Selamlar^^
Geçen sene çok fazla fantastik okumamıştım, bu senede ona inat daha ikinci ayda ikinci fantastik kitabımı bitirdim bile. Şimdi ise üçüncü fantastik kitabımı okuyorum. Normalde üst üstte hem aynı yayınevi okumam hem de aynı tarz okumazdım ama şu an okuduğum kitap aşırı ilgimi çekti ve kısa sürede okumam lazım. :D Yani kısacası prdan geldiğinden okumam gerek. :)
Bu kitabımız bir sürü periler, vampirler ve büyülerle alakalı. Ama hepsi yasak ya da tehlikeli. Böylece başlıyor kitabımız.
Farklı bir mitolojiyi barındırıyor ve yazarın ilk kitabı olmasına rağmen hem akıcıydı hem de açıklayıcı yazmış. Ama yazarın ve kitabın büyük bir sıkıntısı vardı.
Liska büyünün korkunç bir şey olduğuna inanır ve büyücülerin canavardan farkı yoktur.Kendi içindeki büyü yeteneğini bastırmak için elinden gelen her şeyi yapmıştır fakat bu çabası felaketle sonuçlanmıştır. Artık tek isteği vardır: Büyü yeteneğinden sonsuza dek kurtulmak. Büyü yeteneğinden tamamen kurtulmak isteyen Liska, küçük köyünden kaçarak tehlikeli ve iblislerle dolu ruh ormanına girmiştir. Amacı; efsanevi eğreltiotu çiçeğini çalmaktır. Eğer eğreltiotu çiçeğini koparabilirse dileğini kullanarak büyü yeteneğinden sonsuza dek kurtulacaktır. Fakat çiçeğe ulaşamadan, ormanın kadim muhafızı Leszy tarafından yakalanır. Ölüm yerine, tehlikeli bir anlaşma yapar: Eğreltiotu çiçeği karşılığında bir yıl boyunca Leszy’ye hizmet edecektir. Ancak Liska kısa sürede bu anlaşmayı yapan ilk kişi olmadığını, ondan önce gelenlerin tüm büyücü gizeminde ortadan kaybolduğunu öğrenir. Eğer bir yıl dayanıp kurtulmak istiyorsa Leszy’nin lanetli malikânesinin karanlık sırlarını çözmek zorundadır. Çünkü ormanın derinliklerinde bir şey uyanmıştır.
Liska sürekli dışlanan ailesi ve kasabasında yaşadı büyük olaydan sonra içindeki büyüyü yok etmek için ormandaki yılda bir kere açan çiçeği bulmayı kafaya koyar.
Bulduğu anda ortaya çıkan garip geyiğin teklifini duyunca kabul eder ve öğrenirki kendisi orman koruyucu iblis Leszy’dir.
Bir yıl boyunca onun çırağı teklifini kabul eden Liska gittikleri evinde sihirli olduğu gördükten sonra Leszy’yi daha iyi tanımak ister.
Başlarda büyüsünü kullanamayan Liska leszy’nin yardımıyla bir şekilde büyüsüne ulaşır ama onunla beraber gelen tehlikede yakındır.
Liska’yı sevdim, cesur oluşu, baskılara rağmen elinden geleni yapıp, çevresine yardım etmesi çok güzeldi tabii yakalanmamak şartıyla. Bu bile ne kadar cesur olduğunu gösterir. Sadece bazı şeyleri öğrendikten sonra o saf kızı sorgulamaması aşırı komikti. Demek ki yazar o kadar olağan yapmaya çalışmış ki karakter sorgulamıyor bile. -_-
Leszy hakkında çok bir şey yazmak istemiyorum, zaten çok fazla okumuyoruz kitapta. Sadece herkes tarafından korkulan biri olsa da aslında insanlar için kendini feda eden biri olmasını okumak çok güzeldi. Bu konuda karakteri çok sevdim ama Liska ile olan sahneleri daha fazla olabilirdi. Sonuçta kız sürekli senin yanında, senin çırağın ama neredeyse yan yan gelmeleri sadece bazen. Ve başlarda o kadar sertken bir anda yemek yapan, kıza iyi davranan birine dönmesi çok inandırıcı değildi. Yine de okurken takdir edip, sevdiğim bir karakter oldu.
Kitapta daha fazla karakter yoktu, sadece evlerde olan ev cinleri vardı. Bu evde de kedi kılığında olan bir ev cini vardı. Leszy’nın hakkından gelen bir karakterdi, severiz böyle karakterleri. Liska’ya da iyi davranıyordu. Sonradan gelen bir karakter daha vardı, onu tam anlayamadım ve neden kitaba dahil oldu onuda anlamadım. En azında son kısımda bir işe yarasaydı diyorsun. :D
Kasaba halkına aşırı kıl oldum ama geçmişten bu güne herkes kötülerse eğer ne diyeceklerdi ki başka?
