26 Şubat 2026 Perşembe

Karanlığın Durduğu Yer//A.B. Apotek Kitap Yorumu^^

 Selamlar^^
Geçen sene çok fazla fantastik okumamıştım, bu senede ona inat daha ikinci ayda ikinci fantastik kitabımı bitirdim bile. Şimdi ise üçüncü fantastik kitabımı okuyorum. Normalde üst üstte hem aynı yayınevi okumam hem de aynı tarz okumazdım ama şu an okuduğum kitap aşırı ilgimi çekti ve kısa sürede okumam lazım. :D Yani kısacası prdan geldiğinden okumam gerek. :)
Bu kitabımız bir sürü periler, vampirler ve büyülerle alakalı. Ama hepsi yasak ya da tehlikeli. Böylece başlıyor kitabımız.
Farklı bir mitolojiyi barındırıyor ve yazarın ilk kitabı olmasına rağmen hem akıcıydı hem de açıklayıcı yazmış. Ama yazarın ve kitabın büyük bir sıkıntısı vardı.



Liska büyünün korkunç bir şey olduğuna inanır ve büyücülerin canavardan farkı yoktur.Kendi içindeki büyü yeteneğini bastırmak için elinden gelen her şeyi yapmıştır fakat bu çabası felaketle sonuçlanmıştır. Artık tek isteği vardır: Büyü yeteneğinden sonsuza dek kurtulmak. Büyü yeteneğinden tamamen kurtulmak isteyen Liska, küçük köyünden kaçarak tehlikeli ve iblislerle dolu ruh ormanına girmiştir. Amacı; efsanevi eğreltiotu çiçeğini çalmaktır. Eğer eğreltiotu çiçeğini koparabilirse dileğini kullanarak büyü yeteneğinden sonsuza dek kurtulacaktır. Fakat çiçeğe ulaşamadan, ormanın kadim muhafızı Leszy tarafından yakalanır. Ölüm yerine, tehlikeli bir anlaşma yapar: Eğreltiotu çiçeği karşılığında bir yıl boyunca Leszy’ye hizmet edecektir. Ancak Liska kısa sürede bu anlaşmayı yapan ilk kişi olmadığını, ondan önce gelenlerin tüm büyücü gizeminde ortadan kaybolduğunu öğrenir. Eğer bir yıl dayanıp kurtulmak istiyorsa Leszy’nin lanetli malikânesinin karanlık sırlarını çözmek zorundadır. Çünkü ormanın derinliklerinde bir şey uyanmıştır.


Liska sürekli dışlanan ailesi ve kasabasında yaşadı büyük olaydan sonra içindeki büyüyü yok etmek için ormandaki yılda bir kere açan çiçeği bulmayı kafaya koyar. 
Bulduğu anda ortaya çıkan garip geyiğin teklifini duyunca kabul eder ve öğrenirki kendisi orman koruyucu iblis Leszy’dir.
Bir yıl boyunca onun çırağı teklifini kabul eden Liska gittikleri evinde sihirli olduğu gördükten sonra Leszy’yi daha iyi tanımak ister.
Başlarda büyüsünü kullanamayan Liska leszy’nin yardımıyla bir şekilde büyüsüne ulaşır ama onunla beraber gelen tehlikede yakındır.
Liska’yı sevdim, cesur oluşu, baskılara rağmen elinden geleni yapıp, çevresine yardım etmesi çok güzeldi tabii yakalanmamak şartıyla. Bu bile ne kadar cesur olduğunu gösterir. Sadece bazı şeyleri öğrendikten sonra o saf kızı sorgulamaması aşırı komikti. Demek ki yazar o kadar olağan yapmaya çalışmış ki karakter sorgulamıyor bile. -_-



Leszy hakkında çok bir şey yazmak istemiyorum, zaten çok fazla okumuyoruz kitapta. Sadece herkes tarafından korkulan biri olsa da aslında insanlar için kendini feda eden biri olmasını okumak çok güzeldi. Bu konuda karakteri çok sevdim ama Liska ile olan sahneleri daha fazla olabilirdi. Sonuçta kız sürekli senin yanında, senin çırağın ama neredeyse yan yan gelmeleri sadece bazen. Ve başlarda o kadar sertken bir anda yemek yapan, kıza iyi davranan birine dönmesi çok inandırıcı değildi. Yine de okurken takdir edip, sevdiğim bir karakter oldu.

