6 Temmuz 2016 Çarşamba

Akşam Güneşi//Reşat Nuri Güntekin Kitap Yorumu^^

Herkese merhaba^^
Ramazan vesilesi ile günlerim yoğun geçtiğinden buralara sık uğrayamıyorum. Oysaki ne yazılar birikti anlatamam. Bu kitap ise okuyup biteli haftayı geçti ama ben anca pc başına geçip yorum yazabiliyorum. Oysa ki resmim falan her şey hazır. Artık bu yazıyı ne zaman paylaşırım bilinmez.
Fazla dert yanmadan kitabımıza geçelim^^

Not: Üste ki mısraları 1.5 hafta önce yazmıştım, o yüzden dokunmuyor Ramazan Bayramınızı kutluyorum :* Şimdi yorumun devamına geçebilirsiniz^^
Dipnot: Buradan sonrası yeni yazıldı :D

İlk olarak konusu :)

Eğlence hayatına düşkün, muzip,yakışıklı, Paris'te eğitim hayatını tamamlamış kurmay subay Nazmi'yi görüyoruz. Sonra çok kısa değinilmiş olsa da, vatansever, mücadeleci ve cesur biri olarak karşımıza çıkıyor. Ancak Sırp çetecilerle giriştikleri çatışmada aldığı yara, genç adamın sağlığını, hayatını tümüyle değiştiriyor. Evlenerek Akdeniz'de bir adadaki çiftliğine yerleşen Nazmi, hayata küsüyor. Etrafına ördüğü camdan duvarlar, genç bir kızın gelişiyle tuzla buz oluyor. Güntekin, dillendirilmeyen yasak bir aşkı ve kahramanların iç hesaplaşmalarını okura ustalıkla yansıtıyor.


Konumuz internet ortamın da mevcut değil, sadece kitabın arkasında yazıyor. Bu sebeple bende kitabın arkasından yazdım. Direk kendi düşüncelerim ile konuyu yazabilirdim ama spoi falan veririm kalsın dedim :) Uzun zamandır Türk Edebiyatı klasiklerinden okumamıştım. Bunu da bir kaç kitap karşılığından kitapçıdan takas ederek aldık. Normal fiyatı dudak uçurtuyor ama adam ikinci eldir büyük ihtimal 15 tl versen olur dedi. Aldıktan sonra gözümün önünden ayırmadım ki okuyabileyim. Okudum da ama yanlış zamanda :( Ramazan yoğun geçince okumak zor oldu haliyle. Hata şu an bile elimdeki kitap da daha yeni yarıya geldim. 



Reşat Nuri Güntekin'in önceden sadece Çalıkuşu kitabını okumuştum. çok sevdiğim bir kitaptı. Seneler önce olduğu için bir daha okumayı düşünüyorum. Bu kitabını da Çalıkuşu gibi çok sevdim. Direk Osmanlıcadan çevrilse de akıcı geldi bana. Konusunda olduğu gibi Nazmi'nin ilk olarak gençlik ve eğlenceye düşkün halini okuyoruz ama sonradan vatana olan sevgisi ortaya çıkıyor. Yarıdan sonrasın da ise Nazmi, kuzeni Şükran ile babasından kalan çiftliğe yerleşirler. Eski hayatına karşı tezat olan bu yeni hayata zor alışan Nazmi yıllar sonra yanlarına gelen kişi ile çok değişir. O kısımdan sonra kitabın nasıl bir şey olacağını az çok anlıyoruz.
Doğrusu bu yeni gelen kişi kim söylemeyeceğim ama kendisini çok sevdiğim söylenemez hatta ve hatta sinir oldum. Ama kitabın sonuna doğru bazı şeyler yerine oturuyor.


Kitap çok güzeldi, ben çok sevdim ama işte zaman sıkıntısı nedeniyle kitap elimde biraz süründü.Yazarın diğer kitaplarını almayı düşünüyorum. Zaten alacaktım önceden ama kısmet bu kitabaymış. Alınacaklar listesin de çoğu ekli :) Ama fiyatlar çok fazla, ya yayıncıdan kaynaklanan bir şey ya da Türk Edebiyatı klasikleri olduğundan, bilemiyorum. Kitap hakkında daha fazla bilgi vermeme gerek yok, tavsiye de ederim. Tercih meselesi ama yabancı yazarlardan ziyade daha çok bu yazarlarımızın kitaplarını okusak süper olur. Bu söz kendime de, o yüzden daha çok Türk Edebiyatı klasiklerinden alacağım^^
Bir çok Türk Edebiyatı yazarlarından kitap okudum lakin favorim Reşat Nuri Güntekin^^


Kitaba puan vermeyi düşünmüyorum, haddime değil açıkçası. Yıllar önce ne zorluluklarla yazılmış bu kitaba değer biçmek benlik değil ama yukarıda da dediğim gibi çok sevdim. Bu vesileyle ne tür bir puan verdiği tahmin etmişsinizdir ;)




Kitabımızın filmi de mevcut, Türkan Şoray, İzzet Günay ve Serpil Gül'ün yer aldığı bu filme çok az baktım, sadece beni etkileyen kısımlara ama çoğu yoktu. Her şeyi geçtim o sonu ekleyeceklerdi filme :( Devam eder miyim, sanmıyorum kitabı hatırlayayım yeter ;) 






Alıntılar^^

-Ne söylüyorsun Vecdi? Bu mümkün mü? Herkes eğlenirken pansiyonum da gaflet uykularına dalıp hayatımı heba edebilir miyim? Ben mahvoldum... Paris beni katletti..

Alıntıya not: Bu alıntı da Nazmi'nin eğlenceyi ne kadar çok sevdiğini anlıyoruz. 


*****

Kitap bizi hiçbir zaman hakikat olmayacak rüyalarla, arzularla zehirleyip çıldırtıyordu. Etrafımızdaki sakin hayata razı olamıyor, ömürlerimizin mütevazı nasibine kanaat etmiyorduk. Benim fikrimce insanlara kitap okutmak kanatları kesilmiş, ayakları bağlanmış kuşlara geniş ufukları göstermek gibi büyük bir zulümdü.


Alıntıya not: Bir çok kitabı olan bir yazardan böyle bir karakter. Evet bunu Nazmi söylüyor ama o kadar gerçekçi bir alıntı ki anlatamam.




Bir yorumun daha sonuna geldik, başka yorumlar da görüşmek üzere^^
Hayırlı Bayramlar^^



Buralarda da varım^^



2 yorum:

  1. Reşat Nuri Güntekin kitaplarını çok seviyorum..
    İki tane kitabını okudum ve ikisinde de olayı baş karakterdeki kızın ağzından anlatıyordu.Bir erkeğin anlatımına göre o kadar güzel analiz etmiş ki her şeyi..Kesinlikle es vermiyordu.
    Bunu da merak ettim..Aklımda olacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuduğunuz kitapların isimleri nedir? Listemde mi bakayım ;) Kalemi güçlü yazarlarımız dan, herkes okumalı :)

      Sil

Elinizi korkak alıştırmayın :D