14 Temmuz 2026 Salı

Sonsuza Dek Mutlu Çalma Listesi//Abby Jimenez Kitap Yorumu^^

     Selamlar^^
Güzel bir kitap yorumuyla geldim. Alalı yıllar olmuştu, öylece duruyordu kitaplıkta. Sonra yazarın kısa bir hikayesini okuyup çok beğenmiştim. Geçen okunacak kitap ararken baktım bu duruyor, başka bir kitapla ikilemde kaldım ama hikaye güzel ve kitap akıcı olunca buna başladım.
Gerçekten çok güzel bir kitaptı, karakterler, konu akışı, olaylar ve son. Bu kadar iyi beklemiyordum açıkçası.
Hatta öyle bir okudum ki bir gecede 164 sayfa kadar okudum, resmen kitap aktı gitti.
Yazarın bu kadar iyi olduğunu bilseydim daha önceden okurdum. Bir de aslında bu kitap serinin ikinci kitabı ama ayrı okunabilir diye okudum.



Nişanlısını bir motosiklet kazasında kaybeden Sloan Monroe, hayata küstüğü, çok sevdiği resim ve yemek dünyasından uzaklaştığı sırada, arabasının tepecamından içeri dalan bir yavru köpekle karşılaşır. Yavru köpek Tucker sayesinde Sloan’ın alışkanlıkları değişir, kendini daha iyi hissetmeye başlar.
Ta ki haftalar boyunca mesajlara cevap vermeyen Tucker’ın asıl sahibi Jason, onu arayıp köpeğini geri isteyene dek. Uzun mesajlaşmalar tatlı flörtlere dönüşür ve bir gün buluştuklarında aralarında karşı konulmaz bir çekim oluşur. Fakat Jaxon Waters’ın müzik kariyeri ve şöhreti, Sloan’ın mutluluğunu ve gelecek hayallerini yıkacak mıdır?


Sloan yaşadığı kayıptan sonra iki sene boyunca her şeyden uzaklaşmış, arkadaşının yardımıyla bir şekilde hayata tutunmuştur. Bir gün nişanlısının mezarına gidecekken arabasının önüne köpek atlar ve köpeğe gidip bakana kadar köpek arabanın tepecamından içeri girer. Sloan çok şaşırsada ne yapacğını bilemez ve gerekli aramaları yapınca sahipli olduğunu öğrenir ama sahibine ulaşamadığı için köpekle günleri geçer. Köpek ona o kadar iyi gelir ki eski hayatına yavaş yavaş dönmeye çalışır.
Bu sırada yurtdışındaki işlerini yapmak için giden köpeğin sahibiyle günler sonra iletişime geçince köpekten vazgeçmesi gerektiğini öğrenecektir ama önce sahibinin iyi insan olduğunu, köpeği bilerek mi bıraktığını ya da köpeğini kaybettiğini mi öğrenmesi gerekir.
Böylece çiftimiz mesajlaşmaya başlar, sonra işler gün içinde aramalar başlar ve uzun saatlerce konuşurlar. O günden sonra hayatı daha da değişen Sloan hayatına giren adamdan ve köpekten sonra hayatı tamamen değişir.
Sloan’a çok üzüldüm ama ilk yaşadıklarından daha çok son yaşadıklarına. Tamam gidişata bakınca haklı buldum ama sahne çok fenaydı. Ve ne olursa olsun yine de geri gelmesi bence çok anlamlıydı. O yüzden karakterleri çok sevdim.


Jason yaptığı film müzikleri yüzünden sürekli yurtdışına gittiği için köpeğini birilerine emanet eder. Bir gün hattının çekmediği yerden döndükten sonra telefonunu açtığında hiç tanımadığı birinden yazılı ve sesli mesajlar bulur. Dinlediğinde köpeğini tanımadığı biri sahip çıkmıştır ve eğer gelip almazsa daha da vermeyeceği hakkından tehdit eder. O sırada çok sinirlense de köpeğine sahip çıkan kadınla konulmaya başladıktan sonra aslında bundan çok keyif aldığını düşünür ve o günden sonra, eve gidene kadar Sloan ile sürekli konuşup, mesajlaşır. Hayatı büyük değişime uğrayan Jason Sloan ile ne yapıp edip yüz yüze görüşüp, randevu kapmak ister ama sert kayaya çarpmıştır.
Jason aşırı tatlıydı, hem hayvan sever hem çok düşünceliydi. Zaten böylesi sadece kitaplarda olur. :/ Yine de o düşünceli hali, Sloan’ın yaşadığı kaybı anlayıp ona göre davranması ve sonradan Sloan’a olan ilgisi, onun iyiliği için her şeyden vazgeçmesi.. Daha neler yazarımda spoiler olur diye vazgeçiyorum canlarım. Yine de Jason çok farklıydı çooook^ ^


