6 Mart 2026 Cuma

Yan Karakter//Sareinn Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Şu an çok sevdiğim bir kitaba yorum yapıyorum ama moralim o kadar bozuk ki, ya devam ederim ya da bu moralle yorumu bırakırım. Bakalım, devam edelimde.
Moral bozukluğumu söylesem gülersiniz, o yüzden ben de kalsın. Ama benim için önemli bunu bilin yeter dfghjkl
Kitap ilk elime geldiği zaman daha yeni fantastik okuduğum için devam etmeyeyim dedim. Bir de üst üstte aynı yayınevinden okumuyorum ben. Araya iki ciltlik bir manga aldım ve daha ikinci cildi bitirmeden baktım bu kitabı okuyorum. Hem de saat geç olmasına rağmen elimden bırakamıyorum falan. Kitap 542sayfa, watty çıkışlı olduğu içinde yazık ki bölümler uzun, puntolar küçük. Haliyle saatlerce okusam da okuduğum sayfa sayısı 60-70. Yine de her dakika acaba ne olacak, vaktim olsa da kitabımı okusam kafasıyla geçti. Böyle kitaplara bayılıyorum, resmen kitap okuma aşkını alevlendiriyor.
Ve istediğim kısa sürede bitmese de kitabı bitirdim ve ikinci hemen çıkmalı diye baya bir dert yandım kendi kendime ama çıkarsa ve işler karışırsa diye de çok korkuyorum.



Aviva Malkin; neredeyse dört yıl önce en sevdiği kitabın içine düştüğünde geri dönebilmesinin tek yolunun kitabın mutlu sonla bitmesinden geçtiğine inanır. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardır: Kitabın kötü karakteri olan Rahsan Zevi’ye karşı duymaya başladığı çekim. Üstelik bu çekim kesinlikle tek taraflı değildir ve Aviva’nın içinde bulunduğu bilinmezlikte bir de Rahsan’ı kurtarması gerekir.
Zira son, onun için pek de mutlu değildir.
Çoktan yazılmış bir hikâyeyi değiştirebilir misin? O sayfalardan silip kendi sonunu yazabilir misin?


Aviva dört yıl önce, küçükken okuduğu kitabın içinde uyanınca geçmiş hayatından ya da geldiği hayat hakkından hiçbir şey bilmez. Başlarda bocalasa da kitabın yan karakteri olarak geldiğini bildiğinden ona göre davranır ve kitabın konusunu değiştirmemek için elinden geleni yapar.
Kitabın evreninden geçen geçitlerin açıldığı yerde bir gün nöbet tutarken kitabın kötü ama onun gibi yan karakter olan Rahsan'ı herkesten uzak görünce üzülür ve şifacı olarak ona yardım etmek ister.
O dakikadan sonra ana karakter Serafina geçitlerden çıkan canavarlarla(isimleri çok garip diye canavar diyeceğim :D) mücadele ederken bir anda yaralanır ve onu kurtaran Rahsan'dır ve yaralanmıştır. En yakın ve kitabın ana karakteri Serafina'yla ilgilendikten sonran minnet duygusuyla Rahsan'a yardım etmek isteyen Aviva bir anda kendini Rahsan'ı merak ederken bulur.
Karakterimizin yan karakter olarak iyi iş çıkarması ve dört yıl boyunca mahsur kaldığı bu yerde sırf kitap değişmesin diye elinden geleni yapmasını okuduktan sonra eğer yazar olurda karakterimizi eski hayatına geri döndürürse büyük olay çıkarırım. :D
Aviva o kadar tatlı, kendinden emin, arkadaşlarını seven ama Rahsan'a bayılan bir karakterdi ki çok sevdim. Hele Rahsan'a olan davranışları, kötü olarak bilse de ona göre davranması beni benden aldı ama tek yanlış bir şeyini okumadım. :D
Hem arkadaşlarıyla iyi geçindi, hem Rahsan’ı anladı, onunla daha çok vakit geçirdi. İşte bu yüzden bile Aviva en sevdiğim karakterlerden biri oldu.