Kitapta daha fazla karakter yoktu, sadece evlerde olan ev cinleri vardı. Bu evde de kedi kılığında olan bir ev cini vardı. Leszy’nın hakkından gelen bir karakterdi, severiz böyle karakterleri. Liska’ya da iyi davranıyordu. Sonradan gelen bir karakter daha vardı, onu tam anlayamadım ve neden kitaba dahil oldu onuda anlamadım. En azında son kısımda bir işe yarasaydı diyorsun. :D
Kasaba halkına aşırı kıl oldum ama geçmişten bu güne herkes kötülerse eğer ne diyeceklerdi ki başka?
Ama bunu sonuçta başlarındaki din adamları da yapıyor, bilmesine rağmen yapıyor. Bu kısımda Liska’nın annesine dediklerine katılıyorum. Dışlamak yerine sahip çıkabilirlerdi.

Şimdi gelelim kitabın en sevmediğim kısmına.
Bakın kitabın fantastik olayı, yazarın bunu duru bir dille ve yormadan yazması çok güzeldi En azından bu bu neydi demiyorsunuz okurken ama yazarın sapkın zevkleri ne yazık ki güzelim kitabın içine etmiş.
Şimdi leszy’nin belli zamanlarda yine çırakları olmuş ve bu çıraklarla bazı duygusal anlar olmuş. Çoğu kızken biri erkek. Burada baştan yanlış anladığımı düşünerek okudum ama sonradan bu karakter bir şekilde ortaya çıkıyor ve Liska’ya yardım ediyor. Ama bu olayın güzellemesi yapılacak ya nasıl iyi, melek, yakışıklı diye yazmış yazar anlatamam.
O saniyeden sonra kitabın sonu hakkından tahmin ettiğim şey olursa hiç üzülmem dedim ve oldu. Hiçte üzülmedim, bu kitap her şeyi hak etmiş bir kitap olarak hafızamda kalacak.
Eğer bu sapkın düşünce olmasaydı kitaba tam puan vermezdim ama düşük puanda vermezdim.
Artık yan karakterlerin, karakterin arkadaşının, kardeşinin abuk subuk oluşlarına bir yere kadar katlanabiliyoruz ama erkek karakteri her yollu yapmak nedir ya. Şey gibi, yüz yıllardır yaşadığı için her çiçekten bal almış.
Ve bunu öğrenen Liska’nın hiç umurunda bile değil. Sonra gittim yazarın kitaplarını inceledim, zaten görünce şaşırmıyorsunuz. Eeee daha böyle yazacaksın ne diye bu kitabı neden yarı normal yazdın?
Artık kendiside mi bunlardan, yoksa koyu destekçisi mi bilemiyorum ama iğrendim.


Öneriyi es geçiyorum, fantastik yönü olarak cidden güzelken, akıcıyken böyle abuk subuk şeyler inanın bütün güzelliğini alıp götürdü. Ya ben bir kitapta kadın karakterin kız kardeşi ve onun karısı! biz çocuk istiyoruz ama senin patronunun genleri iyi(detayları anladınız) git ondan iste diyen kitabı bıraktım. Bu kadar iğrençleşemezlerdi ki o isteme şekillerini görseniz daha da kötü. Dayatmaya yönelik bir isteme. Yani bunların hiçbiri iyi değil, sadece aile yapısını bozma derdindeler.
Bu yüzden, Allah rızası için çocuklarınıza gerekli ahlakı, terbiyeyi, dini eğitimi verin. Ne okuması gerektiğini, neyin yanlış olduğunu öğrenmeli. Bunlar normal şeyler değil ve bunu eğer müslümanım diyen biri de desteklerse hiç şansları kalmaz, çok kötü yollara giderler toparlayamazsınız.
O yüzden aklı selim olmayan, neyin ne olduğunu bilmeyen çocuğunuzun ne okuduğuna, izlediğine dikkat edin olur mu?



Kitaba Puanım 5/3,5^^



Alıntılar^^


Bunlar, çocukluğunun hayat bulmuş, kabuslardan gerçekliğe dönüşmüş hikayelerdi.


