Herkese selam^^
Ya arkadaşlar bu yazarın neden bir ortası yok? Bir kitabı mükemmelken bir kitabı kötü. O yüzden her okumaya başladığım kitabında tereddüt ediyorum. Gerçi bunun sayfa sayısı çok olmadığından tereddüt etmedim ama kısacık kitabı bile kötü yazabilirdi, şaşırmazdım. :D
O yüzden bıkmadan, usanmadan, sevmesem de yazarın kitaplarını okumaya devam ediyorum.
Ama bu kitap şükür ki iyi çıktı. Zaten kısacık bir kitap, ondan da konular hemen oldu bitti. Ama diyorum ya güzeldi. :)
Haftanın en gözde daveti, Leydi Neeley'nin yakut bileziğinin çalınmasıyla son günlerin en meşhur davetine dönüşmüştü. Ancak davetlilerden iki kişi için bu olaylı gece bir polisiyeden çok daha fazla heyecan vadediyor: Zarafetiyle ve muhteşem çeyiziyle sezonun zengin bekârlarından Leydi Mathilda Howard ve servet avcılığıyla ün salmış, yakışıklı beş parasız asker Peter Thompson. Onlar tüm benlikleriyle aşka düşmek üzere. Üstelik haklarında çıkan tüm dedikodulara rağmen...
Kitabımız kısa olduğundan karakter yorumunu da birlikte yapıp, kısa tutacağım. :)
Mathilda katılması gereken sosyete yemeğinde canının çok sıkılacağını yanında çok konuşan, abisinin arkadaşından anlamıştır ama sonradan ünü çok iyi olmayan Peter yanlarına gelince işler çok farklı bir hal alır. İlk olarak ev sahibinin kaybolan bilekliği gündem olur ve kötü geçeceğini düşünen gecenin Peter ile hoş sohbeti geceyi atlatır.
Ama Peter'ın servet avcısı olması işleri karıştırsa da abisinden sonra rahatça, eğleneceği, sohbet edeceği birini bulmanın sevincisini yaşar.
Peter'da ise işler farklı değildir. Savaşta kaybettiği arkadaşının kız kardeşine sahip çıkmak için gelince amacı gerçekten ona göz kulak olmaktır ama sohbetlerinde aslında onunla çok iyi vakit geçirdiğini anlar. Ama aralarından büyük bir sıkıntı vardır.
Mathilda'nın servet değerinde çeyizi olması, Peter'ın ise hiçbir şey olmaması ve adının servet avcısı olarak anılması Mathilda'dan uzak durmasına sebeptir.
Yine de aşk her şeyin çözümü olabilir mi?
İki karakterde çok tatlıydı. Yazarın bu yazım tarzını seviyorum. Karakterler çok çabuk anlaşıp, diyalog kurabiliyor ve aşırı okuma zevki veriyor. O yüzden belki de bir türlü bu yazarı bırakamıyorumdur.
Eğer kitap uzun olsaydı bence batırırdı yazar, bunda bile o ihtimal vardı. O yüzden bence kısa ve öz olmasına bayıldımm.
Yazarın varsa öyle kısa kitapları, alırım isimlerini. :)
Son kısımdaki kurtarma mevzuları, Peter ve kızımızın babasıyla konuşması çok tatlıydı. Tabii sonunda az da olsa kovuşmalarını, nerede yaşadıklarını, ne yaptıklarını okumak isterdim. :)
Bu arada benim bu kitaba başlamamın en önemli sebebi Leydi Whistledown'ın olmasıydı. Dedim tamam Colin, Penelopi falan olur. Evet Pen vardı ama Colin yoktu yaa. Benedict vardı ama. :)
Böyle devam kitapları yazsa keşke yazar.
Ve Leydi Whistledown yine ve yeniden birilerini kızdırıyor. Ama o kısımda ben de çok kızdım. :D Çok acımasızca. :D
Ben yine geç bitirmiş olsam da aslında bir günlük bir kitaptı. Öyle okusaydım daha iyi olurdu ama ben ikiye böldüm. Zaten kitap kısa, bir de az az oku ne anladın Yurdagül oluyor. :D
Historical seviyorum ama Julia Quinn güzel yazınca.
Bridgerton gibi(hepsi değil) güzel hsitorical kitaplar yok. Varsa alırım isim. Yok daha yazmıyorlar arkadaşlar, yok yani. :D
Kısa olsun, güzel olsun, bizim olsun gibi istediğiniz bir kitap varsa işte o kitap. :)
Yazarın diğer kitaplarına göre smut yok. :)
Kitaba Puanım 5/4^^
Alıntılar^^
Tek kelimelik, diye düşündü Tillie, güzel sohbetlerin katilidir.
Not: Kitap kısa olunca alıntıda olmuyor. :D
Yeni yorumlarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Elinizi korkak alıştırmayın^^ :D