23 Eylül 2018 Pazar

İzlediğim Filmler 10// Patrona Tuzak, Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı, The Notebook^^

Merhabalar^^
Aylardır taslakta bekleyen film yorumlarıma başladım. İzlediğim filmlerin çoğunu bir-iki ay önce izlemiştim, resimler de hazırdı ama karar veremediğim için bir türlü yazmıyordum. Sonunda bir kaç film daha ekleyip yazmaya başladım. :)



İlk film Patronlara Tuzak.
Netflix'in orijinal filmlerinden biriydi. Konu bakımında güzeldi. Acayip ters köşe yaparak bitti film. Sevdim ben, tekrardan eğlencesine izlenilebilir.
Önceden baş rolde oynayan dört kişiden sadece kızı izlemiştim, adamı ise geçenler de izlediğim Patates Turtası Derneği filminde gördüm. Netflix'in orijinal oyuncularından biri herhalde. :D Kıza gelirsek Vampir Akademisi filminden çok iyiydi, oyunculuğunu sevdiğim biri. Umarım Vampir Akademisi aynı oyuncularla devam eder.
Filmi tavsiye ederim, amerikanın klasik filmlerinden biri. Olmazsa olmazlar çoğunlukla vardı, izleyince ne demek istediğimi çoğu kişi anlayacaktır. :D
Bu film için yorumum bu kadar, reklamı çok yapıldığı için izleyende baya olmuştur, sizlerinde film hakkında yorumlarınızı bekliyorum. :)




Bu ikiliyi çok sevdim ama...
















Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı^^

İkinci filmim gördüğünüz gibi bir animasyon. :D Bu normal sinemada gösterilen bir filmmiş ama ben Netflix'de izledim. Çok ama çok eğlenceli bir şeydi. Bayıldım... İkincisi yakın zamanda vizyonda olacakmış, bu habere acayip sevindim. <3
Konusu adı gibi, evcil hayvanlar sahiplerinin işlerine gittikten sonra evde neler yaptığıyla ilgili. Tabii biraz aksiyon, sevgi ve bol kahkaha da yerini alıyor filmde^^
Tavşan karakterine bayıldım, BTS'den Jungkook'a benzetiliyor ve tam anlamıyla o. :D Senarist yakında BTS hayranıyım derse şaşmayın. :D Diğer sevimli hayvanlarda mükemmeldi. Filmi daha anlatmama gerek yok, hemen gidip izleyin, hatta bende mi izlesem? -Düşünen emoji-







Şu ponçik köpek ve kedi tavşandan sonraki favorilerim. :D









Buna ne demeli. :D










Üçüncü filmim ise çok çok sevilen Not Defteri.
Ama, ne yazık ki ben sevemedim. Arkadaş klişenin dibiydi, sona doğru bir aksiyon, entrika bekledim ama olmadı. Biz daha iyi film yapıyoruz ne yalan. Bu kadar ünlü olmasının sebebi kitabının oluşu bence. Çünkü Kitap duyguyu daha iyi veriyor ve onun daha çok sevildiğine inanıyorum. Filmler her zaman saçma oluyor.
Haa aşkları vs. her şey güzeldi ama gelin eğri oturup doğru konuşalım. Klişe değil miydi?
Fikrinizi meyan etmeyi unutmayın. :D
Klişe olmayan tek şey yaşlı çifti ki en çok sevdiğim kısımda o oldu. Bayıldım ikisine de. 
Oyuncuları severim, rollerinin de hakkını vermişler ama baya abartılan sahneler vardı. Hepsini atladım ki zaten atlayana kadar filmde bitti. :P 
Neyse oralar beni ilgilendirmez ama aşkı başka şeylere indirgenmesinden hazzetmiyorum. Bu kitaplar içinde geçerli. O yüzden historical, romans vs. şeyler ilgimi çekemiyor, tabii istisnalar hariç. :D
Neyse. :D Benim gibi sırf meraktan izlemek istiyorsanız izleyin ama beklentiyi fazla yüksek tutmayın derim. ;)