*****

"Etkilendim mi?" diye sordu, eğlenerek.
"Sanırım şoka girmek üzereyim."
"Kadınlar üzerinde öyle bir etkim var,"


*****


İblis acı acı güldü. "Evet önemsiyorum. Bu seni şaşırttı mı tilki? Ben, zalim, canavar iblis; insan krallığını önemsiyorum."
"Neden?"
"Çünkü birinin önemsemesi gerekiyor."


*****

"Eğer oraya ait değilsem, o zaman ben nereye aidim?"



*****


"Neden aslında insan değilmiş gibi yapıyorsun?"
"Eğer bir canavar gibi görünürsem,"
"O zaman korkunç şeyler yaptığımda hiç kimse şaşırmaz."


*****


"Şunu söylemem gerekir ki, sevgili tilkim," dedi Leszy.
"Benden çok daha iyi birini hak ediyorsun. Ama yine de..."
"Yine de ve yine de ben bencil bir yaratığım ve seni bırakmak istemiyorum."








Bir yorum daha biter, yeni yorumlarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın, Hayırlı Ramazanlar^^











25 Şubat 2026 Çarşamba

Kese Kağıdı Kun Aşık Oldu 1-2//Riko Amaebi Manga Yorumu^^

 Selamlar^^
Manga okumalarımı biliyorsunuz, sürekli bir araştırma içindeyim. Hem uzun olmayan hem de kısa olan. İşte bu seride öylece önüme çıktı. Hem fiyatı uygundu hem de iki ciltlik bir seri diye hemen aldım.
Maga güzeldi, eğlenceliydi ve iki tane olması konunun hemen sonuçlanmasına sebep olmuştu ama keşke üçüncü cildi çıkarsaydı ama bu iki ciltteki hikaye devam edecekse çıkmalıydı bence.
Yine de hikayeye çok sevdim, neden kese kağıdı taktığını öğrendiğimde daha da sevdim. Hem kalp kırıcıydı hem de çok tatlıydı.



Konusundan bahsetmeyeceğim, ben de pek bir şey bilmeden okumaya başladım. O yüzden okumak isterseniz eğer okuduğunuzda öğrenin derim ama kitabın çok tatlı olduğunu, okuduğunuzda yüzünüzde güzel bir gülümseme olacağını bilin. :)


Konuyu anlatmadığım üzere karakterlerden de bahsedemiyoruz ama şöyle kısacık yazabilirim.
Umi üniversiteye giden bir genç kız, bir anda güzel sürprizlerle ortaya çıkan kese kağıtlı oğlandan başta korksa da bir gün onu olduğu kötü durumdan kurtarınca onun aslından iyi bir insan olduğunu anlar. Zaman sonra daha çok yan yana gelen Umi ve Kun birbirlerini tanır.
Şimdi konuyu anlatmış gibi oldum ama hayır, asıl olay bence Kun'un neden kese kağıdı taktığı bence.


Yorum çok uzun olmadığı için birkaç fotoğraf atıyorum^^
Kendisi kadar tatlı kapakları var mangaların^^



Yazarın mangayı neden yazdığı, çizdiğini ve son kısımdaki açıklaması o kadar güzeldi ki. Kalbimi bu seriye bırakmış olabilirim. :)



Kısa ama öz bir yorum yapmak istedim, dediğim gibi çok güzel ve tatlış bir seri. Üçüncü olmasının sebebini seriyi okuyanlar anlar gibime geliyor. :)
Manga severlere tavsiyemdir, ben manga okumak istiyorum diyorsanız başlangıç olarak yine önerebileceğim bir seri. :)





Mangalara Puanım 5/5^^








Diğer yorumlarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^
Hayırlı Ramazanlar^^




















14 Şubat 2026 Cumartesi

Tatilde Tanıştığımız İnsanlar//Film&Kitap Yorumu^^

Selamlar^^
 Okuduğumuz kitapların film olması bazen iyi bazen kötü. İlk olarak eğer kitaba uygunsa tamam, en iyi film diyebiliriz. Ama tam aksi olunca keşke çekmeselerdi, biz kitapla mutluyduk diyoruz.
Bu film ise bana göre kitaptan daha iyiydi.
Ben bu filmin kitabını ne yazık ki sevemedim, sürekli geçmişe gitmesi kitabı sevmeme engel oldu. Yazarın diğer Kitap Kurdu kitabı daha güzeldi, bunu her zaman söyledim.
O yüzdendir filmi daha çok merak ediyordum. Fotoğraflar gelince çiftin uyumuna da bayıldım. 
Geldiğinde hemen izlemedim, kitabı sevemediğim için unuttum desem yeridir. O yüzden bir merak sarmadı nedense. :D
Şimdi bile yorumu yazarken kitabı hatırlamak amacıyla bir baktım.


