20 Ekim 2014 Pazartesi

OKK 40.Blog Turu Pembe Ve Yusuf//Canan Tan Kitap Yorumu^^


Merhabalar^^

Turumuzun son günü yani yorum günü ile sizlerleyim. Canan Tan'ın kitaplarını sever ve okurum. Bazı kitaplarını okumamış olsam da elimden geldikçe okuyorum. Şu an için bir kaç hikayenin yer aldığı kitapları ve tükenmiş olan kitaplarını okumadım. Hasret kitabı ise nedense almak bir türlü kısmet olmadı oysa ki ne çok sevinmiştim yazarımın kitabının çıkmasına. Kitabın çıkacağı haberini aldığım da çok sevindim ama kitabın diğer kitaplarına göre bu kadar ince olması beni biraz üzdü. 


Hikayemiz ta en baştan başlıyor. Pembe Ve Yusuf'un Anneannelerinden. Zehra'nın kocası Servet 2 kız evlattan sonra artık erkek çocuk ister ve Zehra'ya yapmadığını şey kalmaz. Üçüncü çocukta kız olduktan sonra işler hiçte olumlu gitmez ve Servet o gün başlarına gelen üzücü olaydan sonra kızının adını Keder koyar. Keder adı gibi yaşar bir çok kederli günlerle başlar hayat sınavı. İlk olarak baba sevgisinden yoksun olur ve daha elinde oyunca bebek varken evlendirilir. Küçük yaşta evlenmesi ve eşinin zorba ve sinirli biri olması Keder'in sınavına bir sınav daha ekler. Hayatları çok ummadık yollara giden Keder Pembe adında bir kız son olarak da Yusuf'u doğurur. İki kardeşin baba ve abilerinden görmediği sevgiyi birbirlerinden ve annelerinden görürler ama acı günler kapıdadır.
Konumuz böyle. 

Canan Tan'ın her bir kitabının konusu ülkemiz de geçen olayları kapsıyor, bu da onlardan biri. İlk olarak Organ nakli sonrasında töre ve şimdi de Küçük Gelin olayı. Bu halen daha sürmekte ve çok ailenin hayatına kara bulut gibi çökmekte. 

Karakterin hepsi birbirinden faklı. Çok kötüsü, iyisi, üzüleni sevineni vs. Kitabın asıl amacı ise ezen ve ezilen. 
Çok ezilen var kitapta. Faklı hayatlar ama aynı acılar. Birinin eşi tarafından yüzü gülmez birinin anne baba tarafından. 


Aile değerlerine önem vermemizi de öğretiyor kitap. Yazarında dediği gibi birilerine ders verme amaç değil sadece bilinçlenme ve çevremizde aslında neler olduğunu öğrenmemiz. Bence Canan Tan kitapları da bu yönden iyi.

Kitapta en üzüldüğüm kişiler Pembe ve Yusuf oldu ama Keder ise beni benden alan karakter. Baba sevgisi görmeme ve hemen evlenmeye zorlanma. Zorba bir eş ve her ne kadar iyi olsalar da kıskanç eltiler. Daha o dakika başlıyor hayatının nasıl geçeceği. Küçük yaşta evlenmesi ile vur kafasına al ekmeğini uygulayan eşinin davranışı ve hor görülmesi. Bu tür insanlar gerçekte olması beni çok üzüyor. Belki bu yine de iyi daha beter insanlar vardır. Yapacağımız bir şey yok sadece Allah sabır versin, yardım etsin. Ama çevremiz de görüp de susuyorsak da insanlık suçu işliyoruz bunu da bilin.


Bunlar sadece ve sadece cahilliğin göstergesi. Cahil olmayan insan ailesine bu kadar kötü davranmaz ve başkalarının dediğine kulak vermez ama bu tür insanlar öyle mi, hayır 'Aman çevre ne der. Biz bunu yapmazsak adımız buna çıkar'? Çıkarsa çıksın geberecek misin? Ne kadar yazsak konuşsak hep aynı hep aynı. 

Kitabımızın konusu Issız Erkekler Korosu'nda geçtiğini kitap elime geçtiğinde anladım. Normalde okudum kitabı ama aklıma gelmedi. Çok hikaye vardı ve okudukça aklıma gelmeye başladı. Bu da onlardan biri okudukça aklıma geldi ve aynı acıyı, üzüntüyü yaşadım. 

Canan Tan bu tür konularda çok iyi. Pudra Tozu'nun yaptığı harika röportajdan sonra kitabının nasıl bir süreçten geçtiğini, nasıl araştırmalar yaptığı öğrendim ve takdir ettim. Bence de böyle olmalı kitaplar. Yerinde araştır, öğren ve okura sun. Canan Tan'ın başka konulara değineceği nice kitapları olur ve bizde okuruz. Daha yeni çıkmasına karşın yeni bir kitabı dört gözle bekliyorum.


Tavsiye kısmına gelecek olursam, Canan Tan'nın kitaplarını sevmeyen vardır ama gerçekte olan şeyi yazan yazarımızın kitaplarını ön yargılarımızı yıkıp okumak gerek. Diğer kitaplarını okumayın zorla değil ama bu kitap da geçen olay ülkemiz de yaşanıyor hemde an ağır bir şekilde. Belki Dünya'da da yaşanıyor. O yüzden bence alıp okuyun derim.

Kitaba Puanım 5/5

Alıntılar^^

...öz babası tarafından keder'iyle büyümeye mahkum edişmiş olsa da, karın ayazı ortasında umutlarını yaşatmaya çabalayan minicik bir kardelen çiçeğiydi o...

*****

Herkes herkesi olduğu gibi kabul etmese, kimse kimseyle görüşemezdi.

*****

Ah şu erkekler! Aynıydı hepsi. Babası da, kocası da, diğerleri de aynı hamurdan yoğrulmuşlardı. Doğacak çocuk erkek olmuş, kız olmuş ne fark ederdi? Evlat değil miydi ikisi de? İkisi de kendi kanından, kendi canından vücut bulmuyor muydu? 


Son olarak kitapta geçen şarkılardan biri Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır^^






Katkılarından Dolayı Doğan Kitap'a Çok Teşekkürler^^




Başka turlarda ve kitap yorumunda görüşmek üzere.
Sevgiler^^




2 yorum:

  1. kolay bir kitap .tanıdık bildik bir hikaye .farklı bi son bekliyordum çıkmadı.artık yazarlarda reyting kaygısı güdüyor demek ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bildik bir konu ama güzeldi, gerçi ben Canan Tan'dan daha çok Yüreğim Seni Çok Sevdi, En Son Yürekler Ölür ve Piraye gibi kitaplar bekliyorum. İnşallah yeni kitabı bu tarz olur :)

      Sil

Elinizi korkak alıştırmayın :D