Selamlar^^
Betül Güçlü kalemine hayranım. Çıkardığı ilk Süper Dadı kitabından beridir takip ederim ve bütün kitaplarını okumuşumdur.
Kendini geliştirmesine, her kitapta konusundan, kalemine nasıl güzellikler yazdığına şahit oldum.
Bir bebeğin doğup, büyümesine tanık olmak gibiydi.
O yüzdendir her kitabı daha bir heyecanla, merakla bekliyorum.
Bu kitabımız ilk çıkardığı kitaplara kıyasla farklı, gerçi son çıkardıkları hep böyle. Kendisi artık ilk kitapları yazacak yaşta olmadığını söylüyor ama bence yazabilir. :)
Yine de olsun ben her türlü kalemini seviyorum.
İlk çıktığında hemen okumadım, yazarımız sık kitap çıkarmadığı için birazcık beklemek istedim ama çokta bekleyemedim.
Duygusal bir kitap ama travma yaratacak kadar değil. O yüzden herkes okuyabilir. :) Bunu baştan söyleyeyim. :)
Mercan, zorluklarla örülmüş bir hayattan kendi kurallarıyla çıkmayı başarmış, güvenli bir rutin inşa etmiştir. Ancak bir gün, en yakın dostunun ani kaybıyla bu güvenli dünya paramparça olur. Kucağında bir bebekle, ağır bir sorumluluğun altında ezilirken Mercan'ın ne tutunacak bir dalı ne de seçebileceği bir yolu vardır. Tüm yalnızlığının ve çaresizliğinin ortasında beliren bir yabancının beklenmedik teklifi, genç kadının tek umudu olur. Bu anlaşma başlangıçta mantığını zorlasa da zamanla iki yabancı arasında beklenmedik duygular filizlenir.
Kırık Desenler, kayıpların içinden yeşeren dokunaklı bir hikâye.
Mercan yetimhanede büyüdükten sonra zorlukları bildiğinden okuluna önem verir. Yetimhanedeki tek arkadaşı Elif daha çok evcimen olduğundan aşık olduğu adamla evlenir ve çocuğu olur.
Bir gün aldığı haberden sonra kendine gelemeyen Mercan'ı hayata bir şekilde tutmayı başaran Elif'in bebeği olur.
Elif'i kaybetmenin acısın yaşamadan yeğenine güzel bir hayat sunmak isterken ne yapacağını bilemez. Ama ilk önce iş bulması, ev tutması ve para kazanması gerekmektedir.
Çok zor durumda kaldığı sırada okuldan tanıdığı ama çok görüşmediği arkadaşı ona yardım eli uzatınca bu yardımı kabul eder.
Hiç ummadığı şeyler yaşayan Mercan yaşadığı zorluklar az da olsa geçse de içindeki sıkıntılar, güven duygusu ve geleceği hakkındaki sorunları aklında çıkaramaz.
Bu konuda da ona Ömer yardım edecektir ama Mercan ne kadarını kabul edecektir bilmiyordur.
Mercan üzümlü kekimiz, o kadar kalp kırıklığı, acılarını, çaresizliğini bize hissettirdi ki okurken çok üzüldüm. O koruma iç güdüsü her ne kadar doğurmasa da bir insana anında yüklenmesi sevgide.
O yüzden Mercan için diyeceğim tek kötü bir şey yok, çok sevdim, çok üzüldüm...
Ömer, geçmişte başından geçen olaydan sonra ayağına gelen fırsatı değerlendirmek ister ama asıl olay aylar önce gördüğü kızın bir anda karısı olmasıdır.
Ömer çok tatlı bir karakterdi. Hiç tanımadığı birine onu kırmadan, korkutmadan kendine güvenmesini sağlaması, zamanla ve yavaş yavaş kalbine dokunması çok güzeldi. Bayıldımmm
Mercan ona kalbini açmasa da Ömer'in bir şekilde onu anlayıp, ona yardım etmesi en sevdiğim yerlerdi.