Rahsan, okuldan hem zeki hem kendi halinde takılan kötü karakterimiz. Güçlü bir aileden gelen Rahsan okuldan mezun olup atanmayı bekler ve sürekli ortaya çıkan canavarlarla mücadele etmeyi kafasına koymuştur. Bir gün hiç ummadığı bir kişiden yardım alınca ve o kişi sürekli karşısına çıkıp, onunla bir şekilde ilgilenince onunla arkadaş olur ama hep bir şüpheyle davranır. Ta ki bir gün ona karşı bir şeyler hissetmeye başlayana kadar.
Rahsan, ahh Rahsan… Neden Rahsan’sın sen?? :D
Şu an Romeo ve Juliet’i konu alan bir film izledim de, aklıma birden bu geldi. :D Yani ikinci kitapta neler olur bilinmez, sonuçta kendisi kitabın kötü karakteri ve sağ olsun Aviva bir sürü spoiler verdi(okuduğu kitap için) O yüzden umarım yazar güzel yazar.

Diğer kitabın esas karakterleri ama bu kitapta arka planda olanla karakterlerimize gelecek olursak, gerektiği kadar kitapta varlardı. Onları çok görmüyoruz daha doğrusu çok fazla kitabın içinde değiller ama ilerleyen zamanlarda işlerin karışacağını düşünüyorum.
Böyle arka planda kalmalarını sevdim açıkçası, daha çok çiftimizi okuduk, hep yan yanalardı falan.
Başka ekstradan karakter yoktu, olanlarda baya baya yan roldü, bu yüzden yazacak başka karakter yok.
Bir yine ve yeniden Rahsan ve Aviva’dan devam edelim^^


Şimdi kitap bir watty kitabı, haliyle bu kadar uzun olması normal. Onlar haftada ya da ayda bir bölüm yayımladıkları için uzunluklarının farkından değilleri, okurlarda uzun olsun diyor zaten. Dikkat edin watty kitapları hep çok kalın, uzun. O yüzden hikayelerde ona göre baya uzuyor.
Bu kitapta gerçekten uzun ama inanın dolu doluydu. Fantastik ögeler fazla değildi ama olanlarda zekice yazılmıştı. Gereksiz uzatmalar yoktu. Bu kadar uzun olduğu için genelde aynı konuyu, olayı çoğu yerde tekrar tekrar okuruz ama burada sadece Aviva’nın korkularına daha çok değindiği için azıcık tekrarlıyor ama bu da olayın ve yaşanılan olaylardan sonra düşünülmesi gereken konu bence.
Rahsan’ın yetenek olarak uçması, Aviva’nın şifacı olması ve Rahsan’a iyi gelmesi.
Güçleri olan ailelerin kendi elementlerinin olması. Mesele Rahsan hava elementine sahip, şimşek atabiliyor, uçabiliyor. Ruh haline göre fırtına falan çıkıyor. Bunlar o kadar güzel detaylardı ki okurken cidden hayran kaldım.
Sonra Aviva’nın şifacı olarak yaptıkları, yanlışlıkla yaptıkları(😏), kendini sevdiği adam için yeri gelip feda etmesi ya da onu düşünmesi. Çooook güzeldi ya, şu an açık sevdiğim sahneleri okumak için kendimi zor tutuyorum. :D

Yazarın kalemiyle bu kitap sayesinden tanıştım, akıcı, yormayan, zamanınız varsa eğer bir oturuşta yüz, hatta yüzden fazla sayfa okuyacağınız bir kitap. Hatta benden daha hızlıysanız bir günde(zor ama) bitirebilirsiniz. :)
Kitapta Rahsan ve Aviva sahneleri o kadar çoktu ki okurken hem çok eğlendim, hem çiftimize aşık oldum hem de yine olsa yine okurum dedim. :D O kadar sahneye rağmen bana yetmemesi şaka mıııı. :D
Rahsan’ın açık sözlülüğü der susarım meselaaaa <3


Kitap hakkından daha ne yazayım bilemedim, bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum. Yoğun olmama rağmen elimden bırakamadım resmen. O kadar güzeldi desem yeridir.
Tabii herkese hitap eder mi bilemem, ben böyle sakin kitapları okumam derseniz sizlik olmaz ama hem fantastik olsun, hem dolu dolu aşk olsun dersiniz işte o kitap.
Yani ben okumanızı çok isterim, böyle tatlı, okurken keyif aldığım, okuru hem konuyla hem de çiftle yormayan bir kitaptı.
Aslından intenette yayımlanmaya devam ediyor, hem bitirdikten sonra sonuna rağmen oradan okurum dedim ama orası bile kısa. Ben okusam yine bekleyeceğim, o yüzden kitabın sonuna razı gelip bekleyeceğim. İnşallah en kısa zamanda yazar çıkarır. :(



Kitaba Puanım 5/5^^




Alıntılar^^



Eğe böyle sahneler daha çok geçseydi, Matias'ın tahtı sarsılabilir ve Rahsan'ı destekleyebilirdim. Sonuçta kötü adamların tuhaf bir çekiciliği olduğu gerçekti.