Sloan’ın en yakın ve destekçi arkadaşları çok güzeldi, çok iyiydi. Ne olursa olsun Sloan’a destek olmaları ve bu çiftimizin kitabının olması. Aslında bu kitap serinin ikinci kitabı ama ben direkt bunu alınca başladım. Okuyunca ayrı okunabiliyor, onu anladım ama diğer çiftimizi merak ettim mi? Çok değil ama yazarın kalemi çok güzel olduğundan olurda denk gelirsem alırım belki.
Sonrasında ortalığı karıştıran biri vardı, inanın sonlarının öyle olacağını kimse tahmin etmezdi, çok şaşırdım açıkçası.


Kitap bir kere aktı gitti, elimden bırakamadım. Başta okumayacaktım ama baktım elli sayfaya kadar okumuşum devam ettim. Sonra elli-yüz sayfa derken baktım bir gecede 160 küsür sayfa okuyup kitabı bitirmişim, hatta bazı yerlerde ağlamış olabilirim.
Jason’ın son kısımda yaptıkları, Sloan için yaptıkları hem çok anlamlıydı hem de çok fazlaydı doğrusu. Tamam o da haklıydı ama bazı şeylerde vazgeçilebilirdi. Her şey ünlü olmak mı yani. Yine de onun da bir nedeni vardı ve sonradan olanlar hem çok fenaydı hem de aşırı duygusaldı.
Yukarıda da dediğim gibi spoiler olduğundan çok fazla detaya giremiyorum ama okusanız bana hak vereceksiniz.
Bölüm başlarındaki şarkıların bölümle uyumlu olması, derin ama anlamlı detaylar bence kitabı daha da güzel yapmıştı. 

Kitabı o kadar sevdim ki yrum yapamıyorum, çünkü SPOİLER!!! :D
O yüzden kısa keseyim aydın havası oldun. :D Kitabı gerçekten çok sevdim ama ne yazık bir puan kırmam gerek. Sebebi ise iki karakterinde çok fazla duyguları uçlarda yaşamasıydı. Tamam durumları çok farklı ama arkadaşlar abartmayın yani. :D Azıcık kdrama izleyinde ders alın. :D
Onun dışından sonu dahilinden çok güzeldi. Arka planda olanların farklı olması, bunun karakterlerimize yansıması. Bu tarz sevenlerin okumasını öneririm.
Yazar favorilerimden oldu, kalemi ve zekası gerçekten çok iyiydi.
Ve kitabı yakın arkadaşından ilham alarak yazması daha da güzeldi ve anlamlıydı. Bu yaşananlar var ve olmaya devam ediyor ne kadar üzücü olsa da. O yüzden daha çok okumanızı isterim.
Tabii bu tarz kaza tarzı travmaları olanlar okumasa daha iyi olur. Sonuçta çok detaylı olmasa da yine de illa ki kitapta geçti, varlığı hep oradaydı.
Bunun dışından yine ve yeniden önereceğim kitapların listesine girdi, öneririm. :)




Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


Onunla şahsen tanışmadan onun yemeklerini yemiş olmayı ve halihazırda onun bu şekilde benim hayatımda olduğunu düşünmek inanılmazdı.


*****


Onun neye benzediğini görmeden önce bile, ondan çok uzun zamandır tanıştığım herkesten daha çok hoşlanmıştım.


*****


"Coachella'da yaklaşık iki yüz bin insan var. Beni fark etmezdim."
Gözlerime baktı. "Seni milyonluk kalabalıkta bile görürüm."


Sadece onu korumak istiyorum, hayatının geri kalan kısmında onu acı veren herhangi bir şeye katlanmak zorunda kalmaktan korumak istiyordum. Tamamen silebilmeyi dilerdim. Bu acıyı ondan alabilseydim ve ben taşıyabilseydim, yapardım.


*****


    "Ellerimi, sesimi. Ağır işlerini halletmek için sırtımı, çok  fazla tekila içtiğinde seni yatağa taşımak için kollarımı. Paramı, zamanımı, kalbimi. Hepsi senin, Sloan."



*****


Ona göz kulak olurdu. Yalnız olmazdı.
Yanında götürmesi için ona kalbimin son parçasını verdim.







