15 Eylül 2014 Pazartesi

OKK 36.Blog Turu Çirkin Güzel//Aslıhan Akagöz ile Tatlı Bir Söyleşi^^


Herkese Turumuzun 2. gününden merhaba^^
Bugün sizlere yazarım ile yaptığım röportajı paylaşacağım. Daha kitabını okumadan yazarımızı tanımak isteyenler bloguma alayım çünkü harika mı harika bir söyleşi sizlerler :))
Soruları yazarken ve cevapları okurken ben çok eğlendim veyazarım hakkında bilmediklerimi öğrendim^^ Sizlere de keyifli okumalar^^


1-İlk olarak Aslıhan Akagöz yazarımıza çok teşekkür ediyorum. Birazcık kendinden bizlere ve seni yeni tanıyanlara bahsedebilir misin?

 Elbette bahsedeyim. Ben 1988 yılı İstanbul doğumluyum. Ben daha 4 yaşındayken ailemle birlikte Almanya’ya göç etmişiz. Yaklaşık olarak 22 yıldır da orada yaşıyorum. Evin en büyüğü ve tek kız çocuğuyum. Benden küçük iki erkek kardeşim var.

2012 yılında üniversite işletme bölümünden mezun olduktan sonra, kendime aktif olarak iş hayatında yer edinmiş durumdayım. Son 6 aydır da otomobil sektöründe faaliyette olan özel bir şirkette Teknik Planlama Asistanı olarak çalışmaktayım.

En büyük hobilerimin arasında hiç kuşkusuz kitap okumak yer alıyor. Onun yanında hayatımda olmazsa olmazım kesinlikle kendi hayal dünyamı yazarak insanlarla paylaşmak.

Vee yazarımız^^

2-Klasik sorum ile devam edelim. Yazarlığa neden ve nasıl başladın? Seni etkileyen şey neydi?

Yazarlığa başlamam tamamen beklenmedik bir şekilde gerçekleşti. İtiraf edeyim ben bir yaşa kadar kitap bile okumayan biriydim. Bu yüzden günün birinde bir şeyler yazmaya başlayacağımı hayal dahi edemezdim.

Yazmaya başlamam ise şöyle oldu.

2005 ya da 2006 yılında Aşk Oyunu adında yeni bir yaz dizisi başlamıştı. O zamana kadar dizilerle pek ilgilenmeyen ben, bu diziyle birlikte hayatımda ilk kez bir foruma üye olmak istedim.
Dizinin bölümlerinin yorumlandığı, başka izleyiclerle görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdı.

Not: Aşk Oyunu dizisi benimde favorimdi^^

O forumda bir de ‘Bölüm Senaryoları’ diye bir başlık vardı. Oldukça yeniliğe açık biri olarak, o başlığı görüp de ‘Bende deneyeceğim’ demesem olmazdı :) Ve denedim... Yazmak oldukça hoşuma gitti. Yazdıkça devamı da geldi.

Arkasından orada tanıştığım 2 arkadaşımla birlikte ortak bir senaryo yazmaya karar verdik. Bu tamamen diziden bağımsız ve özgün bir hikâye olacaktı. Yazdık... Tabii bir süre sonra hayat şartları sebebiyle yazma işinde tek başıma kalakaldım. Yani ilk hikâyenin finalini tek başıma yazdım.

Şunu söylemeliyim ki, yurtdışında yetişmiş biri olarak o zamanlar Türkçe bilgim sıfırdı. Ben yazdıkca ve elbette okudukça yeni şeyler keşfetmeye başladım. Ayrıca yardımsever okurlarımın açıkca ve kırmadan eleştirilerini bildirmeleri sonucunda hatalarımı fark edip, her zaman düzeltmeye çalıştım.

Yani ben kısacası şöyle 2006 yılından bu yana yazıyorum.



3-İlhan aldığın yazarlar, kitaplar, müzik veya film vs. şeyler var mı? Varsa neler?

 En büyük ilham kaynağım Nora Roberts. Dediğim gibi ben bir yaşa kadar kitaplarla alakası olmayan biriydim. Ama Nora Roberts’ın bir kitabını okumam sonucu resmen kitap kurdu oldum çıktım.

Yeni bir hikâye kurgusu ise genellikle dinlediğim bir şarkı sonucunda gelişebiliyor. Tabii şart değil, çünkü benim beynim sürekli yeni şeyler üzerinde çalışıyor :) Bu konuda kendimi durduramıyorum.



4-Kitap yazmak ve iş dışında yapmaktan hoşlandığın şeyler neler?

  Kesinlikle okumak... Gerçi şu sıralar ona bile zaman bulamıyorum. Ama okudukça rahatlıyor ve mutlu oluyorum.