*****


Sesi her zamanki gibiydi, ner ve duygudan yoksun, fakat kalbime olan etkisi dün geceden bu yana epey değişmişti. Artık heyecanlanıyordum.



*****

İnsanların benim için bir şey yapması, alışık olmadığım bir durum değildi ancak onun yapıyor olması beni mahvediyordu. 



*****


Bazen birbirine değen parmaklarımız ya da haritayı sinirle önünden çekerken omuzlarımızın değmesi, dikkatimin dağılmasına yetiyordu. Rahsan Zev'iv bana yetiyordu.
Dikkatimi dağıtıyor, biraz olsun huzur veriyordu.


*****


"Evet, seni kıskanıyorum. Arkdaşın olduğunu bildiğim kişilerden, tanımadıklarımdan... Bazen yardım ettiklerinden bile. Hem de işini yaptığını bilmeme rağmen.



*****


"Zamanımı konuşarak geçirmiyorum." Sonra durdu.
"Geçirmiyordum yani, artık yapacak başka bir şeyim var."
"Benimle konuşmak gibi mi?"
"Hayır, seninle konuşmak için sıra beklemek gibi."



*****


Bu çok saçmaydı, ne ara bu kadar içime işlemişti? Ne zaman kaçmak istediğim bu dünyada, kalmak isteyeceğim kadar beni etkilemişti de düşüncelerim bile ben değil de biz diye başlar hale gelmişti?



*****


"İrade konusunda bir sorunun olmadığını sanıyordum," dedim.
"Ben de öyle sanıyordum."
"Seninle tanışana kadar."


*****


"Biliyor musun, bazen o kadar da masum olmadığını düşünüyorum." Kalbim tekledi.
"Belki de beni herkesten iyi tanıyorsundur." Gerçek beni görüyorsundur.
"Öyle olması için uğraşıyorum."


*****


"Bırakırsam onlara mı koşacaksın?"
"Koşsam arkamdan mı bakacaksın?"
"Sence seni bırakır mıyım?"



*****


Yazar, Rahsan'a dair hiçbir önemli bilgiyi vermemişti ama o, yazıldığından kat kat derindi.



*****


"...Seni seviyorum."
"Asıl ben seni seviyorum." dedi boğuk bir sesle.
"Seni çok seviyorum. Öyle ki bunun hakkında yeterince konuşamıyorum bile."


*****


"Tek derdim sensin, derken ciddiydim. Şifacı olmasan bile bana iyi gelirdin. Zihnimi yalnızca sen susturabiliyorsun."





Alıntılara not: Şu blog hayatımda belki de ilk defa bu kadar çok alıntı yazmışımdır ki yazmadıklarımda vardı.
Daha ne kadar önereyim ki?? :D






Yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^
Hayırlı Ramazanlar^^






















5 Mart 2026 Perşembe

Şubat Ayı Raporu^^

 Selamlar^^
Şubat ayı çok mu hızlı geçti yoksa kısa olduğu için hızlı geçmesi normal mi?
Onu bilemem ama çok şükür kısa olmasına rağmen dolu dolu bir aydı. :) Bir de bizim için önemli bir ay başlangıcıydı. Bu vesileyle Ramazan ayınız mübarek olsun. :)
Şubat ayında güzel kitaplar okudum, güzel dizi-filmler izledim. Hatta o filmi şu an yeniden izliyorum. Bırakamıyorum ki. :D




Şükür bir Ramazan ayına daha kavuştuk. Bu sefer diğerlerinden farklı oldu, imsak geç olduğu için uyuyup, uyandık. İyiymiş böyle ama şimdilerde yine oturuyorum sahura kadar. :)
Sizin erken kalkma durumunuz yoksa oturuyor musunuz??