Kısaca konudan bahsedecek olursam, Poppy şirketinin gönderdiği ülkeleri gezdikten sonra köşe yazısı yazan biridir. Üniversite yıllarında tanıştığı arkadaşı Alex ile bir anlaşma yapar ve her sene yazın bir haftalığına tatile çıkarlar.

Filmde tatile gittikleri yerler daha kısaydı ama kitabı uygun olmuştu geneli. Filmde seçtikleri oteli daha çok beğendim, kitapta resmen klostrofobimlik bir yerdi sdfghjkl Kitaptaki karakterler baya baya fakirmiş demek ki :P
Filmdeki bu detaylar güzeldi, klimanın olmaması, pencerenin kapalı olması, sıcak vs. bence ufak ama güzel detaylardı.



Kitabın yorumu için tık tık!!
Dediğim gibi kitabı çok sevemedim. Ben geçmişe gidilen kitapları hiç sevmiyorum, burada da o kadar çok vardı ki. O yüzden diyorum ya sevemedim. Alex figüran gibi duruyordu sdfghjk




Oyuncu seçimi cidden çok güzeldi, uyumları, Poppy'yi oynayan karakterin tam o kafada olduğunu izlemek eğlenceliydi. İlk izlemeden sonra kaç kere sevdiğim yerleri izledim sayamadım sdfghjklş



Bu kısımda Poppy şarkı söylüyor, favori sahnem. Buradan izlemeye başlıyorum genelde. Hem şarkı güzel hem de güzel söylemiş, sahnede güzel daha ne olsunnn dfghjkl





Filmin kitaptan güzel olması her zaman olmuyor, genelde filmi çok kötü yapıyorlar. Burada da tek sıkıntı Alex'in kardeşinin düğünü. Kitabı unuttuğum için acaba platformdan dolayı mı böyle yaptılar, yazarda onayladı ama kitabı inceleyince bence platform böyle bir kitap yazdığı için yazarla anlaşmıştır asdfghjkl Biliyorsunuz onsuz film, dizi çekmiyorlar adı batasıca platform.
Mesela yazarın Kitap Kurdu kitabı daha popüler çünkü ve orada bu tarz bir şey yok ama onu değil bunu çekmişler.
O da film olur mu bilemem ama yazarın yeni çıkan birkaç kitabı daha var. Başka kitaplarını okuyup kalemini ona göre değerlendirmek istiyorum. Bakalım hangisi olacak.



Yorumum böyle, kitabı okumadan izleseniz de seversiniz gibi. Tabii bu tarz filmler seviyorsanız. Güzel romantik bir filmdi. Komediliği eh işteydi. O yüzden sadece romantik dedim.
Hem kitap hem film hakkında yazdıklarımdan sonra okumakta, izlemekte size kalmış.:)






Diğer yazarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^





















8 Şubat 2026 Pazar

Welcome To Samdal-Ri//Kore Dizi Yorumu^^

Selamlar^^
Dizi ilk duyurulduğu zaman çok ilgimi çekmemişti, sonuçta çok takip ettiğim oyuncular değildi. Sonra dizi ararken neden kasaba dizisi izlemeyeyim dedim ve buna başladım.
Kasaba dizilerini severim, bu yüzden daha çok izlemek istedim.
Sonra bir izlemeye başladım, diziyi bırakamıyorum.
Hem konusu, hem oyuncular, arkadaşlıklar falan derken bence diziyi izlemeyi hak ettirecek kadar güzeldi.
Beklentim çok yüksek değildi, bu sebeple daha çok sevdiğimi söyleyebilirim.
Ve son zamanlarda 12 bölüm bile çok gelirken bu 16 bölüm olmasına rağmen hiç sıkılmadım, her bölüm dolu doluydu.^^
Bu arada ben Ji Chang Wook'un hayranı falan değilim, haa yakışıklı bir adam ama her dizisini, filmini izlerim dediğim biri değil. Olsaydım bu diziyi daha ilk baştan izlerdim. :D
Dizide en sevdiklerimde biride Jeju adasındaki yaşadıkları kasaba ve onun güzellikleriydi. Resmen görsel şölendi. Bayıldımm.
Bu yüzden seviyorum kasabada geçen her şeyi. :) 


 

Konusu;


Yıllar sonra Samaldri kasabasında bir araya gelen Jo Yong Pil ve Jo Sam Dal'ın iç ısıtan hikayesini konu alıyor.


