3 Ağustos 2015 Pazartesi

OKK 46.Blog Tur Çarşambaya Kadar Eşim Ol//Catherine Bybee Kitap Yorumu^^



Selam^^
Turumuzun en güzel kısmına gelmiş bulunmaktayız. Yorumumu biraz geç yayınladığım için özür dilerim canlar ama elimde olmayan sebepler nedeniyle bu zamana kaldı :/ Daha fazla uzatmadan yorumuma geçeyim. İlk kitap hakkında konuşulunca kitabı çok merak ettim ve merak ettiğim kadar varmış. Bu tarzı ilk defa okumuyorum, önceden de okuduğum tarz konular gibi ama hepsinin yeri ayrı. İlk olarak bu kitapta hiçte ummadığınız Dük ve Düşes unvanları var^^

Blake Harrison seneler önce okunan vasiyetnameye göre zamanı vardı ama göz açıp kapatıncaya kadar geçen zamana aldanınca çarşamba'ya kadar bir eş bulmalıdır. Çokta iyi yaptığını düşünmeyen Blake şirketin sahibinin erkek olduğuna emin olduğu Evilik şirketine başvuruyor ve karşısına çıkan kişiyi gördüğü an hayatı birden değişiyor.
Zor zamanlar geçiren Samatha Elliot Blake'i görünce profesyonelliğinden hiç bir şekilde taviz vermez ama Blake'in sunduğu teklif  onu bambaşka bir planın içinde bulmasına sebep olur.
İkisi için de iyi olacak bu anlaşma aşkla bitecek midir? Yada herkes kendi yoluna mı gidecektir?


Sorular, sorular. Okuyun görün canlar^^ Sizde benim kadar çok eğlenip, akıcı ve konusu ilgi çeken bu kitabı hemen bitireceksiniz. İlk olarak yazarın kalemini sevdim. Konuya hakim, akıcı ve zekice bir kaleme sahip bir yazar. Klasik konular dan biri, evlilik anlaşması konusu üzerinden yazmış yazar serinin ilk kitabını. Diğer kitaplarda neler olur bilinmez ama hem karakterler hemde evilik anlaşması falan süper bir girişe vesile olmuş.



Karakterler demişken bütün karakterleri çok sevdim, yaptıklarına sinir olmadığım bir gerçek çünkü her yapılan hatanın bir nedeni vardı bu kitapta ve o hatalar olmayınca kitap nasıl devam edebilirdi ki? :D Samantha'yı çok sevdim, Blake ve diğer karakterlere göre sesi çok güzel, doğrusu bir karakterin sesini ilk defa duymak istedim :D Geçmişte yaşadığı sıkıntılar geçmiş olsa da hayatının hep bir yerin de olur ve Samantha'ya acı verir ama ayakta durmayı başarır. Sevdiğim karakter işte bu, zorluklara rağmen ayakta kalan karakter.

Blake hayatı daha doğmadan belli olan zengin ve kraliyet ailesine mensup bir karakter ama dik kafalılığı sayesinde hayatını kendi belirler. Tabii bu önüne gelecek şartlara kadar. Erkek karakterlerin hepsi olmasa da çoğunu severim, o listeye Blake'de girdi. Samatha'nın anlattığı bölümler de o kadar düşünceli ve güvenilir bir erkek profili çiziyor ki her eve lazım deniliyor :D Hep taş erkekler ile nereye kadar biraz da kendinden emin güvenilir bir karakteri sevelim değil mi? :D Diğer kitaplarda bu çiftin geçmesini ve özlem gidermeyi isterim. Umuyorum ki yazar eklemiş olsun diğer kitaplara^^



Sabah elimize alıp akşama bitecek bu kitabı tekrardan söylüyorum çok beğendim. Gerek konu gerek yazarın kalemi gerekse çeviri süperdi. Hikayenin gidişatını az tahmin ediyorsunuz ama devamın da şok olmamak elde değil. Gerçi ben yine tahmin etmiştim :D Blake ve Samantha'nın araların da geçen telefon konuşmaları ve mesajlaşmaları çok komikti. Blake sert görünen ama kalbin yufka gibi olan Dük. Bence çoğu historical okuyan kişiler eski Dükleri bırakıp Blake'in peşine düşecekler :D Bu kadar sevgi sözcüğünden sonra kitabı kesinlikle öneriyorum ;)

Serinin diğer kitaplarını dört gözle beklediğim doğrudur ve bu kitap biter bitmez değil kitabın yarısın da düşündüğüm bir şeydi. Kitapta geçen karakterlerin hikayelerini çok merak ediyorum, hepsinin olayı farklı çünkü ;)

The Weekday Brides Serisi 7 kitapta oluşuyor, bakalım neymiş bunlar^^



İkinci kitap Sam ve Blake'in arkadaşları hakkında. Devam eden kitaplar da tanıdıklar var ama sonlara doğru değişik karakterler baş rolü kapıyor. :D


Kitaba puanım 5/5



Alıntılar^^

Blake iyice rahatlayarak yerine yerleşti. Günah kadar yakışıklı yüzü Samantha’nın onun karşısında olma nedenini neredeyse unutmasına neden oluyordu. O harika gri gözlerine dalmak ve tebessümünün sıcaklığında erimek çok kolaydı.


*****


“Giyim kuşamımda bir sorun mu var?” Ah çok fena… kurşun ceketi olmadan mayın tarlasında yürüyordu. “Öyle bir şey demedim.” “Ah, evet, dedin.” Blake yemeyi bıraktı. “Bu konuda haklı olduğumu biliyorsun.” Samantha’nın dudakları seğirdi ama onun dediğini inkâr edecek bir şey söylemedi. “İyi.”



Bir turun daha sonuna gelmiş bulunmaktayız, başka turlarda görüşmek üzere^^






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elinizi korkak alıştırmayın :D