13 Mart 2017 Pazartesi

Zümrüt Şelaleleri//Kimberley Freeman Kitap Yorumu^^

Herkese merhaba^^
Kitap yorumları gelmeye devam ediyor. Bu sefer ki kitabım kalemini ve konu seçimi beğendiğim yazar Kimberley Freeman'ın son kitabı Zümrüt Şelaleleri^^ Yazarın ülkemizde çıkan bütün kitaplarını okudum. Hepsi birbirinden farklı kitaplardı. Hangisi favorim, bu kitabı sevdin mi? Bu tarz soruların cevabı yorumumun devamında.^^

Gözyaşlarınıza eşlik edecek biri varsa yanınızda, kalbinizdeki boşluk sizi ne kadar ıssızlaştırabilir?
Violet Armstrong 1926 yılında Zümrüt Kaplıca Oteli'nde çalışmaya başladığında aklındaki tek şey, artık çalışacak durumda olmayan annesine bakmaktır. Ancak ötekileştirilenlerin dünyasında yer alsa da kalbine yenik düşerek ünlü Honeychurch-Black Ailesi'nin vârisine âşık olur. Bir gece kuvvetli bir kar fırtınasının gelmesiyle o tutku dolu aşkı da kara gömülür. Ta ki karlar eriyip o gecenin sırrı ortaya çıkana kadar…
Seksen sene sonra Lauren Beck, erkek kardeşinin vefatından sonra annesinin baskıcı tavırlarından sıyrılarak, kendi ayakları üstünde durmaya karar verir. Görkemli Zümrüt Kaplıca Oteli'nin karşısındaki kafede çalışan Lauren, eski otelin restorasyonuyla ilgilenen bir mimarla tanışır. Arkadaşlıkları devam ederken, Lauren 1926 yılında yaşanmış doludizgin bir aşkın mektuplarını keşfeder. Ancak keşfi bununla da sınırlı değildir… Unutulmuş bir trajedinin peşine düşen Lauren, yüzleşeceği gerçekle kendi hayatını da değiştirecek riski göze alabilecek midir?


Kitabımızın konusu böyle. Yazarın klasik geçmiş-günümüz tarzında yazmasını seviyorum. Gerçi ben bu tarzı kim yazarsa yazsın seviyorum. :D O eski anıların bulunduğu mektupları, günlükleri bulmak, gizemi çözmek ve umulmayan bir kişinin geçmişle bir bağlantısının olması gibi. Bu kitapta öyleydi. 
Violet hasta annesine bakmak için ne iş olursa yapmak zorundadır. Şu an ki işinde kovulunca arkadaşı yardımıyla Zümrüt Şelaleleri'nde olan bir otelde işe girer. Burada hayatı  Honeychurch-Black ailesinin varisi Sam ile tanışınca değişir. 
Violet sevdiğim bir karakter olmadı. Çok saçma hal ve tavırları vardı. Nedenini burada yazamam Spoi olur diye ama yaşadıklarına üzülsem de sevdiğim bir karakter olmadı. Sam var birde. Çok ama çok değişik bir karakterdi. Kendisi hakkında daha çok bilgi almak isterdim. Yazar kitapta sadece şurada duran bir figüran gibi davranmış, hayatı hakkında daha çok yazabilirdi.


Flora var birde. Sam'in çok sevdiği ablası. Sam'in yaşadığı zor zamanların da daima yanında olan ablası. Bu karakteri sevdim işe, tabii bazı takıntıları vardı ama haklı yereydi. Son yaptığı şey için kendisine kızdım, gidip hesap sormasını çok isterdim ama yapmamakla en iyisini yaptığını da düşünüyorum. Bu konu için ikilemde kaldığım doğru.
Günümüzde ise Lauren var. Kardeşi nedeniyle ailesi dış hayatla ipleri koparır ve sadece 4 kişi olarak yaşamaya devam ederle. 30 yaşına gelen Lauren artık bazı şeylerin değişmesine karar verir ve ailesinden uzakta kendine yeni bir hayat kurmaya çalışır. Burası da Zümrüt Şelaleleridir. Zümrüt Kaplıca Oteli kaç sene boyunca eskimeye yüz tutulduktan sonra sonunda otel restorasyon edilmeye başlar. Lauren burada çalışan mimar Tomas sayesinde otelin gizli yerlerinden mektuplar bulur ve gizemli bir olayı çözmeye çalışır. Kitapta belki de Flora’dan sonra sevdiğim ikinci karakter oldu kendisi. Yaşadıkları zor olsa da ayağı kalkıp hayatına devam etmesi güzeldi. Annesinin ona olan baskısını okuyunca ben sıkıldım yeminle. Gerçekte böyle anneler varsa çocuklara sabır diliyorum.
Lauren gizemi çözmesi fazla zor olmadı, hatta diğer kitaplara göre çok fazla uğraştığını da söyleyemem. Daha çok bilgi bulacağını umut ediyordum ama yazar o kadarla gizemi çözmeye laik görmüş, bir şey diyemem. 
Diğer karakterlerden bahsedecek olursam, iyisi de vardı, kötüsü de. Haklı olanı da, olmayanı da vardı. Fazla bahsetmeye gerek yok kısacası.

