17 Temmuz 2026 Cuma

"Yazın Kitap Okuyamıyorum!!" Diyenlere Öneriler^^

 Herkese Merhaba^^
Aylardır aynı yazıları paylaştığım için dedim bir değişiklik olsun kitap önerisinde bulunayım(çok farklı değil mi? :D). Bu tarz önerileri zaten sosyal medyada paylaşıyorum. Burası eksik mi kalsın yani. :D
Genel olarak sevdiklerim ve aklıma ilk gelen kitaplardan.
Önerileri türlerine göre ayırt ettim, bir yorum alırım artık^^




İlk olarak Romantik kitaplarımız^^















Bunlar hem romantik hem de çokça güldüren kitaplar^^





Tabii ki de Fantastik kitaplar^^






Çok Polisiye-Gerilim okumuyorum ama okuyanlara öneridir^^





Klasik severleri düşünmemek olmazdı değil mi?^^






Ve sonra olarak çizgi romanlar^^







Çok kısa ve öz bir öneri oldu^^
Daha bir sürüüüü öneri var ama gördüğüm an okunması lazım dedim kitaplar bunlar olduğundan ilk eklediklerim bunlar.
Umarım beğenmişsinizdir. Ve hepsinin yorumu blogumda mevcut, yorumları okuyabilirsiniz. :)





Başka yeni yorumlarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^






14 Temmuz 2026 Salı

Sonsuza Dek Mutlu Çalma Listesi//Abby Jimenez Kitap Yorumu^^

     Selamlar^^
Güzel bir kitap yorumuyla geldim. Alalı yıllar olmuştu, öylece duruyordu kitaplıkta. Sonra yazarın kısa bir hikayesini okuyup çok beğenmiştim. Geçen okunacak kitap ararken baktım bu duruyor, başka bir kitapla ikilemde kaldım ama hikaye güzel ve kitap akıcı olunca buna başladım.
Gerçekten çok güzel bir kitaptı, karakterler, konu akışı, olaylar ve son. Bu kadar iyi beklemiyordum açıkçası.
Hatta öyle bir okudum ki bir gecede 164 sayfa kadar okudum, resmen kitap aktı gitti.
Yazarın bu kadar iyi olduğunu bilseydim daha önceden okurdum. Bir de aslında bu kitap serinin ikinci kitabı ama ayrı okunabilir diye okudum.



Nişanlısını bir motosiklet kazasında kaybeden Sloan Monroe, hayata küstüğü, çok sevdiği resim ve yemek dünyasından uzaklaştığı sırada, arabasının tepecamından içeri dalan bir yavru köpekle karşılaşır. Yavru köpek Tucker sayesinde Sloan’ın alışkanlıkları değişir, kendini daha iyi hissetmeye başlar.
Ta ki haftalar boyunca mesajlara cevap vermeyen Tucker’ın asıl sahibi Jason, onu arayıp köpeğini geri isteyene dek. Uzun mesajlaşmalar tatlı flörtlere dönüşür ve bir gün buluştuklarında aralarında karşı konulmaz bir çekim oluşur. Fakat Jaxon Waters’ın müzik kariyeri ve şöhreti, Sloan’ın mutluluğunu ve gelecek hayallerini yıkacak mıdır?


Sloan yaşadığı kayıptan sonra iki sene boyunca her şeyden uzaklaşmış, arkadaşının yardımıyla bir şekilde hayata tutunmuştur. Bir gün nişanlısının mezarına gidecekken arabasının önüne köpek atlar ve köpeğe gidip bakana kadar köpek arabanın tepecamından içeri girer. Sloan çok şaşırsada ne yapacğını bilemez ve gerekli aramaları yapınca sahipli olduğunu öğrenir ama sahibine ulaşamadığı için köpekle günleri geçer. Köpek ona o kadar iyi gelir ki eski hayatına yavaş yavaş dönmeye çalışır.
Bu sırada yurtdışındaki işlerini yapmak için giden köpeğin sahibiyle günler sonra iletişime geçince köpekten vazgeçmesi gerektiğini öğrenecektir ama önce sahibinin iyi insan olduğunu, köpeği bilerek mi bıraktığını ya da köpeğini kaybettiğini mi öğrenmesi gerekir.
Böylece çiftimiz mesajlaşmaya başlar, sonra işler gün içinde aramalar başlar ve uzun saatlerce konuşurlar. O günden sonra hayatı daha da değişen Sloan hayatına giren adamdan ve köpekten sonra hayatı tamamen değişir.
Sloan’a çok üzüldüm ama ilk yaşadıklarından daha çok son yaşadıklarına. Tamam gidişata bakınca haklı buldum ama sahne çok fenaydı. Ve ne olursa olsun yine de geri gelmesi bence çok anlamlıydı. O yüzden karakterleri çok sevdim.