Şubat ayı kısa olmasına rağmen okuma durumumun maşallahı vardı^^
Bir tane tuğla gibi bir kitap bitirdim.
İki tane manga okudum.
Bir tane sesli kitap dinledim falan filan.
Gördüğünüz kitap ise ayın favori kitabııııı <3
Okuyun, okutun canlarımm^^
Yedi kitapla ayı kapatmışız maşallahh
Darısı ve daha fazlası diğer aylar inşallah^^




Şubat ayından başladım ama daha geçen gün bitirdim.
Çok hevesle başlamıştım ama ne yazık o heves kursağımda kaldı. Çiftin uyumunu, kimyasını rezil, rüsva eden bir diziydi.
Ne izledik biz şimdi oldu. Altı doldurulacak adam gibi bir şeyde olmadı.
Sevmedim. :D


Ama çok güzel bir film izledim.
Öylesine açıp izlediğim bir filmdi, çok seveceğimi düşünmemiştim.
Romeo&Juliet ve İtalya'yı konu alan güzel bir yapımdı. Oyuncularda çooook iyiydi. ;)



Yaz dizilerinin en iyisi diyeceğim dizilerden biri Ateşböceği. Youtube'de her zaman bütün bölümler olmuyor. Yeniden yayınlamaya başlamışlar. Bakıyordum bir ara. :) Ben kitap okurken eskiden izlediğim dizilerin arkada dönmesinden rahatsız değilim çok şükür, ondan açarım böyle arkadan.





Canım takımım yine ve yeniden dolu dolu bir ay yaşattı bize.
Hem sevinerek hem de sinir krizi geçirerek. :D
Juventus'a beş gol atan takım deplasmanda ne haldeydi öyle?????
Yine de güzeldi, şükür ilk 16'dayız.
Ve Icardi, kaptanımız adam akıllı ilk on birde olmamasına rağmen ligde golleriyle gol kralı olacak neredeyse. Burada hattrick yapmıştı kaptanımız ve takımda en çok gol atan yabancı futbolcu olmuştu.
💓💛




Sahuru beklerken bir baktık dışarıda nasıl kar yağıyor, sabah bu haldeydi dışarılar.
Halen daha karlar duruyor ve gece yine kar gözüküyor.
Hayırlı yağsın^^



Ramazan öncesi ikindi kahvelerini akşam iftardan sonraya aldık. Her gün içmeye çalışıyoruz, anca açılıyor aklımız, uykumuz. :D





Mart ayı hepimize hayırlı, sağlıklı, mutlu ve güzel geçsin inşallah.
Çevremizde olanlar içinde mazluma dokunmadan kendi kendilerine ne yapıyorlarsa yapsınlar, bize de bulaşmasınlar lütfeeennnn. :/






Diğer yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^
Hayırlı Ramanzanlar^^







4 Mart 2026 Çarşamba

Ramazan Ayında Önerdiğim Kitaplar//Blogları Canlandırma projesi Şubat Ayı^^

 Selamlar^^
BCP'de yılın ikinci ayındayız çok şükür. :) Bu ayki temamız Sevgililer Günü, Aşk, Ramazan. Ramazan'da vakit bulunduğu takdirde kitap okuyoruz, gerçi ben biraz zor okuyorum ama yine de bir şekilde okunuyor. :)
O yüzden sizlere kitap öneri yazısıyla geldim.
Her türden kitap önerimiz var. O zaman başlayalımm^^

Not: Mübarek bir ay olduğu için haliyle kitapların hiçbirinden yetişkin içerik vs yok. Her yaş okuyabilir. :)




Bunun türü nedir bilemem ama bu kitabı her insan okumalı bence. Dünyada Müslüman kardeşlerimize yapılanlar, kısıtlamalar o kadar gerçekçi anlatılmış ki sanki orada o şeyleri yaşıyormuşuz gibi.
O yüzden her zaman önereceğim kitaptır kendisi.
Tabii Merve Özcan kitaplarının hepsini sürekli öneriyorum, diğer kitapları da tam Ramazan'da okunacak kitaplar. :) Her zamanda okunur tabii. :*



Bu da çocuk kitapları. 
Bu serimizin sonunda Ecmel'in yetişkin halinin kitabını okuyacağız ama bu kitapları da çok güzel. :)
Şu an dördüncüsü çıktı ve almayı düşünüyorum, inşallah Ramazan bitmeden elime ulaşırsa okurum. :)






Ben fantastik severim, bana fantastik ile gel derseniz bu üçünü öneriyorum. :)
Üçü de seri ama kısalar hepsi, uzun olmadığı ve akıcı olduğu için güzel fantastik kitaplardan.







