26 Ocak 2017 Perşembe

OKK 50.Blog Tur Arıcının Çırağı//Laurie R. King Kitap Yorumu^^


Herkese merhaba^^
Turumuzun son günü, yani yorum günü. Çok sevdiğim, eğlenceli bir tur olduğunu düşünüyorum. Bizi tur boyunca takip edenler de öyle düşünüyordur umarım^^
Kitabımıza gelecek olursam, konusu ve kapağıyla kendine çeken bir kitaptı. İlk Sherlock Holmes kitabımdı. Kitaptaki karakterleri ve Sherlock Holmes’ı çok sevdim. Hele o olayları çözme serüvenleri bambaşkaydı^^

Tanıdığımız Sherlock Holmes; dahiyane fikirleri, zekası ve pek çok olayın perde arkasındaki gizemi çözmekte üstüne olmayan şahsiyetiyle bir ekol... Bir gün emekli olup da bir kasabada arıcılıkla uğraşacağını duysanız inanır mıydınız? Evet, doğru duydunuz!
Yıl 1915... Sussex'te bir çiftlik evinde arılarıyla karşımıza çıkıyor dahi dedektif Sherlock Holmes. Ta ki yakın zamanlarda öksüz kalmış, en az kendisi kadar zeki ve bir o kadar kendini beğenmiş küçük Mary Russell hayatına girip onu etkileyene kadar...
Ondaki ışığı gören Sherlock, bildiği her şeyi öğretiyor Mary Russell'a; bir ipucunun peşine düşüp büyük resmi görmeyi, bulguları birleştirip bir şüphelinin peşinde iz sürmeyi, kılık değiştirip kendini gizlemeyi ve uzun zamandır unuttuğu içindeki o yılların kıpırtısını... Bir usta-çırak ilişkisi olarak başlayan bu ilişki, kısa sürede muhteşem bir ikilinin soluksuz maceralarına dönüşüyor.
Evet, Sherlock'un yeni sağ kolunu takdim etmekten onur duyarız; Mary Russell.

Sherlock Holmes emekli olup kırsal bir kesimde arılarıyla uğraştığı sırada çok zeki olan Mary ile tanışır ve onu eğitir. Holmes ile kendini bir tutan Mary ise her şeyi kapar ve birçok vakada Holmes’a yardım eder, hatta kendi olaylarını kendi çözer. Ayrıca Holmes kendine çok iyi bir çırak bulmuştur ve ona güveni tamdır. 
Kitabı ilk okumaya başladığım zaman giriş kısmında Mary ile Holmes’ın nasıl tanıştıkları ve Mary’nin hayatı yazıyordu. Başka ne yalan anlatılanlar beni sıktı, kitap böyle durağan giderse zor okurum dedim ama nasıl ki ilk vaka geldi kitap da heyecan, entrika ve polisiye dur durak bilmedi. Tabii öyle siyahlar patlıyor, olaylar çıkıyor gibi bir şey sanmayın. Holmes ve Çırağı Mary’nin iz sürme, tahminlerde bulunma ve olayı çözüme kavuşturma yerleri acayip heyecanlı ve merak uyandırıcıydı.
İlk olarak Sherlock Holmes. Kendisini ilk defa bir kitapta okudum ve Mary gibi kendiden bihaberim. Tabii Mary benden daha bilgili çünkü kitapta Dr.Watson’un yazdıklarını okumuş ve Sherlock Holmes’ı az da olsa tanıyor. Ben ise kitaplarını okumamış, sadece alıp kitaplıkta saklayan ,okuma sırasını bekleye kişiyim. Nasıl tanıyabilirim :P Kısacası Sherlock Holmes’ın özelliklerini sadece Mary anlatınca tanıyabildim. Tabii kendisiyle neden erken tanışmadığımı da kendime sorar oldum. Bu tür gizemli şeylere bayılırım, sonu saçma sapan bitmediği sürece.