Kitabımızı ilk okumaya başladığımızda ileri ki sayfalarda ne tür olaylar olacağını okuyoruz ama kim ve ne için yapıldığından kuşkuluyuz. Devam edip, o olaya geldiğim zaman o kadar ters köşe oldum ki anlatamam. Bu kadarını beklemiyordum ne yalan. Bu kısmı spoi olarak yazacağım çünkü kitaba dair bazı düşüncelerimi içimde tutamam. 
Doğrusu bu kitabı sevemedim. Yazarı ne kadar çok sevsem, kitaplarını okusam da kendinden beklenmeyecek bir kitap yazmış. Böyle bir kitabı yazacağı aklımın ucundan geçmezdi ama işte yazmış, bizde okuduk. Belki kendi açısından iyiydi ama benim açımdan betle tatmin olmadığım bir kitaptı. O yüzden bu kitap için hayal kırklığına uğradığımı üzülerek söylemek istiyorum. Yazarın en çok sevdiğim kitap sıralaması yaparsak;
Kor Adası (Yorum için Tık Tık)
Deniz Feneri Koyu (Yorum için Tık Tık)
Kır Çiçeği Tepesi (Yorum için Tık Tık)
Zümrüt Şelaleleri.


SPOİ BAŞLANGICI!!

Kitabı gerçekten sevmedim. İlk olarak her zaman baş karakterlerin mükemmel olduğu kitapları okuyoruz. Burada Sam ve Violet hiç o kadar mükemmel değillerdi. Tamam konu bakımından olabilir ama en azından yazar Sam’e biraz çeki düzen verebilirdi. Violet zaten ayrı bir dertti. Sam iki güzel söz söyledi hemen aşık oldu. Tamam da bu adamın sapık olmadığı ne malumdu. O kadar çok mantık hatası vardı ki çıldırdım resmen. En son ki olay zaten başlı başına rezaletti. Bunda hem Flora’nın hem de Violet’in suçu vardı. İlk olarak Flora sürekli Violet’i kovacağına gel sana anlatacaklarım var deyip Sam’in durumundan bahsedebilirdi. Violet’de gidip o mantıksız hatayı yapmazdı. Sam’in ölümünün kendi ellerinden olduğunu keşke Flora söyleseydi, ama işte yazar karakterine vicdan azabı çektirmek istemedi. Çok sıra dışı bir olay, konu yok ortada. Başta dediğim gibi yazar Sam’i bir figüran olarak kullanmış, Violet’in ilerde güzel bir hayat yaşamasına olanak sağlayacak yan karakterdi o kadar.
İşte bunlar o kadar mantıksızdı ki bu kitaba 3 versem bile çok olur.



SPOİ SONU!!


Okuyan arkadaşlar spoi kısmını okuyup, neler düşündüklerini söyleyebilirler. Belki ben çok detaycıyımdır ya da gerçekten bu kadar mantık hatası vardı.
Son olarak yazarın kalemini sevsem de hayal kırıklığına uğradığım bu kitabı tavsiye etmem. Yazarın kalemiyle ilk defa tanışacaklar için Kor Adasını öneririm. Bu kitabı mümkün mertebe en sona atın derim. :)


Kitap kapakları^^

Hepsi birbirinden güzel ama ahım şahım değil. Bizim kapak bile biraz sönük kalmış. Kapaklar da yer alan kadınlar kimi simgeliyor tahmin edilebilir ama beden o? :D O da yazara kalmış bir şey artık ne diyelim. :D


Kitaba Puanım 5/2



Alıntılar^^


Gözlerimi kapattı. Annem boşuna endişeleniyordu. Etrafımızda her an milyonlarca olasılık dönüp duruyordu.


***** 


Flora bir kuş olmayı arzuladı. Binalardan, caddelerden, insanlardan ve onların bitmek bilmeyen ihtiyaçlarından çok yükseklerde, kaygısızca uçmak istiyordu.


***** 


“Birlikte olmak. Ne kadar basit bir dilek, değil mi?” diye sordu Sam.
“Çok basit,”dedi Violet. Öyleyse neden bu kadar imkansız görünüyordu?


Buralarda da varım^^





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elinizi korkak alıştırmayın :D