31 Temmuz 2026 Cuma

Yedinin Nabzı//Gülben Sakar Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Şu yorumu erken yazmak bir türlü kısmet olmadı ve şu an yazarken Icardi'nin vedasını öğrenerek yazıyorum. Yani kalbim kırık, aşırı kızgınım, kırgınım.. Ne bileyim hiç böyle beklemiyordum.
Son birkaç senedir fanatik şekilde maç takip ediyorum. Icardi'yi izleyelim derken büyük sakatlık yaşadı, aile sorunları oldu. Geçen sene erkenden geldi ama Osi geldiğinden iki dakikada iyi gün taraftarı sattı.
Yerden bitme oynatmadı, adamı hem futbola hem taraftara küstürdü. Ahh be şu yorumu böyle başlamak ne kadar zor anlatamam.
Ve bu kitapta o kadar çok Icardi geçti ki o zaman bile sonu ne olacak diye üzülüyordum. Sözleşme devam etse de yine birileri oynatmayacaktı, son 85.dakikada alacaktı sonra çok iyi performans bekleyeceklerdi.
Önümüzdeki sezon Galatasaray Icardi'den önce ki gibi 13.sırada bitirirse hiç şaşırmayın tamam mı...
Neyse, yazacak çok şey var ama ben şimdilik kitaptan devam edeyim.
Yazarın Doksan Artı Dört serisinden sonra bunu da alıp kitaplıkta beklettim. Sonra ikinci kitap uyguna alınca artık başlamak lazım dedim başladım ama elimde o kadar kaldı ki neden böyle oldu anlamadım. Tabii ki okumadığım zamanlar oldu ama ne bileyim elimde kalması üzdü beni.



Spor medyası şirketinde sosyal medya editörü olarak çalışmaya başlayan Lara Güneş Yazgan’ın tek amacı, geçmişin izlerini silerek kendi ayakları üzerinde dimdik durmaktır. Eski defterleri kapadığını sanmaktadır ancak o geçmişte hatırlanmayı bekleyen bir ışığı tekrar bulmasıyla hayatı tamamen değişecektir.
Doğduğu andan itibaren kendisini futbol sevdalısı bir ailenin içinde bulan ve her daim hedefi bir gün çok başarılı bir futbolcu olmak olan Utku Deniz Has, tek başına tırmanmıştır kariyer basamaklarını. Yeni sezonda Galatasaray’a transfer olmasıyla o güne dek yaşadığı tüm zorluklardan daha fazlasını görecektir fakat o, tüm zorluklara tek başına göğüs gerip vazgeçmeyen bir adamdır.
 Üstelik artık tek başına da değildir.
Çünkü güneş yıllar önce onun için doğmuştu, batsa dahi ışığını asla kaybetmemek üzere…



Lara çok sevdiği futbolun içinde işi yapmaktadır. Bir spor medya şirketinden sosyal medya editörü olan Lara ekibiyle Galatasaray futbol ekibine atanınca çok sevinmiştir. Yıllardır tek arkadaşı olan Atlas'ın takımı olan Galatasaray onun için iyi gelecektir.
Bir gün hiç ummadığı bir an ve zamanda Galatasaray'a yeni transfer olan Utku Deniz ile karşılaşınca onunla hemen kaynaşır ve çantasında her zaman bulunan Kağır helvayı ona uzatır. O günden sonra Utku Deniz ile çok iyi arkadaş olurlar ama Utku Deniz çok farklı davranmaktadır.
Lara çok farklı bir karakterdi. Her zaman dışa dönük karakteri okuduktan sonra çok az arkadaşı olan, hiçbir derdini kimseye anlatmayan karakteri okumak yeni bir deneyimdi.
Yaşadıklarından sonra dik durması, babaannesi ile zorlu hayat yaşamalarına rağmen yine de hayatına devam etmesi çok güzeldi. Bunu okumak güzeldi, çok kalp kırsa da güzeldi.
Sadece bir mevzu vardı, o mevzuyu sonradan yazacağım çünkü iki karakteri de ilgilendiriyor.