Mary ise küçük yaşta yaşadığı acı kayıpla ve başına gelen zorba bir teyzeyle baş etme derdindedir. Ama bir gün karşısına Sherlock Holmes çıkar ve kendini bir anda eğitimde ve gizemli olayları çözmede bulur. Tabii bu sırada okul eğitimine de devam eder. Mary çok sevdiğim bir karakter oldu. Holmes’ın hakkında iyi geliyor :D Birde Holmes Mary’yi kılık değiştirdiği zaman korkutmasa on numara olacak. Her kılık değiştirme zamanında kızın yüreğine inecek nerdeyse.
Kısacası çok güzel bir ekip olmuş kendileri. Bizde derler yaa leb demeden leblebiyi anlıyor diye, burada da ikilinin arasındaki durum bu. Tabii bazen kafa karışıklığı ve Holmes’ın yerine tam oturan cevapları oluyor ama olsun, bu daha ilk kitap. İlla ki 19(Kısa kitaplar dahilinde) kitaplık bir seri de Mary uzman olup çıkacak :D 

Yazarın kalemine gelecek olursak, benim açımdan akıcı bir dili vardı. Diyaloglar yerinde kullanılmış ve fazla uzatılmadan konuya tekrardan adapte olunmuş. Tabii Sherlock Holmes hakkında roman yazan çok yazar var. Herkesin Sherlock Holmes anlatımı farklı. Onlar ve Laurie R. King arasında nasıl bir farklılık var bilemiyorum. Onların Sherlock Holmes’ı olayları nasıl çözüyor Laurie’in Sherlock Holmes’ı nasıl çözüyor? Bunu Benherneysemo(Kütüphanemden Kitap Manzaralı) sormayı düşünüyorum. Tam bir Shelock Holmes sevdalısı olarak bakalım bu yazar hakkında ne diyecek. Bunun yanı sıra kitabın 1915 yılında ve o zamanların zorlu şartlarında olayları bu kadar incelikle bulunmasına hayran kaldım. Tabii bütün Sherlock Holmes kitapları bu tarzda ama ben teknoloji gelişmiş bir zamanda anlatılan polisiyeden çok eski zaman polisiyesini daha çok seviyorum^^



Kitabımızı, karakterimizi, olayları ve konuyu sevdim. Seriye kesinlikle devam edeceğim. Böyle süper ikiliyi zor bulurum diye düşünüyorum. Her yaşadıkları olaaaay!! :D Sizlere de kesinlikle tavsiyemdir. İlk Sherlock Holmes kitabınız ise okuyun veya okumayın diyemem. Bunu uzman kişilere bırakıyorum. Bu kişide tabii ki Kütüphanemden Kitap Manzaralı oluyor.^^ Onun yorumunu da okursanız Sherlock Holmes ve bu kitap hakkında daha detaylı ve ilk olarak okuyup okumayacağınızı öğrenebilirsiniz^^


Kitaba Puanım 5/5




Alıntılar^^


“İşte tam Watson’ın notlarına yakışacak bir şey; Sherlock şansa güveniyor.”


*****


“Köpeğin duası kabul olsaydı…”
“Gökten kemik yağardı,” diyerek sözünü tamamladım.

Alıntıya Not: Ne kadar uyumlu bir ortaklık, görüyor musunuz? :D



*****


“Harika! Tabancanı almayı sakın unutma Russell. Kullanman gerekebilir ve tabancanın çekmecede o iğrenç peynirin yanında dururken bize hiçbir faydası yok.”
“Benim leziz Stilton peynirim; tam da olgunlaşıp kıvama gelmişti. Umarım Bay Thomas onu yer.”
“Daha da olgunlaşıp tahtaları yiyip aşağıdaki odaya düşecek.”
“Benim rafine zevklerimi kıskanıyorsun.”
“Bu dediğine cevap dahi vermeyeceğim.”


Alıntıya Not: Bu atışmalara da ayrı bir hastayım^^




Bir yorumun ve turun daha sonuna geldik^^ Bize yalnız bırakmayan herkese sonsuz teşekkürler!^^ OKK yakında büyük sürprizlerle sizlerle olacak, takipte kalın.^^


Katkılarından dolayı portakal Kitap'a teşekkür ederiz^^







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elinizi korkak alıştırmayın :D