Yeni yazılarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^













10 Temmuz 2026 Cuma

Haziran Ayı Raporu^^

 Selamlar^^
Bir ay daha bitti. Yeri geldi eğlendik, yeri geldik üzüldük. Öyle bir aydı. Kitap okuma konusunda iyiydi yine ama ben azıcık hileli davranmış olabilirim. :D
Film hiç izledim, dizi konusunda güzel bir dizi bitirdim. Hiç aklımda yoktu, denk gelince kısa sürede bitirdim.
Yazın başlangıcı olmasına rağmen havalar ısınmadı ya, anca ay sonu az da olsa ısındık ki bizim buralar böyle. Şu an havalar iyi olsa da grip halimle yazıyorum. Bu havalarda grip olmakta ne bileyim. :D



Kitap olarak yıllar önce aldığım ama okumadığım kitabı tozlu raflardan bulup okudum veeee çok sevdim^^ Bu kadar güzel olacağını bilmiyordum açıkçası. <3
Sonrasında Harlequin'den okuduğum kitap çok güzeldi.
Ayı yedi kitapla bitirdim. İki sesli kitap, İki manga ve iki tane normal kitap bir tane de Harlequin. Daha ne olsun. :D Ama bakın azıcık hileli olmuş. :D









Dizi olarak Perfect Crown'u izliyordum ama halen daha bitmedi. Bir kaç dizi izliyorum diye henüz final yapmadım, sonra bakayım derken bu diziye başladım. 
Eğlenceli olduğundan hemen bitti, güzeldi.
Sonra başka bir diziye başladım onu izliyorum. Güncel bir diziydi, geçen haftalarda final yaptı ama doğrusu övüldüğü kadar bulamadım.








Geçen aylarda ne dinlediğim hakkında yazıyordum ama geçen haftalara baktığımda çok fazla şarkı dinlemediğimi fark ettim. Çünkü dünya kupası maçlarını izledim hep. Maçlar genelde 2-3 saatlerin olduğunda onları izleyerek uyuya kalıyordum, kitap okumayı da öyle yaptığımdan müzik yok yani. :D
Ondan sonra da Youtube indirilenlerde olan Galatasaray'ın şampiyon oldukları maçı sürekli izliyorum. Muazzam bir maçtı bence, Icardi'nin o asisti var yaaa, muhteşemde^^



Çok fazla ümitlerle başlamıştık Milli Takım olarak ama malum neler oldu. Tamam birilerini yendik ama o kadar emeğe yazık. Ganadakai büyücünün cidden büyüsü tuttu mu acaba? sdfghjklş
Şaka bir yana zaten çok kötü bir turnuva, kollanan kollanana.
Şu anlık İspanya ve Norveç'i tutuyorum. İnşallah finale ikisi olur, birilerinin takımı olmaz. ;)




Aylardır alamadığım kil setini alıp yaptım.
Çok güzel oldu ama sanki kil başka almalıyım. En son yaptıklarımın çoğu çatladı. :/



Haziran ayında resmen hasta kedi bakma mesaimiz vardı. Bu kediyi daha geçenlerde sokakta bulduk, gözüne ilaç vs sürdük ama annesini yakalayamadık, hayvanda yiyip içmedi, tuvaletini bile yapmadı. Ne yazık ki annesinin yanına bıraktık, şimdi de bulamıyoruz. İnşallah sürdüğümüz ilaçlar işe yarar. Dua edin olur mu?


Soğuk kahve sezonunu açtık ama griple beraber. :D
Tabii bunda buz yok denecek kadar az, bu grip nereden geldi Allah bilir. :)
Şifa Allah'tan, rabbim bütün hastalara şifalar versin.




Haziran ayında ruh hali olarak biraz zorlu zamanlar geçirdim, bir de köyümüzde, komşumuz sayılırlar. Gencecik çocuklarını kaybettiler. Çok kötü günlerdi açıkçası. Rabbim sabırlar versin. Bütün evladını kaybetmiş ailelere rabbim sabır versin.
O yüzden de biraz zordu diyorum, ister istemez etkilenir insan.
Ama o günlerde artık dolunay mı vardı, merkür mü başka türlüydü bilmem ama genel olarak bir çöküş vardı vardı ruh hallerinde bence.
İlk defa bu kadar açık bir ay raporu yazdım doğrusu. Bazen iç dökmek lazım gelir ya, öyle oldu sanki. :)



