10 Aralık 2016 Cumartesi

OKK 49.Blog Tur Deliliğin Kıyısında//Megan Shepherd Kitap Yorumu^^




Herkese merhaba^^
Bir turumuzun daha sonuna geldik. Heyecanlı ve merak uyandırıcı bir tur oldu. İlk kitabı okuyalı yıllar olmuştu. Yayınevinden uzun zamandır kitabın çıkmasını bekliyorduk, sonunda beklentimiz karşılandı ve kitabımızla kavuştuk.
Bu kitabımız da ilk kitap kadar heyecanlı ve olaylar, olaylar^^ Hatta bu sefer olaylar adada değil tam Londra'nın göbeğinde gerçekleşiyor. Yeni karakterler, yeni ihanetler ve yeni bir serüven.


İçindeki karanlıkla yüzleşme vakti
Robert Louis Stevenson'ın klasikleşmiş romanı Dr. Jekyll ve Mr. Hyde'dan esinlenmiş Deliliğin Kıyısında, Kaçığın Kızı serisinin ikinci romanı.
Juliet Moreau, babasının adasını ve ardında bıraktığı sırları terk edip Londra'ya geri döneli aylar olmuştur. Aşina olduğu hayatı yeniden kurarken Dr. Moreau'nun dehşet verici mirasını unutmaya çalışır; fakat birisi ya da bir şey belli ki onu unutmamıştır. Kendisine yakın insanlar birer birer, ardında korkunç pençe izleri bırakan bir katile kurban düşmeye başlayınca, Juliet babasının yaratıklarından birinin de adadan kaçmış olabileceğinden korkar. Bir yandan giderek kötüleşen hastalığını iyileştirecek serumu araştırıp bir yandan da var gücüyle bu katili durdurmaya çabalarken, kendini bir kez daha skandallar ve tehlikeyle dolu bir dünyanın içinde bulur. İki parçaya bölünmüş gönlü, su yüzüne çıkan geçmişi ve peşindeki takıntılı katille, Juliet bu işten canlı çıkabilecek midir?



Konumuz böyle. Doğrusu başta okuyunca anlamadım. Acaba cinayetler nasıl vs. vs. ama kitabı okudukça yazar bizi fazla bekletmeden gerçekleri ortaya bir bir döküyor. Şaşırdım mı evet, doğrusunu bu kadarını beklemiyordum. Güzel oldu mu işte onda tereddütlerim var. İlk kitap yorumuma bakınca kızı sevdiğim ama saçma sapan davranışları beni çileden çıkardığını görürsünüz. Burada da düzeldiğini söyleyemem. Hatta bir olay oldu ki kitabı orada bırakmak istedim. Yazar böyle bir olayı yazınca eline ne geçti çok merak ediyorum. Son kitabı sırf bu yüzden daha çok merak eder oldum. Bunun sonu ilki gibi pek şokta bırakmadı bizi ama gelişen olayların son kitapta nasıl olacağı tabii ki de merak konusu.


Kitabı okuyunca yeni gelen karakterin hepsinden bir şüphe sezdim. Kızımız Juliet ne kadar güvense de bende hep bir kuşku vardı. Acabalar ile devam ettim kitaba. Peki güvendiğim, ya da az güvendiğim dağlara kar yağdı mı, biraz olabilir. :D Spoi değil, buna dikkat edelim :P 
Kitabımızı Juliet haricinde çok sevdim. Yazarın kalemi ve kurgusu harika. Her ne kadar 3 kitabın da klasikleşmiş 3 kitaptan alsa da konuları çok iyi işlemiş. Okudukça merak uyandıran elimden düşmeyen  bir kitap haline geldi Deliliğin Kıyısında. 
Juliet'in sürekli iş hesaplaşması falan çok iyiydi ama yukarıda sinir olmamdaki sebeplerden biride iç sesiydi. Keşke yazar 3.tekil şahıs olarak yazsaydı kitabı. Bazen gerçekten çekilmez haldeydi Juliet'in düşünceleri. Yazar çok zeki bir karakter yaratmış, ona saygım sonsuz ama mallığını azaltabilirdi.
Belki okuyanlar arasında neden öyle düşünüyorsun, bence kız haklı diyen olabilir. Belki, hatta sona doğru biraz toparlanma oldu ama bu tarz kitaplarda karakterlerin sürekli bir ikilemde olması beni çileden çıkarıyor. Bu sadece bu kitap için geçerli değil. Bence bu kadar ikilemde olması, sürekli düşünmesi karakteri pek inandırıcı yapmıyor benim gözümde.Gerçek hayattan benzetme yapacak olursam her insan ikilemde kalabilir ama bazı konularda tek bir şey olmalı. İkilemde olmak karşısındaki insanı kandırmaktan başka bir şey değil.
İşte bu yüzden yazarın karakterlerini bu tarza yazması bende hep hayal kırıklığı oluyor, her ne kadar konu harika, mükemmel olsa da.


Yukarıda yazdıklarım kitabın tamamına bir eleştiri değildi. Ben genel anlamda bir kaç şey karaladım. :) Onun yanı sıra gerçekten türünün son örneği olan bir kitap ve seri. Zaten ilk kitabı okuyanlar ki sonunla alakalı değil içeriği yüzünden devam edip, seriyi bitirmek isteyecek. Ne mutlu yabancı okurlara.
Bu tarz kitap var tabii ki, yazarın esinlendiğini kitaplar(Dr. Moraeu'nun Adası, Dr. Jekyll ve Mr.Hyde, Frankestein) ama bu tarz konudan esinlenen kimseyi de görmedim, duymadım, okumadım. :D  Artı kitapta geçen bu kadar bilimsel olayları bu kadar titizlikle yazılmasına hayran kaldım.
Bu kadar yorumdan sonra ve seri sadece 3 kitaptan oluşrtuğu için gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Gerçekten ilginç ve merak uyandırıcı bir kitap. Tur kitabımız olduğu için inanmayabilirsiniz ama kitap yorumlarımı takip edip, güvenen herkes bilir. Eğer sevmediysem sevmedim derim :)
O yüzden kesinlikle tavsiye eder, yorumuma noktayı koyarım.



Kitaba puanım 5/4
(1 puan düşürmemdeki sebep, tabii ki de Juliet ve derin düşünceleri.)




Alıntılar^^

Alıntıları okumak için Kitap Tutkusu Blogunu ziyaret ediniz^^



Bir turun daha sonuna geldik, emeği geçer herkese teşekkürler^^

Son olarak, halen daha devam eden çekilişimize katılmayı unutmayın^^
Yarışma için Tık Tık^^



Katkılarından dolayı DEX'e teşekkür ederiz.




3 yorum:

  1. I love your blog!
    Would you like to follow each other? I follow you, hope to see you soon on my blog <3
    majalivinglife

    YanıtlaSil
  2. Kitap yazılarını, kitap eleştirilerini çok seviyorum ben. :)

    YanıtlaSil

Elinizi korkak alıştırmayın :D