağım. Çok ilgim yok kendileri hakkında çünkü sdfghjkl
Sadece çok fena bir gelin, ona uyan oğul var. O kısımda sinir oldum ki bu da zaten kitabın başından vardı bol bol. Sonrasında Edward karakterini hiç sevmedim desem. Hayır eğer başka bir şey vardı neden ümit veriyorsun ki?
Onun dışında kardeşlerin arasının iyi olması, annelerinin onlara destek olması güzeldi.


Kitaba ilk başladığım zaman o kadar çok şey anlatıldı ki inanın hiçbir şey anlamadığımı özeti okurken anladım. :D Jane Austen kalemini seviyorum ama neden bu kitap böyle oldu. Bir de bu hikaye beni çok sarmadı ya. Tamam bütün kitaplar Gurur ve Önyargı ve İkna gibi olamaz ama ne bileyim bu da çok farklıydı. Mesela duygularını uçlarda yaşayan kız kardeşin ilişkisi ve sonradan olanlar.
Ne bileyim o ilişki merak ettirse de sonu çok fenaydı. Yine de gerçek duyguların ortaya çıkmasın gerek var mıydı bilemedim. :D

Kısacası yazarı ne kadar çok sevsem de bu kitabı ne yazık ki ne istediğim gibi okuyabildim ne de çok sevdim diyebilirim. Konu çok benlik değilmiş. Daha iyi anlamak için filmini izlemek istiyorum inşallah. Eğer düşüncem farklı olursa yorumuma eklerim, aksi olsa da ekleyeyim en iyisi. :D


Okuyan ve çook seven kitap severler ve Jane Austen severler vardır. Sizin de yorumunuzu merak ediyorum. Neden sevdiniz? Ve Gurur ve Önyargıdan ne kadar farklıydı mesela.
Tamam o kadar beklemek olmaz ama Jane Austen arkadaşlar, yani beklenti biraz yüksek oluyor, bu sebeple uzun değil de özeti okumuşumdur. :D
Bir de Bütün Romanlar kitabında Gurur ve Önyargı ya da İkna'yı okumak istiyorum. Bakalım ne kadar farklı özetin kitaplardan. :)





Kitaba puan veremem ve alıntıda yok zaten. :D O yüzden bunları da es geçiyorum^^









Diğer yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^












29 Eylül 2026 Salı

Dream To You//Kore Dizi Yorumu^^

Selamlar^^
Bu sene kdrama severlerin geneli çıkan dizi haberlerinden sonra acaba 2016 yılına geri mi dönüyoruz dedi(keşke) ama ne yazık ki yılın yarısından çoğu bitti ve elimizde 2016 yılından çıkan muazzam dizilerin yarısı kadar güzel dizi izleyemedik. Tamam yok değildi ama beklenti o kadar yüksekti ki o zamanın dizilerini ara olduk.
Bu dizide ilk duyulduğu zaman uyumarı için merak ettim. Herkese göre ben ikisini seviyorum. Tip olarak çoğu kişi çok sevmiyor ama ben seviyorum ve bitmesine az kala başladım.
Konu çok güzeldi, ilk bölümler de çok güzeldi ama sonradan ne oldu bu diziye?
Böyle güzelim konu neden böyle saçamaldı?
Neden yan karakterler bu kadar geri plana atıldı?
Bu dizinin senaristi ne yapamaya çalışmış anlamadım ama güzel giden diziyi mahvetmiş onu biliyorum.
Çok kötü değildi, sonuna kadar eğlenerek izledim ama ne yazık ki son kısımlar beklentimin altında kaldı.
Yine izlediğime memnun kaldım.


 


Konusu;

Lise zamanında amatör ve kendi aralarında yönetmenlik yapan iki arkadaşın tam hayallerine kavuşacakken hayatın zorluklarıyla karşı karşıya gelip ayrılması ve yıllar sonra tekrardan karşılaşmasını anlatıyor.




