22 Ekim 2013 Salı

OKK 17.Blog Turu 3.gün Harry Q.Davası'nın Ardındaki Gerçek//Joel Dicker Kitap Yorumu^^



17.Blog turumuzun son gününden herkese selam :)
Bugün bilindiği üzere yorum günü :)
Yorum yapmak için çok heyecanlanıyorum çünkü kitap acayip değişik :)


İlk olarak kitabımızın polisiye olduğunu konudan hemen anlıyoruz :) Polisiye kitap severim ama öyle bağımlısı değilim :/
Hele katil kim? Sorusunu taa sonradan öğrenme olayı heyecanlı olsa da insanı kasıyor acaba o mu değil mi diye :D 
Kitabımız başta yazarların çok önemli bir konusuna el atıyor Beyaz sayfa sendromu.
İlginizi çekiyorsa BU BLOGU ziyaret edin derim ;)
Okurken diyordum yok yaa o kadar ünlü oldun bir kitapla hemen yaz bir şeyler ama yok arkadaş Marcus yazamıyor ne yazık ki :/
Kitap acayip güzeldi, başta ne yalan söyleyeyim kalın olduğu için tırstım ama okudukça vay be nasıl kitap dedim :D


Konuya birazcık değinecek olursam;
Marcus Beyaz sayfa sedromundan kurtulmak için üniversite zamanında tanıştığı çok değişik ve kendisinin dostu olan hocası Harry Quebert'in yanına gider. Kasaba çok güzeldir ve herkes Marcus'un ünlü bir yazar olduğu için büyük destek ve saygı gösterir.
Bir süre sonra Harry Quebert'in yanından ayrılır ve bir kaç gün sonra ülkeyi ve Marcus'u derinden sarsan bir haber duyulur.
30 Yıl önce ortadan birden bire kaybolan Nola Kellergan'ın cesedi Harry Quebert'in bahçesinde bulunmuştur.
30 yıl önce herkesden gizli bir aşk yaşanmıştır bu kasabada ve her şey bir bir ortaya çıkar.
Marcus dostunun suçsuz olduğunu bildiği için hemen yanına gider ve kitap yazmak zorunda olduğu halde Nola'nın katilinin peşine düşer.
Her çıkan sonuçta herkes şaşırır ve geçmişte yaşanan bütün sırlar gün yüzüne çıkar.
Bu sırlar nelerdir?
Nola'yı gerçekten Harry Quenbert mı öldürdü??
Bu soruların cevabını en iyi kitap verir bence ;)

Gelelim birde kitabımızın içeriğine ;)
Yazarımız bir olay anlatıldığı zaman hemen onu güne gidip detaylıca anlatıyor ki bu çok güzel bir uygulama ;)
Daha anlaşılır, daha akıcı oluyordu :)
Tabii her olayın tarihide hemen yazıyor ki kafamız karışmasın, çünkü baya tarih atlama olayı var kitapta.
Bir 2008 bir 1975 oluyor :)

Birde yazarımızın çok uzattığından yakınacağım :)
Tam işte katil bu! diyoruz iki sayfa sonra hoop başa dön :D
Kitaptaki karakterler bile ee hadi bulun şu katili diyecek duruma geldi :D Herkes birbirinden şüphe duyuyor tabii birde yalanlar havada uçuşunca ohhoo gel de katili bul :D
Bu durumdan en mağdur olan kişi Marcus du :) Nedeni Marcus kitapta bir kitap yazıyor ve ülke de büyük yankı buluyor ta ki bazı şeylerin gerçek olmadığı ve yalancı konumuna düşene kadar ;)
Yine de Marcus rahat durmaz veee ....?? acaba ne olacak? Bunu siz öğrenin ;)

Yazarın dilini çok sevdim, tabii biraz fazla uzatmasaydı süper olacaktı yaa neyse :D
Tavsiye kısmına gelince tabii kide okumalısınız, hele de polisiye severler bu kitabı kaçırmayın derim ;)
Görüp görebileceğiniz en ilginç polisiye kitabı bu bence ;)

Kitaba puanım 5/4

Şimdi diyeceksiniz bu kadar övgüye neden Dört??
Çünkü yukarıda belirttiğim gibi yazar okuyucuları çok ikilemde bıraktı, tam herşey bitti derken yine başa dön ;)
Bence birazcık kısa kesip uzatmayacaıktı ama yine de öğrendiklerimden şok oldum :O

Bir kaçta alıntım var ;)

"Hayır. Ölmediniz! Siz büyük Harry Querbert'siniz! Düşmeyi bilmenin önemi, bunu hatırlıyor musunuz? Önemli olan düşüş değil, çünkü düşüş kaçınılmazdır, önemli olan tekrar ayağa kalkmayı bilmektir. Ve tekrar ayağa kalkacağız."

*****


******

"Yenilgilerinizi sevmeyi öğrenin Marcus, çünkü sizi yaratacak olan onlardır. Zaferlerinize bütün tadını verecek olan, yenilgilerinizdir."


Benim yorumumu okuyup diğer yorumları da merak ediyorsanız buralara buyurun derim ;)


Çekilişimiz de devam ediyor ;)
Çekiliş için TIK TIK!!

Can Yayınlarına katkılarından dolayı çok teşekkürler^^




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elinizi korkak alıştırmayın :D