Selamlar^^
Şu yorumu erken yazmak bir türlü kısmet olmadı ve şu an yazarken Icardi'nin vedasını öğrenerek yazıyorum. Yani kalbim kırık, aşırı kızgınım, kırgınım.. Ne bileyim hiç böyle beklemiyordum.
Son birkaç senedir fanatik şekilde maç takip ediyorum. Icardi'yi izleyelim derken büyük sakatlık yaşadı, aile sorunları oldu. Geçen sene erkenden geldi ama Osi geldiğinden iki dakikada iyi gün taraftarı sattı.
Yerden bitme oynatmadı, adamı hem futbola hem taraftara küstürdü. Ahh be şu yorumu böyle başlamak ne kadar zor anlatamam.
Ve bu kitapta o kadar çok Icardi geçti ki o zaman bile sonu ne olacak diye üzülüyordum. Sözleşme devam etse de yine birileri oynatmayacaktı, son 85.dakikada alacaktı sonra çok iyi performans bekleyeceklerdi.
Önümüzdeki sezon Galatasaray Icardi'den önce ki gibi 13.sırada bitirirse hiç şaşırmayın tamam mı...
Neyse, yazacak çok şey var ama ben şimdilik kitaptan devam edeyim.
Yazarın Doksan Artı Dört serisinden sonra bunu da alıp kitaplıkta beklettim. Sonra ikinci kitap uyguna alınca artık başlamak lazım dedim başladım ama elimde o kadar kaldı ki neden böyle oldu anlamadım. Tabii ki okumadığım zamanlar oldu ama ne bileyim elimde kalması üzdü beni.
Spor medyası şirketinde sosyal medya editörü olarak çalışmaya başlayan Lara Güneş Yazgan’ın tek amacı, geçmişin izlerini silerek kendi ayakları üzerinde dimdik durmaktır. Eski defterleri kapadığını sanmaktadır ancak o geçmişte hatırlanmayı bekleyen bir ışığı tekrar bulmasıyla hayatı tamamen değişecektir.
Doğduğu andan itibaren kendisini futbol sevdalısı bir ailenin içinde bulan ve her daim hedefi bir gün çok başarılı bir futbolcu olmak olan Utku Deniz Has, tek başına tırmanmıştır kariyer basamaklarını. Yeni sezonda Galatasaray’a transfer olmasıyla o güne dek yaşadığı tüm zorluklardan daha fazlasını görecektir fakat o, tüm zorluklara tek başına göğüs gerip vazgeçmeyen bir adamdır.
Üstelik artık tek başına da değildir.
Çünkü güneş yıllar önce onun için doğmuştu, batsa dahi ışığını asla kaybetmemek üzere…
Lara çok sevdiği futbolun içinde işi yapmaktadır. Bir spor medya şirketinden sosyal medya editörü olan Lara ekibiyle Galatasaray futbol ekibine atanınca çok sevinmiştir. Yıllardır tek arkadaşı olan Atlas'ın takımı olan Galatasaray onun için iyi gelecektir.
Bir gün hiç ummadığı bir an ve zamanda Galatasaray'a yeni transfer olan Utku Deniz ile karşılaşınca onunla hemen kaynaşır ve çantasında her zaman bulunan Kağır helvayı ona uzatır. O günden sonra Utku Deniz ile çok iyi arkadaş olurlar ama Utku Deniz çok farklı davranmaktadır.
Lara çok farklı bir karakterdi. Her zaman dışa dönük karakteri okuduktan sonra çok az arkadaşı olan, hiçbir derdini kimseye anlatmayan karakteri okumak yeni bir deneyimdi.
Yaşadıklarından sonra dik durması, babaannesi ile zorlu hayat yaşamalarına rağmen yine de hayatına devam etmesi çok güzeldi. Bunu okumak güzeldi, çok kalp kırsa da güzeldi.
Sadece bir mevzu vardı, o mevzuyu sonradan yazacağım çünkü iki karakteri de ilgilendiriyor.
Utku Deniz çok sevdiği Galatasaray oynamak çocukluk hayaliydi ve bu hayali gerçekleştiğinde çok mutlu olur ama ne yazık ki önce ki takımıyla sorunlar yaşamaktadır.
İşte bu zorlu süreçte yeni geldiği takımının spor medyası editörüyle karşılaştığında eski anılar üst üstte gelir. Yıllarca aradığı kişi o muydu yoksa?
Utku aşırı tatlıydı. Tabii yazarımız ilk bu kitabı yazdığında Galatasaray'ın yedi numarı belliydi. Tabii bu seri yazıldığından herkes onu biliyordu ama takımı satınca, hatta çok fazla konuşunca Galatasaray tayfası onu da sildi tabii. Bu kitabı okuyunca Utku Deniz o değildi tabii ki, tırnağı olamaz dfghjkl Ama işte yedi numara olunca akla Sallai gelmiyor ne yazık ki. :D
Yine de okurken karakterimiz çok farklı olduğundan akıllara o gelmedi şükür. O yüzden daha çok sevdim. Utku Deniz'in de geçmişi sıkıntılı tabii ki. İki yaralı kalbin birleşimi diyebilir miyiz? Evet. :)
Kitabımızda tabii ki de eğlenceli karakterler vardı. Alperen en sevdiğim oldu. İkinci kitapta umarım sevdiğine kavuşur ama yaşadıkları ve sonradan olanlar can sıkıcıydı ya.