Hyeri//Joo Ji Hye^^
Gençliğinde hem yönetmen, hem de senarist olmak isteyen Ji Hye hayatın getirdiklerinden sonra ne yazık ki bu hayyalerinden vazgeçere ve hiç sevmediği bir işte çalışır. Bir gün, yıllar öncesinden kalmış ilk aşkı ve hayalleri karşısına çıkanca ne yapacağını bilemez ama kesin kes nefret ettiğini bilir. Yine de işi için onunla tekrardan bir araya gelmek durumunda kalır.
Hyeri’yi herkesin aksine ben seviyorum. Kadının özgüveni tavan ve bunu hiç saklamıyor. Saçma şekilde utanmalar vs yok ve bunu dizilerini yansıtıyor. Bu sebeple dizi özgün oluyor ve izleniyor. Yani Hyeri’nin yaptığı gerçekliği yapayan o kadar çok oyuncu var ki.
Burada da yine çok sevdim. Hem karakterini hem oyunculuğunu. Bir de bir güzelleşmiş bu dizide. :D Saçlarına ayrıca hayran kaldım. :D



Hwang In Yeop//Woo Su Bin^^
Lise zamanında aile sebebiyle içine kapanık olan Su Bin Ji Hye ile tanışınca hayatı ve hayalleri değişir. Babasının kariyeri hakkından düşünceleri aksine kendi sevdiği şeyi yapmak isterken bir anda kendini yurtdışına giderken bulur ve arkasında kalbi kırık bir kız ve arkada bırakarak.
Ne kadar kendiside acılar çeksede bu bencil olduğunu değiştirmiyor. Yani bir yerden sonra kıza bazı konular hakkından engel olması, onu düşünüyormuş gibi yapıp yine de ona engel olması falan hoş değildi ama güzel sevdi. Şimdi bencil falan diyoruz ama hep kızı düşündüğü için yaptı. Son kısımda kızla arasından saçma bir mevzu döndü, orada da bencilliği rol oynadı ama sonradan olanlar çok tatlıydı.
Sarhoşken yaptıkları falan. :D Harbi harbi seviyordu kızı. Aşkları geçti bana :D
Hwang In Yeop’u Hyeri gibi severim. Yine kendisini çok sevmiyorlar ama ben seviyorum. Sadece bu dizide o mimikler neydi öyle? Dedim bu oğlana bir şey olmuş derken diğer oyucuda aynı mimikleri yapınca dedim tamam yönetmen.
Adam böyle değil çünkü. :D Yine de gözümü, gönlümüz açıldı resmen. :D
Çok yakışıklı bir beysiniz In Yeop bey <3



Lee Yul Eum//Oh Ha Na^^
Global bir oyuncu olan Ha Na kariyerindeki geldiği yerden memnun olsa da annesinin onu yönetmesinden hiç memnun değildi. Annesinin yönettiği şikete bağlı olan Ha Na sonundan sözleşmesi biterken özgür olacaktır ama ne yazık ki geçmiş sırları ortaya çıktıkça işler karışır.
Kendisini ilk defa bu dizide izledim. Çok güzeldi. Bebek gibi bir kızdı. Diziyede oyuncu olarak çok yakışmıştı. Gelinlikle motorsiklet gezisi favorim. :D
Diğerleri kadar olmasa da bu karakterinde kendine göre sıkıntıları vardı. Ünlüsün diye herkes mutlu sanıyorum vücut bulmuş haliydi. :D



Baek Sung Chul//Sim Yu Geon^^
Yıllarca oyuncu olabilmek için çabalayan Yu Geon babasıyla bile arasınız bozmuştur. Yine de önüne hiçbir zaman güzel bir fırsat çıkmaz. Rasgele bir fotoğraf çekimince olan Yu Geon tanıştığı oyuncuya hayran kalır ve kader bu ya zamanla çokça karşılaşırlar.
Bir yakışıklı daha. İlk defa bu dizide izledim kendisini. İkinci yan roldü oyuncu kızımızla. O kadar gerçekçi bir karakterdi ki. Düşünsenize oyuncu olmak için büyük şehire geliyorsun ve oyunculuk dışından her işi yapıyorsun. Garsonluk, kuryelik vs vs.
Yine de talihi güldü. :D Çift olarakta beğendim ama daha farklı olabilirlerdi.



Lee Sang Yeob//Seo In Wook^^
Woo Su bin’in hem menajeri hem de çalıştığı şirketin başkanı olan In Wook’un işi kriz anından işleri yoluna koymaktır. Bir de otelin resepsiyonunda, alışılagelmişin dışından teklifte bulunmaları kabul etmektedir.
Çoook yakışıklıydı, karakteride çok tatlıydı ve partneriyle olanlarda güzeldi ama bir şeyler oldu ve bu aşırı canımı sıktı. Neden diğer karakterde.
Çok beğendim kendisini ama Hwang In Yeop’da dediğim gibi saçma mimikler bu adamda da vardı. Sadece In Yeop’ta olsa derim ki değişmiş ama bunda da olunca yönetmenin saçmalıkları dedim.
Başka ve bol dizilerde görmek dileğiyle^^