Biraz daha gençlik, kolay okunan, ben hızlı okurum o yüzden hemen bitecek romantik kitaplar önerisi istiyorsanız bunlar güzel seçenekler olabilir.
İlk iki kitap gençlik kitabıdır. :)






Klasik okuyanlara daha fazla önerirdim ama Ramazan ayında bunlar daha okunur gibime geldi. :)





Gerilim ve gizem kitaplarını sevenlere öneriyorum, bu kitabı iki sene önce ki Ramazan ayında başlamıştım sanki, inanılmaz bir konusu ve sonu vardı. Okurken şok üstüne şok oldum desem yeridir. 




Bu kitabı daha çok gençlere öneriyorum. Çok anlamlı bir kitaptı, çok fazla ders çıkarılacak bir kitap.




Bu seri Osmanlı zamanında geçiyor. Polisiye sevenler için birebir. Ben sadece birinci kitabı okudum, onda bile aksiyon hiç bitmedi. :)




Fanatik misiniz? Hem de Galatasaray'lı?
O zaman bu seri kaçmaz, resmen Galatasaray atağı geçiriyorsunuz. :)
💓💛






Biraz daha bizden olsun, bol eğlence, azıcık dram, bolca aşk ve aksın gitsin diyorsanız buyurun bu kitaplar tam sizlik.
Şu an elimdeki bitsin bunlardan birini tekrardan okumak istiyorum ama bakalım. :)




Ben tam bir çizgi roman bağımlısıyım diyorsanız bu da bir seçenek ama dikkat edin karakterimiz çok fazla güzel yemek yapıyor.
Acaba önermesem mi?
Ama aşırııııııı, aşırı eğlenceli. :)





Kitap okuyamıyorum ama böyle kafamı dağıtacak bir şeyler istiyorum diyorsanız işte o da bulmacadır. Sudoku da iş görür. :) O da aralarında. Öneriyorumm.
Satın almak için dergi satan ve online alışveriş sitelerde bulabilirsiniz. :)





Mart ayı teması henüz belli değil, grubumuz arasında henüz bir konuşma gerçekleşmedi. O yüzden ya direkt yazıyorum ya da yazmıyorum. :)
Unutmazsam inşallah yazarım^^
Not: Instagram'da grubumuz mevcut, ben de yazmak istiyorum derseniz bekleriz. :)
Bana Instadan ulaşabilirsiniz. :)



Diğer BCP yazılarımı okumak için tık tık^^







Diğer yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^
Hayırlı Ramazanlar^^





27 Şubat 2026 Cuma

Can This Love Be Translated?//Kore Dizi Yorumu^^

Selamlar^^
Yeni yılda çok güzel diziler geleceğini her yerden duyduk, çokta heyecanlandık. İkinci bir 2016 yılı mı dendi hatta. Evet güzel diziler var ama o zaman ki diziler gibi olacağını zannetmiyorum. Bu dizide o poüper ve merak edilen dizilerden biriydi. Çekileli yıllar oldu ve ne zaman yayınlanacağı muamaydı. Sonunda yayınlandı ve bayaaa ünlendi.
Çünkü diziye verilen emek çok büyük. Mesela dizide gidilen ülkeler yeşil ekranda çekilmedi, hepsi gerçekti. İşte diziyi asıl güzel yapan buydu.
Tabii bir de kadın karakter. Buna birazdan değineceğim.
Şimdi yıllar sonra romantik bir diziyle geri gelen Kim Seon Ho'yu neden demedin diyebilirsiniz, haklısınız da. Onunda sebebi de devamında. :)
Dizi 12 bölüm, bence yeterli. Çok uzatmaya gerek yok, konusu vs olması gereken gibi bitti. Sonu da ne ucu açıktı ne de çok iyiydi. Orta düzeyde bir sondu, kdrama senaristlerinden farklı bir şey beklemek mi? Allah korusun yaparlar falan sdfghjklş
Dizide gidilen ülkeler Japonya, Kanada, İtalya. En çok Japonya'yı sevdim ama İtalya'da geçen olaylarda başlaydı. Mesela farklı şeyler oluyor, burada olanları yapan kişi, olan olaylar ve kadın karakterin oyunculuğu harikaydı.