Tabii iyi karakterlerin yanından kötülerde vardı. Lara'nın yakınlarına aşırı kıl oldum ki Lara'nın buradaki duruşuna hayran kaldım, yürü beee Lara!!!!
Sonradan olanlar için umarım ihanete uğramaz, Lara'dan sonran bizimde kalbimi çok kırılır.
Kitabımız daha çok Lara ve Utku etrafında gerçekleştiği için fazla bir karakter yoktu, olanlarda zaten çok spoiler olacak kadar değil.
O yüzden çok detaya gitmeye gerek yok.
Şimdi kitabı ne kadar sevsem de şu sıkıntı vardı, karakterlerimizin arasında bir duygusal bağ var ama henüz adı konulmamış bir şey yok. Ufak tefek yakınlaşmalar, duygusal anlar vs. bunlar çok güzeldi ama son kısımlarda artık şu itiraf etme ve sevgili olma mevzusu olsaydı dedim. Hayır yaptıkları, davrandıkları her şey bir çiftin yapacağı şeyler ama adı yok ki ikisi de birbirinden hoşlanıyor.
Geçmişte yaşananları düşününce aşık olmaları kaçınılmaz ama 584 küsur sayfalık kitabın sonundan bir şeylerin olması cidden olmadı ya, sıktı hatta. Tek sıkıntı buydu bana göre, onun dışından gerçekten çok sevdim ama bir Doksan Artı Dört kitabı değildi.
Futbolcu okumak çok güzel ama taraftarı okumak ondan daha da güzeldi bence. O yüzden okumak isterseniz ilk Doksan Artı Dört ile başlamanızı öneririm.
Kitabın sonu çok fena bitti, acaba neler olacak diye aşırı merak ediyorum ama arayı biraz açmakta fayda var. Bu seri bittikten sonra yine Merdan Efe, ay pardon Doksan Artı Dört serisini okumak istiyorum.
Galatasaray kitaplarına zaafım var artık, bildiğiniz varsa yazın okuyayım. :D
Ve spor kitapları çok güzel oluyormuş, ben listeye alayım birkaç tanede. :) Bunda da bildikleriniz varsa yazınız efenimm^^
Son olarak ne kadar başta yoruma çok kırgın bir şekilde başlamış olsam da bir şekilde yazmaya çalıştım. Halen daha o kırgınlık ve kızgınlık devam ediyor. Bir devir kapandı resmen. Herkes bitti diye üzülme, yaşandı diye sevin diyor ama böyle olmamalıydı. Bir Muslera ve Mertens gibi veda edilmeliydi. Adam artık sözleşme olmayacağını nasıl öğrendiyse bir veda mesajı bile atamadı ve bu yüzden bile linçleniyor. Hak ediyorlar. Adam 13.sıradayken takıma geldi, zamanında 100 milyon değerinde olacak 40 milyonu reddedip Galatasaray'da kalıp Aşkın Olayım dedi ama iyi gün ve nankör taraftarlar neler neler diyor. O yüzden adam bir açıklama yapmasa da, ben gelmiyorum vedanıza dese de sonuna kadar haklı. İkinci Wesley Sneijder vakamız hayırlı olsun...
Ve bu adamda Sneijder gibi kariyerini çok sevdiği Galatasaray'da bitirmek istiyormuş. Çok koydu bu beee... 💔
Kitaba Puanım 5/4^^
Alıntılar^^
Dertlerinin ortasına güneş gibi doğuyor muydum, yoksa doğan güneşini batırıyor muydum meçhuldü.
*****
"Biz rakip değiliz." Diye fısıldadı yüzüme doğru.
"En başından beri aynı takımdayız, yalnızca ikimiz."
*****
Aslında kendim alabilirdim ama... Onun aldığı kağıthelvanın tadı her zaman daha başka geliyordu.
Bana kağıthelva almasını seviyordum.
*****
Kitaplarımı okurken değil altını çizmek, yanlışlıkla sayfanın bir kısmı kıvrılır diye bir korkan bir insandım ancak onun adı bir kitapta geçseydi altını çizmekten geri durmayacağım tek yer Utku Deniz Has olurdu.
*****
"Deniz'den öncesi, Deniz'i kaybettiğim o yıllar ve Deniz'den sonrası...
Lara Güneş Yazgan'ın hayatı üçe ayrılıyordu. Kendi güneşime kavuşabildiğim tek vakitler onu bulduğum andan sonrasına aitti.
Yeni yazılarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Elinizi korkak alıştırmayın^^ :D