Temmuz ayı hepimiz için hayırla, sağlıkla, afiyetle geçsin^^
Ve bu ayda ben ve İkizim doğduk^^
Bir yengeç olarak azıcık zor olsa da sevdiğim aylardan. :)
Sıcaklar olmasa herkes severde ama işte çok sıcaklar nedeniyle yazı seven insan sayısı çok az. Ben artık bütün mevsimleri seviyorum. Hepsi kendine göre güzel. :)





Yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^











5 Temmuz 2026 Pazar

She's The Man//Film Yorumu Blogları Canlandırma Projesi Haziran Ayı^^

Selamlar^^
Yine ve yeniden BCP'de film yazısı yazıyorum. Aslında tam futbola doyduğumuz bir aydı, onunla ilgili yazmak istedim ama biraz düşününce bu film aklıma geldi. Haziran temamız Yaz, Spor ve Futbol. Maşallah futbolun yanında voleybol, basketbol, tenis olarak millilerimiz çok iyilerdi(futbol hariç). Sporda yazabilirdim ama aklıma bu gelince hepsinden vazgeçtim :D
Bu filmi de her zaman görüyordum, sonunda izlediğimde çok sevmiştim. Hatta İkizime söyleyince izledi, çok sevdi.

 

Konusu;

Okulunun kadın futbol takımı kapanınca ne yapacağını bilemeyen Viola ikizinin Londra'ya gitmesiyle onun yerine yeni okuluna başlayıp futbol takımına girmeyi başarır.
Ama işin içine duygular girince işler karışır. 




Amanda Bynes resmen rolünün hakkını vermiş. Yani tam olarak erkek karakterini oynamamış ama mimikleri, halleri o kadar iyiydi ki bence filmi en iyi yapanda o. Mesela Viola'nın telefonu çalıyor, kızın tepkisi görülmeye değer. :D O yüzden bile izlenir.





O kadar farklılar ki :D


Bir sahne var, oda arkadaşları Viola'dan şüpheleniyor çok kız gibi davrandığı için. Bu da arkadaşlarıyla beraber olup sanki kızlar oğlanın peşinden koşmuyormuş gibi. Kafede bu arkadaşları da var. Neyse olaylar olduktan sonra başka bir kız gelip bu arkadaş grubundaki birini çok güzel azarlıyor ama hal ve tavrı aşırı aşırııııı komikti :D



Erkekler içinde olmanın bir sürü dezavantajı olmasının yanında avantajları da vardı tabii. Ama en zoru banyo yapmak sdfghjkl





Gifler^^





Bu mevzu en en en iyisiydi sdfghjklş
Cidden film baştan sona komedi :D



Yaptığı kişi teknik direktör. :D


Her ne kadar Amanda filmi alıp götürse de bence Duke yani Channing Tatum'da çok iyiydi. Uyumları da güzeldi. Bazı sahnelerde neden güldüğünü anlamasam da çok yakışmıştı. 


Erkekler arasında o kadar çok kalmış ki haller bakın asdfghjkl
Amanda Bynes zamanın en iyi oyuncularından olsa da yaşadıkları, birilerinin kıza yaşattıklarından sonra toparlanamamış. Şimdi ki hali o kadar kötü ki, sebebi ise zor zamanlar yaşamasının sebebi güzelliği olduğundan kendini çirkinleştirmiş.
Sektör ne kadar ün getirse de ne yazık ki acılarda var ve o zamanın genç kızları o kadar zorluktan sonra ya atlatabilmiş ya da Amanda gibi olmuş. Üzücü.



Filmi gerçekten çok sevdim, aşırı eğlenceli. Dublajlı izledim, o kadar güzeldi ki. :D Seviyorum ne yapayım. :D
Alt yazısı takip etmek o kadar zor ki, o yüzden dublaj varsa affetmem. :D
Eğlenceli filmler izlemek isteyenlere öneridir^^







Bcp yazılarımı okumak için tık tık^^
Temmuz ayı temamız belli değil henüz. :D





Diğer yazımlarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^





30 Haziran 2026 Salı

Elzem-Leyla Gecesi//Hümeyra Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Mahalle kurgularını seviyorum, ne zaman böyle bir kitap bulsam hemen okumak istiyorum. Varsa önerileriniz, ben çok sevdim sen de seversin dediklerinizi öğrenmek isterimm^^
Kitabımız ilk duyulduğunda çok ilgimi çekti. Konusunun yanından kapak tasarımı, renkleri harikaydı. Yani konusundan sonra sırf bu tasarımın kitaplığınızda olmasını istersiniz. :)
Yazarla ilk tanışma kitabımü ilk defa okudum. Kalemi güzel, beğendim ama öğrendiğime göre bu kitabı bir tık eh işteymiş, diğerleri daha güzelmiş. Merak ettim doğrusu. :)
Kitabımız dediğim gibi mahalle kurgusu ama beklediğim gibi değildi. Ben böyle curcuna olan mahalle kitaplarını seviyorumü bütün mahalle sakinlerinin aile gibi olduğu ama burada işler farklıydı. Nedeni devamındaa :)