 

Konusu;

Küresel süperstar Cha Mu Hee (Go Youn Jung) ile onun tercümanı olan çok dilli tercüman Joo Ho Jin (Kim Seon Ho) arasındaki hikayeyi anlatıyor.


Güney Kore Sineması sitesinden alıntıdır^^




Go Yoon Jung//Cha Moo Hee^^
Ufak rollerde yer olan Moo Hee kendisini kandıran sevgilisini bulmak için Japonya'ya gider. Hiçbir dil bilmeyen Moo Hee gittiği yemek dükkanında Koreli bir çevirmenle karşılaşır. Eski sevgili mevzusu yüzünden üzülmüş olsa da çevirmen sayesinden geldiği ülkeyi az da olsa gezme fırsatı bulur.
Bir daha görmeyeceği çevirmenle ise baya bir dertleşen Moo Hee Kore'ye döndükten sonra izlenme olasılığı düşük olan bir filmde oynar. Çok tehlikeli bir rolü kabul eden Moo Hee o sırada korktuğu başına gelir ve çok kötü düşer.
Aylarca komada kaldıktan sonra uyandığında eskisinden çok ünlü biri olduğunu öğrenir. Çektiği film vizyonda gişe yapar ve herkes artık onu tanır.
Bir anda kendini yoğun bir programda bulan Moo Hee Japonya'da tanıdığı çevirmenden de haberler alır ama hiç karşılaşmazlar.
Go Yoon Jung'u ilk defa burada izledim, aslından çok fazla popüler dizide oynamış ama benim merak ettiklerimde değil.
Ama çok beğendim, hem oyunculuğu hem tatlılığı diziye renk katmıştı. Ve inanın dizini alıp götürende kendisiydi. Dizide ikinci bir rolü daha oynadı, ona ayrıca bayıldımm :)



Kim Seon Ho//Joo Ho Jin^^
Kore'de kendince ünlü bir çevirmen olan Ho Jin birçok dil bildiğinde çok fazla yerde çevirmenlik yapmaktadır. Bir iş için gittiği Japonya'da tanıştığı az ünlü olan kadını Kore'de karşılaşınca hayatı hepten değişir.
Kim Seon Ho'yu en son Start Up'da bırakmıştım, adam oradaki ikinci erkek mevzusunu hak etmemişti ama en sevdiğim oyunculuğu olabilirdi. Burada gözüme aşırı battı, yani karakteri.
Yav kardeşim kız zaten zor zamanlar geçiriyor, bir de sen neden böyle davranıyorsun(şimdi bir şey diyeceğim olmayacak ama tam olarak öyle davranıyordu :D)
Yani kendisini ve o belediye çukuru gamzesini sevsem de yok arkadaş buradaki karakteri azıcık karaktersizdi. :D
Daha güzel ve çok romantik ya da romcom diziler çekmeli, tabii yine skandalları çıkmazsa. :/ :D



Fukushi Sota//Kurosava Hiro^^
Moo Hee ile aynı projede yer alan Hiro hedefi iyi bir oyuncu olmaktır. İki ülke arasındaki bu projeyide hem Moo Hee'nin popülerliğinden hem de daha fazla tanınmak için kabul eder(ben öyle düşünüyorum) :D
İlk başlarda Moo Hee'ye gıcık olsa da(sebebi var) sonradan onunla vakit geçirdikçe ona aşık olur.
Bakın bu arkadaşta Moo Hee'ye çok kötü davrandı ama bunun sebebi cidden vardı, kız tanımadı ama kızda haklı. Neyse bilmediği için ister istemez soğuk davranıyor. Sonradan aşık olması çok tatlıydı.
Ve kendisinin maşallahı vardı ya, siz bir de spor yaparken izleyin kendisi. :D
Şaka bir yana böyle ortak diziler çeksinler, ben tamamım. :D
Ve karakteri o kadar tatlıydı ki, sırf sevdiği kadın için Korece öğrenmişti. İkinci erkek sendromu çekilecek işte o karakter ve dizi...