Güney Kore Sineması'ndan alıntıdır^^



Ji Chang Wook//Cho Yong Pil^^
Kasabanın en sevilen, çalışkan, sevgi pıtırcığı olan Yong Pil yıllar önce onu terk eden sevgilisinden sonra merkeze gidemez. Yine de eski sevgilisinin ailesine, daha çok annesine kendi annesi gibi sahip çıkar. Çıkmasının en büyük sebebi de kaybettiği annesini en yakın arkadaşı olması.
Yıllar sonra, hiç ummadığı bir anda eski sevgilisi kasabaya dönünce ne yapacağını bilemez. Ama zamanla duygulardan çok uzun yıllar arkadaş olduklarını hatırlarlar.
Ji Chang Wook'u severim ama her dizisini izleyecek kadar değil. Bu diziyi neden çektiğini de anlam veremedim. Çok fazla çerez ve kasaba dizisi olduğundan şaşırdım açıkçası.
Burada her ne kadar çok tatlı, anlayışlı, rolünün hakkını veren bir karakterde olsa beni şaşırttı ne yalan.
Yine de onu bu rolde izlemek güzeldi, eğlenceliydi ve hakkını baya baya vermişti. O ağlama sahnesi nedir arkadaş? Ondan bu kadar ünlü bir oyuncu kendisi.
Rolü hakkında diyeceğim tek şey fazla gurursuzdu. Normalde kadın karakterler gurursuz olur ama bu sefer kendisi gurursuzdu. Ona yapılandan sonra en azından sinirli olmalıydı değil mi?



Shin Hae Sun//Cho Sam Dal^^
Yıllarca emek harcadığı, sonunda herkesin tanıdığı ünlü bir fotoğrafçı olunca kasabayı ve geçmişi unutur. Ama bir gün çalışanı ona iftira atınca çok zor durumda kalır ve yanında durmak isteyen çoğu insanın ilk dakikadan satmasından sonra kardeşleri ile kasabaya geri dönmek zorunda kalır.
İşlerin yoluna gireceğini ve Seul'e döneceğini düşünen Sam Dal çok fazla kasaba halkına, en çokta eski sevgilisine görünmek istemez ama bir kere kasabalı yaşananları öğrenmiştir ve kasabaya döndüğünü ilk eski sevgilisi görür.
Sam Dal'a ilk bölümlerde çok kızdım, neden oğlanı terk ediyorsun diye. Ama sonradan öğrendiklerimle aslında işler hiç bildiğimiz gibi değilmiş.
Bu kızın kariyer azmi başka, yani yan karakterlerden şimdi başrollere aranan ilk isim olmayı başarmak büyük çalışma, iyi oyunculuk ve azim ister. Ya She Was Pretty'de kim tanıyordu?
Şimdi oradaki başrolden daha çok dizide oynayacak neredeyse.
Bu başarı takdir edilmeli. Ve bu dizide Ji Chang Wook ile oynaması daha da başlı başına bir başarı. Başarılarının devamını diliyorum.
Karakterini sevdim bu arada, baştan kızmıştım ama sonradan sevdiğim bir karakter oldu. Sadece yıllarca kasabaya gelmemesi, annesini sormaması olmadı.



Kang Young Seok//Bu Sang Do^^
Çocukluğundan, gençlik yıllarına kadar yoksulluk yaşayan Sang Do bir anda zengin olunca kasabanın en zenginlerinden biri olur. Açtıkları restorandan sonra işler daha da yoğunlaşınca arkadaşları ile çok vakit geçiremez ama yine de başarı sıkıştığı anda Sang Do hep onların yanındadır.
Nasıl zengin olmuş anlamadım, acaba yaptıkları yemeklerin ünü mü her yere yayıldı bilmem ama ciddili bir zenginlik söz konusu. Adam bir anda tomarla para getirip önüne koyabilecek tarzda, Adil Koçari 1, bu 2. :D
Çok sevdim kendisini ama senasitlerin iş bilmezliğinden bu arkadaşa yapılan şeye çok üzüldüm. Bence gereksiz aksiyondu. Ne oldu yani?
İzleyenler ne demek istediğimi anlayıp, hak verecek. ;)
Ve o arabayla gidişi yok mu????
Bayıldımmm :D
İlk defa burada izledim ama geçen ay vizyona giren bir filmde daha oynamış, merak ediyorum o filmi. :)