Utku Deniz çok sevdiği Galatasaray oynamak çocukluk hayaliydi ve bu hayali gerçekleştiğinde çok mutlu olur ama ne yazık ki önce ki takımıyla sorunlar yaşamaktadır.
İşte bu zorlu süreçte yeni geldiği takımının spor medyası editörüyle karşılaştığında eski anılar üst üstte gelir. Yıllarca aradığı kişi o muydu yoksa?
Utku aşırı tatlıydı. Tabii yazarımız ilk bu kitabı yazdığında Galatasaray'ın yedi numarı belliydi. Tabii bu seri yazıldığından herkes onu biliyordu ama takımı satınca, hatta çok fazla konuşunca Galatasaray tayfası onu da sildi tabii. Bu kitabı okuyunca Utku Deniz o değildi tabii ki, tırnağı olamaz dfghjkl Ama işte yedi numara olunca akla Sallai gelmiyor ne yazık ki. :D
Yine de okurken karakterimiz çok farklı olduğundan akıllara o gelmedi şükür. O yüzden daha çok sevdim. Utku Deniz'in de geçmişi sıkıntılı tabii ki. İki yaralı kalbin birleşimi diyebilir miyiz? Evet. :)


Kitabımızda tabii ki de eğlenceli karakterler vardı. Alperen en sevdiğim oldu. İkinci kitapta umarım sevdiğine kavuşur ama yaşadıkları ve sonradan olanlar can sıkıcıydı ya.
Tabii iyi karakterlerin yanından kötülerde vardı. Lara'nın yakınlarına aşırı kıl oldum ki Lara'nın buradaki duruşuna hayran kaldım, yürü beee Lara!!!!
Sonradan olanlar için umarım ihanete uğramaz, Lara'dan sonran bizimde kalbimi çok kırılır.
Kitabımız daha çok Lara ve Utku etrafında gerçekleştiği için fazla bir karakter yoktu, olanlarda zaten çok spoiler olacak kadar değil.
O yüzden çok detaya gitmeye gerek yok.

Şimdi kitabı ne kadar sevsem de şu sıkıntı vardı, karakterlerimizin arasında bir duygusal bağ var ama henüz adı konulmamış bir şey yok. Ufak tefek yakınlaşmalar, duygusal anlar vs. bunlar çok güzeldi ama son kısımlarda artık şu itiraf etme ve sevgili olma mevzusu olsaydı dedim. Hayır yaptıkları, davrandıkları her şey bir çiftin yapacağı şeyler ama adı yok ki ikisi de birbirinden hoşlanıyor.
Geçmişte yaşananları düşününce aşık olmaları kaçınılmaz ama 584 küsur sayfalık kitabın sonundan bir şeylerin olması cidden olmadı ya, sıktı hatta. Tek sıkıntı buydu bana göre, onun dışından gerçekten çok sevdim ama bir Doksan Artı Dört kitabı değildi.
Futbolcu okumak çok güzel ama taraftarı okumak ondan daha da güzeldi bence. O yüzden okumak isterseniz ilk Doksan Artı Dört ile başlamanızı öneririm.


Kitabın sonu çok fena bitti, acaba neler olacak diye aşırı merak ediyorum ama arayı biraz açmakta fayda var. Bu seri bittikten sonra yine Merdan Efe, ay pardon Doksan Artı Dört serisini okumak istiyorum.
Galatasaray kitaplarına zaafım var artık, bildiğiniz varsa yazın okuyayım. :D
Ve spor kitapları çok güzel oluyormuş, ben listeye alayım birkaç tanede. :) Bunda da bildikleriniz varsa yazınız efenimm^^
Son olarak ne kadar başta yoruma çok kırgın bir şekilde başlamış olsam da bir şekilde yazmaya çalıştım. Halen daha o kırgınlık ve kızgınlık devam ediyor. Bir devir kapandı resmen. Herkes bitti diye üzülme, yaşandı diye sevin diyor ama böyle olmamalıydı. Bir Muslera ve Mertens gibi veda edilmeliydi. Adam artık sözleşme olmayacağını nasıl öğrendiyse bir veda mesajı bile atamadı ve bu yüzden bile linçleniyor. Hak ediyorlar. Adam 13.sıradayken takıma geldi, zamanında 100 milyon değerinde olacak 40 milyonu reddedip Galatasaray'da kalıp Aşkın Olayım dedi ama iyi gün ve nankör taraftarlar neler neler diyor. O yüzden adam bir açıklama yapmasa da, ben gelmiyorum vedanıza dese de sonuna kadar haklı. İkinci Wesley Sneijder vakamız hayırlı olsun...
Ve bu adamda Sneijder gibi kariyerini çok sevdiği Galatasaray'da bitirmek istiyormuş. Çok koydu bu beee... 💔






Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


Dertlerinin ortasına güneş gibi doğuyor muydum, yoksa doğan güneşini batırıyor muydum meçhuldü.