"Leyla!"
Günlerin yer değiştirdiği o saatlerde, gecenin en karasında, bir ruhun kilitli kalmış sokaklarındaydık.
"Burada ne arıyorsun?"
Başkası için kül olan bir yüreğin yeniden yanacağını düşünmezdim ona kadar.
"Seni tanıdığım o günden beri açılan kapıların, çıktığım yolların sonu hep sana varıyor." Bir tebessümün kıyısında var olup orada yok oldum. "Belki benim de çıkmazım sensin. Leyl`im, Leyla`m, gecemin karanlığı, çıkmazım..."
Onun kurduğu anlamların benim cümlelerimin üzerini örttüğünü hissettim.
O çıkmazda onunla kalmaya gönüllü gibi, "Benden ne istiyorsun?" diye sordum.
"Seni," dedi.

Konuya Not: Başka açıklayıcı konu bulamadım. Konu için karakter tanıtımlarını okuyabilirsiniz. :)



Leyla atanamadığı işi yüzünden evde annesine yardım etmektedir. Evlilik konusundan çok baskı olmasa da annesi illa ki görücü vs söylemektedir. Yine öyle bir zamanda annesinin söylediği isime çok takılmıştır ama onundan geçmişte başından geçen ilişki yüzünden bütün mahalle gibi Leyla'da haberdardır.
Bir gün yakın arkadaşı Merve'nin yanına gittiğinde Akın ile karşılaşınca hem şaşırır hem de istemsizce aklı onda kalır. Sonrası ise kader. Bir de bakmış ki Akın ile evlenme arefesinde ama bu süreç o kadar zor ve meşakkatli olur ki çiftimiz yine de aşkından vazgeçmez.
Leyla tatlı bir karakterdi, tabii öyle tatlı dediysek o klasik iyi karakterlerden değildi. Bu tavrını çok beğendim. Dişe diş, kana kandı. lafının altında kalmaması en sevdiğim yönüydü. Biraz böyle dişli karakterler okuyalım ya. Böyle karakterler yazmaları istek değil ihtiyaç. :D Ama böyle durduk yere tripli değil. Okuyanlar anladı beni. :)


Akın, yıllar önce herkesin dilinde olan sevdası yüzünden evlilik konusunu hiç açmaz ama bir gün beklediği ismi duyduğu an annesine olur der. Tabii o kabul etmeden sonra hemen işler isteme vs. olmaz ama yine de Leyla'dan uzak duramaz.
Akın tam hayallerdeki erkek ama işte hayaller diyoruz. Böylesi var mıdır? Varsa yorumlara yazııınnnnnnn :D
Geçmiş yüzünden Leyla'nın sürekli diken üstünde durmasını o kadar iyi anladım ki. Tam mutlular, hoop bir tane abuk subuk şey çıkıyor güven yerle bir. O yüzden hak verdim.
Yine de o kadar güzel sevdi ki bebek gibiydi. :) Bu yüzden kitabı gerçekten çok sevdim. 


Diğer önemli karakterlerden doğru düzgün ortada kimse yoktu. Leyla'nın yakın arkadaşı Merve çok uyduruk mu desem, destekçi mi desem bilemiyorum çok garip yazılmıştı. Hani genelde kitaplarda kızın ya da erkeğin yakın arkadaşı aklı başından olur ya yazar Merve karakterini bir garip yazmış. Doğrusu o Akın'ın kuzeniyle olan mevzu hoşuma gitmedi. Yani neden böyle bir karakter yazar ki? Ve tamam kitabımız mahalle kitabı ama neden çok fazla mahalle sakinleri yoktu. Bu kitabımız mahalle kitabından çok bir çiftin görücü usulü ile tanışması, görüşmesi, aşık olması ve evlenmesini konu alıyordu. Haa 478 sayfalık dolu dolu bir kitaptı ama genel mahalle kurgularına bakınca çok fazla mahalle kurgusu değildi diyebiliyorsunuz.
Aileler çok iyiydi, yaptıkları ve söyledikleri şeyleri düşününce mantıklıydı. Tam bir Türk ailesinin vermesi gerektiği tepkilerdi.
Mesela Akın'ın Leyla sebebiyle olan mevzusunda Akın'ın annesinin tepkisine haklı diyorum. Tabii Leyla'nın babasının geçmiş yaşananlar yüzünden söyledikleri de o kadar haklıydı ki. Sonradan annesinin falan. Yani dediğim gibi aileler tam bir Türk ailesiydi, beğendim.
Sadece Akın'ın kız kardeşi mevzusu aşırı uzatılmıştı, sonradan aklı başına geldi mi? Tartışılır. Sevmedim onu ama kitabı heyecan katmıştı. :D