Ayrıca kesinlikle ailemle ve arkadaşlarımla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Onlara çok düşkünümdür.
Tam bir ev kuşu olduğumu söylememe ise bilmem gerek var mı :)



5-İlk olarak hikayelerin Sanal alemde yayınlandı. Sanal alemde yayınlanan hikayeler hakkında ne düşünüyorsun? Sonuçta emek hırsızlığı yapan çok insan var ne yazık ki ve bu tür şeyler çok oluyor.

 Emek hırsızlığı şu son dönemlerde oldukça yaygınlaştı. Bundan bir 7 sene önce her şey çok farklıydı. Kimse kimsenin emeğine el uzatmazdı.

Açıkcası ben hikayelerimi birçok sosyal platformda paylaşıyorum. Elbette bu çalınma riskini artırıyor ama ben buna takılmamayı seçiyorum. Çünkü olacak olanın önüne geçilmez.
Zaten bu çalınma vakaları benim de başıma birçok kez geldi. Ama her defasında beni bilen, daha önce okumuş okurlarımın bilgilendirmesiyle bu hırsızlığa bir dur diyebildik. Sanırım yıllar boyu sanalda yazmış olmanın bir artısı bu.

Sanalda yayınlamak isteyenler bence çekinmesinler. Zaten insan önce yazdığı şeyden emin olmak ister, bu emin olma süreci de birçok kişiyle yazdıklarını paylaşmaktan geçer. Bunun için herkesin belli bir risk alması gerekiyor.

Burada en büyük görev ise kesinlikle okuyuculara düşüyor. Çalıntı vakalarında duyarlı davranmaları çok önemli.


6-Kitabı çıkmasını hak eden yazarlar arasındasın, ilk kitap olma ihtimali ve olacağını düşündüğün zaman ki duygu ve düşünceni bizimle paylaşır mısın?

 Açıkcası son ana kadar kitabımın çıkacağına pek inanamadım. Çünkü benim başından beri böyle bir amacım yoktu. Sosyal paltformlarda yazdıklarımı yayınlamak bile benim için yeterliydi.

Kitap olma ihtimalinin ortaya çıkmasıyla oldukça heyecanlandım elbette. Kim aylarca emek verdiği hikâyesinin kitap olmasından dolayı mutlu olmaz ki? Bende mutlu oldum. Ve o ilk hafta o şekilde etrafta dolandım :)

Yazarımızın ilk imzası Halasını^^



7-Şu ana kadar okuduğum bir çok kitabın oldu her bir karakterin ayrı ayrı güzel. Senin favori karakterin kim veya kimler?

 Öncelikle teşekkür ederim.

Ben her birini çok seviyorum. Ama en favori karakterim kesinlikle Fırat Yaman oldu :) Çünkü o benim hayallerimdeki mükemmel eş ve çocuklarına iyi bir baba.

Not: Fırat karakterini Buradan! Okuyabiliriniz^^



8-Kitabımız Çirkin Güzel'e gelince Çağrı'ya daha başta sinir olmamak elde değil. Sonradan neler olacağını bilmem(spoiler olur) Sence kızmamızı hakediyor mu? 

 Kesinlikle hak ediyor. Bende yazarken çok kızdım, ama yine de yazdım :) Ama bir yerde onun gibi olan birçok kişi var. Bu hikâyede (hâla kitap demeye alışamadım :)) ben her insanın davranışlarını tetikleyen etkenler olabileceğini vurgulamaya çalıştım.


9-Melike'nin yerinde olsan sende aynısını yapar mıydın?

Açıkcası bilmiyorum... Melike başlı başına farklı bir karakter. Kesinlikle ben onun gibi değilim. En başta dünyaya pembe gözlüklerle bakmıyorum. Çok realistim.
Melike ise tam bir polyanna. İşte yıkılışı bu yüzden çok ağır oldu. O davetten sonra yaşananlar sonucu ne kadar güçlü bir karakter olduğunu bizlere gösterdi. Bence herkesin yapabileceği bir şey değildi.

Ben sanırım o kişiyi en başında hayatımdan defederdim:) Aşık olsam dahi farklı davranamazdım. Tabii büyük konuşmaktan her zaman korkan biriyim. Allah kimsenin başına vermesin bu yüzden.


10-Şu an üzerinde çalıştığın kitapları az çok biliyorum. Bilmeyenler için neler yazdığını ve konudan birazcık bahsedebilir misin?

 Şu an aktif olarak Sosyal Platformlarda paylaştığım ‘Bir Aşkta İki Cambaz’ adında bir hikâyem var. Çapkın ve yakışıklı avukatımız Burak Yaman (Fırat’ımın en küçük oğlu:)) ile ana okulu öğretmenimiz Seval Çağlar’ın bol aldatmacalı ve çekişmeli aşklarını yazıyorum. Bu hikâye daha önce yazdığım bir serinin 3. Hikâyesi.