*****


"Biz rakip değiliz." Diye fısıldadı yüzüme doğru.
"En başından beri aynı takımdayız, yalnızca ikimiz."



*****


Aslında kendim alabilirdim ama... Onun aldığı kağıthelvanın tadı her zaman daha başka geliyordu.
Bana kağıthelva almasını seviyordum.


*****


Kitaplarımı okurken değil altını çizmek, yanlışlıkla sayfanın bir kısmı kıvrılır diye bir korkan bir insandım ancak onun adı bir kitapta geçseydi altını çizmekten geri durmayacağım tek yer Utku Deniz Has olurdu.


*****


"Deniz'den öncesi, Deniz'i kaybettiğim o yıllar ve Deniz'den sonrası...
Lara Güneş Yazgan'ın hayatı üçe ayrılıyordu. Kendi güneşime kavuşabildiğim tek vakitler onu bulduğum andan sonrasına aitti.







Yeni yazılarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^











29 Temmuz 2026 Çarşamba

Yılın İlk Yarısında İzleyip, Önerdiğim Diziler^^

Herkese Selam^^
Yılın yarısında en sevdiğim kitap önerisi yapmıştım, tabii Instrgram hesabımda. Burada paylaşılacak gibi değildi, oradan bakabilirsiniz. :)
Sonra dedim diziyi de burada paylaşayım dedim.
Bu sene diğer senelere göre maşallah baya dizi izlemişim, kendime şaşırdım doğrusu. :D
O yüzden yılın yarısında en beğendiğim dizileri paylaşıyorum.
Bu arada o kadar güzel dizi tanıtımı yaptılar ki herkes yoksa 2016 yılına tekrardan mı döndük dediler ama değil yaa, yılın yarısı bitti ama 2016 gibi bir dizi gelmedi ne yazık ki.
Daha var ama ben umudumu kaybettim yaaa :D


 

Kasaba dizisi sevenlere öneririm^^
Aslında çok bir beklentiyle başlamamıştım ama hızlandırmadan izlediğim 16 bölümlük güzel bir diziydi^^
Yorumum için buraya bakabilirsiniz^^



Yıllar önce izlemiştim, sonra aklıam düştü bir daha izledim.
Seviyorum bu diziyi. Biraz ütopik, eğri oturup doğru konuşalım hiçbir yakışıklı erkek sırf davranışları yüzünden az güzel olan bir kıza aşık olmaz. :D Ama bu dizi olduğundan oluyor ve seviyoruzzz :)
Yorum için tıktık^^



Aslında bu diziyi eklemeyecektim. Ne yazık ki erkek kararkter bebni aşırı sinir etmişti ki sonu da diziye yakışacak şekilde bitmedi. Ama dizinin çekildiği yerler, konusu, kadın oyuncunun iki rolüde çok iyi oynaması önerilmeyi hak etti. :)
Yorumumu okumak isterseniz burada^^



Yüklenir yüklenmez izlediğim dizi^^
Tam Ramazan'da iftar hazırlığı yaparken izlenilecek güzel bir diziydi. Ben dublajlı izledim. Kdramalara yakışmıyor ama iş yaparken nasıl altyazı takip edeyim? :D
Konusu değişik, sona doğru biraz garip oldu ama eğlenceliydi. Kısa, 10 bölümlük bir dizi. Öneririm. :)
Yorumum için tık tık^^



Biliyorsunuz kdrama ve Türk dizileri hariç çok dizi izlemiyorum ama bu dizi bambaşkaydı.
İlk yayınlandığı zaman ne editler yapıldı, ne kadar övüldü anlatamam.
Hak ediyor. :)
Fazla açık sahne vardı, küçük kardeşlerime ne kitabı ne de diziyi öneriyorum ama yetişkinler için iyi, düşünceli, güzel erkek karakter izlemek isterseniz öneririm^^
Yorumum burada^^



