Katherine Center etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Katherine Center etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2026 Çarşamba

Merhaba Yabancı//Katherine Center Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Yılın kitap hedefini tamamlamanın verdiği güvenle başladığım kitabı yeni yılda da okurum kafasıyla rahatça okuyordum. Yarıya bile zar zor geldiğim kitapta dün gece birkaç saatte resmen iki yüz sayfayı okudum. Ben dün gece dedim ama yorumun düzenlenmesi ve yayımlanması baya bir geç olacak gibi. :D
Kitabın başlangıcı biraz sakindi, anca kitabın içine giriyorsunuz zaten.
Bu sebeple okumaya başladığınız zaman eğer tam olarak kitaba girmedim, bırakacağım falan demeyin ve devam edin.
Bir yerden sonra öyle şeyler oluyor ki, yukarıda son iki yüz sayfayı bu yüzden bir gecede okudum işte. :)



Sadie Montgomery, hayatının en büyük başarısını kutlayacakken talihsiz bir olay sonucu kendini hastanede bulur. Yüz körlüğü olarak bilinen bir hastalığı vardır artık. Baktığı her yüz birbirinden bağımsız parçalardan oluşan karmakarışık bir yapboz gibidir.
Sadie bu hastalıkla baş etmeye, ailevi sorunlarını halletmeye ve sevgili köpeği Peanut’la ilgilenmeye adamıştır kendini. Bir de annesinden miras kalan portre ressamlığını devam ettirmeye… Kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışırken tepetaklak olan hayatını yaşanabilir kılmak için üstün bir çaba gösterse de bir noktadan sonra yardım istemek zorunda kalacaktır ve işe bakın ki kapı komşusu tam bir Yardımsever’dir.
Bir tarafta ön yargıları bir tarafta sıkı sıkıya bağlı olduğu hayalleri olan Sadie’nin hayatında hiçbir şey net değildir çünkü zaten herhangi bir şeyi net görmesi imkânsız gibidir. Fakat hayat, bakmasanız da görebileceğiniz onca güzellikle doludur. Sadie’nin hiç beklemediği anda karşısına çıkan insanlar gibi… Üstelik, görmenin her zaman başka yolları da vardır. Tıpkı Sadie’nin denediği yollar gibi… 


Sadie babasının karşı çıkmalarına rağmen okuduğu güzel sanatlardan sonra portre konusunda çok iyidir ama para konusunda ve sürekli katıldığı yarışmadan bir türlü istediğini alamaz.
Bir gün gelen haberle o çok istediği yarışmadan dereceye girmiştir ve birincilik için potre çizmesi gerekiyordur ama kader bu ya, annesinin yaşadıklarının aynısını yaşayacaktır.
Beynindeki sıkıntıdan sonra yüz körü olan Sadie bir süre ne yapacağını bilemez.
Babası, üvey annesi ve üvey kız kardeşi de sürekli karşısına çıkınca işler daha da karmaşık hale gelir.
Bunların üstüne bir de köpeği rahatsızlanınca hayatı daha da zorlaşır ama bunun en iyi tarafı ilk defa tanıştığı karizmatik veterinere vurulur.
Bunların yanından yarışma için çalışması lazımdır ama işler çokta istediği gibi gitmez.
Sadie çok garip bir karakterdi. Çok çabuk her şeye anlam yüklüyordu. :D Mesela hemen veteriner aşık olması çok komikti. Sonrasında sadece duyduklarından çıkarımlar sağlaması. :D
Ama güçlü bir karakterdi ve yardım almak istememesi cidden hayatını cehenneme çeviriyordu.
Yine de acılarla bir şekilde başa çıkması, yalnızlığı falan çok kötüydü.
Sadie için ağladığım yerler çok oldu, o yalnızlığı, gururuna ve yardım istememesine rağmen bir şekilde yalnız kalmaması için yalvarma noktasına gelmesi derinden üzdü beni. Bu kısımları gece okuyordum ve iç çekmemek için zor durdum resmen.
Bu mevzuyu azıcık spoiler olarak yazacağım bu arada, içimi dökmem gerek.


Erkek karakter için bir şeyler yazsam spoiler olur. O yüzden bu kısmı es geçiyorum, zaten okuduğunuz üzere Sadie için baya bir yazdım. :)
Sadie'nin Koreli arkadaşı ve onun ailesi çok tatlıydı. Sadie'ye manevi bir aile gibiydiler resmen. Tabii sonradan arkadaşının bazı mevzuları oldu. Bence Sadie başta kötü falan dese de çok iyi olmadı mı?? :D
Okuyanlar ne demek istediğimi anladığından bayıldılar, bayıldıııı :D
Bu kadar iyinin yanından bir de nalet bir karakter vardı. Sadie gerçekten sen nasıl dayandın bu kardeşe? Bir de üstte çıkmıyor mu, çıldırırsın!!
Yani Sadie zaten zor zamanlar geçiriyor, bir de gelip sürekli Sadie ile uğraşması, hakaretler etmesi beni benden aldı. Hayalde olsa tam bir kaşık suda boğmalık bir karakterdi. Tahammül sınırlarımı tamamen aşa bir kötü karakterdi ve neyse ki Sadie olması gereken yerde iyi cevaplar verdi.


