12 Nisan 2017 Çarşamba

Ruh Öküzüm//Lauren Morrill Kitap yorumu^^

Herkese merhaba^^
Artık internetsizlik isyan ettirecek raddeye geldi. Türk Telekom nasıl bir şirketse artık adamlar doğru düzgün iş yapamıyor. Bu zaman kadar herkesin Türk Telekom(TTNET) için sıkıntıları oldu ama bizim bu sıkıntımız boyut atladı resmen. Kitap yorumu diye başlık attım ama yazdıklarıma bakın. Ama bütün işlerinizi internetle halleden biriyseniz bir kaç hafta bile dayanamazsınız ki biz 6 aydır dayanmaya çalışıyoruz. İnanır mısınız blogum da yazı yazmak bile içimden gelmiyordu, yine de tekrardan blogumu ihmal ettiğim kafama dank etti ve bir şekilde işte karşınızdayım. 
Gelelim kitabımıza. Instagram'da takip ediyorsanız kitabı okuyalı uzun zaman oldu ama yeni yorumu giriyorum. Bundan sonra bir tane daha kitap var yorumlanacak. O yüzden her iki kitaba da yorum yapıp fazla bekletmeyi düşünmüyorum. Kitabımız bize hediye olarak geldi. Uzun zamandır kitaplıkta okunmayı bekliyordu. Başta yetişkin kişileri konu aldığını sandığımdan uzak durdum ama konuyu dikkatli okuyunca aslında gençlik romanı olduğunu fark ettim. Konu daha fazla ilgimi çekince daha fazla bekletmeden kitabı elime aldım. Çok sevdiğim bir kitap oldu. Bitirdikten sonra bekletmekle çokta iyi yapmamışım dedim. Daha fazla yorumdan önce konuyu ekleyip detaylara geçeyim.^^

Ruh ikizini bulmak ya da bulmamak… İşte bütün mesele bu!
Yere dökülmüş fındıklı kahve birikintisine düşüp sırılsıklam olmak ve -inanmazsınız ama!- yanlış adama sırılsıklam âşık olmak tamamen farklı mevzulardır. Lisesinin en başarılı öğrencilerinden Julia biraz sakardır ama kurallara uymak ve her şeye hazırlıklı olmak konusunda ondan iyisi yoktur. Zaten bu yüzden çantasında bir kalemtıraş ve cebinde de Shakespeare'in -doğal olarak- cep kitabı vardır. Çocukluk aşkı Mark Bixford'ı da aynı nedenle Rİ'si (Ruh İkizi) seçmiştir.
Ancak bu sömestri tatilinde Londra'ya düzenlenen okul gezisinde ezelî düşmanı, sınıfın soytarısı Jason'la eşleştirildiğinde Julia'nın kuralları çorbaya dönecektir. Katıldıkları çılgın bir partiden sonra Julia bilinmeyen bir numaradan romantik mesajlar almaya başlar! Jason, birkaç kuralı yıkmayı kabul ederse ona gizemli talibinin kimliğini öğrenmesinde yardımcı olacağına dair söz verir. Londra'nın tarih ve kültür dolu sokaklarında beyhude (edebiyat sınavında çıkarsa, anlamı: yararsız; boşuna) bir arayışa giriştiklerinde Julia attığı her adımda çok büyük bir sürprize yaklaşacaktır: Gerçek aşka.


Konusunu okuyunca eğlenceli bir kitaba benziyor diyorsunuz, ee haliyle kitap sizi yanıltmıyor. Julia okulun en sakin, bütün ödevlerini, projelerini yapan bir öğrenci. Öğretmenlerinin ilgisine ve sevgisine alışan Julia okulda skandalı da çıkmadığı sürece hayatını bu düzen çerçevesinden geçirir. Ta ki Sömestri tatilinde gittikleri Londra'da okulun en çapkın, ele avuca sığmayan Jason ile eşleşene kadar. Daha ilk saniye de bütün planları alt üst olan Julia ne yapacağını başta bilemez ama macera ve aşkı bulma umuduyla bütün tabularını yıkar.
Julia sevdiğim bir karakter oldu ama o kadar zeki olmasına rağmen bazı şeyler anlamamak için diretmesine sinir oldum. Gerçekler apaçık ortadaydı ama Julia, üç maymunu oynuyor derler yaa aynen o şekil de davranıp durdu. Yoksa komik ve sevecen bir karakterdi. 


Jason zeki ama uçarı kaçarı, kurallı yıkan, geçmiş acısını kalbine gömen bir genç. Okulun popüler çocuğu Jason ne yapsa olay oluyor ve skandallarda arkasından geliyor. Arkasından yapılan dedikodulara bir de okulun sessiz sedasız, çalışkan kızı dahil olunca işler çıkmaza giriyor. Tabii Başta Jason için eğlence olsa da sonradan olanlar aklı hayaline sığmayacak şeyler ve bunları fark eden Jason ne yapacağını şaşırıp çıkmaz sokağa girer. Julia'ya olan başta ki davranışlarını yadırgamadım, konuya uygun dedim ama sonradan Julia'ya olan davranışlarının neden değiştiğini anlamadım. Yazar bunun için de bir şey söylememiş, yani kısacası bazı şeyler hava da kalmış. :D. Tabii sonda bazı şeyler ortaya çıktı ama beklediğim gibi değildi. Yine de Jason karakterini de sevdim. Julia'ya yaptığı iyilikler, zorbalıklar ve sonradan gelen mükafat on numara beş yıldızdı.^^ En çokta şarkı söylediği kısım. Okuyanlar ne demek istediğimi anlamışlar ama okumayanlar için o kısım en romantik ve en sevdiğim yer oldu^^