Bu adama sakal daha çok yakışmış. :)














Üç film yorumumda böylelikle bitti. Bir üç yorumluk filmim daha var. Bundan sonra onu paylaşmayı düşünüyorum.
Netflix üyeliğini yeniledikten sonra güzel filmler izliyorum ama TV+ uygulamasında da güzel filmler var. My Twin izleyip bana öneriyor. ;) Ama henüz başlamış değilim, onlara daha sonra bakabilirim. :)





Bir yorumun daha sonuna geldik, başka yorumlarda görüşmek dileğiyle.^^

8 Eylül 2018 Cumartesi

Görücü Usulü//Büşra Köprü Kitap Yorumu^^

Merhabalar^^
Kitap yorumlarım gelmeye devam ediyor. Bu sefer ki kitabımı Mirasçılar gibi 27 günden değil 3 günden bitirdim. Sorun neden? Çünkü çok güzeldi. :D
Eğer kitaba bayıldıysam elimden bırakamıyorum, mesela şu an okuduğum Yıldızların Altında kitabı gibi. Uzun zamandır Türk yazar okumuyordum, hatta baya da ara vermiştim. Ne yalan sıkılmıştım ama özlemişim belli ki :) Görücü Usulü ile kitap bitirme hızımı azalttım umarım devam eder.
Kitap ise ilk harfinden son harfine kadar klişe olsa da gerçekten çok sevdim. Yazarın kalemine hayran kaldım. Yakın zmaanda yeni çıkardığı kitabı da lamayı düşünüyorum. :D




 Aras Karaman, aldatıldığını öğrendiğinde tek dayanağı öfkesi olmuştu. Olanları unutamıyor, öfkesiyle baş edemiyordu. Bir şekilde bu öfkeden kurtulmak zorundaydı. Aklına gelen tek seçenek, gerçekten ona yardımcı olacak mıydı?






Konu az ama öz olmuş diyemem ama idare eder. Karakterlerden bahsedeceğim zaman o kısımlara da el atarım. :D 
Kitabı ilk duyduğum zaman vay güzel bir isim dedim henüz içeriğine bakmadan. Gerçi baksam pek bir şey anlamam ya neyse. Ben daha çok normalde görücü usulü nasıl oluyorsa öyle bir şey bekledim ama tam tersi çıktı. Beklediğimi bulamadığım zaman tamam işte diğer kitaplar benziyor, istediğim olmayacak diye üzülmüştüm. Çünkü yanlış anlamalar, duyguları bir türlü ifade edememeler çileden çıkarıyor beni. Bu kitapta da oldu ama sınırında, yerinde. İşte kitabı sevmeme bir sebep daha. 
Karkterler de çok tatlı ve insanı sinir etmeyen tiplerdi. Aras kendisine edilen ihaneti hazmedemez ve intikam almak için değişik yollara baş vurur. Bu da hiç tanımadığı biriyle, aniden ve görücü usulü ile evlenmek.  Sakin biriyken ihanetten sonra deliye dönen Aras Zehra'yı tanıdıktan sonra değişmeye başlayacaktır.
 Babasından sevgi görmediği gibi bütün dediklerini yapmayan çalışan, hayalleri olan Zehra. Bir gün babası uygun gördüğü biriyle evlendirmek istediği zaman yaa ailesinden olacaktı ya da evlenip yeni hayatına alışacaktı. İkincisini seçip kendini büyük kargaşanın içine atan Zehra neden evlendiğini öğrendiği zaman her şeyin farklı olduğunu anlar ama yine de böyle bir intikam planına sürüklendiği için Aras'a kızgındır ve kendini yeni hayatına alıştırmakla uğraşmaz ama Aras'ı tanıdıkça bu fikri değişmeye başlayacaktır.