Kitap ilk önce watty'de yayımlanmış, ben de geceleri okumak için oradan okudum ama kitapla kıyaslanınca çok fazla değişimler vardı. Üzerinden çok oynanamamış, konular aynı ama kitap genel okurken watty'de yayımlanan kitapta yetişkin içerikler vardı. O yüzden kitabı genel okura, watty'yi +18 yaş üstüne öneririm. :D Ve böylece yazarın yetişkin içerik yazdığını öğrenmiş oldum. Gerek var mı? Hayır. Basılmış halinde güzeldi, o aşkları, masumlukları çok tatlıydı. Yani yetişkin içerik yazmadan her türlü yazılabiliyormuş diyorsunuz. Hazır yazar demişken kaleminden bahsedeyim. İlk okumama rağmen sevdim ben. Akıcı, merak edilesi bir kaleme sahip.

Mahalle kurgusu değil de, tatlı, akıcı, güzel bir aşk hikayesi okumak isterseniz öneririm. Ne kadar beklediğimi bulamasam da çiftimizin o bakışmaları, buluşmaları, sonrasından olanlar falan derken ben çok sevdim. Hatta öyle bir heyecanla, merakla okumaya devam etmiştim ki sabah namazını kıldım, hava aydınlandı öyle bırakabildim kitabı.
Masum, güzel aşk kitapları sevenlere öneririm ama mahalle kurgusu olarak okumak isterseniz öyle bir beklentiye girmeyin. :)




Kitaba Puanım 5/4^^




Alıntılar^^



"Çünkü Leyla..."
"Seni görene kadar sana ihtiyacım bilmiyordum. Öylece yaşayıp giderim sanıyordum ama sen bir ihtiyaçmışsın."


*****


Ona geç kalışım, bana geç kalışı neden dedirtti. Ah dedirtti, diz dövdürttü. Akın'ın beni böyle güzel seveceğini bilsem Gözde'den kalan o seneleri de ne kendime ne de ona heba ederdim.




"Elimden geleni yapıyorum, yemin ederim. Ama yapamadıklarım yüzünden seni kaybetmeyi de yüreğime anlatamıyorum."



*****


"Öyle başkasın ki seni sadece bana saklayasım geliyor. Sonra da diyorum ki herkes görsün Leyla'yı. Görsün ki bir hayat nasıl yaşanır öğrensinler. İkilemimsin sen benim."







Diğer yeni yazılarımda görüşmek üzere sevgiyle kalın^^








18 Haziran 2026 Perşembe

Off Campus//Yabancı Dizi Yorumu^^

Selamlar^^
Kore dizilerinden sonra farklı bir şeyle geldimmm^^
Yıllar önce bir tane serinin ilk kitabını okudum. Hatta seriyi o kadar övmüşlerdi ki seriyi komple alıp öyle okumayı düşünüyordum. Sonra ilk kitabı okudum…
Şu an kitap elimde yok, hemen sattım. :D
Çünkü beğenmedim. Çok kötüydü. Ne aşk vardı ne arkadaş çevresinin adamlığı. Zaten çoğunu unuttum. Ne yazık ki Icebreaker kitabıyla karıştırıyorum sürekli. :D Ama mesela o kitabın yüzde yetmişi smutsa geri kalan ilişkileri çok güzeldi ama bu kitapta öyle değildi. Aşk vs araki bulasınız.
O yüzden bu kitabı sevmedim, seriye devam etmedim ama nasıl ki dizisi çıktı o zaman bi kaldım. Kitabı beğenmediğim için diziyide sevmem dedim ama öyle olmadı.
Dizi o kadar iyiydi ki acaba ikinci kitaba şans versem mi dedim ama yok Logan ilk kitapta hiççç iyi değildi, kalsın. :D
Diziye öylesine başlarken bir baktım editleri izliyorum, ikize falan öneriyorum. Gerçekten çok sevdim. Kitaptaki gibi bir ilişki yoktu kitap(şükür) o yüzden daha çok sevdim. Yan karakterlerde güzeldi ve izlemesi aşırı keyifliydi.
Eski hençlik dizilerine geri döndük resmen, izleyen herkeste çok sevdi bu arada. Sadece çok fazla açık sahne var, ona göre izleyin. Baştan uyarayım ona göre izleyin.



