Selamlar^^
Yılın kitap hedefini tamamlamanın verdiği güvenle başladığım kitabı yeni yılda da okurum kafasıyla rahatça okuyordum. Yarıya bile zar zor geldiğim kitapta dün gece birkaç saatte resmen iki yüz sayfayı okudum. Ben dün gece dedim ama yorumun düzenlenmesi ve yayımlanması baya bir geç olacak gibi. :D
Kitabın başlangıcı biraz sakindi, anca kitabın içine giriyorsunuz zaten.
Bu sebeple okumaya başladığınız zaman eğer tam olarak kitaba girmedim, bırakacağım falan demeyin ve devam edin.
Bir yerden sonra öyle şeyler oluyor ki, yukarıda son iki yüz sayfayı bu yüzden bir gecede okudum işte. :)
Sadie Montgomery, hayatının en büyük başarısını kutlayacakken talihsiz bir olay sonucu kendini hastanede bulur. Yüz körlüğü olarak bilinen bir hastalığı vardır artık. Baktığı her yüz birbirinden bağımsız parçalardan oluşan karmakarışık bir yapboz gibidir.
Sadie bu hastalıkla baş etmeye, ailevi sorunlarını halletmeye ve sevgili köpeği Peanut’la ilgilenmeye adamıştır kendini. Bir de annesinden miras kalan portre ressamlığını devam ettirmeye… Kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışırken tepetaklak olan hayatını yaşanabilir kılmak için üstün bir çaba gösterse de bir noktadan sonra yardım istemek zorunda kalacaktır ve işe bakın ki kapı komşusu tam bir Yardımsever’dir.
Bir tarafta ön yargıları bir tarafta sıkı sıkıya bağlı olduğu hayalleri olan Sadie’nin hayatında hiçbir şey net değildir çünkü zaten herhangi bir şeyi net görmesi imkânsız gibidir. Fakat hayat, bakmasanız da görebileceğiniz onca güzellikle doludur. Sadie’nin hiç beklemediği anda karşısına çıkan insanlar gibi… Üstelik, görmenin her zaman başka yolları da vardır. Tıpkı Sadie’nin denediği yollar gibi…
Sadie babasının karşı çıkmalarına rağmen okuduğu güzel sanatlardan sonra portre konusunda çok iyidir ama para konusunda ve sürekli katıldığı yarışmadan bir türlü istediğini alamaz.
Bir gün gelen haberle o çok istediği yarışmadan dereceye girmiştir ve birincilik için potre çizmesi gerekiyordur ama kader bu ya, annesinin yaşadıklarının aynısını yaşayacaktır.
Beynindeki sıkıntıdan sonra yüz körü olan Sadie bir süre ne yapacağını bilemez.
Babası, üvey annesi ve üvey kız kardeşi de sürekli karşısına çıkınca işler daha da karmaşık hale gelir.
Bunların üstüne bir de köpeği rahatsızlanınca hayatı daha da zorlaşır ama bunun en iyi tarafı ilk defa tanıştığı karizmatik veterinere vurulur.
Bunların yanından yarışma için çalışması lazımdır ama işler çokta istediği gibi gitmez.
Sadie çok garip bir karakterdi. Çok çabuk her şeye anlam yüklüyordu. :D Mesela hemen veteriner aşık olması çok komikti. Sonrasında sadece duyduklarından çıkarımlar sağlaması. :D
Ama güçlü bir karakterdi ve yardım almak istememesi cidden hayatını cehenneme çeviriyordu.
Yine de acılarla bir şekilde başa çıkması, yalnızlığı falan çok kötüydü.
Sadie için ağladığım yerler çok oldu, o yalnızlığı, gururuna ve yardım istememesine rağmen bir şekilde yalnız kalmaması için yalvarma noktasına gelmesi derinden üzdü beni. Bu kısımları gece okuyordum ve iç çekmemek için zor durdum resmen.
Bu mevzuyu azıcık spoiler olarak yazacağım bu arada, içimi dökmem gerek.
Erkek karakter için bir şeyler yazsam spoiler olur. O yüzden bu kısmı es geçiyorum, zaten okuduğunuz üzere Sadie için baya bir yazdım. :)
Sadie'nin Koreli arkadaşı ve onun ailesi çok tatlıydı. Sadie'ye manevi bir aile gibiydiler resmen. Tabii sonradan arkadaşının bazı mevzuları oldu. Bence Sadie başta kötü falan dese de çok iyi olmadı mı?? :D
Okuyanlar ne demek istediğimi anladığından bayıldılar, bayıldıııı :D
Bu kadar iyinin yanından bir de nalet bir karakter vardı. Sadie gerçekten sen nasıl dayandın bu kardeşe? Bir de üstte çıkmıyor mu, çıldırırsın!!