Karakterlerimiz böyle. Her ikisini de sevdim. Zehra'nın dik duruşu, Aras'ın hemen duygularına hakim olması vs. hepsi tam yerindeydi. Sadece Zehra'nın bazı şeyleri kabullenmemesi, bunu uzatması azıcık fazla geldi bana. Daha akışına bırak canım yaa dedim sürekli. :D
Yazarın kalemiyle ilk tanışmam, gerçekten güzel ve geliştirdiği zaman başarılı bir yazar olacağına kuşkum yok. Sadece daha fazla orijinal konular bulmalı ki bence bu onlardan biriydi. Kitabı fazla uzatmak istememiş yazar, hatta sadece iki karakterden bahsetmiş ki normalde bu sıkar ama bence on numara beş yıldız olmuş. :D Uzatsaydı okuru kesin sıkardı ya da yan karakter ekleseydi bunun verdiği etkiyi belki de veremezdi. O yüzden her şeyiyle çok iyiydi.


Bu yorumdan sonra kesinlikle tavsiye ediyorum. Bu zaman olmuş görücü usulü mü kalmış diyenler zaten ön yargılarını yıkıp okuyamaz bu kitabı. Bunun aksini düşünenler varsa okusun. Her ne kadar direk görücü usulü anlatmasada insanda o ön yargı olduktan sonra sevse de yine bir tık geri de kalır. Yine de merak edenlere tavsiyemdir. :)
Not: Görücü usulü evlenme de zorlama olmadığı müddetçe sakınca yok bence, hatta en uzun evlilikler görücü usulüyle oluyor.(İstisnalar hariç.) ^_^



Kitaba Puanım^^



Alıntılar^^


"...Aşmak için çaba göstermediğinde, her yol ulaşılmaz değil mi?"


*****


Saniyeler açımasızdı. Aras şu birkaç gün içinde buna defalarca şahit olmuştu. Hali olsa saniyelere bile kaş çatacaktı. Çünkü Zehra onu görmezden geldikçe saniyeleri sayıyor ve bu kadar hızlı çekip gidişlerine tahammül edemiyordu.



*****

Sahi ne olmuştu? Ne olmuştu da Aras, Zehra'nın duyularını uyuşturan kokusunun farkına varmıştı? Nasıl olmuştu da gözleri en sevdiği rengi andırmaya başlamıştır?




Bir yorum daha biter.^^
Başka yazılarda görüşmek üzere, sevgiyle kalın^^





26 Ağustos 2018 Pazar

Mirasçılar//Kim Eun Sook Kitap Yorumu^^

Herkese Merhaba^^
Yeni bir yorumla karşınızdayım. :) Bu sefer ki yorumum yıllar önce izlediğim The Heirs senaristinin kaleminden çıkan Mirasçılar.
Olimpos Yayınlarının çıkardığı Kore dizilerinin kitaplarını biliyorsunuzdur. Bu da onlardan biri. Şu an kitabın ikincisi çıktı, bizde de mevcut. Hazır seri tamamlandı okuyayım deyip birinciye başladım. Bir kitap, bir insanın elinden ne kadar kalır sorunsalı yaşadım bu kitapta. 27 gün elimde kalmış düşünün artık. Oysa ki hemen okuyup, bitirebileceğim bir kitap. İş güç vardı evet ama en son okuduğum Görücü Usulü kitabı düşünürsek istersem okuyabiliyormuşum. Canım istemedi belki de bilemiyorum. Ve şunu söylemeliyim ki elimde uzun kalmasına rağmen sevdim, hatta diziden daha iyi buldum. Bu konu hakkında birazdan yazacağım, şimdi kitap tanıtımı. ;)