Ama bunu sonuçta başlarındaki din adamları da yapıyor, bilmesine rağmen yapıyor. Bu kısımda Liska’nın annesine dediklerine katılıyorum. Dışlamak yerine sahip çıkabilirlerdi.
Şimdi gelelim kitabın en sevmediğim kısmına.
Bakın kitabın fantastik olayı, yazarın bunu duru bir dille ve yormadan yazması çok güzeldi En azından bu bu neydi demiyorsunuz okurken ama yazarın sapkın zevkleri ne yazık ki güzelim kitabın içine etmiş.
Şimdi leszy’nin belli zamanlarda yine çırakları olmuş ve bu çıraklarla bazı duygusal anlar olmuş. Çoğu kızken biri erkek. Burada baştan yanlış anladığımı düşünerek okudum ama sonradan bu karakter bir şekilde ortaya çıkıyor ve Liska’ya yardım ediyor. Ama bu olayın güzellemesi yapılacak ya nasıl iyi, melek, yakışıklı diye yazmış yazar anlatamam.
O saniyeden sonra kitabın sonu hakkından tahmin ettiğim şey olursa hiç üzülmem dedim ve oldu. Hiçte üzülmedim, bu kitap her şeyi hak etmiş bir kitap olarak hafızamda kalacak.
Eğer bu sapkın düşünce olmasaydı kitaba tam puan vermezdim ama düşük puanda vermezdim.
Artık yan karakterlerin, karakterin arkadaşının, kardeşinin abuk subuk oluşlarına bir yere kadar katlanabiliyoruz ama erkek karakteri her yollu yapmak nedir ya. Şey gibi, yüz yıllardır yaşadığı için her çiçekten bal almış.
Ve bunu öğrenen Liska’nın hiç umurunda bile değil. Sonra gittim yazarın kitaplarını inceledim, zaten görünce şaşırmıyorsunuz. Eeee daha böyle yazacaksın ne diye bu kitabı neden yarı normal yazdın?
Artık kendiside mi bunlardan, yoksa koyu destekçisi mi bilemiyorum ama iğrendim.
Öneriyi es geçiyorum, fantastik yönü olarak cidden güzelken, akıcıyken böyle abuk subuk şeyler inanın bütün güzelliğini alıp götürdü. Ya ben bir kitapta kadın karakterin kız kardeşi ve onun karısı! biz çocuk istiyoruz ama senin patronunun genleri iyi(detayları anladınız) git ondan iste diyen kitabı bıraktım. Bu kadar iğrençleşemezlerdi ki o isteme şekillerini görseniz daha da kötü. Dayatmaya yönelik bir isteme. Yani bunların hiçbiri iyi değil, sadece aile yapısını bozma derdindeler.
Bu yüzden, Allah rızası için çocuklarınıza gerekli ahlakı, terbiyeyi, dini eğitimi verin. Ne okuması gerektiğini, neyin yanlış olduğunu öğrenmeli. Bunlar normal şeyler değil ve bunu eğer müslümanım diyen biri de desteklerse hiç şansları kalmaz, çok kötü yollara giderler toparlayamazsınız.
O yüzden aklı selim olmayan, neyin ne olduğunu bilmeyen çocuğunuzun ne okuduğuna, izlediğine dikkat edin olur mu?
Kitaba Puanım 5/3,5^^
Alıntılar^^
Bunlar, çocukluğunun hayat bulmuş, kabuslardan gerçekliğe dönüşmüş hikayelerdi.
*****
"Etkilendim mi?" diye sordu, eğlenerek.
"Sanırım şoka girmek üzereyim."
"Kadınlar üzerinde öyle bir etkim var,"
*****
İblis acı acı güldü. "Evet önemsiyorum. Bu seni şaşırttı mı tilki? Ben, zalim, canavar iblis; insan krallığını önemsiyorum."
"Neden?"
"Çünkü birinin önemsemesi gerekiyor."
*****
"Eğer oraya ait değilsem, o zaman ben nereye aidim?"
*****
"Neden aslında insan değilmiş gibi yapıyorsun?"
"Eğer bir canavar gibi görünürsem,"
"O zaman korkunç şeyler yaptığımda hiç kimse şaşırmaz."
*****
"Şunu söylemem gerekir ki, sevgili tilkim," dedi Leszy.
"Benden çok daha iyi birini hak ediyorsun. Ama yine de..."
"Yine de ve yine de ben bencil bir yaratığım ve seni bırakmak istemiyorum."
Bir yorum daha biter, yeni yorumlarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın, Hayırlı Ramazanlar^^




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Elinizi korkak alıştırmayın^^ :D