Shin Dong Mi//Cho Jin Dal^^
Geçmişte yaşadığı evlilikten ve onun getirdiği sıkıntılardan sonra kardeşiyle aynı evi paylaşan Jin Dal kardeşinin çıkan skandallarından sonra o da hedef olur. Kasabaya gittikten sonra geçmişten gelen biri yüzünden tekrar sıkıntılar çeker ya da çektirir mi?
Bu kadını seviyorum ya, She Was Pretty'den tanırız. Orada editördü ve Shin Hae Sun'un kıdemlisiydi. Burada ise ablası olarak yan rolde. Bundan bile nereden nereye diyor insan.
O yüzden izlerken daha da takdir ettim.
Çift olarak sevdiğim yan karakterlerdendi, eski kocası ile daha çok sahnesinin olmasını isterdim. :D Çok şapşik olurlardı. :D



Yang Kyung Won//Jeon Dae Young^^
Zengin ailesinin en pısırık oğlu olan Dae Young eski eşinden sonra zar zor toparlanmış, babasının gözüne girmeye çalışmaktadır. Jeju adasındaki bir kasabaya yapılacak olan lunapark için adaya gelince eski anılar canlanır ve bir de ne görsün aşık olduğu eski karısı.
Çok komik bir karakterdi, keşke daha çok sahneleri olsaydı. Tam bir zengin velediydi(mecazen) ama gerçekten aşıktı. :D
İlk defa bu dizide izledim, komikti. :)



Kim Do Eun//Cha Ha Yul^^
&
Kang Mi Na//Cho Haw Dal^^
Sam Dal'in yeğeni ve en küçük kız kardeşi olan Haw Dal hamileyken eşinin vefatından sonra kızını tek başına büyütmesiyle yaşamını sürdürür. Hayallerinden vazgeçmesi daha küçük yaşındaki kızını üzer ve anneannesine bir şey olmasın diye de elinden geleni yapar.
Dizi 16 bölüm ama her karakter kendince diziye katkı sağlıyordu. Bu anne, kızı da çok sevdim. Han Yul çok bilmiş haliyle çok şımarık gibi gözükse de aslında içten içe ailesini düşünen küçük bir kızdı.
Çocuğu bir yerden gözüm ısırıyor ama hiçbir dizisini izlememişim. Kadını da ilk defa burada izledim ama çok güzel, daha çok dizide oynamalı.



Kim Mi Kyung//Ko Min Ja^^
Yıllar önce kızlarının kasabayı terk etmelerinden sonra sorunsuz ama kalbi kırık bir şekilde hayatını yaşayan Min Ja acı kaybından sonra içine kapanan ama iş ailesi oldu mu bütün dünyayı yakan bir annedir.
Çok detay vermek istemiyorum, kendisini kdramanın milli annesidir. Tanımayan dizi izlememiştir. :D Burada bazı yaptıklarına anlam veremezken diğer kişinin neden böyle davrandığını anladık ve kime kızacağıma, üzüleceğimi şaşırdım.
Kötü bir durum ve sonradan olanlara ne yazık ki hak veriyorsunuz.
Kadını severim ama hep sert anne rolünde yaaa. :D



Yu Oh Seong//Cho Sang Tae^^
Yong Pil'in babası olan Sang Tae yaşadıklarından sonra içine haklı olarak bazı kişilere tavır alır, buna oğlu da dahil ama onu bir şekilde yanında tutmak için ve başına bir şey gelmemesi için elinden geleni yapacaktır, yapmıştır da.
Yani gerçekleri öğrendikten sonra ne yazık ki hak verdim. Ama çok fazla Yong Pil'in hayatına karışması cidden yordu. Gerek yoktu bence bu kadar karışmaya.
Birkaç diziden hatırlıyorum ama şu an aklıma gelmiyor, tanınan oyunculardan.