Tacı giymek isteyenler, ağırlığına katlanmalıdır
Kim Tan; yakışıklı, popüler fakat kendisini yalnız hisseden ve abisinin gölgesinde yaşayan bir lise öğrencisidir. Abisinin kendisine duyduğu nefret nedeniyle Amerika’ya eğitim almaya gönderilir. Kim Tan, 3 yıllık sürgün hayatında tüm olanlara rağmen çok sevdiği abisini karşısına alarak Kore’ye geri dönme kararı alır. İmparatorluk Grup isimli şirketin varislerinden Kim Tan, Kore’ye fırtına gibi bir geri dönüş yapar.
Cha Eun Sang; annesiyle beraber geçimini sağlamak için birden çok part-time işte çalışan güzel ve derslerinde başarılı bir kızdır. Ablasını bulmak için gittiği Amerika’da Kim Tan ile tanışır. Büyük umutlar beslediği ablasından beklediği karşılığı alamayan Eun Sang, Kore’ye geri döner. Amerika’da tanışan Kim Tan ve Eun Sang’ın kaderleri Kore’de de kesişmeye devam eder.
Kim Tan’ın herkesten sakladığı sırrı keşfetmeye, Cha Eun Sang’ın başından geçen zorlukları yaşamaya ve lise öğrencileri arasında kurulan dostlukları, yaşanan aşkları ve girilen rekabetleri okumaya hazır olun!

Konusundan anlamışsınızdır, zengin oğlan, fakir kız. Dizilerin çoğunda bulunan bu klişe konu her okuyup, izlediğimiz de şeylerde bizi hemen etkisi altına alıyor. Bir de zengin oğlanı Lee Min Ho gibi bir insan evladı oynadı mı izlemeden yanından yat resmen. İlk izlemeye başladığım zamanı hatırlıyorum da Lee Min Ho fanı değildim ama daha ilk bölümden olmalıyım diye çok içimden geçirdim. Öyle bir oyuncu. :D Şu an askerde kendisi, hemen gelsin de yine ortalığı inletecek diziler çeksin. :)


Diğer karakterimiz Eun Sang tam anlamıyla fakirliği yaşayan kız. Diziyi de izlediğim zaman anlamamıştım, okuyunca da anlamadım. Tamam zor durumdalar ama annesi çalışmasa anlayacağım ama hem çalışıyor, hem de bir zaman sonra artık eve kira ödeme zorunluluğu da kalkıyor. Peki neden halen daha fakirler? Nereye gidiyor bu para? Artı kız da nasıl çalışıyor. :/ Kısacası dizide de kitapta da zenginler dibine kadar zengin, fakirler de aynı şekilde dibine kadar fakir. :D
Diziyi izlediğim zaman sıkıntı yoktu ama kitabı okuduğum zaman Park Shin Hye'nin ne kadar duygusuz bir oyuncu olduğuna karar verdim. Kitapta öyle duygular vardı ki dizi de neredeydi dedim durdum. Lee Min Hoo'nun yanında iyi durdun ama Park Shin Hye artık kendini role versen harika olacak. :P
O yüzdendir ki kitabı daha çok beğendim. Zaten Kim Tan acayip duyguluydu hem dizi de hem kitapta. O yüzden favorim yine Kim Tan. :D


Kitap hakkında daha fazla ne diyebilirim ki, dizinin senaryosunu almışlar kitaba çevirmişler ama okumak o kadar eğlenceli ki alıp, okuyoruz.
Kısa zamanda ikinciyi okuyacağım ki seri tamamlansın. :)
Diziyi izleyip beğendiyseniz kitabı daha çok seveceksiniz diyor Olimpos Yayınları, haa ben de öyle diyorum. Kitaba da kesinlikle bir şans verin.. :) 


Puanlama geçmeden önce diziyi merak edenler için yorumu BURAYA bırakıyorum.^^


Kitaba puanım 5/4^^




Alıntılar^^


O anda, Tan'ın yreği o kıza vuruldu. Dikkatlice fakat çok belirgin.


*****


"Neden dinledin?"

"Eğer tehlikedeysen bir, iki, üçe kadar sayıp elinden tutup koşacaktım."

"Öyleyse neden yapmadın? İzlediğin süre boyunca tehlikedeydim."


*****


"...Tacı giymek isteyenler, ağırlığına katlanmalıdır."



*****


"Sen benim hazırlanmış kaderimsin."






Bir yorum daha biter, başka yorumlarda görüşmek dileğiyle.^^