22 Nisan 2015 Çarşamba

Ardımda Kalanlar//Ellen Marie Wiseman Kitap yorumu^^

Bir başka kitap yorumundan herkese merhaba^^

Son zamanda okuduğum en iyi kitaplardan bir tanesiydi Ardımda Kalanlar. Kitap ilk çıktığı zaman o kadar merak etmiştim ki bir kere konusu insanı kendine çekiyor. Zaten konusunu okuyup etkilenen varsa dakika durmasın ve hemen okusun derim, harika bir kitaptı. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son kitabı olmayacak gibi. Eğer bir çok kitabı var ise çıksın, kalemi okunulası.

Clara o zamanlar herkesin hayalini kurduğu zenginlikte yaşamaktadır. Herkes imrense de pekte onların gördüğü gibi değildir. Zor ve sıkıntılı günler geçirse de onu mutlu eden bir kaç detay vardır ve bu detaylar ile hayatına devam eder ta ki ailesinin sözlerine karşı gelene kadar. Isabella yaşadığı trajediden sonra koruyucu aile yanında kalmaktadır. Hayatının ne yöne gittiğini bilmeyen Izzy'nin kafası çok karışıktır. Bunların yanı sıra üvey annesi ile beraber şu an için kullanılmayan Akıl hastanesinde olan eşyalara göz atan Izzy bir günlük bulur ve hem kendi hayatını hemde geçmişte yaşayanlar için hayatını değiştirir.

Konumuz böyle^^

Kitap beni benden aldı, daha ilk dakikadan kitaba bağlanıp bırakamıyorsunuz. Bu zamana kadar böyle bir kitap okumadığım bir gerçek ki böyle başka bir kitap yazıldı mı onu bile bilmiyorum, belki yabancı ülkede yazılmıştır. Neyse biz kendi kitabımıza dönelim. Aklınızın alamayacağı şeyle geçiyor kitapta, ne kadarı doğru ne kadarı yanlış bilinmez ama eğer gerçekte böyle oluyorsa çok acı verici. Hadi Akıl hastanelerin de öyle şeyler yaşanıyor deyip kabullenelim peki aile? İşte en, en kötüsü. Konuda geçiyor ama bu kısmı spoiler içerikli olarak yazacağım.




SPOİLER!!
Evet ilk olarak konuda dediğim gibi zengin olsa da aile yönünden çok çile çekiyor Clara. Hemde ne zorluklar. Bir aile neden öyle bir şey yapar, hiç acımadılar mı dedim durdum. Clara sadece bir erkeği sevdi diye Akıl hastanesine kapatılıyor ailesi tarafından ve bir daha çıkartmıyorlar. Clara'nın yaşadığı her sıkıntı da ailesine ne kadar sinir oldum anlatamam, onlar gerçek aile olamaz dedim. Ne günahı var Clara'nın, hele sonradan yaşanacaklar neden, ne uğruna? 
SPOİLE SONU!!

Çok kötü ve çok acılar yaşıyor Clara. Onun yerinde olduğunuzu düşünmek dahi istemiyorsunuz, istemeyeceksiniz. Clara da bir hiç uğruna yaşıyor bunları ve öyle bir bünyeye sahip ki biz onun yerin de olsak akıl sağlığımızı dakikasına yitiririz. O yüzden Clara'yı çok ama çok sevdim. Bunun yanı sıra gelecek zaman da Izzy var. Onun da hayatı çok farklı değil, onunda geçmişi acılar içinde geçmiş. Clara kadar olamaz tabii ama sonlara doğru ortaya çıkan gerçekler ile onun da Clara'dan farkı yok dedirtiyor. Izzy'yide Clara kadar sevdim, her söze bir lafı vardı, işte en sevdiğim karakter bu arkadaş, sus pus olup kaderine razı olanlar dövülesi.


Şimdi ki Akıl Hastaneleri bilinmez ama eski zaman da gerçekten böyle oluyormuş, hikayemizin çıkış noktası gerçek bir hikayeden uyarlanma zaten. Hikayenin geçtiği akıl hastanesi gerçek mesela. Orada neler bulundu bilinmiyor ama kesin yürek burkan hayatlar, anılar yer almıştır. Kitabımızın az sonundan bahsedip yorumumu bitireceğim, son 70-80 sayfa ağlaya, ağlaya bir hal oldum, Yazar nereden vuracağını çok iyi bilmiş ve uygulamış. Taa derinden etkiliyor insanı yaşananlar, yazılanlar.


Kitapta tek sıkıntı bazı şeylerin eksik ve cevapsız kalması. Daha kitabın ortasından bu soruların cevabını bekliyordum ama ne yazık ki okuyamadım bu cevapları. Okuyanlar da benim gibi hissetti mi bilmiyorum ama hissettiyseniz bana ulaşın :D

Aile-dram severler kesinlikle okuyun bu kitabı, vay be insanlar ne kitap yazıyor diyeceksiniz. Okuduktan sonrada sizi etkisinde bırakan nadir kitaplardan olduğu için herkese kesinlikle tavsiye ediyorum^^

Kitabımızın kapağından bahsedecek olursam bizim kitabımız Arkadya Yayınları farkıyla yine ve yeniden harika ötesi. Ama sadeliğiyle orijinal kapakta çok güzel.



Kitabımıza Puanım 5/5


Alıntılar^^


Izzy bütün eşyaları not alırken zaman zaman gözünün anne babasını, eşini, çocuklarını, fiziksel olarak henüz bu dünyada ayrılmamış olsalar da, sevdiklerinin yasını tutup ne yapacaklarını bilemez halde olduklarını düşünmeden edemiyordu.


*****

Uzaktaki binalarla ağaçlar gittikçe karanlığa gömülüyordu, pastel renkli gökyüzüne karşı belirsiz siluetlere dönüşüyordu. Bu, Clara'nın bir kişinin cennetle cehennemin, aydınlıkla karanlığın, iyiyle kötünün dünyevi halini gerçekten görebileceğini düşündüğü günün tek saatiydi. 

*****

... güldü. "Emin misin?" dedi.
 "Aklıma sorarsan emin değilim," dedi Clara. "Ama yüreğim hemen anladı."




Yorumum bu kadar, başka yorumlarda görüşmek üzere^^



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elinizi korkak alıştırmayın :D