Konusu:  Seval yıllardır patronunun kayınbiraderi Burak’a büyük bir aşkla bağlıdır. Ama onun tarafından fark edilmeyi bir türlü başaramamıştır. Burak ise üniversitede tanıştığı Füsun’la nişanlıdır ve aynı zamanda evlilik hazırlığı içerisindedir. Eline düğün davetiyesinin geçmesi ve şahit olduğu şok edici bir görüntü sonucunda iseSeval tüm cesaretini toplayarak genç adamı baştan çıkarma oyunlarına başvurur. Tabii olaylar farklı bir hal alacak, genç kız avcıyken kendini bir anda av olarak bulacaktır.

Not: Benim hikayem der bakmanız için Linki veririm^^
Burak&Seval <3


Onun haricinde daha önce hiçbir yerde yayınlamadığım bir hikâyem daha var. İsmi ‘Hasret Rüzgârları’... Karakterlerimizin isimleri ise Hasret ile Gurur. Bu hikâye duygusal bir hikâye olacak. Ama aynı zamanda aşkın en naif halini hissedebileceğiz. Onları gerçekten severek yazıyorum. Şu sırada tek sıkıntım yeterince boş zaman bulamamam. Konusunu detaylı anlatmayı şu anda pek tercih etmiyorum, İnsanların okudukça keşfetmeleri daha hoşuma gidiyor :)

Not:Merak ettiğim başka kitap^^ Ne yapsak :D


11-Kitaplarını yazdığın belirli bir yer var mı? Varsa neresi veya nereler?

 Aslında yok... Laptop’um yanımda olsun her yerde yazarım diyenlerdenim :) Benim tek ihtiyacım olan birazcık sessiz bir ortam. Yazarken müzik bile dinleyemiyorum. Çünkü kendimi tümüyle yazmaya verebilmeliyim. Ama en çok akşam vakti annemle çaylarımızı yudumlarken yazmayı seviyorum :)

Yazarımızın Laptop'u nerde masanın üstünden yani ne yazdıysa şimdilik yazarımız burada yazmış demik ki^^



12-Peki son zamanlar ülkemizde Türk yazarlara olan ilgi çok güzel, takdir ediyorum. Peki sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

 Türk yazarlara şans verilmesi mutluluk verici bir olay kesinlikle. Bence Yabancı yazarlardan kat be kat iyi yazan yazarlarımız var.
Bence herkese şans verilmeli, zaten hakeden herkes zamanla kendine bu alanda kalıcı bir yer edinecektir.


13-Kitabımız iki kitaptan oluşuyor. Sıradaki kitabımız da bizi neler bekliyor ve kesin çıkış tarihi belli mi?
  
  İlk kitap Çağrı ile Melike için pek güzel bitmedi. Bu yüzden ben ilk kitabı acıklı bir kitap olarak tanımlıyorum.
İkinci kitap ise ilk kitabın tam tersi olacak. Bu yüzden kesinlikle mutlu son severlere göre :) Fazla da bir tüyo vermiyorum.

Çıkış tarihimiz henüz netleşmedi ama en geç Kasım ayında çıkacağının duyumlarını aldığımı söyleyebilirim :)

Not: Kasım'a daha çok var ühüü ühüü :/

 
14-Son olarak seni tanıyan veya yeni tanıyan okuyucularına neler söylemek istersin?

Her birine çok teşekkür ederim. Çünkü yazdıklarımı okuyup, benimle açıkca görüşlerini paylaşmaları beni her zaman çok mutlu ediyor.
Bende yazdıklarımla biraz olsun onların yüzlerini gülümsetmeye çalışıyorum. Umarım başarılı olabiliyorumdur.
Birlikte daha nice hikâyeler / kitaplarda buluşabilmeyi ümit ediyorum.

Dipnot:  Canım okuyucularım, iyi ki varsınız ve iyi ki varlığınızla en büyük destekçimsiniz. Sizleri seviyorum :)


Yazarıma bu içten cevapları ve kısıtlı olan zamanından bize de ayırdığıı için çoook ama çook teşekkür ederiyorum, bizde seni seviyoruz^^


Takvimimizi merak edenler için;

15.09.2014
Pudra Tozu- Çirkin Ördekten Beyaz Kuğuya Doğru.
Kitap Tutkusu-Önokuma ve Yazarın Yazım Hayatı.
Kütüphanemden Kitap Manzaraları- Çirkin Güzel Konulu Kitaplar.
Fighting!!-Aslıhan Akagöz ile Tatlı Bir Söyleşi.
16.09.2014
Yorum
ÇEKİLİŞ^^
  2Şanslı kişinin kazanacağı yarışmamız Okuyan Kızlar Kulübü Facebook Sayfasında!!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Elinizi korkak alıştırmayın :D