Konusu;

 Briar Üniversitesi buz hokeyi takımı oyuncularının romantik ilişkilerini merkezine alan popüler bir gençlik/romantik drama dizisidir.


Yapay Zekadan alıntıdır.



Ella Bright//Hannah Wells^^
Bursu gittiği okulun ne yazık ki bursu keseceğini öğrendikten sonra müzik yarışmasına katılıp oradan bursu almak isteyen Hannah öte yandan okulun müzik grubunun solistinden hoşlanmaktadır. Ama utangaç olduğu için bir türlü oğlana açılamayınca imdadına Garrett yetişir ama onunda bir şartı vardır, dersi geçmesi için ona yardım edecektir.
Hannah çok tatlıydı, Garrett'a olan aşkı, yaşadığı travmaları bir şekilde atlatması ve bunun üstesinden gelmesi ve müziğe olan aşkı. Kitaptaki karakterden daha çok sevdiğimi söyleyebilirim.
Diğer manken kızların yanından balık etli bir oyuncuyu seçmelerine ayrıca bayıldım. Bütün tabuları yıkmışlar resmen.
Ve söylediği şarkıları kendisinin söylemesi, bayıldımmm



Belmont Cameli//Garrett Graham^^
Hokay takımının kaptanı olan Garrett dersi geçmesi halinde Hokeye devam etmesi gerektiğini öğrendikten sonra sınavdan A+ alan Hannah'tan yardım ister. Onun da işine gelecek bir anlaşma yapan Garrett sevgiliye hayır kuralından sonra Hannah'a vurulur.
Çooooook tatlıydı. Doğrusu izlemeden önce bu nasıl oyuncu kadrosu dedim ama izleyince hepsine bayıldım ama en çok Garrett.
Bir de z kuşağı ağzıyla 'green flag' bir adam olması herkesin ilgisini çekmiş. Bu arada green flag güvenilir, sevecen, aşk adamı, huzur veren biri demek. İşte bunların toplamı Garrett'di.
Tabii ondan öncesinden bütün kızlarla takılması kötüydü, onun dışından cidden çok sevdim, sevildi de^^
Oyuncuyu ilk defa izledim, bazen aşırı mimik kullandı ama onun dışından seçilmiş en iyi oyuncuydu. Erkeğin birazda zillisi makbuldür=Belmont :D



Antonio Cipriano//John Logan^^
Hokey takım oyuncusu ve Garrett'in yakın arkadaşı. Karakter hakkında çok bir şey demek istemiyorum, sonuçta onun sezonu değil ama ikinci sezon kendisinin. İşler karışık biraz, Dean'in mevzusu bu sezonda döndü, ikinci onlar olur derken Logan'da var ve Dean'de var. Yine çok karışık ama sebebi şu bence. Hannah ve Garrett'in hikayesi çok kısa, illa ki sekiz bölümlük için konu olması gerekiyordu bu da o yüzden bence.
Partneri belli oldu, yakışmışlar bence. Güzelde olmuş. Umarım ikinci sezonda harcamaz, güzel konuları olur.
Bu arada kendisinin sesi çok iyi, müzikallerde de oynuyor.



Stephen Kalyn//Dean Di Laurentis^^
&
Mika Abdalla//Allie Hayes^^
&
Khobe Clarke//Beau Maxwell^^
Bu üçlü çok güçlü olduğundan hepsini bir arada tanıtmak istedim. Şimdi ben seriyi okumadığım için Dean ve Allie mevzusunu bilmiyordum. Haa sürpriz oldu mu? Hayır. :D
Herkese göre çiftin dinamiği daha iyi diyor ama bence Hannah ve Garrett daha iyiydi.
Gerçi gelecek sezonda bakalım neler olacak, belki daha çok severim ikinciyi.
Beau'yu, yani arabayı süren arkadaşı bilerek koydum. Kitabı okumasam da spoiler yedim, o yüzden kalbim kırık olsa da bakalım neler oalcak.
Oyunculukta Dean cidden çok iyiydi, Allie'de öyle ama çok cesurdu, gerek yoktu bence. Başrol böyle bir şey yapmamışken bence bu yan karaktere gerek bile yoktu.
Bu arada ikinci sezonu duyurma şekilleri çok güzeldiiii. :)



