30 Ağustos 2013 Cuma

Aynı Yıldızın Altında//John Green Yorum^^


Herkse harika bir kitap yorumuyla merhaba^^

Sabırsızlıkla okumayı beklediğim kitap Aynı Yıldızın altında kitabı okundu :)
İlk olarak kitap ilk çıktığında rengi ve ciltli olması ilgimi çekti, sonradan Türkiye'nin ilk blog tur ekibi ÜKG grubu bu kitaba tur yapınca ve olumlu, süper yorumlar havada uçuşunca daha bir merak ettim ve ne yapıp edip kitabı aldım :))


Hemen okuyamadım, araya çok kitap girdi ve benim taa önceden planladığım kitaplar vardı. En sonunda neşeli ve severek okuduğum Oniks'den sonra hemen okudum ve tek kelimeyle
BA-YIL-DIM...


Kitabın hüzünlü ve duygusal bir şey olduğunu ta başından beri biliyordum, sürpriz olmadı anlayacağınız ama konusu beni tahmin ettiğinden de şaşırttı.
İlk olarak çiftimizin tanışma yeri.
Şahsen arka kapakta yazıyor olsa da tam okumayıp, üstün körü okuduysam da bir şey anlamam, kitabı okuduk dan sonra bir daha dön derip arkasını okurum ve o zaman jeton düşer. Bu kitapta da aynısı oldu ve ben sonradan tanışmalarının nasıl olduğunu öğrendim :))

İlk olarak kızın Oğlana karşı olan düşünceleri çok hoşuma gitti, o nasıl bir anlatımdır hemen gözümün önünde canlandı ve wuuhhuuu böyle birini bende istiyorum dedim :D 
Ahh aşk sen nelere kadirsin...<3

Süper bir kaleme sahip yazar baya baya döktürmüş. Bir kitabı ülkemizde çıkmış alıp okumayı düşünüyorum ve diğer bir sürü kitabının ülkemizde kesin ama kesin çıkmalıdır diyorum :D 
Konusuna az biraz değineyim;
Küçük yaşta kansere yakalanan Hazel ilaçlar ve oksijen tüpüyle hayatta kalmaktadır.
Tıp'ın -ki keşke öyle bir şey gerçekte de olsa :(- Bulduğu ilaç sayesinde tümörleri büyümemektedir ama küçülmede olmamaktadır.
Hayatını neredeyse annesiyle beraber geçiren Hazel zorla gittiği Destek Grubunda biriyle karşılaşır.
Başta gözlerini gidip bakan oğlana yüz vermek istemez ama dayanamaz ve o da gözlerini dikip bakar o dakikadan sonra arkadaşlıkları başlar.
Oğlanın adı Augustus.
Arkadaşlıklarının ilerlerdiği bir zamanda Hazel Gus'a Okuduğu ve tekrar tekrar okuduğu bir kitabı verir. Kitabın sonu hiç beklenilmeyen bir şekilde biter ve Hazel sonun nasıl yazıldığını yazara bir kaç kez sorar ama yanıt alamaz.
Gus'un yardımıyla yazarla konuşulur ve yazarın yanına davet alırlar ve giderler.
Orada olaylar her ikisini de mutlu eder ama eve dönüş pekte iyi değildir.
O dakikadan sonra hayat Hazel için zor olduğu kadar Gus içinde zor olur.
Konusu bu kadar :)

Gerisini öğrenmek için okuyun derim ;)





Konusunu yazarken bile neler olduğunu bildiğim için yine ve yeniden duygulandım. Aşk'ın hiç bir şeye engel olmadığını daha kanıtlayan kitap insanı derinden etkiyor :((


Yazar kalemi ustalıkla kullanmış ve öyle bir duygu vermiş ki kitaba film gibi gözümüzün önünden geçiyor ve aşkları, acıları ve umutları taa derinlerde yaşıyoruz.



Kitapta sadece Gus ve Hazel yoktu.
Isaa'da vardı ve onun durumu da içler acısıdır :(
Tavsiye kısmı tabi kide yılın en en en güzel ve duygusal kitabıydı bazı sonlara doğru kendimi tutamadım :(



Başımdan geçen olumsuz olay nedeniyle kitabı bırakmak istedim ama yok bırakılmaz bu kitap dedim ve okudum iyi kide okumuşum :(


İnsan şu haline bin kere şükrediyor :(

Sonunu yazar nasıl desem bilemedim bir şekilde bitirmiş işte :/
Beğendim sonun hımm buna siz okuyun öyle cevap verin bence ama sevindiğim yerler de olmadı değil ;)

Tavsiye kısmına gelince yılın en güzel kitabı olan bu kitabı kesinlikle en kısa zaman da okuyun derim :) 
Okuduktan sonra iyi ki okumuşum diyeceksiniz :)

Bu arada kitabımız film oluyor ve oynayan oyuncular cuk diye oturmuş diyorum ama bakalım film nasıl olacak ;)


Oyuncular bunlar :) Filmi en kısa zaman da izlemek dileğiyle :)


Kitaba Puanım 5/5


ALINTILAR


"Seviyorum,"dedi. Bana bakıyordu, göz kenarlarının kırıştığını görebiliyordum. "Seni seviyorum ve doğru söylemek gibi basit zevklerden kendimi mahrum etmeye pek meyilli değilim. Seni seviyorum ve sevginin boşluğa atılan bir çığlık olduğunu ve unutulmanın kaçınılmazlığını, herkesin ölüme mahkum olduğunu ve tüm çabamızın toza dönüşeceğini bir günün geleceğini biliyorum ve güneşin elimizdeki tek dünyayı yutacağını da biliyorum ve seni seviyorum"




"Merhaba," dedi Augustus ona dönüp. "Kör bir adamın kızınızın arabasına layıkıyla yumurta fırlatıyor. Lütfen içeri girip kapıyı kapatınız yoksa polisi aramamız gerekecek."


Birde kitabı okuyanlar için bu şarkı bu kitap için iyi gider diye düşünüyorum, okuyunca bunu dinleyin ben dinleyince hemen aklıma Hazel ve Gus geldi^^



Bir başka yorumum da görüşmek üzere^^
Sevgiyle ve sağlıcakla kalın :)



5 yorum:

  1. offff yine okuyasım geldi çok gerçek bir kitaptı hayat çok acımasız

    YanıtlaSil
  2. Aynen :( İleri ki zamanlarda tekrardan okumak lazım :)

    YanıtlaSil
  3. Bende bugün bitirdim ve 16 yaşlarında olmalarına rağmen bu kadar olgun olan aşıkların diline bayıldım! Ayrıca çaresizliği sonuna kadar hissetttim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen canım, o yaşta o kadar acı çekmek ve aşklarını yaşamak çok zor :( Gerçekte var mıdır acaba merak ediyorum :(

      Sil
    2. Varsa koşup bi sarılasım geldi...

      Sil

Elinizi korkak alıştırmayın :D