Not: Bir sürü oyuncu vardı ama karakter anlatımında yer alacak kadar değiller ne yazık ki. Birini eklesem diğerini de ekleme durumda kalacaktım, o yüzden bu üç karakter yeterli bence. :)
Zaten gerekli görselleri de bulamadım. :/





Resimler^^


İlk tanışma.


Kendisi Moo Hee'nin filmde oynadığı Do Re Mi karakteri.
Kendisini bol bol göreceğiz ve favori karakterim olur. :D



Tamam Ho Jin kıza sert davranıyordu ama kızda sürekli onunla karşılaşınca devreleri yanıyordu ve davranışları çok şapşikti. :D Gurursuz diyemeyeceğim, zor zamanlar yaşıyordu.



Bunlar ayrı bir dizi çekse yaaa <3






Kadın çok güzel ya, duru bir güzelliği var.


Kitaplar ve o...





Tamam dizi çok farklı ülkelerde geçti ama ilk bölümlerde Kore dizisi mi başka ülkenin dizisi mi anlam veremedim. Bu baaşlarda beni rahatsız etti açıkçası. Neyse ki sonradan Kore'yi daha çok hissettik. :D



Do Re Mi bir de güzel giyiniyordu. :D




İlişkileri çok inişli çıkışlı(iş arkadaşlıkları da dahil) olunca çok fazla kimyadan falan bahsedemiyoruz. :D


Aşırı güzel ve bana göre anlamlı bir fotoğraf.



Gifler^^




Yani arkadaş şu kulaklık olmuş mu? Tamam marka sponsoru fala filan ama bu ne?
O kadar çok gözüme batıyordu ki anlatamam :D Kim alıyor böyle saçma ürünleri ya. :D



Bence bunlar doğaçlama, başka türlü bu kadar tatlı olamaz. :D Zaten bu kafa sallama yerinde Ho Jin'in tepkisi de güzel. :D


Dediğim bakış, adam nasıl güleceğini unutmuş. :D





Do Re Mi'yi neden sevdiğimin gifi sdfghjkl
Bu kısımdaki insanlara ağızlarının payının verilmemesi, Moo Hee'nin çektiklerine bu kadar az değinilmesi(sonradan) olmamıştı bence. Bir bölüm daha eklenip az da olsa detayları öğrenseydik ne güzel olurdu.



İnsanın Japonya'ya gidesi geliyor beee. Çok güzel yerlerde sahneler çekmişler.





Dizi popüler olmasına oldu ama düzgün gif yoktu yaa, üzdü. :/




Osl'lar^^



Uzun zaman sonra bir diziden ost ekliyorum. :D Kutlamalar başlasınnn!!!! :D

Kim Min Seok - Love Lnagueage^^

Wendy - Daydream^^

Wonstein - Promise^^



Ve Son^^

Dizinin yıllardır beklenilmesi ardından daha güzel, farklı ve beklentinin üstünde bir şey bekliyor ama o kadar abartılacak bir şey değildi bence. Diziyi farklı yapan şey konusu, çevirmen adamın olması, farklı ülkeden oyuncu olması falan.
Yani çevirmen değilde farklı bir besleği olan biri olsaydı Kore'deki adalar, farklı şehirlerde bile çekilebilirdi. Haa izlendi mi, evet ama onu da platforma bağlayabiliriz. İyi reklamı yapıldı, bu yüzden izlenilmesi çok normal. Gzüel olup, sırf en çok izlenen platformda olmayan ne güzel diziler var.
Peki kötü müydü?
Tabii ki hayır, ben çok beğendim. Sadece bu kadar senedir adı olan dizinin böyle olması. Dizi afişleri bile uyduruk yaaa. :D
Do Re Mi mevzusu diziyi toparlamıştı mesela, hiç ummadığınız şeyler oluyor. O kısımlardan korkmuştum ama güzel şeye bağlanması iyiydi.
Daha fazla detay verip spoiler olmasın, çünkü aklımda birkaç şey daha var. Onları yazarsam spoiler olur dediğim gibi. :)
Kısa, hem eğlenceli hem de duygusal, çift uyumu olan, ikinci erkeğe bile üzüldüğünüz bu diziyi tabii ki öneriyorum. :)
 





Yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^
Hayırlı Ramazanlar^^