Jalen Thomas Brooks//John Tucker^^
Kendisi hem hokey oyuncusu hem de seri kitaplardan birinin başrolü olduğundan paylaşmak istedim. Doğrusu oyuncu iyiydi ama kitaba uygun mu bilemedim. Umarım sonu bridgerton francesca mevzusuna dönmez. Öyle bir hissiyat aldım, umarım olmaz. :D
Bu sezonda çok ön planda değildi, ikinci sezonda olur mu bilemiyorum.
Ama Dean ve Beau grubuna dahil olmak için yaptıkları aşırııııı komikti :D




Resimler^^


Bu sahne, Hannah'ın içki hassasiyetini düşünüp Garrett'in içecek bir şeyler araması çok tatlıydı. Sonradan ikisinin odadaki halleri. :D





Su deposu detayı sdfghjklş


Şu sahne çok güzeldi, ilk kitaptan bütün seriye hitaben bir fotoğraftı. 


Hannah'ın burada Garrett'a özel şarkı söylemesi :D



Kitapla aynı olmadığı yönünde birkaç yorum okumuştum. Kitabı unuttum, o kadar sevmemişim ki kitabı beynim otomatikman silmiş sdfghjk Ama genel olarak kitapla aynıydı. Hayır kitabın yarısı smut, onu da olması gerektiği kadar eklemişler zaten. Daha ne olsun yani?
Ana konular işlenmiş, ben razıyım :D


Bu sahne, şarkı çoook güzeldi ama kim bu kızı böyle giydirdi???
Elbise güzel ama altındaki ayakkabı olmamıştı. Sonra gitarını arkaya atınca elbise aşırı kötü durdu o yüzden de hoş değildi ama sahne ve şarkı muazzamdı.





İzleyip bitirdikten sonra ikizle diyoruz bir kez daha izleyelim, aşırı hızla izleyince detayları es geçmişiz.
Mesela bazı kısımlarda çalan şarkıları sonradan söylenmiş ve ben sonradan fark ettim. :D


Burada Hannah hoşlandığı çocuğun yanına giderken üstüne içki dökülüyor, hoşlandığı çocuk hödük olduğundan öylece baktı ama noldu?
Tabii ki centilmen erkek Garrett'ımız imdadına yetişiyor, bayılırız meselaaaaa :D






Gifler^^


Bu sahnede çok güzeldi. Garrett'ın Hannah'a olan bağlılığı>>>>>



 

Erkeğin hafif zillisi makbuldür :D


Bunun gibi :D
Arka planda Sibel Can'dan Kıskavrak şarkısı çalıyor. :D


Bu karakter içinde olmamış demiştim, sonra izledim veeeee vuruldum :D


Ve Garrett aşık olur sdfghjklş




Burada sarhoş hamlet gibi bir gösteri vardı, yapanlar abuk subuk tiplerdi ama olay çok iyiydi. Replik dendiği an herkesin içmesi, sonrasında Garrett'ın dansı falan bence en iyi sahnelerdendi.



Kendisi Hannah'ın hem oda arkadaşı hem de ne yakın arkadaşı. Son kısımdaki desteğine hayran kaldık..
Onun dışında erkak arkadaşının öküz olması :P



Son bölümdeki arkadaşlıkları tabii ki yine çok güzeldi. Logan'ın Garrett'ı anlaması, Logan'ın şansının dönmesi falan. Şimdi detay vermeden yazdığım için cümleler tekrarlanıyor gibi oldu ama aslında yazsam neler neler yazardım. :D
O yüzden bu kadar yazabiliyorum.





Ve Son^^

Sekiz bölümlük güzel, akıcı, sıkmayan gençlik dizilerden biriydi. Uzun zamandır böyle güzel yabancı bir dizi izlememiştim. Resmen herkesin aradığı kanmışta oturup izlendi.
Evet yetişkin içerik vardı, gereksiz sahnelerde vardı ama artık olmayan dizi var mı?
Onun dışında o en önemli sahnede var ya içimin yağları eridi, sonradan olan mevzuda Garrett'ın ters köşe yapması falan çok güzeldi. Bekliyor muyduk? Hayır, o yüzden daha çok sevildi bence.
Bence gerekli yorumumu yukarıda da yaptım, ikinci sezon 2027'de izleyici ile buluşacak ama ne zaman belli değil.
Bu tarz dizileri özleyenlere öneririm ama bakın yine diyorum açık sahneler var, hatta bazı travmaları tetikleyen olaylar, konular vardı. O yüzden izlemeden önce bunlara dikkat ediniz. :)









Yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^