Ben yazarın önceden Özel Koruma kitabını okumuştum. Hem çok akıcıydı hem de konusu vs güzeldi. Romcom gibi dursa da içinde üzücü şeylerde vardı ama güzeldi.
Orada da kalp kırıcı şeyler vardı ve o zamanda çok üzmüştü beni kitap.
Ama buradaki daha da fenaydı.
Ve Özel Koruma'nın filmi geliyor, hatta oyuncular çok tanıdığımız oyuncular. Sadece ben yaş olarak daha genç oyuncuları seçmelerini isterdim.
Oyuncularımız Leighton Meester ve Jared Padalecki. Olmuş mu? Bir de siz yorumlayın!^^

Spoiler kısma geçmeden önce hazır yüz körlüğü ile alakalı kitap okumuşken harika bir kdramada önereyim^^
The Secret Life of My Secretary tam da bu kitap gibi olan bir dizi. Tabii ikisinin de konusu farklı ama yüz körlüğü vs hepsi aynı. İzlemenizi tavsiye ederimm.
Yorumuma da buradan ulaşabilirsiniz^^



-Spoiler başlangıcı-

Sadie'nin yarışma sergisinde tek başına kalması ama Joe'ya yalvarmasına rağmen onu yalnız bırakması. Sergide resmini en kötü yere asmaları ve kötü yorumlar. Kız kardeşinin tam bir yelloz olması ve yaptığı bütün zorbalıkları Sadie'nin üstüne atmasına aşırı sinir oldum. Bu kız sana ne yaptı şerro karı dfghjklş Çizgimden de çıkarıyor beni resmen.
Joe ve Veteriner olayını hemen çaktım tabii ki. Sadie ben başkasını seviyorum dediğinden Joe'nun geri kaçması ve ona imalarda bulunması dedim tamam bu Joe ve o ilk gerçekleri öğrenme sahnesini okuyayım diye gecenin dördü, beşine kadar kitap okudum ve okuduğuma inanın değdi. <3
Sadie'nin kıskandırması, Joe'nun fena halde kıskanması ve onu pür dikkat izlemedi. Offff ne sahnelerdi beee, işte böyle sahnelerle gelin arkadaşlar. Ben böyle şeylerin hastasıyımdır. Bayılırım kıskanan ve kıskandıran sahnelere.
Ve mutlu son.
BAYILDIMMM

-Spoiler Sonu-


Spoiler kısmı yazarken inanın açıp bir kez daha okuyasım geldi, o kadar muhteşem bir kitap. Ve itiraf edeyim bu kitap elimde birkaç gün dolandı durdu. Dedim yılın son günleri, daha kısa bir kitap okuyayım ama baktım akıyor kitap devam ettim.
Bu yorumdan sonra daha ne diyeyim canlarım???
Şu an yazardan elimde olmayan sadece iki kitap kaldı, onları da en kısa zamanda kitaplığıma eklemek istiyorum inşallah. Eğer yazarın bir sürü kitabı varsa hemen çıkabilir mi lütfennnn!!!
Bu kadar beğendikten sonra neden bir puan kırmamım sebebi ise çok fazla gereksiz detaya girmişti yazar. Yani Sadie sürekli bir şeyler düşünüyor ya da bir sürü detaya giriyordu. Buralar sıktı ki zaten başlarda böyledi. Yine de siz oralarda sabırlı olun ve okumaya devam edin. :)





Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


Sık sık olduğu gibi bütün emeklerim, dışarıdan gelen tamamen alakasız bir güçle heba oldu. Ama her şeye rağmen, ne olur ne olmaz diye dışarıdan gelen kişiye bir film yıldızı gibi gülümsedim.


*****


“Sana kim olduğunu söylememi ister misin?” diye sordu. Transa girmişim gibi dudaklarını izlerken başımla onayladım.
Sonunda, “Sensin,” dedi.
Bunu söylemesini ummuştum.
Ama sırf teyit etmek için sordum: “Ben miyim?”
Son zam anlarda dünyayı okumak iyice zorlaşmıştı. Hani sanki kahve dükkânındaki Hazel bile diyebilirmiş gibi geliyordu.
Ama benmişim.