Jason yaptığı film müzikleri yüzünden sürekli yurtdışına gittiği için köpeğini birilerine emanet eder. Bir gün hattının çekmediği yerden döndükten sonra telefonunu açtığında hiç tanımadığı birinden yazılı ve sesli mesajlar bulur. Dinlediğinde köpeğini tanımadığı biri sahip çıkmıştır ve eğer gelip almazsa daha da vermeyeceği hakkından tehdit eder. O sırada çok sinirlense de köpeğine sahip çıkan kadınla konulmaya başladıktan sonra aslında bundan çok keyif aldığını düşünür ve o günden sonra, eve gidene kadar Sloan ile sürekli konuşup, mesajlaşır. Hayatı büyük değişime uğrayan Jason Sloan ile ne yapıp edip yüz yüze görüşüp, randevu kapmak ister ama sert kayaya çarpmıştır.
Jason aşırı tatlıydı, hem hayvan sever hem çok düşünceliydi. Zaten böylesi sadece kitaplarda olur. :/ Yine de o düşünceli hali, Sloan’ın yaşadığı kaybı anlayıp ona göre davranması ve sonradan Sloan’a olan ilgisi, onun iyiliği için her şeyden vazgeçmesi.. Daha neler yazarımda spoiler olur diye vazgeçiyorum canlarım. Yine de Jason çok farklıydı çooook^ ^


Sloan’ın en yakın ve destekçi arkadaşları çok güzeldi, çok iyiydi. Ne olursa olsun Sloan’a destek olmaları ve bu çiftimizin kitabının olması. Aslında bu kitap serinin ikinci kitabı ama ben direkt bunu alınca başladım. Okuyunca ayrı okunabiliyor, onu anladım ama diğer çiftimizi merak ettim mi? Çok değil ama yazarın kalemi çok güzel olduğundan olurda denk gelirsem alırım belki.
Sonrasında ortalığı karıştıran biri vardı, inanın sonlarının öyle olacağını kimse tahmin etmezdi, çok şaşırdım açıkçası.


Kitap bir kere aktı gitti, elimden bırakamadım. Başta okumayacaktım ama baktım elli sayfaya kadar okumuşum devam ettim. Sonra elli-yüz sayfa derken baktım bir gecede 160 küsür sayfa okuyup kitabı bitirmişim, hatta bazı yerlerde ağlamış olabilirim.
Jason’ın son kısımda yaptıkları, Sloan için yaptıkları hem çok anlamlıydı hem de çok fazlaydı doğrusu. Tamam o da haklıydı ama bazı şeylerde vazgeçilebilirdi. Her şey ünlü olmak mı yani. Yine de onun da bir nedeni vardı ve sonradan olanlar hem çok fenaydı hem de aşırı duygusaldı.
Yukarıda da dediğim gibi spoiler olduğundan çok fazla detaya giremiyorum ama okusanız bana hak vereceksiniz.
Bölüm başlarındaki şarkıların bölümle uyumlu olması, derin ama anlamlı detaylar bence kitabı daha da güzel yapmıştı. 

Kitabı o kadar sevdim ki yrum yapamıyorum, çünkü SPOİLER!!! :D
O yüzden kısa keseyim aydın havası oldun. :D Kitabı gerçekten çok sevdim ama ne yazık bir puan kırmam gerek. Sebebi ise iki karakterinde çok fazla duyguları uçlarda yaşamasıydı. Tamam durumları çok farklı ama arkadaşlar abartmayın yani. :D Azıcık kdrama izleyinde ders alın. :D
Onun dışından sonu dahilinden çok güzeldi. Arka planda olanların farklı olması, bunun karakterlerimize yansıması. Bu tarz sevenlerin okumasını öneririm.
Yazar favorilerimden oldu, kalemi ve zekası gerçekten çok iyiydi.
Ve kitabı yakın arkadaşından ilham alarak yazması daha da güzeldi ve anlamlıydı. Bu yaşananlar var ve olmaya devam ediyor ne kadar üzücü olsa da. O yüzden daha çok okumanızı isterim.
Tabii bu tarz kaza tarzı travmaları olanlar okumasa daha iyi olur. Sonuçta çok detaylı olmasa da yine de illa ki kitapta geçti, varlığı hep oradaydı.
Bunun dışından yine ve yeniden önereceğim kitapların listesine girdi, öneririm. :)




Kitaba Puanım 5/4^^



Alıntılar^^


Onunla şahsen tanışmadan onun yemeklerini yemiş olmayı ve halihazırda onun bu şekilde benim hayatımda olduğunu düşünmek inanılmazdı.


