Selamlar^^
Şu an, Ekim ayı kitap okumam yerlerde. Daha yeni bu kitabı bitirmemi geçtim ayın ortasındayız şu an. İnşallah ayın diğer yarısında daha iyi olur. Yazarın Esnaf İşi aşk serisini çok severim ama yazar aşırı geç yazıyor ve çıkarıyor.
Bu seri bile bayadır çıkmış, daha yeni ikinci kitap çıktı. Esnaf İşi Aşk için umudum var ama bakalım, birkaç aya çıkar inşallah^^
Bu kitabı önceden almıştım, sonra yayıncı bana ulaştı ve iki kitabı da göndermek istiyoruz dediler. Olur dedim, bu vesileyle okudum. Normalde bu seriyi sonradan okumayı düşünüyordum, en azından üçüncü kitap yazıldığı zaman okurum diyordum. Sonra bu oldu ve okudum. Beklentimden çok sevdim. Biraz şirket işler, aşk üçgeni falan diye düşünürken aslında hiçte öyle olmadığını fark ettim ve daha çok sevdim.
:)
Ekonomist Defne Dorsay’ın hayatında aşkın yeri yok. O, erkek egemen iş dünyasında, 7/24 dur durak bilmeden çalışan bir CEO. Güvenli bir rutini, sıkı sıkıya bağlı olduğu prensipleri var. Ne var ki hayat, güçlü CEO’ların bile kontrol edemediği, rutinleri altüst edecek, prensipleri rafa kaldırtacak, mantık dışı sürprizlerle dolu.
Annesi Ayşen Dorsay kaderle el ele verip, Defne’nin iş ve aşk hayatına iki koldan müdahalelerde bulununca işler rayından çıkacak ve Defne kendini, kurallarını bilmediği bir oyunun ortasında bulacak. Aynı gün tanıştığı, rasyonellikten nasibini almamış iki adam, sakin ve düzenli hayatını adım adım kaosa sürüklerken Defne, iş hayatında içgüdüsel olarak geliştirdiği oyun stratejilerini onlara karşı uygulamaya kalktığında neler olacak?
Oyun, vazgeçilmezliğini kışkırtıcı doğasına borçludur. Ve kirli oynamak da kurallara dâhildir.
Defne aile şirketinde sonunda istediği yerde, en baştadır. Babası ve iki erkek kardeşinden sonra bu büyük başarıyı elinde tutmaya çalışan Defne çokta iyi iş başarmaktadır, ta ki annesinin zorla gönderdiği tanışma randevusu ve araştırdıktan sonra anlaşma yapmamaları gerektiği şirketle karşılaşana kadar.
İki erkeklerde başı bela olan Defne'nin hayatı bir anda hiç olmadığı kadar karışır.
Defne'yi sevdim. Oğuz'a olan dik başlılığı ve diğer kadınlar gibi Cem'e kapılmaması takdiri hak ediyor. Bir de başarılı bir iş insanı olması var ki en sevdiğim karakter oldu.
Sadece Oğuz'a olan tavrı daha sert olabilirdi ya da hiç bulaşmayacaktı. Adamın ne olduğunu biliyordu ama bir şeyler yaptı ve işin sonunda neler neler oldu.
Neyse, devamında bakacağız artık neler olacak.
Cem ve Oğuz. İkisi de kitabımızın erkek karakterleri olduğu için aynı anda bahsedeceğim.
Cem uzun yıllar amerikada yaşadıktan sonra eve döner ama ev aynı bıraktığı gibidir. İyi bir evlat olması için sürekli zorlayan babası ve evlenmesi için uğraşan annesi ama kendisi boş gezmeyi, geceleri farklı kızlarla takılmayı sever. Bir gün zorla gittiği tanışma yemeğinde Defne ile karşılaşır ve aynı duygular içinde olduğu fark ettiği an bir anlaşma önerir. Zor olsa da Defne kabul etmiştir ama işler hiçte umdukları gibi gitmez.
Cem'i sevdim ama bu Kazanova halleri olmadı ya, tamam Defne ile gerçek bir ilişki yok ama en azından sadık kalsaydı. Bu kısımda kendisine çok kızdım.
Oğuz ise yurtdışında ticaret yapan biridir. Aslında böyle yazılınca normal bir iş insanı gibi dursada arka planda her türlü pis iş vardır. Defne bunu öğrendikten sonra iş yapmak istemez ve Oğuz'da bunu kafaya takıp Defne'nin işlerine çomak sokar.
İki erkek karakterimizde birbirinden beter ama Oğuz daha fenaydı. Pis işler vs hoş değildi bana göre. Sonrasından ne olur bilemiyorum, düzelir de Defne'ye layık biri olursa o zaman Cem kadar şansı olabilir ama şu an değil. Şu an -10'larda puanda sdfghjklş Cem en azından +5 diyebiliriz. :D
Diğer tarafta eller tutulur pek karakter yoktu. Üç karakterinde yaşadıklarını okuduğumuz için
461 sayfalık kitapta fazla karakter okumadık. Arada Defne'nin arkadaşları çıktı, ailesi ile birkaç sahne oldu o kadar.
Çok detay veremiyorum, ne yazsam spoile olacağından kısa kesmeyi düşünüyorum.
Asıl olayın devam kitabından olacağını düşünüyorum.
Bu arada aşk üçgeni falan dedim ama henüz ortada bir aşk olmadığı için üçgende yoktu. :D
Yazarın kalemini seviyorum ama bazı şeyleri fazla detaylandırıyor. Araştırma konusundan çok iyi, aşırı takdir ediyorum. Esnaf İşi Aşk serisinden Bursa'yı öyle bir anlatmış ki inanın sanki Bursa'yı gezmişim, kaç kere gitmişim gibi. Kendside Bursa'lı ama ben kendi şehrimi bu kadar detaylı yazamam mesela. :D Bu kitapta da bazı yerleri atladım desem yalan olmaz. Bilimsel, felsefi şeyleri sevmiyorum ne yazık ki. Tamam konuya uyuyor ama çok benlik değil. Ama ekonomistler sever kitabı, onlara daha çok öneririm. :)
İkinci kitap daha maceralı geçecek gibi, öyle hissediyorum. Zaten konu bunun sinyalini veriyor ama neler olacak okuyup göreceğiz inşallah^^ Arayı çok açmak istemiyorum, zaten yeterince seri birikti bir de bu eklenmesin ama daha devamının olması üzücü. :D Çünkü geç çıkıyor asdfghjklş
Bu tarz detaylara dayalı, ilginç konulu olan kitapları merak ediyorsanız öneririm. Ne kadar istediğim gibi bir aşk vs. olmasa da okumaktan büyük zevk duydum.
Sadece benim elimde biraz süründü, o da grip falan oldum ondan kaynaklı. Bir türlü kitap elime alamadım. Akıcı olduğu için hemen bitecek türdendi. :)
Kitaba Puanım 5/4^^
Alıntılar^^
"Ortaklığımız hayırlı olsun, Cem Bey. Umarım korkunç bir ayrılık olur!"
*****
Gerçek bir ilişkileri olsaydı şayet, Okan kılkuyruğunu tehditten bile saymazdı Cem. Gerçke bir ilişkileri olsaydı şayet, esas mesele Mehmet Oğuz Demiralp olurdu. Neyse ki yoktu gerçek bir ilişkileri. Neyse ki.
Yeni yorumlarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Elinizi korkak alıştırmayın^^ :D