*****


İkimiz için bir umut varsa şayet, bu çaresizliğimi, ona gerçekten ne kadar çok ihtiyaç duyduğumu hisseder ve beni son bir kez kurtarırdı.


*****


“Benim de sana hayatımı kurtardığın için içtenlikle teşekkür etmem gerek.”





Alıntılara not: Aslında çok güzel alıntılarım vardı ama spoiler olmasın diye yazamadımm :(








Yeni yazarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^





31 Ağustos 2024 Cumartesi

Özel Koruma//Katherine Center Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Geçen sene yazın bu kitabımız çok popülerdi, ben de indirimden almıştım ama neredeyse bir ay boyunca elime çekememişti. Sonunda geçtiğinde bir türlü okuma kısmet olmadı ama bu yaz okudum çok şükür. Yazarın başka kitapları bile çıktı, bu kitabı okuyup ondan sonra alırım diyordum. Büyük ihtimal alırım da kalemini sevdim. :)
Tek kitaptan oluşuyor ve kitabın en çok önerilme sebebi de smut olmaması. Kimin yorumunu okusam ya da kitap hakkından bilgi alsam sürekli smut yok falan diyordu. O yüzden daha çok merak ettim. :)



Adamın arkasını kolladı. Hannah Brooks sizi bir tirbuşonla, tükenmez kalemle ya da kumaş peçeteyle bile öldürebilecek biri gibi değil de bir anaokulu öğretmeni gibi görünüyor. Fakat işin aslı, o bir özel koruma ajanı ve yıldız aktör Jack Stapleton’ı takıntılı bir hayranından korumak için görevlendirildi. Kadının kalbini çaldı.
Jack Stapleton şöhret sahibi bir adam. Paparaziler tarafından dünyanın dört bir yanındaki kumsallarda görüntülenirken, diğer özelliklerinin yanı sıra, üstüne yapışan sörf şortuyla dalgaların arasından çıkması ve bir Roma tanrısı gibi ışık saçmasıyla ünlü. Fakat birkaç yıl önce yaşanan bir aile trajedisinin ardından göz önünde olmamayı tercih edip ortadan kayboldu. Bir sırları vardı.
Jack, annesi hastalanınca, ailesinin Teksas’taki çiftliğine geliyor. Yalnız minik bir detay var: Ailesinin “takıntılı hayran” konusunu ya da özel koruma meselesini öğrenmesini istemiyor. Böylece Hannah mantıklı olmadığını düşünse de kendini Jack’in sevgilisi gibi davranırken buluyor. Hem de eski erkek arkadaşının, tıpkı bir pislik gibi, kimsenin buna inanmayacağını söylemesine rağmen.

Hannah özel bir şirkette ajan olarak çalışmakta ve genelde özel koruma olarak görev almaktadır. Annesinin vefatından sonra boşlukta olan ve patronunun dinlenmesi gerektiğini söylediği sürede evde tek takılır. Eski sevgilisi onu en ummadık bir anda terk edince de bu süreç daha da zor olur.
Dinlendikten sonra işe dönünce hiç ummadığı bir işte çalışması gerektiğini öğrendikten sonra başta yok dese de sonunda kabul eder ve işe başlar ama işi gerçekten çok zordur çünkü dünyaca ünlü, herkesin sevdiği(kendisinin de sevdiği) aktörü koruyacaktır.
Hannah'ı sevdim ama sürekli her şeye hayır demesi gına getirtti. Bir de kendine sürekli çok iyiyim bu işte falan diyor ama yok yani sürekli hayır demesi yordu beni. Hayır bir de inat edip yok diyor, patronu yapacaksın deyince sesi çıkmıyor. Dursana sözünün arkasında. Tamam kendisi haklı, bütün filmlerini izleyip, sevdiği, hayranı olduğu bir aktör ama iş yapıyorsun sen, hani işimde çok iyiyim deyip, övüyorsun ya kendini, kanıtla işte asdfghjk
Eski sevgili mevzusundan kendisine aşırı üzüldüm, o karakterler hakkından belki spoiler yazarım ama Hannah iyi cevap vermesine rağmen diğerlerinin halen daha konuşma hakkına sahip olması çıldırttı. :D


Jack geçmişte yaptığı kazadan sonra evinden ve işinden uzaklaşıp sakin bir hayat yaşadığı sırada eve geri dönmek durumunda kalır. Ama bu geri dönüşün bir bedeli olacaktır. Eski takıntılı hayranı yüzünden şirketi kendisini koruma atar ama bu başka bir korumadır.
Annesinin eve gel kal demesiyle ise Hannah'tan çok istediği bir şey ister ama el mahkum yapmak zorundadır.
Jack'i de sevdim ve ilk dakikadan Hannah olan tavrını hiç rol olarak görmedim. Yani yazar öyle güzel yazmış ki Hannah rol mevzusunu ortaya atmasa aklıma dahi gelmeyecek, öyle tatlı bir karakterdi.
Son kısımdaki kapı önü sohbetinde kalbimi bıraktım ama yazarın daha duygusal yazmasını çok isterdim. Bu tarz şeyleri ne yazık ki seviyorum asdfghjklş