*****


Onun neye benzediğini görmeden önce bile, ondan çok uzun zamandır tanıştığım herkesten daha çok hoşlanmıştım.


*****


"Coachella'da yaklaşık iki yüz bin insan var. Beni fark etmezdim."
Gözlerime baktı. "Seni milyonluk kalabalıkta bile görürüm."


Sadece onu korumak istiyorum, hayatının geri kalan kısmında onu acı veren herhangi bir şeye katlanmak zorunda kalmaktan korumak istiyordum. Tamamen silebilmeyi dilerdim. Bu acıyı ondan alabilseydim ve ben taşıyabilseydim, yapardım.


*****


    "Ellerimi, sesimi. Ağır işlerini halletmek için sırtımı, çok  fazla tekila içtiğinde seni yatağa taşımak için kollarımı. Paramı, zamanımı, kalbimi. Hepsi senin, Sloan."



*****


Ona göz kulak olurdu. Yalnız olmazdı.
Yanında götürmesi için ona kalbimin son parçasını verdim.







Yeni yazılarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^













10 Temmuz 2026 Cuma

Haziran Ayı Raporu^^

 Selamlar^^
Bir ay daha bitti. Yeri geldi eğlendik, yeri geldik üzüldük. Öyle bir aydı. Kitap okuma konusunda iyiydi yine ama ben azıcık hileli davranmış olabilirim. :D
Film hiç izledim, dizi konusunda güzel bir dizi bitirdim. Hiç aklımda yoktu, denk gelince kısa sürede bitirdim.
Yazın başlangıcı olmasına rağmen havalar ısınmadı ya, anca ay sonu az da olsa ısındık ki bizim buralar böyle. Şu an havalar iyi olsa da grip halimle yazıyorum. Bu havalarda grip olmakta ne bileyim. :D



Kitap olarak yıllar önce aldığım ama okumadığım kitabı tozlu raflardan bulup okudum veeee çok sevdim^^ Bu kadar güzel olacağını bilmiyordum açıkçası. <3
Sonrasında Harlequin'den okuduğum kitap çok güzeldi.
Ayı yedi kitapla bitirdim. İki sesli kitap, İki manga ve iki tane normal kitap bir tane de Harlequin. Daha ne olsun. :D Ama bakın azıcık hileli olmuş. :D









Dizi olarak Perfect Crown'u izliyordum ama halen daha bitmedi. Bir kaç dizi izliyorum diye henüz final yapmadım, sonra bakayım derken bu diziye başladım. 
Eğlenceli olduğundan hemen bitti, güzeldi.
Sonra başka bir diziye başladım onu izliyorum. Güncel bir diziydi, geçen haftalarda final yaptı ama doğrusu övüldüğü kadar bulamadım.








Geçen aylarda ne dinlediğim hakkında yazıyordum ama geçen haftalara baktığımda çok fazla şarkı dinlemediğimi fark ettim. Çünkü dünya kupası maçlarını izledim hep. Maçlar genelde 2-3 saatlerin olduğunda onları izleyerek uyuya kalıyordum, kitap okumayı da öyle yaptığımdan müzik yok yani. :D
Ondan sonra da Youtube indirilenlerde olan Galatasaray'ın şampiyon oldukları maçı sürekli izliyorum. Muazzam bir maçtı bence, Icardi'nin o asisti var yaaa, muhteşemde^^



Çok fazla ümitlerle başlamıştık Milli Takım olarak ama malum neler oldu. Tamam birilerini yendik ama o kadar emeğe yazık. Ganadakai büyücünün cidden büyüsü tuttu mu acaba? sdfghjklş
Şaka bir yana zaten çok kötü bir turnuva, kollanan kollanana.
Şu anlık İspanya ve Norveç'i tutuyorum. İnşallah finale ikisi olur, birilerinin takımı olmaz. ;)




Aylardır alamadığım kil setini alıp yaptım.
Çok güzel oldu ama sanki kil başka almalıyım. En son yaptıklarımın çoğu çatladı. :/



Haziran ayında resmen hasta kedi bakma mesaimiz vardı. Bu kediyi daha geçenlerde sokakta bulduk, gözüne ilaç vs sürdük ama annesini yakalayamadık, hayvanda yiyip içmedi, tuvaletini bile yapmadı. Ne yazık ki annesinin yanına bıraktık, şimdi de bulamıyoruz. İnşallah sürdüğümüz ilaçlar işe yarar. Dua edin olur mu?


Soğuk kahve sezonunu açtık ama griple beraber. :D
Tabii bunda buz yok denecek kadar az, bu grip nereden geldi Allah bilir. :)
Şifa Allah'tan, rabbim bütün hastalara şifalar versin.