Hiç yoktan başladığım bir diziydi. Tabii tanıtım yapılınca merak etmiştim ama sonra unuttum tabii ki. Coffee Prince dizisinden sıkılınca buna başladım, iyi ki izlemişim. En azından Coffee Prince dizisinden iyiydi. :D O çok kötüydü bu arada :D
Tarihi Kore dizilerini seviyorsanız öneririm, hem aile, hem kadın dayanışması hem de güçlü kadın dizisidir kendisi. Bol eğlencede vardı, sevenine öneririm^^
Yorum içinde tık tık^^





Bonus;



Dizi yorumları birikiyor diye henüz bitirmedim, son bölümdeyim ama çok sevdim. O ihtişam, çiftin uyumu çok güzeldi. O yüzden bazı sahneleri tekrardan izleyip bitirmek istiyorum inşallah^^
O yüzden bitmemiş olsa da bonus olarak önerdim^^






Dizi arayanlar için güze öneriler yaptım bence. :D
Sizin güzel önerileriniz varsa alırım canlarım^^







Diğer yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^










21 Temmuz 2026 Salı

A Virtuous Business//Kore Dizi Yorumu^^

 Selamlar^^
Kdramalarda eski dizileri seviyorum. Bu diziyi de ilk gördüğümde listeye atmıştım ama bir türlü izleme fırsatım olmadı. Daha doğrusu unutmuştum. Hiç beğenmediğim Coffee Prince dizisinden sonra Perfect Crown'u izlemeye başladığım sırada baktım dizi uçtu gidiyor, yorum yapılacakta bir sürü dizi olunca buna başladım.
Dizimiz eski olduğu kadar bir de kasabada geçiyor. Seviyorum kasaba ve mahalle yapımları.
İlk bölümler var ya olaydıııııı, çoook komikti, çoook eğlenceliydi. Bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim ki çok çabukta bitirdim diziyi. İnsan merak ediyor neler olarak diye.
Sadece bir bölüm daha olsaydı güzel olurdu.
Dizi müstehcen gibi gözükse de öyle değildi. Daha doğrusu 25 yaş üstü kişilerin daha çok seveceğini düşünüyorum. Hatta bir tık üstü de olabilir. :D Aile, dostluk, ihanetler, yeni işler, dedikodular vs vs  derken gerçekten akıcı, izlenilesi bir diziydi.
Tabii bazı göze batan şeyler vardı, onları yorumumun devamında okuyabilirsiniz^^




Konusu;

Kendi ayakları üstünde durmak isteyen, amaç ve fırsat arayışındaki taşralı dört kadın, 1992'de bir erotik ürünler şirketi kurarak kendilerini keşfedecekleri bir serüvene atılır.




Kim So Yeon//Han Jeong Suk^^
Kocasının işsiz oluşu nedeniyle evlere yardımcı olarak giden Jeong Suk eşinin ihanetinden sonra ayaklarının üstünde durmak ister. Bir gün önüne çıkan ilandan sonra yapmaktan çekineceği ama parasının iyi olduğunu düşündüğü iş için gider. İş alışılagelmişin çok çok dışındadır ama parası iyi olduğundan yapmak ister.
Küçük bir kasabada yaşadığı için baskı ve kınamayla baş etmek zorunda kalan Jeong Suk yine de herkese rağmen işi yapacaktır.
Kendisini en son Falling For Innocence dizisinde izlemiştim. Kaaaç sene geçti aradan, on sene olmuştur. :D O zamandan bu zamana kadar o kadar değişmiş ki. Yani artık kendiside mi öyledi yoksa işlemler sonrasında mı bu hale geldi bilmiyorum ama yüzünde mimik kalmamış. Bu sebeple nedense duyguları çok geçmedi ama karakteri olarakte böyle olabilir bilemiyorum.
Yine de karakter olarak gerçekten de çok güçlü birini canlandırdı. Çocuğu için her şeye katlanan annelerden biriydi. O yüzden ne kadar suratsız dursa da yine de beğendim.