Lee Jae Won//Wang Gyeong Tae^^
&
Bae Myung Jin//Cha Eun U^^
Beş gruplu arkadaşların üyesi olan Gyeong Tae ve Eun U Seul'e gidip iş yapmaya çalışırlar ama başaramaz geri dönerler. Kasabanın nabzını tutan ikili Sam Dal'in kasabaya dönmesiyle hem üzülür hem de çok sevinirler.
Lee Jae Won'yu A Hundred Memories dizisinden tanıyorum ama bana başka birini hatırlatmıştı, o olsaydı ne güzel olurdu. :D Ama bu abimizde çok iyi oynamıştı, hem karakteri hem de boş boğazlığı fenaydı. :D
Diğer arkadaşı tanımıyorum ama arkadaş grubunda hem en sakini, hem de akıllısı diyebiliriz. Sadece herkesin ailesi ortadayken kendisinin eşi ve çocuklarını görmemek kötü oldu yaa.



Han Eun Sung//Cheon Chung Ki^^
Jo Yun Seo//Bang Eun Ju^^
Her dizide olduğu gibi burada da kötü karakterlerimiz bunlar. Gerçi adam öyle değildi ama aldatan erkek her zaman kötüdür. Neyse.
Ama kadın çooook fenaydı. Sam Dal'in çalışanıydı ama ihanet edende kendisiydi. Tam bir ...neyse sdfghjk
Kadın cidden çok kötüydü ama neyse ki kötülüğünüm cezasını bir şekilde kendi kendine öğrendi. İyi oldu. 



Resimler^^^




Bu sahne çok komikti yaa :D Anne ve baba çok meraklı değil, bir de böyle toplu geldiklerinden ne olduğunu öğrenmeye korkmuşlardı sdfghjk




Fotoğrafın karizması var^^



Yakışmışlardı haaa <3








Kasabada hır hır dolanması kaç puan dfghjkl







Bu beşli çok güçlü!!!


Hem kasaba halkıymış gibi davranmayı, hem de ünlü fotoğrafçı gibi otoriter olması işte bu oyunculuk dedirtiyor. Başarılı kadına bir alkışşşş




Dizide bir de bu vardı, ne topladıklarını anlamadım ama gerçekten de var bu ablalar ve topladıkları şey falan. Diziye güzel yansıtmışlar. :)








Gifler^^





Çok üzücü bir sahne yaa :/


Uyum desen var sdfghjk





Dizide bazı detaylar çok güzeldi. Şimdi yazıp spoiler vermek istemiyorum ama o detayların diziyi daha güzel hale getirdiği ortada.





Adam genelde aksiyon dizisi çekiyor ama bence romcomda da çok iyi. Çeksin yine birkaç dizi. ;)



Dizide sürekli içmeleri baydı ama yaaa. Sabah akşam demeden içmeleri. Yani bu normal içme değil, bağımlılık neredeyse.
O yüzden o kısımlar çok gereksizdi.



Adam oynamıyor yaşıyor resmen yaaa :(









Ve Son^^

Yukarıda da dediğim gibi dizi 16 bölüm olsa da hiçbir bölümünden sıkılmadım, aktı gitti resmen. Kasaba dizilerine olan zaafımda buna sebep olabilir ama bazen çift, konu güzel değilse o bile kurtarmıyor. Çift uyumu güzeldi ama öyle ahım şahım bir uyumda görmedim. Yan karakterlerde çok iyi götürmüştü dizileri, o yüzden de çok sevmiş olabilirim. :)
Valla dizi hakkında diyecek başka pek bir şeyim yok.
O yüzden çok uzatmayacağım. :)
Final olarak iyiydi, klasik kdrama dizileri. Sadece kasabadan geçen bütün olaylardan sonra tekrardan Seul'e dönmeleri olmamıştı ya. En azından gidip gelme olsaydı, işleri Seul'de değil de Sam Dal-Ri'de olsaydı. Bunu bekledim açıkçası. :(
Onun dışından eksi puan vereceğim hiçbir şeyi yok, çoook sevdiğim biri dizide olmadı. Ortalama ama sıkmayan, eğlendiren, arada duygusala bağlayan güzel bir diziydi.
Diziyi telegram kanallarından bulup izleyebilirsiniz. :)










Bir dizi yorumu daha biter, şükür. :D
Başka yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^