Lee Ji Min//Choi Sa Rang^^
Yi Jae’nin arkadaşı olan Sa Rang isminin aksine aşık olmaktansa erkeklerle kısa, gönül eğlendirmeyi daha çok seviyor. Bir gün asansör beklerken karşılaştığı adamdan hoşlanmaya başlar ama hoşlanması kısa sürer. Sonrasında bie şekilde tekrardan karşılaşan çiftimiz ne yazık ki Sa Rang’ın kendince kuralları yüzünden ayrılır.
İsmi kadar olamadı kız yaa dfghjkl Hayır bir de Yi Jae’nin en yakın arkadaşı. Biliriz ki en yakın arkadaş her yerdedir ama burada iki çiftte bambaşka evrelerdeydi. Hatta Yi Jae o kadar şey yaşadı, yan yana değillerdi ama bir arama falanda olmadı. Bu nasıl arkadaşlık dedim şahsen. Burada sınıfta kaldı dizi arka planı.
Ve Seo In Wook ile olan ilişkisi. Arkadaş böyle güzel karşılaşma, gidişata yakışan bir devamlılık mıydı? Saçma programa eklenmesi, Sa Rang’ın kuralları falan derken on numara potansiyeli oalan çifti harcadılar. O son neydi mesela?
Tamam bir şeyler oldu ama hayır bu çifte, tanışmaya ve sonradan olanlara yakışmadı.
Kendisini ilk defa bu dizide oynadım. Birkaç oyuncuya benziyor ama kendine has bir özelliği var. 




Resimler^^


Çiftimizin liseli halleri. Su Bin resmen süt bebesi. Nasıl masum, nasıl sessiz. :D


Adam 91 doğumlu ve şu lise üniforması nasıl yakışıyor anlatamam sdfghjkl




Hyeri’ye bi güzellik gelmiş diyorum inanmıyorsunuz :D


Su Bin’in babası. Az şerro değildi.


Yukarıda motorsiklet sahnesi demiştim ya, ha işte bu o sahneden.





Şu sahne çok güzeldi yaa :D





Harcanan çiftim benimm :(





Kendisi diziye konuk oyuncu olarak dahil oldu ve bilin bakalım nerede oynadı?
Bon Appetit, Your Majest dizidinden saçlı, sakallı oğlandı. Öğrendiğimde şok olmuştum resmen. Bir insan anca bu kadar değişir. :D


Baya yakışıyorlardı.





Bu çift daha sonra başka bir dizi çekmeliii, baya yakışıyorlar :)




Kamera arkasından baya eğlenmişler. ;)




Gifler^^



Bu kızın her dizide böyle tavuk yemesi. Herhalde kızarmış tavuk çok seviyor. :D



Her haliyle iyiydi ama en güzel böyle saçma kıskançlıkları ve aşk özlemiydi. :D


Kalbimiz kırıldı burada, nedenini öğrendiğimizde yine kalbimiz kırıldı.







Şu nefreti biraz daha uzatmaları güzel olabilirdi. Yani kız gelen senaryo için biraz daha süründürebilirdi ya da Su Bin’e olan tavrını biraz daha uzatabilirdi.
Film mevzularına girdikten sonra zaten ne olduysa oldu dizide. Neden yani güzelim senaryonu böyle saçma hale getirirsin ki?


Bazen çok iyi giyiniyordu, bazende böyle. Bu ne ya? :D




Her ne kadar yakışıklı olsa da adamın pişkince kızın şirketine gelmesine aşırı ayar oldum. :D





Ve Son^^

Her ne kadar dizinin devamını çok istediğim gibi gitmese de kötü değildi. İzlenilecek güzel dizilerdendi. Daha kötülerini gördük yani. :D O yüzden izlediğinizde keyif alırsınız, sadece beklentinizi fazla yüksek tutmayın. Sıradan bir dizi gibi başlayın, inanın benden daha çok seversiniz. Gerçi ben de sevmiyorum demiyorum, sadece bu güzelim konu neden böyle saçmaladı diyorum.
Bu dizi gibi daha iyisi gelene kadar en iyisi bu.
Mini dizi diye geçiyor, 12 bölümlük. Son bölümde olması gerektiği gibi bitti. Tabii erkek karakterimiz son kısımda bu kadar bencil olmasaydı daha çok severdik kendisini.
Uzun lafın kısası önereceğim diziler arasında, arada tekrar tekrar izlenilebilir hatta. Bazı sahneleri gerçekten sevdim.







Başka yorumlarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^