Yeon Woo Jin//Kim Do Hyeon^^
Kasabaya dedektif olarak gelen Hyeon çok farklı yaşantılarla karşılaşır. En çokta ev kadını olan birinin garip işlerle uğraşması ve sürekli önüne çıkmasıyla kafası karışır.
Karakteri hakkında daha fazla bilgi veremiyorum, birazcık spoiler olur ama genel olarak yorumalrsam tatlıydı. Yetişkin dizisi diye farklı şeyler beklemeyin. Çiftin öpüşmesi lise dizisindeki çiftin öpüşmesinden daha da masumdur dfghjkl O yüzden yetişkin giysiler satılıyordu diye farklı şeyler beklemeyin.
Kendisinin hikayesi güzeldi ama sonuç çok değişikti ya. İzleyenlere soruyorum, sizce olmuş mu?
Bence olmamış. Yani ne bileyim yaş vs çok değil miydi?
Kendisini ilk defa bu dizide izledim, yakışıklı adamdı. :D Başka dizilerini izlemek isterim^^



Kim Sung Ryoung//Oh Geum Hui^^
Kasabanın eczane sahibinin eşi olan Geum Hui kendi halinde, sessiz sedasız yaşayan biridir. Ev işlerine yardıma gelen yardımcısının birkaç kez kendisinden yardım istemesinden sonra yaptıkları işi merak eder ve yapmak ister ama kocası buna itiraz eder ve tekrardan eski hayatına döner ama yine ve yeniden kocasının tavrı yüzünden işi yapmak ister. Bununla beraber hayatı değişen Geum Hui'nin zamanla geçmişi önüne gelecektir.
Kendisini bir sürü dizide izledim, her dizide o kadar farklı karaktere bürünüyordu ki buradaki rolüne çok şaşırdım. Tatlı ve yardım eden bir karakter olması diziyi güzelleştirmiş. O yüzden izlerken aşırı keyif aldığım bir karakter oldu kendisi.
Tabii son kısımdaki mevzu çok oldu bittiye geldi ve yok artık dedirtti. :D



Kim Sun Young//Seo Young Bok^^
Bir sürü çocuğu olan Young Bok eşinin çocuklarına bakmasından sonra kendisi iş arar. Bir gün gördüğü ilana bakmaya gittiğinde ise merak salan tanıdık birini görünce onunla beraber yapmak ister ama işler çokta istedikleri gitmez.
Sonralarda güzel paralar kazansa da geçmişten gelen biri yüzünden hayatı, hayatları tepetakla olmanın eşiğine gelir.
Bu kadının oyunculuğunu seviyorum. En son Her Private Life dizisinden aklımda kalmış ama esas dizisi bana göre Reply 1988'dir. Muazzam bir rolleniş. Burada da onların izleri vardı. Her Private Life'da zengin ve asabi bir şeydi ama burada tam bir fakir ve enerjik biriydi. O yüzden bu rolleri kendisine daha çok yakıştırıyorum.
Ve karakteri çok komikti, onun yanından yaşadığı sorunlar ve ona rağmen dimdik durması bence diziyi bu yüzden sevmeme neden olmuş olabilir.



Lee Se Hee//Lee Ju Ri^^
Kasabaya yeni gelen ve kuaförlük dükkanı işleten Ju Ri tek başına çocuğunu büyütür ama ne yazık ki maddi olarak zorlandığı için başka bir iş yapmak ister ve tam o sırada farklı bir iş öğrenince onu araştırı.
İlk defa bu dizide izledim, sonra My Royal Nemesis dizisinde denk gelmedim kendisine. Orada fazla gözükmedi şimdilik ama bu kadar mı denk gelir yaaa :D
Karakteri çok tatlıydı. Çok hoppa olduğu kadar çok pozitif olması ve diğer kadınlara destek olmasına hayran kaldım. :)


Kim Won Hae//Choi Won Bong^^
Oh Geum Hui'nin kocası olan Won Bong sadece kendini düşünen biridir. Zamanla karısını daha iyi anlayan ve ona destek olan Won Bong geçmişten gelen sırlarla baş etmek zorunda kalacaktır.
Bu adamın her dizisi olay ya, burada da başta o kadar sinir oldum ama sonradan yine ve yeniden çok komikti. İzleyenler bilir bir dansı var, olayyyy :D