Yani Sadie zaten zor zamanlar geçiriyor, bir de gelip sürekli Sadie ile uğraşması, hakaretler etmesi beni benden aldı. Hayalde olsa tam bir kaşık suda boğmalık bir karakterdi. Tahammül sınırlarımı tamamen aşa bir kötü karakterdi ve neyse ki Sadie olması gereken yerde iyi cevaplar verdi.
Ben yazarın önceden Özel Koruma kitabını okumuştum. Hem çok akıcıydı hem de konusu vs güzeldi. Romcom gibi dursa da içinde üzücü şeylerde vardı ama güzeldi.
Orada da kalp kırıcı şeyler vardı ve o zamanda çok üzmüştü beni kitap.
Ama buradaki daha da fenaydı.
Ve Özel Koruma'nın filmi geliyor, hatta oyuncular çok tanıdığımız oyuncular. Sadece ben yaş olarak daha genç oyuncuları seçmelerini isterdim.
Oyuncularımız Leighton Meester ve Jared Padalecki. Olmuş mu? Bir de siz yorumlayın!^^
Spoiler kısma geçmeden önce hazır yüz körlüğü ile alakalı kitap okumuşken harika bir kdramada önereyim^^
The Secret Life of My Secretary tam da bu kitap gibi olan bir dizi. Tabii ikisinin de konusu farklı ama yüz körlüğü vs hepsi aynı. İzlemenizi tavsiye ederimm.
Yorumuma da buradan ulaşabilirsiniz^^
-Spoiler başlangıcı-
Sadie'nin yarışma sergisinde tek başına kalması ama Joe'ya yalvarmasına rağmen onu yalnız bırakması. Sergide resmini en kötü yere asmaları ve kötü yorumlar. Kız kardeşinin tam bir yelloz olması ve yaptığı bütün zorbalıkları Sadie'nin üstüne atmasına aşırı sinir oldum. Bu kız sana ne yaptı şerro karı dfghjklş Çizgimden de çıkarıyor beni resmen.
Joe ve Veteriner olayını hemen çaktım tabii ki. Sadie ben başkasını seviyorum dediğinden Joe'nun geri kaçması ve ona imalarda bulunması dedim tamam bu Joe ve o ilk gerçekleri öğrenme sahnesini okuyayım diye gecenin dördü, beşine kadar kitap okudum ve okuduğuma inanın değdi. <3
Sadie'nin kıskandırması, Joe'nun fena halde kıskanması ve onu pür dikkat izlemedi. Offff ne sahnelerdi beee, işte böyle sahnelerle gelin arkadaşlar. Ben böyle şeylerin hastasıyımdır. Bayılırım kıskanan ve kıskandıran sahnelere.
Ve mutlu son.
BAYILDIMMM
-Spoiler Sonu-
Spoiler kısmı yazarken inanın açıp bir kez daha okuyasım geldi, o kadar muhteşem bir kitap. Ve itiraf edeyim bu kitap elimde birkaç gün dolandı durdu. Dedim yılın son günleri, daha kısa bir kitap okuyayım ama baktım akıyor kitap devam ettim.
Bu yorumdan sonra daha ne diyeyim canlarım???
Şu an yazardan elimde olmayan sadece iki kitap kaldı, onları da en kısa zamanda kitaplığıma eklemek istiyorum inşallah. Eğer yazarın bir sürü kitabı varsa hemen çıkabilir mi lütfennnn!!!
Bu kadar beğendikten sonra neden bir puan kırmamım sebebi ise çok fazla gereksiz detaya girmişti yazar. Yani Sadie sürekli bir şeyler düşünüyor ya da bir sürü detaya giriyordu. Buralar sıktı ki zaten başlarda böyledi. Yine de siz oralarda sabırlı olun ve okumaya devam edin. :)
Kitaba Puanım 5/4^^
Alıntılar^^
Sık sık olduğu gibi bütün emeklerim, dışarıdan gelen tamamen alakasız bir güçle heba oldu. Ama her şeye rağmen, ne olur ne olmaz diye dışarıdan gelen kişiye bir film yıldızı gibi gülümsedim.
*****
“Sana kim olduğunu söylememi ister misin?” diye sordu. Transa girmişim gibi dudaklarını izlerken başımla onayladım.
Sonunda, “Sensin,” dedi.
Bunu söylemesini ummuştum.
Ama sırf teyit etmek için sordum: “Ben miyim?”
Son zam anlarda dünyayı okumak iyice zorlaşmıştı. Hani sanki kahve dükkânındaki Hazel bile diyebilirmiş gibi geliyordu.
Ama benmişim.
*****
İkimiz için bir umut varsa şayet, bu çaresizliğimi, ona gerçekten ne kadar çok ihtiyaç duyduğumu hisseder ve beni son bir kez kurtarırdı.
*****
“Benim de sana hayatımı kurtardığın için içtenlikle teşekkür etmem gerek.”
Alıntılara not: Aslında çok güzel alıntılarım vardı ama spoiler olmasın diye yazamadımm :(
Yeni yazarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^
.gif)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Elinizi korkak alıştırmayın^^ :D