Ben yabancı kitaplardaki karakter isimlerinden kız mı erkek mi anlamıyorum. Mesela Hannah'ın patronu erkek miydi? İnanın bilmiyorum, sonradan diğer karakterler içinde bir şey söylendi de tamam dedim kadın ya da erkek asdfghjkl Yani kitap bitti halen daha o patron ne öğrenemedim iyi mi -_-
Genel olarak okuması kolay, çerezlik güzel kitaptı. Smut olmaması artı puanında artı puanını aldı ama
 işte aması var.
Zaten tek kitap, biraz daha uzun olup çiftimizi daha fazla okumak isterdim. Neden yani azıcık sahneler koydunuz. Eski sevgilisiyle daha çok sahnesi var diyeceğim ama abartı olur bu sefer sdfghjkl
Ama bana göre azdı, hatta yazar teşekkür kısmında ben ekleyebilirdim falan demiş, ee neden eklemedin abla??
O yüzden diğer kitaplarını alırken buna dikkat edeceğim, ben romantik kitaplarda çift okumak istiyorum arkadaşlar. :D



-Spoiler başlangıcı-

Hannah'ı annesinin vefatının ikinci gününden terk eden eski sevgili hiç bir şeyi hak etmiyordu zaten ama sonradan bir de en yakın arkadaşla çıkması, yetmeyip işlerine karışması, o da yetmeyip bir de ben sana haksızlık yaptım hadi gel kaldığımız yerden devam edelim(özgüvene gel! -_-) demesi sinir etti beni.
Tabii karakterimiz hakkından geliyordu ama patronun böyle hiçbir şey dememesi daha da beni sinir ediyordu. Gerçi adam mı kadın mı artık her neyse kendisi diyor baştan ayrılırsanız hiç uğraşamam diye. Haklı ya neyse.
Ondan sonra aşktan gözleri kör olmuş en yakın arkadaşın sarf ettiği sözler, ulan benim bile kalbimi kırdı. Yine de Hannah iyi yaptı, ben okurken affediyordum falan sdfghjkl
Son kısımda Jack'in evine gidip, ilk karşılaştığı manzarada şok oldum. Ayy ama benim bile kalbim kırılmasına rağmen o geçen sahneye çok inanamadım ki zaten mevzuda sonradan çıktı ortaya. Güzeldi evet orası ama kurtulma anını çok hızlı geçtiğimiz doğrudur. İşte burada çiftimizin hemen sarılıp, ayy ben sana öyle demek istemedim vs. demesi çok tatlı olurdu ama yazar o kadar sonrada koydu ki konuşma mevzusunu o mevzudan istediğim hissi alamadım ne yazık ki.
Buna rağmen güzel bir sonda. Evli, mutlu ve bol kariyerli. En sevdiğim^^

-Spoiler Sonu-

Çerezlik, hemen okuyayım bitsin kafasından istiyorsanız tavsiye ederim. Ben sevdin, evet eksikleri vardı ve konuyu daha da güzel yazabilirdi. Farklı bir konu olması hoş ama çokta yazamamış gibi. O yüzden bir tık hayal kırıklığı. Yine de heyecanlı ve okunabilir bir kitap.
Smutsuz olması yüzünden öneririm. Şimdi (inşallah insta açılınca) diğer kitaplara gelen yorumlara bakıp, ona göre alırım artık. Hep böyle smutsuz ve tatlış yazacaksa alırım yani. Sadece daha fazla çift sahnesi lütfen!!!




Kitaba Puanım 5/4^^


Alıntılar^^

Robby beni hafife almıştı. Çünkü zor birini sevmek, kolay birini sevmekten çok daha zordu.


*****

“…Çünkü bazı şeyler kırıldığında asla onarılamaz.”


*****

Seni ne kadar iyi tanırlarsa canını o kadar yakabiliyorlardı.


*****

“Gülmesene,” dedim.
“Güldürmesene,” dedi.


*****


Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Önemli olan, yanımıza aldıklarımız.


*****


“Sen etrafta olmadığında, kısa süreliğine bile gitmiş olsan seni bulmam gerekiyormuş gidi hissediyorum.”


*****


Ve en sonunda, diğer insanları sevmenin, aslında kendinizi sevmenin hakiki bir yolu olduğunu mutlaka anlarsınız.




Çok güzel alıntılar değil mi? <3
Başka yorumlarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^



Buralarda da varım^^