Lim Chul Soo//Park Jong Sun^^
Seo Young Bok'un kocası olan Jong Sun geçmişte yaşadıkları yüzünden iş bulmakta zorlanır ama eşine elinden gelenide yapar. Çook komik bir karakterdi. Ben bu aileyi çok sevdim, sonradan olanlara kızmış olsam da en sevdiğim bu aile olabilir^^
Adam her yerde oynamış resmen ama iyi oyuncu. En son Perfect Crown'da izlemişim. :D



Jung Young Joo//Heo Young Ja^^
Kasabanın en güçlü ailelerinden ve emlakçı olan Young Ja kasabada sözü geçsin ister. Bu sebeple kadınların bu tarz aykırı iş yapmasını istemez ama sonradan bir şekilde ikna olur.
Bu kadın muazzam yaaa, her diziye de yakışır iyi ya da kötü olsun fark etmez.
Burada karakteri az çekilmez olsa da yine de komikti, sevdim. :D
Şimdi My Royal Nemesis dizisinde hala rolünde. Bu diziden o diziye ne kadar çok oyuncu gitmiş yaa. :D



Kim Jung Jin//Eom Dae Geun^^
Heo Young Ja'nın oğlu, Choi Won Bong'un eczanede çırağı olan Dae Geun aile baskısı nedneiyle sönük bir tip olarak kalmıştır.
Yine komik tiplerden biriydi. Bunların hikayesi de güzeldi. Çok tanıdık geldi ama hiçbir dizide izlememişim, ilk bu dizide izlemişim.




Resimler^^



Güçlü kadınlar 👏




Dedektif olarak geldiği karakoldaki arkadaşları. Şu ortadaki sinir etti beni sdfghjk


Şok olan kadınlar sdfghjk


Bu sahne çok iyiydi yaaa, hiç beklemiyordum. :D



Bir mevzu mu var, hemen yardıma gidiyorlardı ya işte diziyi en güzel yapan şey buydu. :)


Han Jeong Suk'un ayrılma mevzusu ve sonradan olanlar. Aile baskısı ve öncede çoğu aldatmaların olağan olduğunu göstermeleri güzeldi. Şimdi her şey fakrlıyken o zamanları ne yazık ki katlanma durumundan kalınıyordu ama Jeong Suk ne kadar sessiz biri gibi dursa da her şekilde güçlü durması dizideki en sevdiğim kısım olmuş olabilir.


Güzel bir çifti, başka bir dizide izlemek isterim^^







Gifler^^






Güçlü kadınlar part 2^^👏



Yukarıda ki dans dediğim bu sdfghjkl Hak etti ama :D




Diziyi o kadar iyi anlatıyor ki. Şimdi o zamanları bizim gibi bir ülkede yapılsa bundan daha da büyük tepkiler alınırdı ama gizli saklı olarak yapılırdı ve alanda olurdu bence sdfghj Ama işte bu kadar rahat olunur muydu sanmam.


Şuradaki yanlış anlama asdfghjklş







Ve Son^^
Tahminimden güzel diziydi. İlk gördüğümde zaten iyi olacağını düşünmüştüm. Hem konu orijinal hem de oyuncu kadrosu güzel. Zaten kısa bir dizi derken izlenilesi.
Sadece bir bölümü daha hak ediyordu bence.
Onun dışında verdiği mesajlar güzeldi. Kadın dayanışması dendi mi bu dizi bence.
Bir de bir aldatma mevzusu kısa sürede halloldu ama sonradan üstünün kapatılması saçmaydı. En azından diğer tarafında öğrenmesi iyi olurdu. İzleyenler bilir başka şeylerde oluyor, onun öyle kalmasına baya kuruldum.
İkinci sezon olsa güzel ama o kadar popüler olmadığı için çekmezler diye düşünüyorum.
Bir de dizi ne kadar 1992 yılından geçse de ne yazık ki on hissiyatı alamadım. Reply serisi bu mevzunun kralı ama bu dizide çok fazla o hissi almamış olmam kötü olduğunu anlamına gelmez. 
Yine de bu tarz eğlenceli, yer yer duygusal güçlü kadın temalı dizileri seviyorsanız öneririm^^







Bir yorum daha biter, başka yorumlarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^