Betül Güçlü'nin yazdığı erkek karakterler>>>>>>>
Diğer karakterlerden çok bahsedeceğim bir şey yok, sadece Ömer'in kız kardeşi çok tatlıydı ve eğer tahminlerim doğruysa(inşallah öyledir) bence devam kitap olabilir.
O NAY LI YORUMMMM!!!
Çünkü kitapta okuduğumuz yerlerde bile o kadar güzellerdi ki onları okumak isterim yanii. :D
Okuyanlar anladı benii^^
Çok detay vermek istemiyorum kitapla ilgili, spoiler olur diye.
Son kısımlarda korktuğum şeyler oldu tabii ki ama nasıl oldu ve devam etti oralar ayrıydı. Bir de ilk başlarda Elif'e olanları yazmaması güzeldi. Çünkü kitap bu sefer drama daha çok kayacaktı ve kitabın ana konusu farklı olacaktı. Bir de travma sebebi diyorum ya işte bu sebeple Betül yazmamış. Zaten Mercan'ın çaresizliğini iliklerimize kadar hissettik, ne yapacak, neler olacak derken ummadığı şeyler yaşaması her şerde bir hayr vardır dedirtiyor.
Bu arada bir yerde Mercan Ömer'e tanışması mevzusunda söyledikleri çok anlamlıydı ve çok doğruydu. Bu yüzden böyle tanışmaları çok güzeldi.
Mercan'ın hiçbir şey bilmeden yeğenine bir anne gibi davranması, onun iyiliği için her şeyi bir kenara bırakıp hayatını ona göre şekillendirmesi ve devamında olanları çok anlamlıydı.
Sevgi her zaman kan bağıyla olmaz dedirten kitaplardan.
Kitabımızda yazarımızın karpuzun diyarından bahsetmesi o kadar güzeldi ki, her yazar, her kitap buna cesaret edemez. O yüzden daha çok okunmanızı öneririm.
Duyguyu okura geçiren nadir yazarlardan olduğundan her kitabı öneriyorum.
Bundan önce ki İçimdeki Güneş kitabı da çok anlamlı bir konuyu değiniyor. Onu ve diğer kitaplarını da gözü kapalı öneririm.
Son zamanlara yaşanan olaylardan sonra çocuklarımızın okuduğu kitapları da takip etmemiz gerek bence, ha işte bu konuda önerdiğim yazarlardan biri. Temiz içerik, yetişkin içerik olmayan, genel okur olsa da küçük çocukların anlamayacağı için +12 yaştan sonrasına önereceğim kitaplar kendisi.
Sizlerde kesinlikle okuyun^^
Kitaba Puanım 5/5^^
Alıntılar^^
İpek şimdiden bizden daha fazlasına sahipti çünkü bizim için mücadele eden kimse olmamıştı. Onun yanında ise ben vardım, onun için her şeyi yapmaya hazırdım.
*****
"Ömer hiçbir şeye mecbur olmadığımı söyledi," dedim çatlarımı çatarak.
"Evet, yalnız olmaya mecbur olmadığın gibi."
*****
Ardında güzelliği beni çarpıyordu, bakışlarım yüzünde asılı kalmak için yalvarıyordu. Fakat onu rahatsız emekten korktuğum için kendime asla izin vermiyordum.
*****
"...Yanlış şekilde büyümeye zorlanmış filizler vardır. Sen de öylesindir belki. Fırtınaya kapılan, kurumuş bir dal gibi hissediyorsundur ama aslında sadece kendi yerini bulmayı bekliyorsundur."
*****
Az önce sıralayacağım amalar giderek silikleşti, geriye kalan tek şey yalnız olmayacağıma dair verilen sözün tesiri olan huzurlu bir dinginlikti.
*****
Onunla geçireceğim herhangi bir zaman uğruna çaba göstermek benim için sorun olmazdı. Esasında, o kadar zor bir hayat yaşamıştı ki sunabileceğim tüm konforu Mercan'ın önüne sermek istiyordum.
Not: Betül Güçlü'nin diğer kitaplarına yaptığım yorumlara buradan ulaşabilirsiniz. :)
Diğer yeni yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Elinizi korkak alıştırmayın^^ :D