Haziran ayında ruh hali olarak biraz zorlu zamanlar geçirdim, bir de köyümüzde, komşumuz sayılırlar. Gencecik çocuklarını kaybettiler. Çok kötü günlerdi açıkçası. Rabbim sabırlar versin. Bütün evladını kaybetmiş ailelere rabbim sabır versin.
O yüzden de biraz zordu diyorum, ister istemez etkilenir insan.
Ama o günlerde artık dolunay mı vardı, merkür mü başka türlüydü bilmem ama genel olarak bir çöküş vardı vardı ruh hallerinde bence.
İlk defa bu kadar açık bir ay raporu yazdım doğrusu. Bazen iç dökmek lazım gelir ya, öyle oldu sanki. :)



Temmuz ayı hepimiz için hayırla, sağlıkla, afiyetle geçsin^^
Ve bu ayda ben ve İkizim doğduk^^
Bir yengeç olarak azıcık zor olsa da sevdiğim aylardan. :)
Sıcaklar olmasa herkes severde ama işte çok sıcaklar nedeniyle yazı seven insan sayısı çok az. Ben artık bütün mevsimleri seviyorum. Hepsi kendine göre güzel. :)





Yeni yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^











5 Temmuz 2026 Pazar

She's The Man//Film Yorumu Blogları Canlandırma Projesi Haziran Ayı^^

Selamlar^^
Yine ve yeniden BCP'de film yazısı yazıyorum. Aslında tam futbola doyduğumuz bir aydı, onunla ilgili yazmak istedim ama biraz düşününce bu film aklıma geldi. Haziran temamız Yaz, Spor ve Futbol. Maşallah futbolun yanında voleybol, basketbol, tenis olarak millilerimiz çok iyilerdi(futbol hariç). Sporda yazabilirdim ama aklıma bu gelince hepsinden vazgeçtim :D
Bu filmi de her zaman görüyordum, sonunda izlediğimde çok sevmiştim. Hatta İkizime söyleyince izledi, çok sevdi.

 

Konusu;

Okulunun kadın futbol takımı kapanınca ne yapacağını bilemeyen Viola ikizinin Londra'ya gitmesiyle onun yerine yeni okuluna başlayıp futbol takımına girmeyi başarır.
Ama işin içine duygular girince işler karışır. 




Amanda Bynes resmen rolünün hakkını vermiş. Yani tam olarak erkek karakterini oynamamış ama mimikleri, halleri o kadar iyiydi ki bence filmi en iyi yapanda o. Mesela Viola'nın telefonu çalıyor, kızın tepkisi görülmeye değer. :D O yüzden bile izlenir.





O kadar farklılar ki :D


Bir sahne var, oda arkadaşları Viola'dan şüpheleniyor çok kız gibi davrandığı için. Bu da arkadaşlarıyla beraber olup sanki kızlar oğlanın peşinden koşmuyormuş gibi. Kafede bu arkadaşları da var. Neyse olaylar olduktan sonra başka bir kız gelip bu arkadaş grubundaki birini çok güzel azarlıyor ama hal ve tavrı aşırı aşırııııı komikti :D



Erkekler içinde olmanın bir sürü dezavantajı olmasının yanında avantajları da vardı tabii. Ama en zoru banyo yapmak sdfghjkl





Gifler^^





Bu mevzu en en en iyisiydi sdfghjklş
Cidden film baştan sona komedi :D



Yaptığı kişi teknik direktör. :D


Her ne kadar Amanda filmi alıp götürse de bence Duke yani Channing Tatum'da çok iyiydi. Uyumları da güzeldi. Bazı sahnelerde neden güldüğünü anlamasam da çok yakışmıştı. 


Erkekler arasında o kadar çok kalmış ki haller bakın asdfghjkl
Amanda Bynes zamanın en iyi oyuncularından olsa da yaşadıkları, birilerinin kıza yaşattıklarından sonra toparlanamamış. Şimdi ki hali o kadar kötü ki, sebebi ise zor zamanlar yaşamasının sebebi güzelliği olduğundan kendini çirkinleştirmiş.
Sektör ne kadar ün getirse de ne yazık ki acılarda var ve o zamanın genç kızları o kadar zorluktan sonra ya atlatabilmiş ya da Amanda gibi olmuş. Üzücü.



Filmi gerçekten çok sevdim, aşırı eğlenceli. Dublajlı izledim, o kadar güzeldi ki. :D Seviyorum ne yapayım. :D
Alt yazısı takip etmek o kadar zor ki, o yüzden dublaj varsa affetmem. :D
Eğlenceli filmler izlemek isteyenlere öneridir^^







Bcp yazılarımı okumak için tık tık^^
Temmuz ayı temamız belli değil henüz. :D





Diğer yazımlarımda görüşmek üzere^^
Sevgiyle kalın^^