Diğer karakterlere de değinmeme gerek yok çünkü kitap yüzde doksan iki karakter etrafında gerçekleşti. Tabii sinir olduğum bir kaç karakter olmuştur ama bunu da yazar halletmiş. Kitabın sonunda bazıları için şok olabilirsiniz. Ben şok üstüne şok yaşadım. :P Bu kadar abartmaya gerek yok kanımca ama şok olduğum gerçek.
Konu da Londra'nın Tarih ve Kültür dolu sokaklarında... diye başlayan cümle de Londra'nın bilmediğim yerlerini öğreneceğim diye düşünmüştüm ama tek farklı yer Shakespear'ın doğduğu, yaşadığı yerdi ve orada ki tarihi güzellikleri de okuduk diyemem. Yani konu da böyle bir yazı geçince hem eğlenceli hemde tarih ve kültürü öğreten bir kitap beklerken bu yönüyle beni hayal kırıklığına uğrattı. Yine de bu kısımları atlarsak gerçekten sevdiğim, yazarın kalemine hayran olduğum bir kitap oldu. Ve bu kitapla anladım ki ben gençlik romanlarını gerçekten çok seviyormuşum ve bu tarzı daha çok Pegasus çıkarıyormuş. Gençlik romanlarını sevdiğimi anlamama çok sevindim ama bu tür kitapları daha çok Pegasus'un çıkarmasını fark etmem üzülmeme neden oldu.

Kısacası kitabı çok sevdim. Pek umudum yoktu ama beni ters köşe yaptı. Bütün kurallarını macera ve aşk için yıkan karakterleri ve bunları eğlenceli bir şekilde anlatan yazarın kalemini çok sevdim. Bir de Julia tam bir kitap kurdu olunca bana en yakın karakter oldu çıktı. Jason ise anı yaşayan ve çevresini de düşünen biri olması ile kalbime taht kurdu. Uzun lafın kısası yazar çok güzel bir kitap yazmış. Elimde uzun süre tutamadım, çünkü yazar öyle akıcı bir şekilde yazmış ki 2 günden okuyup bitirdim, sıkıldığım her bir sayfa dahi olmadı.

Adını çok güzel yansıtan bu kitabı okumanızı öneririm. Ama benden geçti bu gençlik kitapları diyorsanız size hitap etmeyeceğini şimdiden söylemek isterim. Daha çok benim gibi gençlik kitaplarına ilgi duyan, okuyunca sıkılmayan kişilere tavsiye ederim. Sizler de okursanız pişman olmayacaksınız, inanın bana.^^ Yazarın diğer kitabını merak ediyorum, listeye aldım. Bir kaç yorum okuyunca ikinci kitabı daha çok sevilmiş. İkinci kitap derken bu kitap seri değil, yazarın ülkemizde çıkmış ikinci kitabını kastediyorum.^^

Gelelim kitabımızın kapağına^^
Başta neden kitabı uzun süre kitaplıkta beklettiğimden bahsetmiştim, kitabın yetişkin tarzı olduğunu varsayıp elime almadığımı. Buna sebep olan konudan ziyade kitabın kapağıydı. Kapakta iki liseli gençten çok 30'lu yaşlarda olan bir çifti andıran kişileri koymuşlar. Bu sebeple yetişkin tarzı sanıp, böylesi bir yanılgıya düştün. Bir de böyle rengarenk bir kitap için böylesi figüranların olduğunu görmek kapağa eksi vermeme sebep oldu, mesela yazarın diğer kitap kapağı daha güzel^^


İşte kitap kapakları^^ Sizce hangisi daha güzel??
Not: yukarıda dediğim gibi seri değil, iki kitapta da ayrı kişilerden bahsediyor. Ve ikinci kitapta geçen karakterleri ilk kitapta ne duydum ne okudum. :D




Kitaba Puanım 5/5^^



Alıntılar^^


Benim de bir e-kitap okuyucum vardı ama neredeyse hiç kullanmıyordum. Mutlaka sayfaları kıvırmalı ve kenarlarına notlar yapıştırmalıyım. Kitapları sadece okumamalı, onları yaşamalıydım. 


*****

Mark, Chris ve Jason arasıdan sürekli hata yapıyordum. Mark bir hayaldi, Chris bir gizemdi ve Jason bir hataydı... Artık anlayamıyordum.



*****


Alıntıya Not: Julia tam kitap kurdu ama mesajlarında ki bu kısaltmalar nedir? En sevmediğim şeydir kelimelerin ünlülerini alıp dımdızlak bırakmak. Ne kadar gençlik kitabı olsa da yazarın böyle şekilde yazmasını istemezdim. Rahatsız oldum doğrusu. Bunun yanı sıra şu yazının doğruluğuna bakın. Demek sadece ülkemizde yaşanan bir olay veya düşünce değilmiş, uzak diyarlarda da böyle muamele gören kitap kurtları varmış. :D

Not: Ne kadar güzel bir kitap olsa da fazla alıntı olacak bir bir cümle çıkmadı. :D

Bir yorumun daha sonun geldik, başka yazılarda görüşmek dileğiyle.^^


Buralarda da varım^^

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elinizi korkak alıştırmayın :D